Belki de İngiltere'de en dikkat çeken trend, vaka sayılarının görece aynı seviyede seyretmesi.

Temmuz ayındaki zirveden bu yana vaka sayılarında küçük artışlar ve düşüşler görüldü.

Avrupa'nın başka hiçbir yerinde önlemlerin bu kadar azaltılmasına rağmen vakaların bu kadar stabil seyrettiği başka bir ülke yok.

Diğer ülkelerde vaka sayılarındaki büyük artışlar, yeni önlemlerin gelmesine yol açtı.

Bu döngü şu an Batı Avrupa'da tekrarlanıyor.

Doğu Avrupa'da ise sonbaharın başlarında benzer bir durum yaşanmıştı.

Eylül ve Ekim'de vaka sayılarında sert bir artış yaşanan Romanya, geceleri sokağa çıkma yasağı ve okulların geçici olarak kapanması gibi önlemler almıştı.

Avrupa'da kış gelirken en çok sorun yaşayan ülkelerin, Londra Hijyen ve Tropik Tıp Okulu'nun listesinde, virüs karşısında korunmasız insanların en fazla olduğu ülkeler olması tesadüf değil.

Avrupa'da bu görünümün nasıl devam edeceğini bekleyip görmemiz gerekecek.

Doctor administering injection to young woman

KAYNAK, GETTY IMAGES

Öte yandan sadece bağışıklık seviyesinin yüksek olması da İngiltere'deki vakaların neden bu kadar stabil gittiğini açıklamıyor.

İngiliz hükümetinin bulaşıcı hastalıklar modelleme grubunun başındaki Prof. Graham Medley, bunun karmaşık bir süreç olduğunu söylüyor, "Halkın da önemli bir rol oynadığını düşünüyorum" diyor.

Pek çok ülkeye göre İngiltere'de çok daha kolay edinilebilen ücretsiz ve hızlı antijen testlerinin de bunda katkısı olabileceğini belirtiyor ve ekliyor:

"Hükümet risk yönetimi görevini halka devretti ve bunu diğer ülkelerden daha iyi bir şekilde başarıyoruz.

Esas soru, bunun kış boyunca devam edip etmeyeceği.

İskoçya ve Kuzey İrlanda şimdiden kısıtlamaları sıkılaştırmayı düşünüyor.

Prof. Medley, İngiltere'deki durumun "hassas bir dengede" olduğunu fakat geçen her haftayla birlikte şansın arttığını söylüyor.