Sosyal medyaya yeni düzenleme ne anlama geliyor?

AKP geçen yıl Ekim ayında yürürlüğe giren sosyal medya düzenlemesinin üzerinden bir yıl geçmeden yeni bir düzenleme hazırlığında. Düzenlemenin hangi sonuçlara yol açabileceğini Prof. Dr. Yaman Akdeniz ile konuştuk.

GÜNCEL 29.07.2021, 15:41 Tugs Enkh
9
Sosyal medyaya yeni düzenleme ne anlama geliyor?

Geçen yıl sosyal medya ile ilgili yeni düzenlemeler hayata geçiren AKP, 'dezenformasyonla mücadele' adı altında yeniden bir yasa teklifi hazırlığında. 

Bu konudaki ilk açıklamayı geçen hafta Kuzey Kıbrıs ziyareti sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Erdoğan, sosyal medyada 'yalan terörü' olduğunu ifade ederek uluslararası alanda yapılan çalışmaları incelediklerini ve Ekim ayından itibaren Meclis'te bununla ilgili çalışma yürüteceklerini söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da 'yabancı devletlerin veya kuruluşların fonlarıyla Türkiye'nin faaliyet gösteren medya kuruluşlarına yönelik bir düzenleme' hazırlığında olduklarını duyurdu. AKP'li yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda bu konuda Almanya modeli başta olmak üzere Avrupa Birliği'nin yürüttüğü çalışmaların incelendiği belirtiliyor. Anayasa Komisyonu Başkan Vekili Ali Özkaya, Almanya, Fransa gibi ülkelerde de benzer yasalar bulunduğunu öne sürerek "Sosyal medyada dezenformasyon yapanlara bir yıldan beş yıla kadar hapis ve sosyal medyayı bir süre kullanamama gibi cezalar getirilmeli" dedi.

Bilişim hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz

Bilişim hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz 

Geçen yıl çıkarılan sosyal medya yasasısansüre yol açtığı yönünde eleştiriliyordu. Peki sosyal medya için yeni bir düzenlemeye neden ihtiyaç duyuldu? İfade Özgürlüğü Derneği kurucusu ve bilişim hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz ile konuştuk.

S: Öncelikle yeni bir sosyal medya düzenlemesine neden ihtiyaç duyuluyor? Son sosyal medya düzenlemesi Temmuz 2020'de yasalaşmıştı.

Yaman Akdeniz: Türkiye'de 2007'den beri bir internet yasası var. İlk başta bu yasanın amacı çocukları zararlı içerikten korumaktı. Fakat zaman içinde bu amacın dışına çıkmaya başlanıldı. Özellikle 17-25 Aralık 2013 soruşturmalarından sonra kanun genişletildi. Kişilik haklarının ihlali, özel hayatın gizliliği gerekçeleriyle de internet içeriklerine özellikle siyasi nitelikli ve eleştiri içeren haberlere erişim engellenmeye başlandı. Bundan bir yıl sonra milli güvenlik kamu düzenini korumak amacıyla tam Haziran 2015 seçimlerinden önce yasada tekrar bir değişiklik yapıldı. Özellikle Kürt haber siteleri, muhalif nitelikte haber siteleri ve tabii bu süreçte Wikipedia platformuna iki buçuk yıl boyunca erişim engellendi. Sendika.org defalarca erişime engellendi. Dolayısıyla yasanın kapsamı genişletildi. Geçtiğimiz sene Temmuz 2020'de bir daha değişiklik yapıldı. Erişim engelleme yaptırımının yanı sıra içeriklerin yayından kaldırılması yaptırımı da eklendi. Arama motorlarıyla kişilik hakları ihlali gerekçesiyle içeriklerin bağlantısının kesilmesi yaptırımı ekilendi. Bir de sosyal medya platformlarının zorunlu olarak Türkiye'de temsilci bulundurması şartı kanuna eklendi. Dolayısıyla zaten geniş kapsamlı bir yaptırım söz konusu. 

Bu yaptırımlar basın ve ifade özgürlüğü açısından ne gibi sonuçlara yol açtı? Son yasa düzenlemeden sonra ne değişti?

Engelleme 2020 raporunu önümüzdeki hafta içinde muhtemelen yayınlayacağız. O raporda da görüleceği üzere Türkiye'den 465 bin web sitesi erişime engelli, 150 binden fazla haber içeriği, sosyal medya içeriği zaten Türkiye'den erişim engellendi. Dolayısıyla pandemi dönemindeki bu yeni yaptırımların yanı sıra özellikle Sedat Peker'in yapmış olduğu açıklamalar, video yayınları sonrasında hükümet tarafında ortaya çıkan rahatsızlık, çok sayıdaki yolsuzluk iddialarının sosyal medyada yazılması, tartışılması sonrasında şimdi de dezenformasyon adı altında yeni bir düzenleme yapılacağının sinyali geçtiğimiz günlerde kamuoyuna duyuruldu. Dolayısıyla Meclis'in tatilden çıkmasından sonraki süreçte tekrardan bir düzenleme yapılacağını anlıyoruz.

Peki dezenformasyon tanımıyla ne kastediliyor, aslında burada da muğlak bir ifade var. Bu durum, sosyal medya kullanıcıları ve geleneksel olmayan medya açısından ne gibi riskler içeriyor?

Dün yapılan açıklamalarda Anayasa Komisyonu Başkanvekili Ali Özkaya, sosyal medyada dezenformasyon yapanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve sosyal medyayı bir süre kullanamama gibi cezalar getirilmesi düşünüldüğünü belirtmiş. Fakat tabii bu yapılan kısa açıklamalarda dezenformasyondan ne kastedildiği tam anlaşılmıyor. Ama yapılan açıklamalardan yalan haber veya işte dayanağı olmayan iddialar olduğunu anlıyoruz. Fakat tabi dezenformasyonun nasıl ve neye göre tanımlanacağı belli değil. Avrupa Birliği ülkelerinde yıllardır zararlı içerik tanımı üzerinde tartışılır. Terör propagandası tanımı üzerinde tartışılır. Fakat böyle üzerinde mutabakat sağlanmış bir tanımı yok bunların. Dezenformasyon konusu da tabii özellikle internet kapsamında yeni. O bakımdan tabii nasıl tanımlanacağı veya bu tanımın ne şekilde uygulanacağı. Şimdiki pratikte biz erişimi engelleme kararlarını sulh ceza hakimlerinin aldığını görüyoruz. Dolayısıyla muhtemelen mevcut yeni düzenlemede de sulh ceza hakimleri dezenformasyon içerip içermediğine karar verebilir. İlk aşamada ve ondan sonra da bir hapis cezası olduğu için yargılama yapılacak anlıyoruz. 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası çok ciddi bir suç olarak tanımlanıyor. Kaldı ki bu hapis cezasının yanı sıra kullanıcıların belirli süreler ile sosyal medya kullanımının kısıtlanması veya yasaklanması söz konusu. Bunlar tabi pek karşımıza çıkan örnekler değil uluslararası hukukta. O bakımdan nasıl ve neye göre uygulanacağı soru işareti. Ama tabii Türkiye'nin yeni bir seçim dönemine girdiğini unutmamak lazım. Dolayısıyla hedef muhalif kitle, hedef muhalif haber siteleri ve gazeteciler olacaktır. Ve amacın da yani böyle bir girişimle amaçlananın da susturmak, sindirmek olacağını düşünüyorum. Çünkü başka türlü bu yeni ortaya çıkan fikrin açıklanamayacağını düşünüyorum.

Medyascope ve diğer medya kuruluşlarının yurtdışından aldığı fonlar da sosyal medya yasasıyla birlikte tartışmaya açıldı. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bunu 'beşinci kol faaliyeti' olarak yorumladı. Yapılacak yeni düzenleme bu kuruluşları nasıl etkileyecek?

