George Floyd'un öldürülmesinin birinci yılı

Ülkede Afrikalı Amerikan toplulukları ile polis arasındaki bu gerilim yüz yıllardır var. Ve George Floyd da bu listenin ne ilk ne de son ismi olarak kalacak.

DÜNYA 25.05.2021, 12:12 Mehmet Taisi Guzel
52
George Floyd'un öldürülmesinin birinci yılı

Zira ABD'de polisliğin yine yapılandırılması, sistemin merkezinde polisin siyah Amerikalılara uyguladığı şiddetin tekrar tartışmaya açılması, sistematik ırkçılığın her boyutuyla konuşulması gerek.

George Floyd, geçen yıl bugün, 25 Mayıs 2020'de polis memurları tarafından yere yüzüstü yatırılmış, elleri arkadan kelepçelenmiş haldeydi. Beyaz polis memuru Derek Chauvin dizini Floyd'un boğazının üzerinde 9 dakika 29 saniye kaldırmadan bastırdı.

Chauvin, o gün sokaktan geçen 17 yaşındaki genç kız Daniella Frazier tarafından video kaydına alınmasaydı, Floyd'un hayatını kaybettiği son anları bir anda tüm dünyaya yayılmasaydı, büyük ihtimalle hakkında hiçbir soruşturma açılmayacak ve siyahlara uyguladığı şiddet örneklerine devam edecekti.

Derek Chauvin

Derek Chauvin; ikinci derece cinayet, üçüncü derece cinayet ve adam öldürmekten suçlu bulundu

Polis reformu çağrıları işe yarıyor mu?

Peki o günden bugüne neler yaşandı?

Artık şunu demek mümkün mü: "Bu olay ABD'yi baştan şekillendiriyor, bir daha böyle bir cinayete şahit olmayacağız". Mümkün değil, lakin bu cinayetin yıllardır süren polis reformu çağrılarını tetiklediğini söylemek mümkün.

Polisin güç kullanma politikalarında reform yapılması çok geniş destek bulsa da, aslında ABD'de yine parti çizgileri arasında keskin bir bölünme yaşıyor.

Demokratlar ve bağımsızlar polislik politikasında reform yapılması gerektiğini söyleseler de Cumhuriyetçilerin yalnızca üçte biri bunun gerekli olduğunu düşünüyor.

ABD polisi

Polislik faaliyetlerinin ırk ayrımcılığından nasibini fazlasıyla aldığı ise rakamlara dahi yansıyor: Harvard Üniversitesi'nden ekonomist Roland Fryer, bundan beş yıl önce yazdığı bir makalede, polisin güç kullanımındaki ırksal farklılıkları araştırmış ve beyazlara oranla siyahlara çok daha fazla şiddet uyguladığını ortaya koymuştu.

Makalesi için Teksas, Florida ve California, New York gibi 10 büyük emniyet teşkilatından gelen verileri inceledikten sonra ortaya çıkan tabloya göre, polisin siyah zanlıları ele geçirme olasılığı beyaz olanlara göre yüzde 25 daha fazlaydı. Ve ayrıca polis zanlıyı ele geçirdikten sonra onları kelepçeleyerek, yere zorla yatırarak ya da duvara ittirerek bir güç kullanmayı tercih ediyordu.

Spesifik olarak, New York polisi siyahlara yüzde 25 daha fazla cop veya biber gazı kullanıyordu, onları yüzde 18 daha fazla duvara itiyordu, silahını onlara yüzde 24 daha fazla doğrultuyordu ve bu da şiddetin aslında sürekliliğine işaret eden verilerdi.

ABD polisi

Ve bu konuda hiçbir ilerleme kaydedilmediği gibi siyahların polisle işbirliği yapmadığı, tutuklanmaya direnme kültürüne sahip oldukları gibi tezler ortaya atılsa da ülkedeki su katılmaz gerçek hane gelirinin düşük, suç oranının yüksek olduğu mahallelerde polisin orantısız güç kullanmasıydı.

'Video yoksa adalet yok!'

Floyd'un ölümünün üzerinden geçen bir yılın ardından ABD, o güne ve geçmişte yaşanan polis şiddeti vakalarına, hayatlarını kaybeden onlarca insanın cinayet dosyalarına, siyahların uğradığı polis şiddetine ve adalet sisteminin değişip değişmediğine bakmak zorunda kaldı.

Nekima Levy Armstrong bir sivil haklar avukatı ve bir aktivist. Armstrong'a göre, Derek Chauvin'in olay sırasında beraber olduğu üç polis de Floyd'un ölümünden sorumlu tutulur ve mahkum edilirse asıl bu büyük bir düşünce sistemi değişikliğine yol açacak ve buradan geri dönülmesi de pek mümkün olmayacak.

Floyd ailesinin avukatı Stewart: Video yoksa adalet yok!

Floyd davasında bu kadar ilerleme kaydedilmesinin sebebi de Amerikan hukuk sisteminin düzgün ve adaletli çalışması değil. Chauvin hakkında verilen mahkumiyet kararının sebebi insanların davanın peşini bırakmaması ve ciddi bir toplum baskısının oluşması.

Floyd ailesinin avukatı Chris Stewart ise eğer Floyd'un hayattaki son anlarına dair video kaydı olmasaydı kimsenin bu cinayetten haberi olmayacağını ifade ediyor. Stewart, özellikle Afrikalı Amerikalı vatandaşların adalete kavuşmaları için tek bir yol olduğunu söylüyor:

"Video yoksa, adalet de yok!"

Pandemi ve adalet talebi

Avukat Stewart'ın dikkat çektiği bir başka nokta ise pandemi.

Pandemi sayesinde herkesin Floyd'un ölümüne odaklandığını, George Floyd olayı yaşandığında herkesin evinde hapsolduğunu, işe gitmediğini, dolayısıyla normalde Minnesota'daki bir siyahın ölümünü umursamayacak insanların dahi bu olayı gördüklerini ve umursadıklarını söylüyor.

BLM bayrağı

Floyd cinayetinin Amerika ve ırksal hesaplaşma için dönüm noktası haline geldiğini söylemek de abartılı bir ifade değil. Zira, Floyd'un ölümü Amerika'da onlarca yıldır görülmemiş bir ölçekte polis reformu çağrılarına yol açtı. ABD'nin polislik faaliyetlerinde ve polisin kullandığı güç konusunda kamuoyunun polise dair güveni çöktü ve reform önerilerinin çoğu, hükümet politikasında yüz yıllardır devam eden sosyal, ekonomik ve eğitimsel terazinin bozuk olması, onlarca yıllık acı, travma ve şiddeti iyileştirmeyecek.

Siyahların Hayatı Değerlidir: Markaya dönüşen hareket

Lakin Floyd'un ölümünden sonra bazı somut değişiklikler de oldu.

Eyaletler düzeyinde çok sayıda polis reformu yasası getirildi. Güç kullanımının sınırlandırılması, disiplin sistemlerinin elden geçirilmesi, daha sivil bir gözetim kurulması ve suiistimal vakalarında şeffaflık sağlanması gibi maddelerin yanı sıra toplumsal farkındalık konusunda da birçok adım atıldı.

Kurumsal şirketler milyarlarca dolarlık bütçeleri ırk eşitliği amacı için ayırdı. Amerikalılar ve özellikle beyaz Amerikalılar, son yıllara kıyasla Black Lives Matter (Siyahların Hayatı Değerlidir) hareketini destekleme, ırk ayrımcılığının büyük bir sorun olduğunu daha net ifade etme konularında ilerleme kaydettiler ve polis gücünün orantısız bir şekilde Afrikalı-Amerikalılara zarar verdiğini inkar etmeme olasılıkları da daha yüksek hale geldi.

Ocak ayında göreve başlayan ABD Başkanı Joe Biden göreve gelir gelmez ırksal eşitliği gündeminin merkezi haline getirme sözü verdi.

Floyd cinayeti, değişiklik yapma konusunda yeni bir enerji yaratsa da ve ölümü ırksal adaleti ön plana çıkarıp, daha önce hiç olmadığı kadar çok ırklı bir tepki getirse de bu değişikliklerin ne kadar kalıcı olacağı net değil.

Amerikalıların yüzleşmesi gereken noktalardan biri de aslında bu sorun asırlık bir sorun ve polis teşkilatı, polis memurları ne kadar önlem alınırsa alınsın kendilerini düzeltemiyorlar ve bunu yapmaya da mecbur bırakılmadılar. Bu konudaki teşvikler ve yaptırımlar hiçbir zaman yeterince güçlü olmadı.

floyd protestosu

George Floyd'un hayatını kaybettiği Minneapolis yani Floyd'dan sonra Siyahların Hayatı Değerlidir hareketinin merkezindeki şehir, polislik, eşitlik ve ırksal adalet konusunda kendi mücadelesine devam ediyor.

Sokaklarda "Adalet yerini buldu" duygusu yok ama en azından hesap verebilirlik konusunda bir gelişme olduğu kesin. Kaldı ki, Minneapolis polisi yetersiz personel krizi yaşıyor. Floyd cinayetinin ardından eyalette yaklaşık 200 polis kişi istifa etti ve rozetlerini bıraktı.

Geride kalan memurların moralinin bozuk olduğu söylenirken, ABD Adalet Bakanlığı da emniyet teşkilatının uygulamalarını ve kültürünü soruşturuyor. Şehirde suç oranlarında belirgin bir artış yaşanıyor. Ve bugünlerde tekrar aynı soru gündemde: Polisle ilgili tartışmayı neden beyazlar yürütüyor?

Sivil haklar avukatı Nekima Levy Armstrong'la başladık, onunla bitirelim. Armstrong, emniyet teşkilatını en sert eleştirenlerden biri ancak bu konuyla ilgili olarak polis ve toplum şiddetine en fazla maruz kalanlar siyahlarken, onlara kimsenin danışmadığını söyledi.

Yani ABD bir yılın ardından döndü dolaştı aynı yere geldi. Tıpkı kadın cinayetlerini sadece erkeklerin tartıştığı bir platformda olduğu gibi, sorunun asıl muhataplarıyla konuşmaktansa konuyu kendi arasında ele almanın da bir sonuç vermeyeceği aşikar.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Beşiktaş 23 38
4. Fenerbahçe 22 36
5. Alanyaspor 22 35
6. Hatayspor 22 35
7. Başakşehir 21 34
8. Adana Demirspor 22 34
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 22 27
14. Giresunspor 22 26
15. Kasımpaşa 22 24
16. Göztepe 22 24
17. Antalyaspor 22 23
18. Rizespor 22 21
19. Altay 22 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. Samsunspor 20 33
7. İstanbulspor 20 33
8. Adanaspor 20 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Gençlerbirliği 21 26
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 21 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Norwich City 22 16
18. Watford 20 14
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 21 45
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Valencia 21 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Espanyol 22 27
12. Celta Vigo 21 26
13. Osasuna 21 25
14. Granada 21 24
15. Elche 21 22
16. Getafe 21 21
17. Mallorca 20 20
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 22 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı