01.01.1970, 02:00 117

Nasıl bir dünya hayal ediyorum? Ben;

 Erkeklerin kadınları incitmediği, 
 Kimsenin kimseyi horlamadığı, 
 Kocaların eşlerine el kaldırmadığı, 
 Kadınların kocalarına karşı sevecen olduğu, 
 Çocukların diline, dinine, mezhebine bakılmadan korunduğu, 
 Her insanın insanca muamele gördüğü, çifte standardın uygulanmadığı, 
 Kimsenin boyu, posu, mezhebi, şehri, meşrebi, bölgesi itibarıyla horlanmadığı, 
 Yolda, sokakta karşılaşan herkesin birbirine gülümsediği, 
 Trafikte kırmızı ışıkta geçmeyi veya kural ihlal etmeyi en büyük günah kadar ciddi kabul ettiği, 
 Beş vakit ezan okunduğunda ruhunu dinlendirdiği ve imkânı varsa camiye koştuğu, yoksa evinde secdeye kapandığı, 
 Bir insanın gözyaşını kendi gözyaşı gibi bildiği, 
 Irz, namus, saygınlık, mahrem, şeref, haysiyet,, aile, itibar ve hassas olunan ne varsa tümünün korunma altına alındığı, mahremiyete dokunulmadığı, 
 Her din öğreticisinin, davetçinin, ilahiyatçısının 'Kuran ve Sünnet' ışığında sağlıklı bir din birliği ve anlayışı için gayret sarf ettiği, ruhları temizlediği, ümit verdiği, umut aşıladığı, moral yapısını güçlendirdiği, 
 Çocukların her türlü güvenceye alındığı, 
 Mafyanın, kabadayıların, çek-senet baronlarının tamamen etkisizleştirildiği, 
 Kendisine yapılmasını istemediği şeyi, başkasına yapmadığı, 
 Aç bir kedi, yaralı bir köpek, muhtaç durumda bir serçe, yaralı olan bir kertenkele, hatta can çekişen bir hamamböceği gördüğünde vicdanının sızladığı, 
 Malının en azından kırkta birini hiç tanımadığı ve ama gerçekten fakir kabul ettiği garibe aktardığı, 
 Tarikatını, dergâhını, cemaatini, kursunu, medresesini, derneğini, vakfını, velhasıl her türlü dini yapısını sadece ve sadece Allah için insanların tümünün hizmet ve geleceğine adadığı, 
 Kuran-ı Kerim'i kendine yontmayan, kendini Kuran ve Sünnet'e göre yontan Müslümanların çoğaldığı, 
 Kul hakkına çok önem verildiği, 
 İnsanlara iftira atılmadığı, itibarsızlaştırmaya çalışılmadığı, 
 Günah işleyen insanların tövbe ile Yüce Rabbe sığındığı, 
 Günah işleyen Müslümandan değil, günahtan uzaklaşmalıyız prensibini edindiği, 
 Bir kişi bile benim için dünyalar kadar önemlidir dediği, 
 Ordusuyla, milletiyle, bürokratıyla, din adamıyla, gazetecisiyle, magazincisiyle, televizyoncusuyla, çöpçüsüyle, profesörüyle, doğulusuyla, Karadenizlisiyle, Sünnisiyle, Alevisiyle, Müslüman'ı ve Ermenisiyle, Musevisi ve Süryanisiyle, laikiyle, çok dindar olanı ile velhasılı 70 milyonun tümüyle; Türkiye'yi, ülkemizi dünyanın en gelişmiş, en modern, en güçlü, en temiz, en istikrarlı, en saygın, en ilerici, İslam'ın ruhuna en uygun hiçbir gücün güdümünde olmayan en kararlı bir ülke haline getirmek için birleştikleri bir ülke hayal ediyorum. Böyle bir ülke istiyorum. Ümit ediyorum.
Hayal mi görüyorum? Çok şey mi istiyorum? Bunlar niye olmasın Allah aşkına! Almanya'da, Fransa'da ve diğer bazı ülkelerde oluyor bunların bir kısmı da bizde niye olmasın. Ne zaman zincirleri kıracağız. Ne zaman bu ülke bir ayağa kalksın diyeceğiz? Ne zaman?

***
AKIL MI, NAKİL Mİ?
En eski tartışmalardan biridir bu, akıl ile nakil (yani Kuran ayeti veya bir sahih hadis) tearuz ettiğinde (çeliştiğinde) ne yapmak lazım.
Akıl ile eldeki ayet veya sahih bir hadis çelişirse -varsayalım- bu durumda nasıl bir metot takip edilmelidir. Akıl mı, nakil mı tercih edilmelidir.
Akıl esas alınıp; nakil yorumlanmalı mı, yoksa nakil olduğu gibi mi bırakılmaktadır. Buna hadis ilminde 'tevakkuf' etme denilir. Yani, durağanlığa teslim etmek. Hadisi bir an için işlevsiz bırakma. Kabul veya ret değil, sabit durma.
Aklı tek otorite bilenler -örneğin, mutezili anlayış- rasyonelliği pragmatist bir dürtüyle -vahye karşı bağımsız bir noktada tutmak isterler.
Bunda etkin olan şey; daha önceki kurgularına Kuran ayetlerini uygulatarak savlarını etkili kılmaktır.
Geleneksel bakış açısına bağlı ehl-i sünnet alimleri ise 'külli aklın' (vahyin veya vahyin kaynağının) "nisbi, cüz'i" (insana ait) akla hâkim olması gerektiğini ve ancak vahiyle dizayn edilmiş, terbiye görmüş, ayıklanmış, kritize edilmiş aklın doğru yolu bulabileceğine karar vermişlerdir.
Kuran-ı Kerim'deki 'akletmek, tefekkür etmek, aklı çalıştırmak' gibi aklı referans gösteren bütün çağrılara muhatap olan 'akıl', işte vahyin edebinden geçen bu akıldır. Çünkü Kuran-ı Kerim akletmeye çağırırken vahye boyun eğecek bir akla hitap etmektedir. İnkârcı aklı da bu akla çağırmaktadır.
Akıl ve naklin çelişmesi halinde naklin yorumlanması mümkün ise yorumlanması (te'vili); mümkün değilse eğer bu nakil hadis ise tevakkuf (durağanlaştırma, işletmeme) edilmesi, Kuran ayeti ise aynen kabul edilmesi bu düşünce ekolünün tercihidir. Doğru olan da budur.
Akılsız din olmaz. Aklın işlevsiz kılındığı din olmaz elbette. Aklı olmayanın dini sorumluluğu bile yoktur. Ama bahis konusu olan akıl; sıradan herhangi bir insanın aklı ise ve bu tek otoritede kabul edilirse; dünyadaki insan sayısınca 'akıl dini' oluşur. Her aklın kutsalı, diğer akıllara dayatılan bir kutsala dönüşür. Bu doğru bir yol olsaydı, o zaman ne peygambere ne vahye ve ne de ilahi yönlendirmeye gerek kalmazdı.
Allah herkesin dini aklıdır derdi ve işi çözerdi. 'Ümmetim yetmiş üç (73) fırkaya (gruba) ayrılacak. Hepsi ateştir. Sadece birisi hariç' diyen Hz. Peygamber'in (s.a.v.) işaret ettiği ve 'fırka-i naciye' (kurtulmuş fırka) denilen grubun özelliği şudur: Onlar Kuran-ı Kerim ve sahih hadisleri, hayatın asli dinamiği kabul ederken vahyin süzgecinden geçen 'salim aklı' vahyi kavramada en önemli kilit taşı sayarlar.Yoksa aklını din kabul eden, vahyi aklına uyduran hasta anlayış tam bir inkâr ve kaos anaforuna iter bizleri.
Bu arada, Kuran-ı Kerim ayetleri ile mütevatir bile olsa sahih hadisi, aynı kategoride tutmak doğru değildir. En azındansubutu -bize geliş yöntemi- itibarıyla farklıdır.
Kuran-ı Kerim ayetlerinin bir kısmını 'tarihsel' kabul edip bu ayetleri işlevsiz kılmaya çalışan 'oryantalist ve saptırıcı' anlayışın sürekli akla karşı vahyi etkisizleştirmeye çalıştığını da görebiliyoruz. Bu hasta bakış açısını bertaraf etmek Kuran-ı Kerim ayetlerini doğru anlayıp gündemde tutmak ve sahih hadisleri toplumda etkin kılmakla mümkündür.
Bu konuyu bazı okuyucularımın bu husustaki soruları üzerine özetle ele aldım.

***
HZ. PEYGAMBER'İN (S.A.V.) HADİSLERİNDEN
 Kişinin önüne gelen ancak elinin kazandığıdır. 
 Güçlü insan, nefsine galip gelendir. 
 Önce nefsinle başla. Sonra elinin altındakilere dön. 
 Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz. 
 Müslüman Müslüman'ın aynasıdır. 
