Covid-19 salgını işletmeleri de dönüştürüyor

Salgın nedeniyle ekonomi ve toplumsal hayattaki zorunlu dönüşümün, gelecek yıllarda yazılım, iletişim, online eğitim, veri depolama, online perakende ve lojistik sektörlerini daha çok ön plana çıkarması bekleniyor.

GÜNCEL 25.03.2020, 11:24 Tugs Enkh
11
Covid-19 salgını işletmeleri de dönüştürüyor

Benzersiz olarak tarif edilen Covid-19 salgını, tüm dünyada insan davranışlarıyla birlikte, zorunlu olarak işletmeleri ve ekonomiyi de dönüştürüyor. Bunun somut örneği hizmet sektöründe yaşanıyor. Hükümetlerin ‘evde kal' çağrılarına uyanlar, yemek, market alışverişi ve fatura ödemeleri gibi birçok hizmeti e-ticaret üzerinden almaya başladı.

İlk pozitif vakanın en geç tespit edildiği ülkelerden biri olan Türkiye’deki işletmeler, e-ticaret ve dolayısıyla dijital ekonomiye ne kadar hazırlıklı? DW Türkçe, bu soruya yanıt aradı.

İlk olarak Almanya’da ortaya çıkan ve üretim süreçlerinin otomasyonunu ifade eden Endüstri 4.0’ı ıskalayan Türkiye’deki işletmelerin, yeni tip krizin zorladığı dijital dönüşüme ne kadar uyum sağlayacakları yanıt bekleyen sorular arasında. Bir başka önemli soru ise hükümetin tedbir paketinde öngördüğü gibi krizin üç ay mı, yoksa daha fazla mı süreceği? Özel sektör, süreç konusunda hükümetle aynı fikirde değil.

Üç ay iyimser senaryo

Dijital dönüşüm konusunda şirketlere danışmanlık hizmeti veren Ussal Danışmanlık’ın sahibi Ussal Şahbaz’a göre krizin süresi sonuçları etkileyecek. Çin'de Wuhan dışındaki kentlerde hayatın normale dönmeye başladığını hatırlatan Şahbaz, “İlk vakanın görülmesi üzerinden üç ay sonra yeniden üretime başlandı. İyi bir varsayımla Çin’deki gibi bir seyir izlersek Avrupa'da da üç ay içinde bir düzelme olabileceğini düşünüyorum. Ancak her şey Çin gibi gitmeyebilir. İş uzarsa, işletmelerimiz borçluysa ve sermayeleri yeterli değilse, yardıma ihtiyaçları olacak. O zaman hasar daha yüksek olur” diyor.

Sanayi Bakanlığı’ndan bir yetkili, bu virüs krizinin ‘tüm şirketler için prova' niteliğinde olduğunu belirterek, "Buradan dijitalleşme anlamında birtakım dersler çıkarılacak. Bu iş hızla evrilecek. Bir sürü şirket bu sıkıntının altından kalkamayacak, ciddi bir yıkım geliyor. Bu yaratıcı bir yıkıma da dönüşebilir” şeklinde konuştu.

Aynı yetkili, şirketlerin krizin üç ayda biteceği konusunda hükümetle hemfikir olmadığını belirterek, şirketler için şu öngörüyü yaptı: “Ekonomik olarak ömrünü tamamlamış, rekabet edemeyen, birtakım kredilerle, desteklerle ayakta tutunmaya çalışan, ekonominin sırtında kambur olan bir sürü işletme bu krizle ayıklanacak.”

Sanayi zayıf, hizmet güçlü

Türkiye'deki işletmelerin fotoğrafına bakınca sanayi sektörünün hizmetler sektörünün gerisinde olduğu görülüyor. Dijital ekonominin en büyük hammaddesinin veri olduğundan hareketle, e-Devlet, e-fatura, e-imza, e-bilet, e-nabız gibi veri tabanlı dijital uygulamalar yaygın şekilde kullanılıyor.

Aynı şeyi sanayi için söylemek mümkün değil. TÜBİTAK’ın (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) Türk Sanayinin Dijital Olgunluk Seviyesi çalışmasına göre sanayinin seviyesi Endüstri 2.0 ile 3.0 arasında yer alıyor. Aynı çalışmaya göre nesnelerin interneti pazarının büyüklüğü yıl sonunda 1,7 trilyon dolar olacak. On yıl sonra ise dijital teknolojilerin verimlilik, gelir dağılımı ve çevre üzerine etkileri daha da güçlü olacak. Küresel ticaret hacminin yarısı akıllı nesnelerin etkileşimini kullanacak.

Türkiye'nin Endüstri 4.0’ı yakalayamadığını belirten Sanayi Bakanlığı yetkilisi, ‘her şeyden önce hem işveren hem işçinin toplam faktör verimliliğini artırması gereğine' işaret ederek, "Dijital dönüşüm için önce yalın üretimi öğrenmemiz lazım” diyor ve üretimi artıramayan firmaların ayakta kalamayacağını söylüyor.

Dijital dönüşüm konusunda uzman Ussal Şahbaz ise, "Hizmetler krizde kullanılabilir güçlü bir katalog, zayıf olduğumuz bir alan değil, yeter ki kullanmayı bilelim” diyerek hizmetler sektörünün dijital dönüşüme hazır olduğunu, krizin e-ticaret için de bir fırsat olduğunu savunuyor ve hizmet sektöründe bir altyapı olduğunu hatırlatıyor.

