Necmettin Erbakan kimdir? - 'Siyasi mirası paylaşılamayan 'mücahit'

Tam 10 yıl önce 27 Şubat 2011'de hayatını kaybeden Necmettin Erbakan; siyasi çizgisinden üslubuna kadar kendine has tarzıyla Türkiye'nin siyaset tarihinde özgün bir figür olarak yer edindi. Erbakan'ın siyasi mirası günümüzde farklı kesimler tarafından sahipleniliyor. Peki Erbakan kimdir?

POLİTİKA 28.02.2021, 10:57 28.02.2021, 11:24 Mehmet Taisi Guzel
34
Necmettin Erbakan kimdir? - 'Siyasi mirası paylaşılamayan 'mücahit'

Kaynak: BBC

Her ne kadar adı Konya'yla özdeşleşmiş olsa da Necmettin Erbakan bir Karadeniz kentinde, Sinop'ta dünyaya geldi.

Doğum yılı, 1926. Babası ağır ceza reisiydi. Kendi ifadesiyle Çerkez annesi ise, Sinop'un tanınmış ailelerinden birinin kızıydı.

Babasının işleri nedeniyle ilk öğrenimine Kayseri'de başlayıp Trabzon'da tamamladı.

Orta öğrenimde Türkiye'nin köklü liselerinden İstanbul Erkek Lisesi'nde okudu ve akabinde İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Makine Fakültesi'ne girdi.

Turgut Özal ve Süleyman Demirel dönem arkadaşlarıydı.

Genç yaşta Motorlar Kürsüsü'nde asistan oldu.

Bu dönemde eğitim ve iş hayatının bir bölümünü Almanya'da sürdürdü.

Yerli sanayi motivasyonuyla, Gümüş Motor şirketinin kurulmasında önemli rol oynadı.

'İstanbul sermayesine karşı Anadolu sermayesinin temsilcisi' yorumu

1965'te profesör olan Erbakan, 1967'de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) genel sekreterliğine seçildi.

Bazı yorumlara göre Erbakan, "muhafazakâr esnaf ve küçük tüccarlardan oluşan Anadolu sermayesini temsil ediyordu".

Buna göre karşısındakiler ise "geleneksel, tekelci, İstanbul sermayesiydi".

1969'daki seçimlerde TOBB Başkanlığı'nı aldığı seçim geçersiz sayıldı ve bu görevden uzaklaştırıldı.

Bu olay, siyasete girmesinin de önünü açtı.

Erbakan'ın 1970'li yıllardaki bir fotoğrafı.

Adalet Partisi'nde siyasete giriş denemesi

1969'da, Süleyman Demirel'in liderliğindeki Adalet Partisi'nden milletvekili aday adaylığı veto edilince Konya'dan bağımsız milletvekili adayı oldu.

İddialara göre bu kararında, Nakşibendi Şeyhi Mehmet Zahit Kotku'nun teşviğinin önemli payı vardı.

Bu dönemde Milli Görüş hareketinin ilk tohumlarını attı.

Bazı yorumculara göre, temel amacı "komünizmle mücadele" olan Milli Türk Talebe Birliği, hareket açısından önemli bir zemin oluşturdu.

'Partileşen İslamcılık'

Necmettin Erbakan'a göre "siyasal zemindeki parti araçtı, Milli Görüş'ün yaptığı ise siyaset değil cihattı".

Erbakan, mücadelesini, "Bizim davamız İslam'dır. Yolumuz cihattır" diye formüle ediyordu.

Millicilik, kalkınmacılık ve maneviyatçılık gibi kavramlar, hareketin önemli ideolojik-politik saç ayaklarıydı.

Pakistan ve Mısır gibi ülkelerdeki İslamcı akımlardan ideolojik olarak esinleniliyor, bununla birlikte yerli fikir kaynaklarına özel önem veriliyordu.