 İnsanlar bir tarak dişi gibi eşittir. 
 Esas zenginlik gönül zenginliğidir. 
 Kötülüğü tüketmek sadakadır. 
 Toplumun efendisi, onlara hizmet edendir. 
 Müminin niyeti amelinden hayırlıdır. 
 Yerdekilere merhamet et ki, göktekiler de sana merhamet etsin. 
 Danışılan kimse emin olmalıdır. 
 Başlattığınız bir işinizi bitirecekseniz, sonuç olana kadar gizli tutun. 
 Merhamet etmeyene merhamet olunmaz. 
 Hayra yol açan, o hayrı işleyen gibidir. 
 Bir şeyi aşırı sevmen seni kör eder. 
 Her iyilik sadakadır. 
 Zulüm, kıyamet günü karanlığa dönüşecektir..
***
ALİMLERİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN
Takva elbisesini çıkaranı hiçbir elbise örtmez. 
 Düşmanının kılıcını sıyıran onunla kesilir. 
 Bir kimse, kardeşi için bir kuyu kazarsa kendi düşer. 
 Kendi hatasını unutan, başkasının hatasını -günahını- büyük görür. 
 Başkalarının perdesini yırtanın edep perdesi açılır. 
 Kendi aklı ile yetinen (danışmayan) zelil olur. 
 İnsanlara karşı kabaran kırılır. 
 Rezillerle arkadaşlık eden, hakir olur. 
 Dini hafife alan çamura saplanır. 
 Sonuç almak isteyen sabreder. 
 Bastığı yeri bilmeyen, pişmanlıkta yürür. 
 Gücünün yetmediğini taşıyan mutlaka aciz kalır. 
 Ecelini bilen emelini kısar. Uzun beklentilerden sıyrılır.
Aslında hem hadisi şerifler hem de büyük alimlerin sözleri bizleri hayatta karşılaştığımız engebelere karşı uyaran birer altın öğüt hükmündedir.
Bunlara kulak kabartmak lazım. Acı da olsa doğru söyleyen dostları dinlemek lazım. Allah'a tam bir itaatle bağlanmak lazım. Kabirin karanlığının bizi beklediğini bilmek lazım. Bu dünyadaki gidişata kapılmamak lazım. Ne oluyor, ben ne yapıyorum, ne yapmalıyım demek lazım. O zaman okuduğumuz ayetin, yaptığımız duanın, duyduğumuz hadisin ve sözün bize faydası olur...
Yorumlar (0)
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 27 60
2. Galatasaray 28 58
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 28 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 28 43
8. Karagümrük 28 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 27 34
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 28 31
14. Kayserispor 27 31
15. Kasımpaşa 27 29
16. Başakşehir 28 29
17. Rizespor 27 28
18. Ankaragücü 27 26
19. Erzurumspor 27 26
20. Denizlispor 27 24
21. Gençlerbirliği 27 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 25 53
2. Samsunspor 25 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Adana Demirspor 25 45
5. Altınordu 25 45
6. Altay 25 44
7. Tuzlaspor 25 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 25 34
10. Ümraniye 25 34
11. Bandırmaspor 25 32
12. Boluspor 25 29
13. Menemenspor 25 27
14. Adanaspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 25 22
17. Ankaraspor 25 16
18. Eskişehirspor 25 7
Takımlar O P
1. Man City 28 65
2. M. United 28 54
3. Leicester City 28 53
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. Tottenham 27 45
7. West Ham 26 45
8. Liverpool 28 43
9. Aston Villa 26 40
10. Arsenal 27 38
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 28 35
13. Crystal Palace 28 34
14. Southampton 27 33
15. Burnley 28 30
16. Newcastle 27 27
17. Brighton 27 26
18. Fulham 28 26
19. West Bromwich 28 18
20. Sheffield United 28 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 25 59
2. Barcelona 26 56
3. Real Madrid 26 54
4. Sevilla 25 48
5. Real Sociedad 26 45
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 26 37
8. Athletic Bilbao 25 33
9. Celta de Vigo 26 33
10. Granada 26 33
11. Levante 26 32
12. Valencia 26 30
13. Osasuna 26 28
14. Cádiz 26 28
15. Getafe 26 27
16. Real Valladolid 26 25
17. Elche 25 24
18. Eibar 26 22
19. Deportivo Alaves 25 22
20. Huesca 26 20
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 08 Mart 2021
İmsak 05:56
Güneş 07:21
Öğle 13:20
İkindi 16:33
Akşam 19:09
Yatsı 20:28