EKONOMİ

İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Bilgen, AA Finans Masası'na konuk oldu: (1)

- 'Bu yılın ikinci yarısında 4. ana pistimizi de devreye almayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra yine mevcut terminalimizde 90 milyon olan yolcu kapasitesini 120 milyona çıkaracak yatırımları da paralelde devam ettiriyoruz. Bunlarla birlikte ikinci faz yatırımları dediğimiz yatırımlarımız tamamlandığında İGA İstanbul Havalimanı, 120 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanına dönüşmüş olacak' - 'İstanbul Havalimanı ve Türkiye için bölgede 'güvenli liman' algısının öne çıktığı bir dönem olduğunu da görüyoruz. Özellikle kritik dönemlerde bizim havacılıkta 'divert' dediğimiz uçuşların farklı, daha güvenli yerlere yönlendirildiği anlarda İstanbul Havalimanı küresel havacılığın aslında güvendiği nokta oldu' - 'Yaptığımız bağımsız araştırmalarda da İstanbul Havalimanı'nın doğrudan ve dolaylı olarak Türkiye ekonomisine yüzde 2,5'e yaklaşan bir katkı sağladığını görüyoruz'

İSTANBUL (AA) - İGA İstanbul Havalimanı Üst Yöneticisi (CEO) Selahattin Bilgen, İGA İstanbul Havalimanı'nın kapasitesini artıracak şekilde yatırımların sürdüğünü belirterek, 'