Covid krizi küreselleşmeyi nasıl etkileyebilir?

Küreselleşme tartışmaları Covid-19 krizinden sonra "Küreselleşmenin sonu mu geliyor?", "Yeni bir küreselleşme dönemi mi başlıyor?" soruları etrafından yeniden yoğunlaştı.

DÜNYA 22.02.2021, 15:10 Tugs Enkh
5
Covid krizi küreselleşmeyi nasıl etkileyebilir?

Küreselleşme tartışmaları Covid-19 krizinden sonra "Küreselleşmenin sonu mu geliyor?", "Yeni bir küreselleşme dönemi mi başlıyor?" soruları etrafından yeniden yoğunlaştı.

Geride kalan 30 yıl boyunca dünya ekonomisi ve uluslararası ilişkilerden, 'küreselleşmeye' değinmeden söz etmek olanaksızdı.

Başlangıçta küreselleşme insanlığın doğal evriminin ürünü olarak tanımlanıyordu. Zamanın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Ekim 1999'da bir konuşmasında "küreselleşme bir seçenek değil geri çevrilemez bir süreçtir" diyordu.

2000'li yılların başında savaşlar, finansal krizler, ülkeler içinde ve arasında servet dağılımındaki bozulmalara ve göçmen dalgalarına karşı ulusalcı korumacı tepkiler, gündeme önce "Küreselleşmenin bozulması nasıl önlenebilir?" sorusunu getirdi sonra da küreselleşmeden geri dönüş (de-globalisation) gözlemlerini ve savlarını…

Ve tüm bunlar, ABD ile Çin arasında başlayan ticaret savaşlarından ve Covid-19 krizinden önceydi.

Hangi küreselleşme?

Yukarda değindiğim gibi "geri çevrilemez bir süreç olarak küreselleşme" ve "küreselleşmeden geri dönüş"(de-globalisation) savlarıyla yeni bir küreselleşme, örneğin "Küreselleşme-2" ve "Küreselleşme-4" beklentileri arasında ilerlerken, sanırım önce bu yeni kavramların tanımını kesinleştirmek gerekiyor.

Küreselleşme-2 1990'larda hızlanan malların, sermayenin, insanların ve kültürlerin serbestçe dolaşma eğiliminde son 10 yılda görülen belirgin yavaşlama içinden çıkacak yeni bir atılım beklentisi anlamına geliyor.

Küreselleşme-4 ise daha tarihsel bir yaklaşım. Kapitalist dünya ekonomisinde yaşanan genişleme ve gerileme devrelerine işaret ediyor.

Bu yaklaşımda 1. Dünya Savaşı öncesi yaklaşık 100 yıllık genişleme, yeni pazarların açılması dönemi "Küreselleşme -1" olarak tanımlanıyor.

Sonra dünya ekonomisi savaşlarla ve ekonomik krizle parçalanıyor.

2. Dünya Savaşı sonrasında ekonomisi düzenlenen, ticareti ve sermaye hareketleri denetlenen siyasi (ulusal) birimlerin karşılıklı ilişkilerinden oluşan, 19 yüzyılın serbest ticaret serbest dolaşım ortamından farklı bir "Küreselleşme-2" dönemi başlıyor.

Bunu 1990'larda Kofi Annan'ın tanımladığı dönem, "Küreselleşme-3" olarak, izliyor. Bugün, bu yaklaşım, "küreselleşmeden geri dönüş" savlarına karşın, dünya ekonomisinin merkezinin doğuya kaymaya başlamasından, gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisi içindeki ağırlığının artmakta olmasından hareketle bir Küreselleşme-4'ün gündemde olduğu savunuyor.

ticaret

KAYNAK,EPA

Dört bozucu etken

Covid-19 krizi uluslararası tedarik zincirlerini küresel turizm ağlarını kırmaya, dünya ekonomisini depresyona itmeye başladığında "küreselleşmeden geri dönüş" savları daha da güçlendi.

Dünyanın en büyük bono fonu yöneticisi uluslararası yatırım şirketi PIMCO'nun 2020 Ekim ayında yayımladığı "Tırmanan Bozulma" (Escalating Distruption) başlıklı raporu, Covid-19 krizinin güçlendirdiği dört bozulma dinamiğine işaret ediyordu.

Bu dinamiklerin başında Çin'in bir ekonomik güç olarak yükselmesi geliyor. Bu yükseliş dünyanın başka yerlerindeki yüksek katma değerli üretim yapan üreticilerin konumlarını sarsıyor.

Çin'in Covid-19 krizinden diğer ülkelerden önce çıkmaya başlayarak yeniden yüksek ekonomik büyüme trendine yerleşmesi, "Çin Malı 2025" (Made in China 2025) starejik planı, ekonomisinin küresel piyasalara ve teknolojiye bağımlılığını azaltmayı amaçlayan "İkili Dolaşım" stratejisi hem dünya ekonomisinin geleneksel merkezlerinin Çin'i etkileme gücünü azaltıyor hem de ABD egemenliğinde şekillenmiş küresel jeopolitik düzeni değişmeye zorluyor.

PIMCO'nun listesinde ikinci sırada "popülizm ve onun yakın akrabası, korumacılık ve ulusalcılık" eğilimleri var.

Bu iki eğilim Covid-19'un gelir dağılımındaki bozulmayı hızlandırmasıyla daha da ağırlaşıyor. Buna Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'in işaret etiği gibi "Pandemi içinde suçlu arama çabalarını, artan yabancı düşmanlığını" da ekleyebiliriz.

Üçüncü bozcusu dinamik, iklim krizinin insanların yaşamı üzerindeki yıkıcı etkilerinin giderek artmasıyla ilgili. 2020 yılında büyük çaplı ve olağanüstü sıklıkta orman yangınları vardı. 2021 yılı ABD'nin enerji merkezi Teksas'ta, enerji, su şebekelerini, iletişim ağlarını çökerten, hayatı durduran bir soğuk dalgasıyla başladı.

İklim krizine yol açan etkenlerle, virüs salgınları arasında gittikçe daha belirginleşen ilişkiler de iklim krizi, virüsler ve finansal ekonomik sarsıntı risklerini birbirine bağlamaya başlıyor.

PIMCO raporu son alarak, teknolojinin hem yararlı hem de bozucu etkilerinin Covid-19 krizinin etkisiyle daha da ağırlaştığına dikkat çekiyor. PİMCO raporu evden çalışma ve internetten alışveriş gibi eğilimlerinin kriz öncesi trendlerine ve özelliklerine büyük ölçüde dönmesini bekliyor.

evden çalışma

KAYNAK,PA MEDIA

Ancak teknoloji şirketlerinin kriz sırasında artan, veri toplama ve finansal kaynaklarının, gelecekte onların bozuculuk gücünü daha da arttıracağına inanıyor.

Dünya ekonomisi kritik bir kavşakta

Bu dört bozucu etkenin Covid-19 kriziyle ağırlaştığı ortamda IMF'nin son "Dünya ekonomisine bakış" raporu, dünya ekonomisinin 2020 yılında yüzde 3,5 oranında daraldığı tahmin ediyor.

IMF devreye girmeye başlayan Covid-19 aşılarının katkısıyla dünya ekonomisinin, 2021 yılında yüzde 5,4, 2022'de de yüzde 4,2 büyümesini bekliyor.

Dünya ekonomisi için yüzde 2,5-3 büyüme hızının resesyon sınırı sayıldığı anımsanırsa, 2020 yılında yüzde 3,5'luk bir gerileme resesyon sınırının yaklaşık 6 puan altında bir performansa işaret ediyor.

Bu noktadan yüzde 5,5 büyüme dünya ekonomisinin mutlak büyüklüğünün resesyon sınırının altında kalmaya devam edeceğini gösteriyor.

Araştırma şirketi IHS Markit'ın açıkladığı son veriler 2020 yılında gerçek değerlerle yüzde 13,5 daralan dünya ticaretinin 2021 ve 2022 yıllarında sırasıyla yüzde 7,6 ve 5,2 büyüme beklentisine işaret ediyor.

Böylece 2023 başlarken dünya ticaretinin 2019 yılı düzeyinin yaklaşık 1 puan altında kalacağı anlaşılıyor.

IMF'nin ve IHS Markit tahminleri, dünya ekonomisinin Covid-19 resesyonunda çıkarak düşük oktanlı da olsa büyüme trendine geri dönmeye başladığını düşündürüyor. Bu noktada da gündeme bu büyüme süreci "Hangi biçimde ve hangi bölgelerin etkisi altında ilerleyecek?" sorusu geliyor.

Gerçekten de IMF gelişmiş ekonomilerin 2020'de yüzde 4,9 gerilediğini, Çin'in ise yüzde 2,55 büyüdüğünü hesaplıyor, 2021 yılında da bu oranların yüzde 4 ve yüzde 8 olmasını bekliyor.

IHS Markit verileri de Avrupa Birliği ve Japonya'da toparlanma sürecinin özellikle hizmetler sektöründe ABD'den geride kaldığını gösteriyor, imalat sanayinde toparlanmanın bu grup içinde daha eşit dağıldığına işaret ediyor.

Resim henüz belirginleşmedi

Bu büyüme eğilimleri içinde "küreselleşmeden geri dönüş" devam mı edecek?

Yoksa yeni bir küreselleşme mi (2 ya da 4) başlayacak?

Bu soruların cevabının büyük bir kısmı PIMCO'nun saptadığı "bozucu dinamiklerin" olası gelişme sürecinde yatıyor.

ABD'de Trump döneminde Çin'in birincil stratejik rakip olarak saptanması, gerek ihracat gerekse de teknoloji alanında Çin kaynaklı ticarete engeller getirilmesi, ABD-Çin ekonomik ilişiklerinde kopma riskini beslemeye başlamıştı.

Biden döneminde ABD yönetiminin Çin'e bakışı değişmemiş olmakla birlikte iki etken kopma riskinin azaltacağını düşündürüyor.

çin ve abd bayrakları

KAYNAK,REUTERS

Birincisi Çin ile ticarete getirilen korumacı uygulamalarının ABD ekonomisinde birçok sektörü ve işsizlik oranlarını olumsuz yönde etkilediği, bir Reuters araştırmasına göre yaklaşık 250 bin kişilik istihdam kaybına yol açtığı, buna karşılık Çin ile dış ticaret dengesinde, belirgin bir iyileşme yaratmadığı (milyar dolar olarak 2019: 345, 2020: 310) anlaşılıyor.

İkincisi ABD Ticaret Odaları Çin ile ticari bağların kopmasına kesinlikle karşı. Ticaret Odası'nın projeksiyonlarına göre, Çin ile bağların kopması yalnızca uçak ve havacılık sektöründe 50 milyar dolara yakın bir satış kaybı, 225 bin istihdam kaybı yaratabilir.

Yarı iletkenler sektöründe kayıplar sırasıyla 83 milyar dolar ve 124 bin yeni işsiz olarak gerçekleşebilir.

ABD-Çin ticaretinde bir kopuş olasılığının zayıflamasına ek, Çin ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkiler de gelişiyor.

Bunlar da "küreselleşmeden geri dönüş" savının en azından ticaret alanında zayıfladığını düşündürüyor.

Ancak, küreselleşmenin bir diğer dayanağı da uluslararası finansal hareketler. Portföy yatırımlarında ve kredilendirmede 2020 ortasından bu yana gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarında bir artış gözlenmekle birlikte, küresel çapta doğrudan yatırımlar 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 42 gerilemiş.

Gerileme gelişmiş ekonomilerde yüzde 69, gelişmekte olan ekonomilerde genelde yüzde 12, Latin Amerika ekonomilerinde de yüzde 37 olarak gerçekleşmiş.

UNCTAD ekonomistleri 2021 yılında teknoloji ve sağlık sektörleri dışında yatırımlarda bir iyileşme beklemiyorlar.

Diğer taraftan Uluslararası Finans Enstitüsü (IFF) verileri Covid-19 krizi sırasında, 2020 yılında toplam devlet, şirket ve hane halkı borçlarının 24 trilyon dolar daha artarak, dünya hasılasının yüzde 355'i düzeyine ulaştığını gösteriyor.

Bu da genelde ekonomik büyümeyi ve istihdamı, sermaye hareketlerini besleyen genişlemeci para ve kredi politikalarının sürdürebilirliğine ilişkin kuşkuları arttırıyor.

Küreselleşmenin bir diğer ayağı da küresel internet ağlarıydı. Bu alanda da parçalanmaya yol açacak gelişmelerin gündeme gelmeye başladığı görülüyor.

gökdelenler

KAYNAK,SCIENCE PHOTO LIBRARY

Örneğin sosyal medya şirketleri küresel alanda ama siyasi ve yasal ortamı birbirinden farklı ülkelerde çalışıyorlar.

Demokrasisi gerileyen, ırkçılığın, nefret suçlarının, komplo teorilerinin ve sahte haberlerin çoğalmakta olduğu ülkelerde sosyal medya şirketlerinin ülkenin siyasi kültürel yaşamı üzerindeki etkilerini kısıtlama, bu şirketlerin mali ve ticari statüsünü belirginleştirme, daha etkin vergileme, hatta internet ulaşımını kısıtlama çabaları artıyor.

Bu gelişmeler bir New York Times yorumunda vurgulandığı gibi "Splinternet" (ayrışan internet) kavramını yarattı ve uluslararası bilgiye ve habere ulaşma özgürlüğünün geleceği üzerine bir soru işareti koydu.

Özetle ekonomik büyüme, ticaret ve sermayen hareketleri hatta küresel iletişim özgürlüğü alanlarında küreselleşmenin geleceğine ilişkin henüz bir belirgin resim çizmek olanaklı değil.

Virüs mutasyonlarının aşıların üzerindeki etkilerinin, aşıların küresel dağılımındaki eşitsizliklerin de Covid-19 krizinin aşılmasını geciktirme olasılığı bu belirsizlikleri daha da arttırıyor.

Yorumlar (0)
17°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 16 Mayıs 2021
İmsak 03:51
Güneş 05:38
Öğle 13:05
İkindi 17:01
Akşam 20:23
Yatsı 22:02