Kimi yorumculara göre bu nedenle, Milli Görüş'le, Türkiye özelinde kendine has bir İslamcılık anlayışı geliştiriliyordu.

Erbakan, 1970'te Milli Nizam Partisi'ni (MNP) kurdu.

Partinin kurucuları arasında Millet Partisi ve Adalet Partisi'nden (AP) bazı isimler de vardı.

Başta İskenderpaşa olmak üzere bazı Nakşibendi dergahları ile irili ufaklı bazı cemaatler, Erbakan'a destek veriyordu.

Böylece, daha önce kurulan bazı küçük partiler dışında o güne kadar Demokrat Parti (DP) ve AP içinde yer almış olan, İslami ya da İslamcı kavramlarıyla tanımlanan eğilim, siyaset alanında bağımsız bir ana akım parti olma yoluna giriyordu.

Erbakan'ın 1970'li yıllardaki bir fotoğrafı.

Erbakan'ın 1970'li yıllardaki bir fotoğrafı.

'MSP'yi askerler teşvik etti' iddiaları

Parti, 12 Mart 1971 askeri müdahalesi sonrası, laikliği ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı.

Erbakan, MNP'nin kapatılmasından sonra bir dönem İsviçre'ye gitti.

Kaçtı eleştirileri yapılacak o ise sağlık sorunları nedeniyle İsviçre'ye gittiğini belirtecekti.

Erbakan, İsviçre'deyken Milli Selamet Partisi (MSP) kuruldu. Ülkeye döndükten sonra, 1973'te partinin başına geçti.

Bazı yorumcular, Erbakan'ın o dönem Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur tarafından ülkeye davet edildiğini, MSP'nin ordunun teşvikiyle kurulduğunu iddia etti.

Bu görüşü savunanlar, Erbakan'ın 1980 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muhsin Batur'a destek açıklaması yapmasını da bununla ilişkilendiriyordu.

Başka bir görüşe ise CHP yanlısı askerler, AP'yi zayıflatmak için MSP'nin kuruluşunu desteklemiş olabilirlerdi.

'Solcularla' koalisyon ve 'mücahit' lakabı

MSP, 1973 seçimlerinde yaklaşık yüzde 11'lik oy oranı ve 43 milletvekilliyle Türk siyasetinde önemli bir güce dönüştü.

MSP'nin seçim afişlerinde, "Denenmiş Denenmez; Solcuya, Renksize Aldanma!" yazıyordu.

Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan, 2002'deki bir cenaze töreninde yan yana.

Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan, 2002'deki bir cenaze töreninde yan yana.

Ancak seçimlerden sonra Türkiye, merkez solun yükselen yıldızı Ecevit ile İslamcılığın sembolü Erbakan liderliğindeki koalisyona tanıklık etti.

Ecevit başbakan, Erbakan başbakan yardımcısıydı.

Ancak iki lider arasındaki uyuşmazlıklar derindi. Özellikle 141-142. ve 163. maddelerden hüküm giyen siyasi tutuklulara genel af konusunda ciddi bir ihtilaf vardı.

Kısa süreli koalisyon, Kıbrıs harekatı gibi önemli bir kararı hayata geçirdi.

Bu dönemden Ecevit'e "Kıbrıs fatihi", Erbakan'a ise "mücahit" lakapları kalacaktı.

MC hükümetlerinde kilit isim

Erbakan, devam eden dönemdeki Milliyetçi Cephe (MC) hükümetlerinde kilit bir rol üstlendi.

MSP lideri, ülkedeki "sol yükselişe" karşı sağcı bloğun önemi bir parçasıydı.

Bir kaç yıl önce koalisyon kurduğu Ecevit ise bu bloğun en somut hedefiydi.

İlk MC hükümeti 1975'te AP, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Cumhuriyetçi Güven Partisi ve MSP tarafından kuruldu.

1970'li yıllardan bir Erbakan fotoğrafı.

Erbakan devlet bakanı ve başbakan yardımcılığı görevini üstlenmişti.

İkinci MC hükümeti de 1977 yılında; AP, MHP ve MSP koalisyonu şeklinde kurulmuş, Erbakan yine aynı görevleri almıştı.

Adalet Partisi'nin 1979'da kurduğu azınlık hükümetine karşı ise dışarıdan destek verdi Erbakan.

1979 yılında Türkiye: Ecevit, Demirel ve Türkeş BBC'de

Kudüs mitingi ve 12 Eylül

1970'lerde Türkiye'de solun yükselişi ve komşu ülke İran'da 1979'da gerçekleşen devrim; dönemin İslamcı tabanı, özellikle de gençler arasında, İslamcılık anlayışına dair tartışmaları derinleştirmişti.

12 Eylül 1980 darbesine giden günlerde, MSP'nin 6 Eylül günü Konya'da düzenlediği Kudüs mitingi önemli bir ses getirdi.

İsrail parlamentosunun Kudüs'ü başkent ilan etmesine tepki gerekçesiyle düzenlenen mitingdeki pankart ve sloganlarda, "Komutan Erbakan Akıncı Asker", "Ya Şeriat Ya Ölüm", "Tek Halife Tek Devlet", "Cihadımız Devletimizi Kuruncaya Dek" gibi cümleler vardı.

Bazı kişiler, mitingde okunan İstiklal Marşı'nı da protesto etti.

 Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

Yaklaşık bir hafta sonra gelen 12 Eylül darbesi MSP'yi de kapatırken, bu miting de kapatma davasında önemli yer tutacaktı.

Erbakan hakkındaki en önemli suçlamalardan biri yine, laikliğe aykırı davranmaktı.

Erbakan bir yıla yakın süre cezaevinde kaldı. Çıktığında ise dönemin ana akım siyasetçileri gibi hakkında 10 yıl siyaset yasağı getirildi.

Refah'ın yükselişi

Her ne kadar doğrudan siyaset yapamasa da, lideri olduğu Milli Görüş hareketi tarafından, 1980'lerde bu kez Refah Partisi kuruldu.

Refah, 1984 yerel seçimlerinde yaklaşık yüzde 4,4 oy aldı.

1987'deki referandum ardından siyaset yasakları kalkınca Erbakan, Refah Partisi'nin genel başkanı seçildi.

Erbakan, 1990'lı yıllarda, bir seçim çalışmasında.

Erbakan, 1990'lı yıllarda, bir seçim çalışmasında.

RP, 1991 seçimlerinde, daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi'ne dönüşecek olan Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi'yle ittifak yaptı.

Erbakan yine Konya'dan milletvekili seçildi.

İttifak bu seçimlerde yüzde 16,2 gibi bir oy oranına ulaştı.

1980'lerden itibaren Refah adım adım büyüyordu.

Yine de bu dönem, muhafazakarlık ve milliyetçiliği de içeren dört eğilimi partisinde temsil ettiğini belirten Anavatan Partili (ANAP) Turgut Özal'ın yıllarıydı.

Ancak uygulanan yeni ekonomik model, yeni siyaset tarzı ve oluşan yeni kültürel ortama karşı, hızlı bir dönüşüme tanıklık eden toplum içinden gelen eleştiriler artıyordu.

RP işte bu dönemde, mevcut düzenle yabancılaşma gösteren, başta köylerden kentlere göç etmiş kesimler olmak üzere halk kitlelerine, "Adil düzen" vadediyordu.

Erbakan ve Erdoğan 1995 yılında, birarada.

Erbakan ve Erdoğan 1995 yılında, birarada.

Yerelden iktidara yürüyüş

1994'teki yerel seçimlerine gelindiğinde ise Erbakan liderliğindeki parti, kamuoyunda önemli bir etki yaratmıştı.

Yeni dönemin şartlarına uygun reklam kampanyaları yürütülüyor, ev ziyaretleri yapılıyor, kadın kolları aktif bir şekilde çalışıyordu.

