POLİTİKA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Üstel ile görüştü:

- 'KKTC enerji arzına ilişkin atılması gereken adımlar önceliklerimiz arasında yer almakta olup bu konudaki girişimlerimizi kararlılıkla devam ettireceğiz. Doğal gaz konusunda başlattığımız çalışmaları tamamlayarak kısa süre içinde yatırım aşamasına geçilmesini öngörüyoruz' - 'Tüm gayretimiz KKTC vatandaşlarının ve işletmelerinin daha güçlü bir enerji altyapısına kavuşması içindir. Bu çerçevede orta-uzun vadede KKTC'nin enerji arzını güvence altına alacak projeleri hayata geçirmekte kararlıyız' - 'Rum yönetimi ve siyasetçileri gün aşırı yaptıkları mesnetsiz açıklamalarla Kıbrıs Türklerine ve Türkiye'ye karşı nefret duygularını ifade etmekten çekinmiyorlar. Uluslararası sularda Sumud Filosu'na İsrail yönetiminin yaptığı hukuksuz müdahalelere destek veren Rum tarafı, insani değerler ve uluslararası hukuk anlamında nasıl bir zihniyete sahip olduklarını da ortaya koymuştur'

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'KKTC enerji arzına ilişkin atılması gereken adımlar önceliklerimiz arasında yer almakta olup bu konudaki girişimlerimizi kararlılıkla devam ettireceğiz. Doğal gaz konusunda başlattığımız çalışmaları tamamlayarak kısa süre içinde yatırım aşamasına geçilmesini öngörüyoruz.' dedi.

Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ve beraberindeki heyetle Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Konutu'nda bir araya geldi. Görüşmede, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da yer aldı.

Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Üstel ile ortak açıklamada bulunan Yılmaz, görüşmede, KKTC ile ikili ilişkileri kapsamlı biçimde ele alarak, işbirliğini kuvvetlendirme yolunda atılacak adımları ve hayata geçirilecek çeşitli projeleri istişare etme imkanı bulduklarını söyledi.

Yılmaz, 9 Nisan'da Kıbrıs Türk halkının hayatına dokunan, refahını artıran ve onu daha da müreffeh bir noktaya taşımayı hedefleyen gayretlere dair bir yol haritası niteliğini taşıyacak 2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması'nı, Ankara'da Üstel ile beraber imzaladıklarını hatırlatarak, söz konusu anlaşmanın KKTC'deki iç hukuk sürecinin kısa süre önce tamamlanmış olmasından memnuniyet duyduklarını, Türkiye'deki ilgili süreçlerin de en kısa süre içinde tamamlanacağını öngördüklerini ifade etti.

- 'Ada'da yaşanan elektrik kesintilerinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir'

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın da katılımıyla gerçekleşen bugünkü görüşmenin ana gündeminin enerji alanındaki işbirliği olduğunu aktaran Yılmaz, şöyle konuştu:

'KKTC'nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, üretim kapasitesinin artırılması ve enerji altyapısının daha sağlam bir yapıya kavuşturulması yönünde yürüttüğümüz çalışmaları kapsamlı bir şekilde ele alma fırsatı bulduk. Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin önceliği neyse bizim de önceliğimiz odur. Enerji konusunun bu anlamda önceliklerimiz arasında en üst sıralarda olduğunu ifade etmek isterim. Adanın enerji arz güvenliğine dönük olarak KKTC'de gerçekleştirilen saha incelemeleri ve görüşmeler neticesinde EÜAŞ aracılığıyla Eylül 2024 itibarıyla 5 mobil santral adada tesis edilmiştir.

Geçen yıl 2 mobil santralin daha KKTC'ye sevkiyatının tamamlanmasıyla birlikte devreye alınan mobil santral sayısı 7'ye ulaşmıştır. Böylece her biri 25 megavat gücündeki santraller vesilesiyle KKTC'de giderek artan elektrik ihtiyacının sağlıklı bir şekilde karşılanabilmesi sağlanmaktadır. Bu santrallerin tüm bakım ve onarımları Türkiye tarafından karşılanmaktadır. KIB-TEK bünyesinde yer alan dizel makinelerin bakım, onarım ve arıza tamirleri de belirli dönemlerde iki ülke arasında imzalanan iktisadi ve mali işbirliği anlaşması aracılığıyla karşılanmıştır. Verdiğimiz blokelerle EÜAŞ'ın işbirliğinde 2026 anlaşması kapsamında da KIB-TEK'e ait 4 dizel makinenin bakımına ilişkin giderler karşılanacak olup, böylece adada elektrik üretim faaliyetlerinin devam etmesi ve kondisyon kayıplarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.'

Yılmaz, KIB-TEK'in ihtiyaç duyduğu akaryakıtın navlun bedelinin de Anlaşma kapsamında karşılandığını dile getirerek, 'Bu saydığım yatırım ve projeler ile özellikle yaz döneminde Ada'da yaşanan elektrik kesintilerinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Tüm gayretimiz KKTC vatandaşlarının ve işletmelerinin daha güçlü bir enerji altyapısına kavuşması içindir. Bu çerçevede orta-uzun vadede KKTC'nin enerji arzını güvence altına alacak projeleri hayata geçirmekte kararlıyız.' değerlendirmesini yaptı.

Yılmaz, Ada'daki enerji arz güvenliğinin sağlanması kapsamında, Kablo ile Elektrik Projesi ve bu proje ile ilgili uzun vadeli perspektifi koruyarak, Türkiye ile KKTC arasında karşılıklı doğal gaz tedarik imkanı sağlayacak doğal gaz boru hattı kurulmasına yönelik bir anlaşmanın hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere farklı alternatifler üzerinde KKTC'deki meslektaşları ile birlikte çalıştıklarını kaydetti.

- 'Gayemiz, KKTC'nin Doğu Akdeniz'in parlayan yıldızı haline gelmesidir'

Projenin, iki ülkenin enerji alanındaki işbirliğini stratejik bakımdan daha ileri bir seviyeye taşıyacağına inandıklarını dile getiren Yılmaz, 'KKTC enerji arzına ilişkin atılması gereken adımlar önceliklerimiz arasında yer almakta olup bu konudaki girişimlerimizi kararlılıkla devam ettireceğiz. Doğal gaz konusunda başlattığımız çalışmaları tamamlayarak kısa süre içinde yatırım aşamasına geçilmesini öngörüyoruz.' diye konuştu.

Yılmaz, haziran ayı içinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar ile KKTC'yi ziyaret edeceklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

'Bu ziyaret kapsamında mutabakat zaptını imzalamayı hedefliyoruz. O kapsamda daha sonra en kısa sürede bir hükümetler arası anlaşmayla birlikte bu önemli stratejik projenin altyapısını oluşturmayı, teknik çalışmalar biter bitmez de projeyi başlatmayı öngörüyoruz. Kabloda AB ilişkileri bağlamında bazı meseleler var biliyorsunuz ama doğal gazda böyle bir meselemiz yok. Doğal gaz tamamen iki ülkenin kararına bağlı bir mesele. Dolayısıyla burada hükümetler arası anlaşmayı yaptığımız andan itibaren çok kısa süre içinde gerekli adımları atmamız konusunda bir perspektife sahip olduğumuzu ifade etmek isterim.'

KKTC'nin kendine yeterli, küresel dönüşümleri takip eden ve uyum sağlayabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomiye kavuşması için gayretlerini sürdürdüklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'Gayemiz, KKTC'nin güçlü altyapısıyla, turizmiyle, üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle, bilişim vadileriyle Doğu Akdeniz'in parlayan bir yıldızı haline gelmesidir. Bu yolda on yıllardır süren haksız izolasyonlar bizi yıldırmamakta, aksine dayanışma irademizi perçinlemekte ve çalışma azmimizi güçlendirmektedir.

Zira bu güzel ülkenin, bu insanların ihyası bizim milli davamızın ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye tüm kurum ve kuruluşlarıyla tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de KKTC'nin yanındadır. Bundan sonra da her daim yanında duracak, Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve refahının muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine getirmeye devam edecektir. Milli davamız Kıbrıs meselesinde Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle omuz omuza adalet mücadelemizi var gücümüzle sürdürüyoruz.'

- 'Rum tarafı, nasıl bir zihniyete sahip olduklarını ortaya koymuştur'

Ada'daki iki eşit egemen halkın ve iki devletin varlığı kabul edilmeden, gerçeklere dayalı bir çözümün mümkün olmadığının altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti:

'Kıbrıslı Rumların çözüm konusunda samimi olmadığı, adanın ortak sahibi olan Kıbrıs Türk halkıyla siyasi gücü ve refahı eşitlik temelinde paylaşmak istemedikleri açıktır. Rum yönetimi ve siyasetçileri gün aşırı yaptıkları mesnetsiz açıklamalarla Kıbrıs Türklerine ve Türkiye'ye karşı nefret duygularını ifade etmekten çekinmiyorlar. Uluslararası sularda Sumud Filosu'na İsrail yönetiminin yaptığı hukuksuz müdahalelere destek veren Rum tarafı, insani değerler ve uluslararası hukuk anlamında nasıl bir zihniyete sahip olduklarını da ortaya koymuştur. Ancak biz tüm bunlara rağmen Kıbrıslı kardeşlerimizle çıktığımız bu adalet yolculuğunda yola güçlenerek devam ediyoruz. Kıbrıslı Türklerin derdini, mutluluğunu, gururunu ve mücadele azmini her daim yüreğinde hisseden Türk milleti, bu yolda azim ve kararlılıkla yürümeye devam edecektir.'

Yılmaz, adadaki iki komşu devletin iyi ilişkiler ve işbirliği içinde yan yana yaşamasının bölgesel istikrara ve refaha eşsiz katkılar sunacağını, Barış Harekatı sonrası yarım asrı aşan huzur ve güven ikliminin Türkler kadar Rumların da kalkınmasına zemin hazırladığını söyledi.

Tüm adanın bugün geçmişine göre daha demokratik, müreffeh bir konumda olduğunu aktaran Yılmaz, 'Türkiye olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Uluslararası topluma Kıbrıs Türkleri'nin haklı davasını her platformda anlatmaya devam edeceğiz.' dedi.