Bu iki konuyu birbirine ne şekilde bağlayacaklar veya bağlamayacaklar onu da tabii Meclis'in tatili bittikten sonra göreceğiz. Fakat tabi hem sosyal medyada hem basında hem siyasi partilerin yapmış olduğu açıklamalardan bazı medya kuruluşlarının fon almasından duyulan rahatsızlıklar gündeme geldi. Dolayısıyla sivil toplumda olduğu gibi bir denetleme mekanizmasının gelme ihtimali olduğunu düşünüyorum. Fakat tabii ne şekilde denetleyecekler? Bunu önümüzdeki dönemde göreceğiz. Açıkçası karmaşık bir konu. Kutuplaşma var fikir olarak. Dolayısıyla aslında beklentim bu konunun detaylı bir şekilde ele alınması. Ama tabii uzun yıllardır gördüğümüz, bu sene başında da gördüğümüz işte sivil toplum ve dernekler kanununda yapılan değişiklikler. Ondan öncesinde işte sosyal medya platformlarının Türkiye'de temsilcilik açması zorunluluğu. İşte tekrardan sosyal medya yasasının gündeme gelmesi. Dolayısıyla bunlar hep Türkiye'de tek taraflı olarak hükümetin lehine ve özgür ve bağımsız basın organlarını, gazetecileri ve tabii ki kişileri yani muhalif kimliği olan kişileri susturmak ve sindirmek amaçlı olarak kullanılan mekanizmalar olarak karşımıza çıkıyor. Ve bugüne kadar da maalesef hükümet ve hükümet organları bizi şaşırtmadı.

Son olarak yeni düzenleme ile ilgili açıklamalarda Almanya örneğinden bahsediliyor. Almanya'daki model Türkiye'de uygulanabilir mi, ne düşünüyorsunuz? 

Şimdi tabii yeni bir yasa tasarısı çıktığı zaman artık Türkiye, Batı Avrupa'dan örnekler vermeye başladı. Dolayısıyla geçen sene de bu karşımıza çıkmıştı. Temmuz ve 2020 değişiklikleri sırasında da Almanya'da bir sosyal medya yasası oldu. Dolayısıyla Türkiye'de de buna ihtiyaç olduğunu, farklı bir şey yapmadığı söylenmişti. Yine aynı Alman yasasına atıfla dezenformasyon konusunda yapılmaya çalışılan tasarı veya girişim meşru kılınmaya çalışılıyor. Fakat Almanya ile Türkiye'ye baktığımız zaman aslında karşılaştırılacak pek bir şey de yok gibi. Çünkü Almanya'da demokratik kurumların işlediğini, kamu kurumlarının ve özellikle mahkemelerin, yargının bağımsız olduğunu, Türkiye'de benzer bir durumun olmadığını, sosyal medya platformları ile ilgili her ne kadar bir düzenleme olsa da oradaki düzenlemenin sadece kullanıcılarla sosyal medya platformlarını muhatap ettiği, eğer kullanıcılardan gelen talepler karşılanmazsa sosyal medya platformlarına ceza verileceği öngörülmüş iken Türkiye'deki yapıda hem sosyal medya platformlarına ciddi cezalar öngörülmüş hem de zaten kullanıcı talepleri yerine getirilmezse Türkiye'deki yapıda hem erişimi engelleme yaptırımı var hem içeriklerin yayından çıkartılması yaptırımı var. Biz Şansölye Merkel'in kendisi hakkında yazılanlarla ilgili her gün savcılıklara, emniyet birimlerine koştuğunu, suç duyurusunda bulunduğunu, gazetecileri şikâyet ettiğini, Der Spiegel'in, Die Welt'in, Deutsche Welle'nin haber sitelerine erişimi engelletmeye, haberlerini kaldırmaya zorladığını görmüyoruz. Bunların hepsini ama Türkiye'de görüyoruz. Dolayısıyla Almanya ile Türkiye'yi karşılaştırmayı hiç doğru bulmuyorum.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Fenerbahçe 22 36
4. Beşiktaş 22 35
5. Hatayspor 21 35
6. Başakşehir 21 34
7. Adana Demirspor 22 34
8. Alanyaspor 21 32
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 22 26
15. Göztepe 22 24
16. Antalyaspor 21 23
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 22 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 21 45
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Valencia 21 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Espanyol 21 27
12. Celta Vigo 21 26
13. Osasuna 21 25
14. Granada 20 24
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 20 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı