ANKARA (AA) - EFSA ÇAĞLA YAVUZ / AYŞE KARAOSMANOĞLU - Ankara'da evladının ısrarıyla afla döndüğü üniversitede yarım kalan gazetecilik hayalini tamamlayan 70 yaşındaki Erdoğan Doğan, kızıyla aynı anda mezun olmanın sevincini yaşadı.
Ankara'da ticaretle uğraşan Doğan, çocukluğundan beri hayalini kurduğu ve 1976'da başladığı gazetecilik eğitimini dönemin zorlu şartları sebebiyle yarıda bırakmak zorunda kaldı.
Yıllar içinde üniversite eğitimi için çıkan çeşitli öğrenci aflarına başvurmayan ve gazetecilik hayalinden vazgeçen Doğan, avukat olan kızı Azra Doğan Haçkalı'nın ısrarı ve desteğiyle tekrar üniversiteli oldu.
Kızıyla birlikte 2022'de Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde eğitimine başlayan baba Doğan, evladıyla aynı sırayı paylaşıp 4 yıllık lisans eğitimini başarıyla tamamladı.
Kampüsün ve fakültenin örnek gösterilen isimleri haline gelen baba ve kızı, mezuniyet cüppesini de birlikte giydi.
- 'Artık sen bir gazetecilik öğrencisisin'
Erdoğan Doğan, üniversite hayatına ve yaşadığı sürece ilişkin AA muhabirine şunları söyledi:
'Gazetecilik, idealimdeki okuldu. Önce farklı bir bölümü kazanmıştım. İkinci kez üniversite imtihanlarına girerek gazeteciliği kazandım. Ama o dönemdeki yoğun terör olayları sebebiyle okulumu bırakmak zorunda kaldım. Yaklaşık 50 sene geçti. Defalarca af çıktı ama küsmüştüm. En son çıkan afta da kızım 'Baba ben gazeteciliği kazanacağım, senin için okuyacağım, diplomayı sana hediye edeceğim.' dedi ve beni ikna etti.'
Gazetecilik okumanın içinde ukde kaldığını belirten Doğan, kızının sözünde durarak gazeteciliği kazandığını, ardından çıkan öğrenci affında da kendisinin kimlik bilgilerini istediğini anlattı.
Doğan, kızının kendisinin okul kaydını yaptırdığını dile getirerek, 'Beni aradı. 'Baba beraber okuyacağız, artık sen bir gazetecilik öğrencisisin.' dedi. Çok şaşırdım, biraz direndim ama kızımın ısrarı ağır bastı.' dedi.
Öğrencilik hayatının yıllar sonra yeniden başladığını anlatan Doğan, insanın çocuğuyla beraber aynı sırayı paylaşmasının çok güzel bir duygu olduğunu, okula dönmüş olmanın çok hoşuna gittiğini dile getirdi.
Doğan, okulunu yuvası gibi benimsediğini ve koşa koşa gittiğini söyleyerek, 'Belki de bu geçmiş yılların hasretiydi. Başlarda benim dönemimle bu dönemdeki farkı çok hissettim. Ama sınıf arkadaşlarımla kaynaştıkça alıştım. Zaten bir kısmı kızım yaşında, bir kısmı torunum yaşında, sağ olsunlar beni hiç yalnız bırakmadılar.' diye konuştu.
- 'Okulum bana çok şey kattı'
Derslerinde başarılı olduğunu vurgulayan Doğan, kendisi gibi öğrenim hayatı yarım kalmış kişilere de şu tavsiyede bulundu:
'Şunu öğrendim ki ne olursa olsun okumanın yaşı yok. Okumanın, öğrenmenin bir sınırı yok. İnsanın yaşadığı müddetçe okuması lazım. Eğer o imkan, fırsat varsa muhakkak değerlendirmeli. Ben bunu bizzat kendimde gördüm. Okula gelince bilmediğim çok şey olduğunu da öğrendim. Hocalarım sayesinde gerçekten hayatı, kendimi ve yaşadığım toplumu öğrendim. Okulum bana çok şey kattı.'
Doğan, öğrenci arkadaşlarının ve hocalarının kendisini çok motive ettiğini ve mezun olduğu için çok mutlu olduğunu dile getirerek, 'İşin gerçeği bu yaştan sonra gazetecilik yapmayı pek düşünmüyorum. Ancak gazetecilik yapan arkadaşlar var. 'Eğer gelirsen, istersen beraber çalışırız.' dediler. Değerlendireceğim.' ifadelerini kullandı.
- 'Okursak beraber okuruz babamla'
Avukat Azra Doğan Haçkalı ise gazetecilik bölümünün kendisinin ikinci üniversitesi olduğunu belirterek, şunları söyledi:
'Aslında küçüklüğümden beri içimde babamın da etkisiyle gazetecilik hayali vardı ama cesaret edemiyordum. Sonrasında dedim ki 'Okursak beraber okuruz babamla.' Biz beraber bu yolu aşarız, beraber yürürüz. Gazetecilik serüvenimiz bu şekilde başladı.'
Babasının başta üniversiteye dönmeyi kabul etmediğini ancak sonrasında okula alıştığını ve sürekli okulda vakit geçirmeye başladığını aktaran Haçkalı, babasının sürekli ders çalıştığını, evde kendisine bir kütüphane oluşturduğunu, kendisine düşenin sadece onu desteklemek olduğunu kaydetti.
Haçkalı, sınıf arkadaşlarının başta kendilerine inanmadığını ve şaka yaptıklarını zannettiğini dile getirerek, 'Onların da çok hoşuna gitti bu durum. Benden daha çok desteklediler aslında. Hocalarımız da aynı şekilde. Benim işim sebebiyle okula yetişemediğim, gelemediğim zamanlar oldu. Babamı arkadaşlarına ve hocalarına emanet ettim. O şekilde adapte oldu.' ifadelerini kullandı.
- 'Babamın öğrenmesine şahit olmak paha biçilemezdi'
Gazetecilik okumanın yanı sıra çalışma hayatının ve yüksek lisans yapmanın kendisi için zor bir süreç olduğunu anlatan Haçkalı, bu zorluklara rağmen babasıyla birlikte okumanın kendisini çok mutlu ettiğini ve bu süreçte çok tatlı anılar biriktirdiklerini söyledi.
Haçkalı, babasıyla beraber okumanın hayatında yaptığı en keyifli şey olduğunu dile getirerek, 'Babamın öğrenmesine şahit olmak, onun benim öğrenmeme şahit olması paha biçilemezdi. Bize yardımcı olup destekleyen herkese çok teşekkür ederiz.' dedi.