“Yemek dağıtımı, kuryelik gibi alanlarda Fransa’dan, İngiltere’den aşağı kalır yanımız yok” diyen Ussal, 2000'de kurulan Yemek Sepeti şirketinin Facebook’tan daha eski olduğunu, Türkiye’de bu işlerin yıllardır yapıldığını belirterek, “Dijital platformlar, bu krizde bir fırsat olarak görülebilir” diyor. Ussal, bu tip dijital platformların dağınık işgücünü yönetmesinin kolay olduğunu kaydediyor.

Öget Kantarcı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) e-Ticaret Meclisi Başkanı ve GittiGidiyor Genel Müdürü Öget Kantarcı da DW Türkçe'ye, Covid-19 salgını nedeniyle yaşanan dönüşümü değerlendirdi. Pek çok şirkette evden çalışmanın başlaması ve evden çıkanların azalmasıyla e-ticarete yönelme olduğunu hatırlatan Kantarcı, özellikle gıda alışverişinde, güncel ihtiyaçların internetten giderildiğine dikkat çekiyor.

2019 yılında perakende e-ticaretin önceki yıllara paralel olarak yüzde 30-35 bandında büyümüş olduğunu, yani 40 milyar TL’nin üzerinde bir hacme ulaştığını belirten Kantarcı, e-ticaretin toplam perakende içindeki payının gelişmiş ülkelerdeki ortalamasının yüzde 11,1, Çin'de yüzde 25, Türkiye'de ise yüzde 5,3 olduğunu kaydediyor. Kantarcı, "Türkiye’de perakendenin e-ticarete taşınmasında henüz yolun başında olduğumuzu söyleyebiliriz” değerlendirmesini yapıyor.

Tekelleşme artacak

Chicago Üniversitesi’nden Prof. Ufuk Akçiğit de salgının ekonomiyi dönüştürdüğünü savunanlardan. Alışverişin online’a döndüğünü hatırlatan Akçiğit, “Migros sanal marketi için, tam 1000 kişiyi işe alacağını duyurdu. Bu değişiklikler yeni davranış biçimleri ve ekonomik modeller yaratacaktır. Lokal bakkal ve marketleri kapattıracak bu gelişme, Amazon ve Alibaba gibi süper star şirketlerin dünyanın her yerinde ön plana çıkmalarına neden olacaktır” diye konuşuyor.

Lojistiği, tedarik ve dağıtım ağı güçlü şirketlerin piyasaları baskılayarak diğer göreceli küçük şirketlerin pazarlarını kaybetmelerine neden olacağını belirten Akçiğit, şu önerileri yaptı:

“Bu da hem kişiler hem de şirketler arasında gelir dengesizliğini beraberinde getirebilecektir. Vergi ve sanayi politikaları da bu yaşanan değişimlere ayak uydurmak zorundadır. Örneğin e-ticareti kolaylaştıracak yasal düzenlemeler yapılmalı, internet altyapıları güçlendirilmeli ve eskiye dönük sektörlere verilen teşvikler yeniden gözden geçirilip, kaynaklar yeni gelişen bu sektörlere aktarılmalıdır.”

Akçiğit’e göre ekonomideki bu zorunlu dönüşüm, gelecek yıllarda yazılım, iletişim, online eğitim, veri depolama, online perakende ve lojistik sektörlerini daha çok ön plana çıkaracak.

ABD ve Çin, dijitalde açık ara önde

Geçen Eylül ayında yayınlanan Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Dijital Ekonomi Raporu'na göre ABD ve Çin, teknolojide diğer ulusların açık ara önünde. Amerika ile Çin blok zincir teknolojisine ilişkin patentlerin yüzde 75’ine sahipken, nesnelerin internetine yönelik harcamaların yüzde 50’sini gerçekleştiriyorlar, bulut hesaplamasına ilişkin pazarın yüzde 75’inden fazlasını kontrol ediyorlar. Dünyanın en büyük 70 dijital platform şirketinin piyasa değerinin yüzde 90’ı da yine bu iki ülkeye ait.

Rapora göre dijital ekonomide platformlar, merkezi aktörler. Dijital veri, ekonomik süreçlerin ana kaynağı haline geldiğinde, değer yaratıyor. Verinin paraya dönüştürülmesi; online reklamla (örneğin Google, Facebook), e-ticaret platformu işletimiyle (Amazon, Uber, Airbnb), geleneksel malları kiralama hizmetiyle (Mobike), bulut hizmetlerinin kiralanmasıyla (Amazon Web Services, MyJohnDeere) gerçekleştirebiliyor.

Açık veriye izin yok

Türkiye'de dijital hizmetlerin en yaygın şekilde kullanıldığı e-Devlet sistemi, uzmanlara göre oldukça iyi ve kusursuz işliyor. Dijital dönüşüm uzmanı Şahbaz’a göre, e-Devletin zayıf olduğu nokta, açık veri uygulamaları. Şahbaz, “Dünyada devlet verileri kamuya açıyor. Bağımsız girişimciler buradaki verilerle, çeşitli uygulamalar geliştirebiliyor. Bizde devlet elindeki verileri iyi kullanıyor ama innovatif çözümlere yönelik uygulamalara izin vermiyor. Devlet kendi içinde kapalı innovasyon yapıyor” diye konuşuyor.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 26 Haziran 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı