AB’nin metnindeki, ‘İçinde bulunduğumuz şartlar altında yeni fasılların açılmasının öngörülmediği’ ifadesini Türkiye olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Bahsedilen koşullar Avrupa Birliği’nin neden olduğu suni ve siyasi engellerdir.

SİYASİ RANTLAR VAR

∂ Yaşadığımız krizler ortak sorunlar ve bunlar ancak tam bir işbirliği ile çözülebilir. Bu nedenle Türkiye’yi dışlamaya çalışmak bölgenin istikrar ve güvenini de tehlikeye atmak demektir. Türkiye’nin kapıda beklediği değil, Türkiye’nin yer almadığı bir Avrupa’nın güven ve huzur içinde olması da mümkün değildir. Türkiye artık kısır siyasi çekişmelerin, popülizmin ve siyasi rant arayışlarının odağına yerleştirilmemelidir.

∂ Vize konusunda beklenen neticeyi alamazsak, Kızılay’a ödenmesi gereken rakamlar ödenmeyecek olursa, bu verilen sözler yerine gelmediği takdirde Türkiye’nin de B ve C planı olacaktır. Hakkımızda alınan her karara evet demek mecburiyetinde değiliz. Çünkü AB’nin bize bugüne kadar kazandırdığı hiçbir şey yok.

∂ “(Milli seferberlik çağrısı) Bu, birinci derecede milli dayanışma açısından bir çağrıdır. Önce bunu başaracağız ve milli dayanışma açısından atacağımız bu adımla birlikte Türkiye olarak terörle mücadelede gücümüzü derleyip, toparlayıp, pekiştireceğiz.

İÇİM KAN AĞLIYOR

∂ (Halep’te sivillerin tahliyesi) Bazı batılı ülkelerin ‘Bir kişi dahi gelse almam’ dediği bir ortamda, biz bir kişi değil bin kişi dahi gelse almakta kararlıyız. Çünkü ben, o betonarme apartmanların yığınları içinden, yıkılan o çocukların çıkışını gördüğüm zaman bir baba olarak ciddi manada içim kan ağlıyor.

LİDERLERLE TELEFON TRAFİĞİ

∂ Halep’te ateşkes ve tahliye sürecinde öncelikle Sayın Putin ile art arda birçok görüşme yaptım. Gelen yaralılar ve siviller için İdlib ve Türkiye’de, AFAD ile Kızılay’ın aldığı tedbirler var. Sayın Merkel ile de neler yapabiliriz, bunları konuştuk. Kendileri de ‘insani yardım noktasında her türlü desteğe hazırız’ dediler. Temenni ederim ki bu yardım da gelir.

∂ Az önce Sayın Obama ile uzunca bir görüşmemiz oldu, kendileriyle yaptığımız görüşmede de sadece Suriye değil aynı zamanda Irak’taki gelişmeleri de ele aldık. Irak’ta da özellikle Telafer ve Sincar’da istenmeyen bir durum olması halinde buradaki sorumluluğumuzun ne denli önemli olduğunu da kendilerine ifade ettim. Kendileri, ‘Biz nasıl yardımcı olabiliriz?’ dediler, ben de kendilerine nasıl yardımcı olabileceklerini ayrıca söyledim.