İSTANBUL (AA) - Türkiye'nin çevre vizyonuna sivil toplum kanadından güçlü bir soluk getirmesi planlanan Cemre Vakfının tanıtım programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirildi.
Vakfın Mütevelli Heyeti Üyesi Engin Altan Düzyatan ve sunucu Pelin Çift'in sunumuyla gerçekleşen programda konuşan Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, ilk cemrenin havaya düştüğü 20 Şubat'ta gençliğin enerjisi ve ortak heyecanıyla bir arada olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
Vakfın tanıtımında kendilerini yalnız bırakmadıkları için katılımcılara teşekkür eden Gökgöz, 'Bugün burada gençlerimizin enerjisi ve gönüllülerimizin emeğiyle küçük adımların büyük bir hikayeye dönüşeceği bir yolculuğun başlangıcındayız. Bu hikaye doğaya ve insana atanmış bir sorumluluğu, geleceğe bırakılacak en temiz mirasın ve bir gençlik hareketinin hikayesidir.' dedi.
Gökgöz, vakfın çalışmalarının, destek verenlerin fikirleri ve katkılarıyla her geçen gün daha da güçleneceğini ve anlam kazanacağını belirterek ''Bir cemre de sen ol' diyerek sizleri sadece bu seferberliğin bir parçası olmaya değil, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye davet ediyoruz. Her katılım, her fikir, her gönüllü adım değişimin ve sorumluluğun gerçek temsilcisi olacaktır. Sizleri üniversitenizde, mahallenizde, şehrinizde bu değişimin öncüsü olmaya çağırıyoruz.' ifadelerini kullandı.
Kalkınma hamleleriyle doğayı korumanın birbirine zıt kavramlar değil, aksine birbirini besleyen iki ana unsur olduğuna inandıklarını kaydeden Gökgöz, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan Yeşil Kalkınma Devrimi ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri bizler için sadece bir iddia değil, büyük bir medeniyet vizyonudur. Biz bu vizyonu lafta bırakmıyor, dört ana unsurla cemre olarak sahaya iniyoruz.' diye konuştu.
Gökgöz, mavi vatanın akciğerleri olan deniz çayırlarını korumak ve çoğaltmak amacıyla deniz ekosistemi için bir seferberlik başlattıklarını vurgulayarak, 'Zira biliyoruz ki denizlerimiz ne kadar nefes alırsa geleceğimiz de o kadar ferah olacaktır. Uygulamasına başladığımız Dipte İz Projesi ile deniz çayırı popülasyonumuzun mevcudunu korumayı ve aynı zamanda yapacağımız ekim faaliyetleri ile deniz çayırı bakiyemizi artırmayı hedefliyoruz.' dedi.
Cemre Arama Kurtarma Projesi kapsamında gönüllüleri bilinçlendirerek Türkiye'nin gerçeği olan afetlere karşı donanımlı, afete müdahale konusunda eğitimli ve her an göreve hazır ekipler oluşturduklarına dikkati çeken Gökgöz, şöyle devam etti:
'Arama kurtarma ekiplerimizin eğitiminde gösterdikleri işbirliği için AFAD Başkanlığımıza teşekkür ediyoruz. Ağaçlandırma anlayışımızda yepyeni bir sayfa açarak bu meseleyi bir yeşil vatan seferberliği olarak görüyoruz. Hangi fidanın hangi toprakla daha güçlü bağ kuracağını, hangi türün bölge ekosistemine en yüksek katkı sağlayacağını titizlikle analiz ediyoruz. Yeşil vatanımızı korumayı, sınırlarımızı korumak kadar kutsal bir vazife biliyor, diktiğimiz her kökle bu toprakların geleceğine daha güvenli ve daha yeşil bir istikbale mühürlüyoruz.'
Gökgöz, tüm bu süreçleri enerji verimliliği ve azaltma hiyerarşisi ilkeleriyle taçlandırdıklarını belirterek enerjinin sadece tasarruflu değil, en akılcı şekilde kullanılmasına yönelik çalışmalarla kaynaklarını yarınlar adına koruma altına aldıklarını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hem mavi hem de yeşil vatanın en büyük savunucusu olduğu için teşekkür ettiğini söyleyen Gökgöz, 'Sayın Cumhurbaşkanım, Cemre hareketi ve bugün itibariyle Cemre Vakfının ufku Türkiye Yüzyılı'nın vizyonuyla şekillendi. Ülkemize kazandırdığınız bu ufuk için şahsım, Cemre Vakfı ailesi ve ülkemizin yarınları adına şükranlarımı arz ediyorum.' diye konuştu.