Başı açık kadınların, hatta emekli subayların katıldığı bir parti olarak tanıtılıyordu.

RP bu kampanya sürecinin ardından sürpriz bir başarı elde etti. Özellikle İstanbul ve Ankara, sosyal demokrat partilerin farklı adaylar çıkarmasının da etkisiyle RP'ye geçti.

İstanbul'un belediye başkanı, ilerleyen yıllarda ülkenin başına geçecek olan Recep Tayyip Erdoğan oldu.

RP bu başarısını 1995 genel seçimlerinde de sürdürdü. Parti bu seçimlerde yüzde 21,4 oy aldı.

Aynı yıl RP ile Doğru Yol Partisi (DYP) arasında koalisyon hükümeti kuruldu. Bu hükümetle ilk kez, "bir İslamcı partinin" lideri, gençliğinden itibaren kendine takılan lakapla "Hoca", Türkiye'nin başbakanı olmuştu.

Erbakan ve partisi, yerelden iktidara doğru yürümüştü.

Hükümet şimdi bir yandan ekonomik sorunlara karşı yeni kararları uygulamaya sokuyor, bir yandan da Erbakan'ın İslam birliği ideali doğrultusunda, D-8'in kurulması gibi dış politika adımları atılıyordu.

Susurluk ve 28 Şubat

Bu dönemde Susurluk kazasını takiben düzenlenen Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık eylemlerinde hükümet, büyük bir toplumsal tepkiyle karşılaştı.

Milyonlar, "devlet-siyaset-mafya arasındaki kirli ilişkilere" tepki gösteriyordu.

Erbakan o dönem, eylemleri yapanları "Glu glu dansı yapıyorlar" diye niteledi.

28 Şubat'ta ne yaşandı?

Hükümete yönelik bazı eleştirilere "Hadi oradan" diye karşılık verdi.

İlerleyen aylarda ise kamuoyunun bir kesiminde cumhuriyet ve laiklikten uzaklaşıldığına dair kaygılar arttı ve buna karşı tepkiler başladı.

Bunu, 28 Şubat süreci takip etti ve derinleşen krizin ardından Erbakan istifasını sundu.

Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel ise hükümet kurma görevini DYP lideri Tansu Çiller yerine ANAP lideri Mesut Yılmaz'a verdi ve yeni bir koalisyonlar dönemi başladı.

Bu süreçte Refah Partisi kapatıldı ve Erbakan'a siyaset yasağı getirildi.

Parti kapatma davasında Erbakan'ın "Türkiye Refah Partisi'yle Adil Düzen'e geçecek, bu kesin. Geçiş dönemi yumuşak mı olacak, sert mi olacak; kanlı mı olacak, kansız mı olacak; 60 milyon buna karar verecek" sözleri de önemli yer tuttu.

Necmettin Erbakan

'Ak saçlılar' ve yenilikçiler ayrımı

Sonrasında yeni kurulan Milli Görüş partisinin adı Fazilet Partisi'ydi (FP).

Bu dönemde parti içinde ak saçlılar ya da gelenekçiler olarak tanımlanan kanat ile, yenilikçiler ayrımı derinleşmeye başladı.

2000'deki 1. FP kongresinde yenilikçilerin adayı Abdullah Gül 521, gelenekçilerin adayı Recai Kutan ise 633 oy aldı.

FP, 2001'de kapatılınca bölünme partide ayrışmaya neden oldu.

Ayrılanlar, 2002'den sonra kesintisiz olarak Türkiye'yi yönetecek olan Adalet ve Kalkınma Partisi'ni; gelenekçiler ise Saadet Partisi'ni kurdu.

Erbakan'ın "öğrencileriyle" yolu ayrılmıştı.

