GENEL

Araç muayene istasyonundaki kavgada hayatını kaybeden polisin eşi yaşananları anlattı:

- 'Benim eşim 44 yaşındaydı, iki çocuk babasıydı. Çok iyi bir insandı, polis memuruydu. İki çocuğum babasız kaldı. Benim yarım gitti' - ''Hadi git yarın gel, geçmiş olsun' diye alayvari bir şekilde 2 saat orada bekletilen bir insana yaklaşıyorlar. Sonra 'Yetkili kim?' diye sormuş eşim, bir bayan yetkilinin yanına gidiyor, bunları söylüyor. O ara ağız dalaşı, münakaşa yaşanıyor ve 20-30 kişilik bir grup eşimin üstüne saldırıyor'

ANKARA (AA) - Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavganın ardından hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin, olayın araçtaki stop lambasının yanıp yanmadığına ilişkin yaşanan tartışma sonrası başladığını belirterek tüm sorumluların cezalandırılmasını istedi.

Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavganın ardından hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin, olaya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

2011 yılında evlendiklerini ve iki çocukları bulunduğunu anlatan Keskin, eşinin yardımsever, hayırsever ve kimseye zararı olmayan bir insan olduğunu söyledi.

Olay günü eşinin 2 Şubat'ta saat 16.00'da araç muayene istasyonunda randevusu bulunduğunu ifade eden Keskin, sıra beklerken eşiyle telefonda görüştüklerini ve işlemler bittikten sonra çocukları alarak eve geleceğini söylediğini aktardı.

Bir süre sonra eşinin kendisini tekrar aradığını belirten Keskin, eşinin 'Burada bir kavga oldu, darbedildim. Hastaneye gidip rapor alacağım.' dediğini anlattı.

- Kavganın başlangıcı

Emel Keskin, hastanede bilinci açık olduğu sırada eşi ile olayın nasıl gerçekleştiğine dair görüştüğünü belirterek şunları kaydetti:

'Muayeneye girdiğinde stop lambasının herhalde yanmadığını söylüyorlar, eşim de bir vatandaştan rica ediyor, 'Arabayı çalıştırır mısın?' diyor, lamba yanıyor. Sonra eşim tekrar içeriye gidiyor, 'Lamba yanıyor' diyor. Onlar da 'Kameranın önünde yanmadı, orada yanması önemli değil. Hadi git yarın gel, geçmiş olsun' diye alayvari bir şekilde 2 saat orada bekletilen bir insana yaklaşıyorlar. Sonra 'Yetkili kim?' diye sormuş eşim, bir bayan yetkilinin yanına gidiyor, bunları söylüyor. O ara ağız dalaşı, münakaşa yaşanıyor ve 20-30 kişilik bir grup eşimin üstüne saldırıyor.'

Darbedildikten sonra eşinin ortamdan uzaklaştığını ve polis ekiplerini aramak istediğini dile getiren Keskin, bu sırada eşinin yeniden saldırıya uğradığını ve ayağının üzerinden araç geçtiğini söyledi.

Olayın ardından eşinin kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini aktaran Keskin, darp raporu için başvurduğu hastanede beyin kanaması tespit edildiğini kaydetti.

- 'Beyin kanaması ve kayma tespit edildi'

Keskin, Onkoloji Hastanesinde yapılan ilk müdahalenin ardından eşinin ambulansla Gazi Hastanesine sevk edildiğini belirterek burada yeniden tomografi çekildiğini ve beyin kanaması ile beyinde kayma tespit edildiğini söyledi.

Doktorların ameliyat öncesinde riskler hakkında kendisini bilgilendirdiğini aktaran Keskin, eşinin 3 Şubat gecesi ameliyata alındığını ve operasyondan sonra entübe edildiğini belirtti.

Ameliyat sırasında şiddetli bir kanama yaşandığını öğrendiğini dile getiren Keskin, yoğun bakım sürecinde eşinin zaman zaman bilincini kaybettiğini ve adını sayıklayarak kendisinden su istediğini anlattı.

Keskin, eşinin günlerce yaşam mücadelesi verdiğini ve perşembe akşamı hayatını kaybettiğini söyledi.

TÜVTÜRK'ün olayla ilgili açıklamasına tepki gösteren Keskin, görüntülerde çok sayıda kişinin yer aldığını savunarak sorumluların cezalandırılmasını istedi.

Keskin, 'Benim eşim 44 yaşındaydı, iki çocuk babasıydı. Çok iyi bir insandı, polis memuruydu. İki çocuğum var babasız kaldı. Benim yarım gitti.' diye konuştu.

Vefat eden polis memuru için dün Ankara Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi. Keskin'in cenazesi, törenin ardından toprağa verilmişti.

Olayla ilgili polis ekiplerince gözaltına alınan 2 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmiş, mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 1'i tutuklanmış, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.