- 'En büyük güvencemiz ve aslında tüm sorularımızın yanıtı gençlerimiz'
Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Hasan Mandal da yaptığı konuşmada, Anadolu'da baharın gelişinin sembolü ve aynı zamanda vakıflarının da ismi olan cemrenin önce havaya, sonra suya, sonunda da toprağa düştüğünü ve her düşüşün aslında bir uyanışın işareti olduğunu söyledi.
Karşı karşıya olunan iklim krizinin etkisiyle benzer bir uyanış sorumluluğu sürecinden geçildiğine dikkati çeken Mandal, 'Cemrenin ilk olarak havaya düşüşüne farkındalık odaklı bakarsak iklim değişikliğiyle birlikte özellikle gıda, su, enerji, arz güvenliği ülkelerin ve insanların ana gündemi haline geldi ve bu durum ülkelerin önceliklerini yeniden şekillendiriyor. Bu da beraberinde geleneksel bir jeopolitik bakışın ötesinde artık jeoekonomik bir bakışa sebep oluyor.' diye konuştu.
Artık rekabetin ülkelerin kendi kendine yetebilme kabiliyetiyle tanımlandığını kaydeden Mandal, 'Sayın Cumhurbaşkanımız, bu tablo sizlerin liderliğinde şekillenen tam bağımsız Türkiye hedefimizin ve aynı zamanda stratejik bağımsızlık zemininde ulaştığımız gücün isabetini de gösteriyor.' dedi.
Mandal, ikinci cemrenin suya düşmesine sorumluluk odaklı bakılması durumunda, farkındalığının sorumluluk ve eyleme dönüştüğünü, bunun da bilim ve teknolojiye karşılık geldiğini aktardı.
Bunun en iyi örneğinin Türkiye'nin savunma sanayisi olduğunu belirten Mandal, 'Savunma sanayisindeki gelişmemiz sadece bir tersine mühendislik değil, aynı zamanda mevcutlarından çok daha iyi özelliklere sahip ürünler. Bu da ancak bilim ve teknolojiye verilen önem ve destek ile başarıldı.' diye konuştu.
Mandal, savunma sanayisindeki başarının, iklim değişikliğine karşı direnç odaklı yenilikçi çözümlere dönüştürülmesi gerektiğini, bunun da ancak bilim ve teknolojiyle mümkün olduğunu dile getirdi.
Bilim ve teknolojinin sonuca dönüşmesinin 'Kiminle?' ve 'Nasıl?' sorularının cevaplanmasıyla mümkün olduğunu kaydeden Mandal, 'Bu sorulara cevapla birlikte üçüncü cemrenin toprağa düşüşüne de umut odaklı bakarsak, bilim ve teknolojinin sonuca ve değere dönüşmesini ise ancak gerekli bilgi, beceri ve ahlaki değerlere sahip insan kaynağıyla gerçekleştirebiliriz. Bu durumun da Sayın Cumhurbaşkanım, sizlerin sürekli gündeme getirdiğiniz ve üzerinde hassasiyetle durduğunuz TEKNOFEST kuşağıyla mümkün olduğunun bilincindeyiz.' sözlerini sarf etti.
Mandal, 'En büyük güvencemiz ve aslında tüm sorularımızın yanıtı gençlerimiz. Çünkü gençlik birlikte üreten, birlikte sorumluluk alan, aldığı sorumluluğu bir imkan olarak gören ve bundan heyecan duyan bir iradeyi temsil ediyor. Çünkü biliyoruz ki aynı zamanda iyilik ve sorumluluk hissinin temsili hareketi olan cemre, en çok sorumluluktan heyecan duyan gençlerimizin yüreğine düştüğü zaman bahar başlıyor.' ifadelerini kullandı.
- 'Amacımız gençleri çevreyle buluşturmak'
Cemre Vakfı Onursal Başkanı Çiğdem Karaaslan ise yaptığı konuşmada, cemrenin bir kelimeden önce bir his olduğunu, cemrenin soğuk bir zamanın ardından gelen ilk sıcaklıkla birlikte havanın, suyun ve toprağın nefes alması olduğunu ifade etti.
Karaaslan, şöyle konuştu:
'Bizim hikayemiz de tam olarak böyle başladı. 2021 yılında pandemi dünyaya her alanda çetin bir kış yaşatırken, sıcak ve samimi bir niyetle yola çıktık. Amacımız gençleri çevreyle buluşturmak, doğayla aralarındaki bağı kuvvetlendirmek ve iklim değişikliğiyle mücadeleye dair yürütülen çalışmaların sahada karşılık bulmasını sağlamaktı. O günlerde hiç kimse çok büyük bir hareketten söz etmiyordu ama içimize bir cemre düşmüştü. Zamanla bu sıcaklık yayıldı. Önce 1000 gence ulaşmayı hedefledik. Sıfır atık, iklim değişikliği, enerji politikaları, çevre ahlakı gibi başlıklarda onlarla bir araya geldik, eğitimler verdik. Sonra hayat bizi daha zor zamanlarla sınadı. Kastamonu Bozkurt'ta yaşanan sel felaketinde, Manavgat ve Marmaris'teki yangınlarda ve hepimizin yüreğinde çok derin bir acı olan 6 Şubat depremlerinde, çok değerli kardeşim, Eyüp Kadir İnan başkanımızın sürece katkısı ve yönlendirmesiyle on binlerce cemre sahadaydı.'
Artık bunun yalnızca bir çevre hareketi olmadığını, cemrenin zor zamanda uzanan bir el, insanın insana omuz vermesi olduğunu kaydeden Karaaslan, '7 bölgeye 7 bin cemre' diyerek AFAD eğitimlerini başlattıklarını ve gençlerin kendilerine yalnızca duyarlı değil, sorumluluk almaya, yükü omuzlamaya, birlikte iyileştirmeye hazır olduklarını gösterdiklerini dile getirdi.
O an cemrenin büyüdüğünü fark ettiklerini ifade eden Karaaslan, 'AK Parti çatısı altında başlayan, Gençlik Kolları Teşkilatımız ile büyüyen bu yapı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ileri vizyonuyla bugün Türkiye'nin çevre ve afetler alanında en güçlü gençlik hareketi olma hedefiyle her kesimden gencin aynı amaç için bir araya geleceği bir sivil çağrıya dönüşüyor.' dedi.
Karaaslan, konuşmasına şöyle devam etti:
'2025 yılının Temmuz ayında Cemre Vakfımızı kurduk. Bu bir unvan değişikliği değil sadece. Sahada filizlenen bir hareketin toplumun bütün kesimlerine ulaşma hedefiyle kök salmasıydı. Türkiye'nin çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki yükselen rolü, kararlı bir siyasi irade ve uzun vadeli bir vizyonla bugün daha büyük bir anlam kazanıyor. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanım, zatıalinizin çevreyi kalkınmanın karşısında değil, kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olarak ele alan yaklaşımı belirleyici ve bize çok güçlü bir çerçeve sunuyor. İklim değişikliği ile mücadeleden sürdürülebilir şehirlere, doğal kaynakların korunmasından çevre politikalarının devlet düzeyinde sahiplenilmesine kadar uzanan bu anlayış çevre meselesini ulusal bir sorumluluk alanına taşıyor. Bu iradeyi toplumsal zeminde güçlendiren en önemli unsur ise Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncelik ettiği çevre ve sürdürülebilirlik çalışmalarıdır. Özellikle sıfır atık, çevre bilincini günlük hayatın bir parçası haline getirirken, Türkiye'nin bu alandaki birikimini uluslararası ölçekte bir modele dönüştürmüştür. Bu iki güçlü destek şunu mümkün kılıyor: Türkiye çevreyi yalnızca koruyan değil, çözüm üreten, model sunan, ilham veren bir ülkedir. Cemre Vakfının yaklaşımı da tam olarak bu anlayışla örtüşmektedir.'
Vakfın tanıtım filminin gösterildiği programda, 5 ilden gönüllülerin gönderdiği video mesajları paylaşıldı.
Sahne gösterisi yapan küçük bir kız çocuğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kardelen çiçeği takdim etti.
Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, Vakfın Onursal Başkanı Çiğdem Karaaslan, Mütevelli Heyeti Başkanı Hasan Mandal, Mütevelli Heyet Üyesi ve Anadolu Ajansı (AA) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Osman Arslan, Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Mütevelli Heyeti Üyesi Engin Altan Düzyatan ve Mütevelli Heyeti Üyesi Oğuzhan Serinkaya'nın toplu fotoğraf çekimi ve hediye takdimiyle sona erdi.