Trump'ın Orta Doğu planı: Risk yüksek, başarı şansı düşük

İsrail ve Filistin arasında "barış sürecinin" yeniden başlamasına dair sözleri duyduğunuzda dikkatli olun. Ölü girişimleri hayata döndürmek oldukça zordur.

POLİTİKA 29.01.2020, 21:58 Mehmet Taisi Guzel
36
Trump'ın Orta Doğu planı: Risk yüksek, başarı şansı düşük

Belki de ABD Başkanı Donald Trump, hiç olmadığı kadar öngörülemez bir şekilde, büyük bir diplomatik sürprizle karşımıza çıkacak. 

Ancak basına sızanlar doğruysa, ABD Başkanı kendi destekçilerine ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun çıkarlarına uyacak bir anlaşma hazırlıyor. İsrail ve Filistin arasında "barış sürecinin" yeniden başlamasına dair sözleri duyduğunuzda dikkatli olun. Ölü girişimleri hayata döndürmek oldukça zordur.

ABD Başkanı Trump, içten bir şekilde ve şüphe etmeden, "yüzyılın anlaşmasını" önerdiğini düşünüyor olabilir. Netanyahu için olabilir. İsrail'e Batı Şeria'da Yahudi yerleşimcilerin yaşadığı bölgeler temel alınarak geniş bir alanı ilhak etmesi için yeşil ışık yakılmış olabilir.

Filistinlilere gerçeği kabul etmelerinin, başarısızlığa uğramış ulusal idealler yerine ekonomik faydalara odaklanmalarının ve anlaşmayı reddetmenin çok büyük bir hata olacağını hızlıca kavramalarının çıkarlarına olacağı söylenecektir. 

Ancak onlar şimdiden Trump yönetimini boykot ediyorlar ve açıkça İsrail yanlısı politikaları nedeniyle bir "öfke günü" düzenlemeyi planlıyorlar. 

Filistin - Batı Şeria'daki yerleşimler

Kırgınlık ve suçlama

ABD Başkanı Trump'ın anlaşması herşeyden çok bir teslimiyet dokümanına, Filistin'de Siyonist yerleşimlerin başlamasından yüzyıl, bağımsızlığın ilan edilmesinden 70 yıl sonra, İsrail'in Filistinlilere karşı son kez ve kati bir şekilde zaferini ilan etme şansına benziyor. 

Pek çok İsrailli Siyonizm'in ve onların devletlerinin ilanının, zulme uğramış bir halkın tarihi ve dini anavatanlarına meşru olarak geri dönmesi olduğunu söyleyecektir

Pek çok Filistinli Siyonizmin korkunç bir sömürgeleştirmeden ve topraklarının çalınmasından sorumlu olduğunu kaydedecektir. 

Hangi açıdan bakarsanız bakın, neticede ortaya çıkan çatışma ikinci yüzyılına girdi ve her zaman için için yandı ve bazen de alev aldı.

İsrail ve Filistinliler arasındaki yıllarca süren barış görüşmeleri boyunca, ABD'nin öncelikleri hep İsrail'in istekleri, koşulları ve güvenliği oldu.

Ancak ABD Başkanları birbirini izleyen bir şekilde, barışın olması için İsrail'in yanı sıra bir Filistin devletinin de olması gerektiğini kabul ettiler, onlara eşit ölçüde egemenlik vermeye hazır olmasalar bile. 

İsrail, Filistinlilerin bir dizi iyi teklifi geri çevirdiğini düşünüyor. Filistinli müzakereciler ise büyük ödünler verdiklerini, anavatanlarının yüzde 78'inde İsrail'in varlığını kabul ettiklerini söylüyor. 

Umutlar darbe aldı

Müzakereler sonucunda barış bir kereliğine mümkün görünüyordu, neredeyse 30 yıl önceydi. Norveç'de bir dizi gizli görüşme, Oslo barış sürecine dönüştü, sevinçten uçan Başkan Bill Clinton tarafından 1993'te Beyaz Saray'da düzenlenen bir törenle ölümsüzleşti. 