3 Kasım 2002 seçimleri: Erdoğan, Gül ve Derviş BBC'de

Kendisi, 2002'de aynı zamanda, 'Kayıp Trilyon' davası olarak bilinen ve yaklaşık 1 Trilyonluk hazine yardımının harcanmış gibi gösterilerek devlete iade edilmemesiyle ilgili davada, özel evrakta sahtecilik suçundan iki yıl dört ay ceza aldı.

Beş yıllık siyaset yasağı 2003'te sona erdi.

Erbakan bunun ardından hemen SP'nin genel başkanlığı görevini aldı. Ancak Kayıp Trilyon davası cezasının Yargıtay tarafından onanması ardından bu görevden ayrıldı.

Cezasının infazı önce sağlık raporu nedeniyle ertelendi sonra ev hapsine çevrildi. 2008'de ise sürekli hastalık raporu gerekçesiyle dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından ertelendi.

2010'da ise tekrar genel başkanlığa seçildi.

Bu süre zarfında yaşı ilerlemiş, tabanının büyük bir bölümü ise AKP'ye gitmişti.

Erbakan'ın 2000'li yıllardaki bir fotoğrafı.

Eski 'talebeleri' Gül ve Erdoğan'a sert eleştiriler

AKP'yi ve "eski talebelerini" sert bir biçimde eleştiriyordu Erbakan.

Örneğin 2010 yılında bir Alman gazetesine verdiği röportajda Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan için şunları söylüyordu:

"Onları bazı dış güçler buraya getirdi. Şu anki dünya düzeninin; ırkçı, Siyonist emperyalizmin, insanları köleye çeviren güçleri. Batılı, Siyonist dünya düzenine bilmeden destek oluyorlar. Yaptıklarının çoğu yanlış.

"Erdoğan siyonizmin kasiyeri oldu. O benim öğrencimdi. Ona yapması gerekenleri söyledim, ama dediklerimi yapmadı. Şimdi amacımız onu devirmek."

Bununla birlikte partisinin, AKP ile yan yana düştüğü denklemler de oluşuyordu.

Örneğin 2010'daki anayasa referandumunda Saadet Partisi, "Evet" kampanyası yürüttü.

2010, Erbakan'ın, partisinden ikinci bir kopuşu gördüğü yıl oldu. Bu sene Numan Kurtulmuş, partiden ayrılarak HAS Parti'yi kurdu.

Bununla birlikte Erbakan, ölünceye kadar Saadet Partisi'ndeki çizgisini değiştirmedi.

Konuşmasının zorlaştığı son dönemlerinde dahi, görüşlerini sürekli kamuoyuyla paylaşmayı ve siyaset yapmayı sürdürdü.

2011'de hayatını kaybettiğinde cenazesine yüzbinlerce kişi katıldı.

Paylaşılamayan siyasi miras

2011'de hayatını kaybettiğinde cenazesine yüzbinlerce kişi katıldı.

Fatih Camii avlusundan yapılan "Slogan atmayın" uyarılarına rağmen kitle, bir sloganı atmaktan imtina etmeyecekti.

Bu, Erbakan ile sevenlerin de eleştirenlerin de onunla özdeşleştirdiği bir slogandı: "Mücahit Erbakan".

O gün, Milli Görüş çizgisinden gelen tüm siyasetçiler oradaydı.

Erbakan'ın çevresindeki ana ekibin Saadet Partisi'nde yer almasına karşın, Milli Görüş kökenli siyasi parti ve gruplar arasında "Hoca"nın siyasi mirasına dair tartışmalar ise, yıllar geçse de hiç bitmeyecekti.

Yorumlar (0)
12°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Hatayspor 34 53
6. Alanyaspor 34 52
7. Gaziantep FK 33 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 34 35
18. Başakşehir 33 33
19. Gençlerbirliği 34 32
20. Erzurumspor 34 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 22 Nisan 2021
İmsak 04:35
Güneş 06:09
Öğle 13:08
İkindi 16:54
Akşam 19:57
Yatsı 21:24