Turks in London

(The Unheard Voices)

Askar Yılmaz

Sosyolog Semra Eren Nijhar "Turks in London” -The Unheard Voices- başlığı altında topladığı sosyal portreleri yayınlandı. Yıllar önce başladığı Türk göçmenleri üzerine yaptığı çalışma 15 Ekim 2018 tarihinde TC. Londra Başkonsolosluğunda düzenlenen bir toplantıyla topluma sundu. Çok seçkin katılımcılardan oluşan toplantı, TC Başkonsolosunun açış konuşmasıyla başladı. Arkasından Sosyolog Semra Eren Nijhar, çalışmasını özetledi.
 

Çok yakın ve oldukça eski bir arkadaşım olan Semra Eren Nijhar’ın çalışmalarını yakından bilen ve izleyen bir insanım. Yeni çıkan sıcacık Kitabının tamamını henüz okuyamadım. Kitabın ön değerlendirmelerini ve araştırmasında yar alan bazı portrelerin açıklamalarını okudum.

Sayın Eren’in eserinde yer verdiği portrelerin büyük çoğunluğu yakın arkadaş ve tanıdıklarım. “Turks in London” çalışması içinde yer alan portreler, büyük ölçüde KKTC ve Türkiyeli toplumun açısından geride kalan dönemin temsilcileri. Kitapta yer alan genç Türk portreleri, sosyal bir değişimin geleceğe uzayan, geleceği birleştiren bağları durumunda.

Semra Eren Nijhar’ın daha önce yayınladığı kitap tanıtım toplantılarına katıldım. Son kitabını da Sayın Semra Eren’in çalışkan ellerinden alma olanağı edindim. Sosyolog Semra Hanım çok eski bir arkadaşım ve genel toplantılar dışında da baş başa görüşürüz.

Yakından tanıdığım Sayın Semra Eren Nijhar bilimle pratiği birleştirmede oldukça başarılı bir insan olduğu pratik bir geçek. “Türks in London” çalışması, bilimle pratik arası ilişkinin somut bir ifadesi. Semra Hanım toplumun sorunlarına bilimsel çözümler sunmayı, bilimsel çalışmanın temel bir öğesi görüyor. Bu anlayışı sonucu, bilimle toplum arası ilişkiler pratiğine somutluk kazandırabiliyor. Bilime adamış bir kişilik, başka nasıl olabilir? Türk Göçmenler ve sorunlarına yaklaşımı, çalışmalarının öznesi olarak bize yansıyor.
 

Araştırma ve çalışmanın ifadesi olan “Turks in London” deyimi, kesilip biçilen, rafine edilmiş kavram değil. Kavramsallaşmış sosyal, tarihsel, nesnel ve maddi bir tanım.

Son yıllarda, özellikle Türkler arasında, bireyler sosyal, tarihsel ve kültürel bağlarından soyut, kesilip-biçilmiş, aşırı rafine edilmiş dar bir kalıp içinde tanımlanıyor. Oysa, toplumların aşırı rafine edilmiş tanımı, bilimsel yaklaşımlara uymadığı gibi, gelecek açısından da karşılığı olmayan bir soyutlama.
 

Sosyoloji bilimi sonuçta bir sentez varır. Bir akademisyen olarak Semra Eren Nijhar, “Türk Göçmenleri” üzerinde yaptığı çalışmayı, sosyoloji bilimine uygun sürdürmesi, bilimsel ve kişisel yaklaşımlarına oldukça uygun... Çünkü bir bilim olarak sosyoloji ve kavramları, bireylerin ideolojik, siyasi ve kültürel eğilimiyle örtüşmeyebilir.

“Türkler Londra’da” çalışması, “Türk” kavramına, pre-kapitalizm öncesi gözle bakmadığı çok açık. Bu bağlamda, “Duyulmayan Sesler’in” (The Unheart Voices) etnik köken ifade etmesi bir yana, Türk-Kürt başta olmak üzere, çok farklı toplum kesimlerini kapsıyor. Kitapta yer alan portreler ve açıklamalar, göçmenlik sorununa genel bir yaklaşım sunuyor. Örneğin bir portre; “Türkiye’de hiç kimse etnik köken ve dini kimliğimizi sormadığını” ifade ettikten sonra, etnik köken merakının, “bir takıntı” olduğunu ifade etmesi, Semra Hanımın bilimsel yaklaşımının kapsayıcılığına sadece bir örnek.

Pre-kapitalizm öncesi düşünce oldukça basit, basit olduğu için yaygınlık kazanması bir o denli de kolay. Çünkü, pre-kapitalizm dönemi, bilim ve bilimin verileri topluma yabancıydı. Bütünlüklü düşünme, bütün açısından sorunlara bakma yerine, bölünmüş, parçalanmış ve ayrışmış kavramlar üzerinden yapılan değerlendirme, bilimsel olmayan düşüncelerin ana kaynağı.

Sosyolog Semra Eren Nijhar, toplumu bilimsel açıdan gözlemliyor. Toplumsal düzlemde yer alan yeni bir toplum kesitinin (artık eskidi) çok yönlü ilişkilerine ışık tutuyor. Türklerin Londra’daki toplumsal devinim süreci etkin bir biçimde izleniyor. Toplumsal değişime etki eden ana değişkenler ve değişim değerlerinin altı çiziyor.

Daha önce İngiltere-Londra’ya gelip yerleşen Kıbrıslı Türkler ve Türkiye’den gelen Türkler, “Turks in London” kavramı içinde yer alan bir bütün. Bir yanıyla da bütünün bir parçası. Bütünün bir parçası olan “ Turks in London” bütünü, sonuçları bakımından kuşatılmış, etki altına alınmış bir toplum. Semra Hanım, genel bütüne tabi, onun kuşatması altında olan toplumun geleneksel bağlarının zayıflamasını, kültürel ve manevi değerlerinde görülen çözülmeyi gözlemliyor. Kitabın önsözünde ve “Türkler Britanya’da” başlıkları altında yaptığı çözümleme, Türklerin yaşamına ilişkin temel perspektifler sunuyor.

Umarım, “Turks in London” kitabı uzun ve yoğun emeğin sonucu olduğu anlaşılır ve bilimsel bir açığı karşılar.

Sayın Semra Nijhar Hanım’a bu değerli çalışması nedeniyle sonsuz başarılar dilerim. 17.10.18

Askar Yılmaz

askaryilmaz@hotmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.