İsrail'in en büyük savaş kahramanı İzak Rabin ve Filistin'in özgürlük umutlarının vücut bulmuş hali olan Yaser Arafat, gelecek için savaşma değil müzakere etme sözü veren belgelere imza attılar. İki azılı düşman el bile sıkıştılar. 

Rabin, Arafat ve İsrail'in Dışişleri Bakanı Şimon Peres Nobel Barış Ödülü'nü kazandılar.

Yitzhak Rabin (solda), Bill Clinton (ortada), and Yasser Arafat (sağda)

İzak Rabin (solda), Bill Clinton (ortada), and Yasser Arafat (sağda)

Oslo tarihi bir andı. Filistinliler İsrail devletini tanıdı. İsrailliler Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Filistin halkını temsil ettiğini kabul etti.

Kısa bir süre sonra çatlaklar oluşmaya başladı. Binyamin Netanyahu onu İsrail'e ölümcül bir tehdit olarak nitelendirdi. Bazı Filistinliler, örneğin Edward Said gibi akademisyenler, teslimiyet olduğu gerekçesiyle kınadılar.

Hamas ya da İslami Direniş Hareketi'nin Filistinli militanları Yahudileri öldürmeleri ve anlaşma şansını yok etmeleri için intihar bombacıları gönderdiler.

İsrail'deki hava çirkinleşti. İzak Rabin bazı İsrailliler tarafından Nazilerle aynı konuma konarak şeytanlaştırıldı ve gösterilerde bir SS subayı olarak resmedildi. 4 Kasım 1995'te bir Yahudi aşırı sağcı tarafından öldürülmesine giden aylarda tahrik tırmandı.

Rabin'i öldüren barış sürecini yok etmek istedi ve bunu yapmanın en iyi yolunun bunu gerçekleştirebilmek için eli en güçlü olan İsrailliyi ortadan kaldırmak olduğunu düşündü. Haklıydı.

Rabin yaşasaydı bile Oslo yine de başarısızlığa uğrayabilirdi, çatışmayı uzlaşmaya tercih eden her iki taraftaki liderler ile İsrail işgalinin devam ettiği ve Filistinlilerin buna karşı olduğu gerçeği, Kudüs'ün durumu gibi büyük meselelerin yanı sıra, küçük detaylara da yenilebilirdi. 

Siyasi baskılar

Oslo'nun sönümlenmesi yıllar aldı. Bazı diplomatlar ve liderler onu kurtarmak için çaba gösterdi. Ancak şafak henüz sökmemişti, ardından şüphecilik, ihanet ve şiddet geldi.

İsrail, 1967'deki 6 Gün Savaşları'nda ele geçirdiği Batı Şeria'ya ve Filistinlilerin bir devlet kurmayı düşlediği Doğu Kudüs'e yüzbinlerce Yahudiyi yerleştime projesine hız verdi. 

İsrail yaptığının yasal olduğunu savunmaya devam ediyor. Dünyanın geri kalanının çoğu İsraillilerin işgal altındaki topraklara kendi vatandaşlarını yerleştirmeyi yasaklayan uluslararası hukuku ihlal ettiğini düşünüyor. 

Duyurunun zamanlaması, diplomatik bir atılımla ilgili olduğu kadar, Trump ve Netanyahu'nun siyasi ve yasal ihtiyaçlarıyla ilgili de olabilir. 

Her iki lideri de seçimler bekliyor. Ve de yargı süreci. Trump, ABD Senatosu'nda azil istemiyle yargılanıyor, Netanyahu da yolsuzluk, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlarıyla karşı karşıya. İsrail parlamentosu o Washington'dayken, kendisine dokunulmazlık tanıyıp tanımamayı görüşecek.

Başarısızlığa uğramış barış çabaları tehlikeli olabilir. Camp David Zirvesi'nin 2000'de çökmesi, Filistinlilerin şiddetli bir ayaklanmasıyla sonuçlanmıştı. Risk yüksek, başarı şansı ise düşük.

Yorumlar (0)
26°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yeni Haber Sitemiz hakkında puanlama yaparmısınız?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 07 Temmuz 2020
İmsak 03:35
Güneş 05:32
Öğle 13:14
İkindi 17:13
Akşam 20:46
Yatsı 22:34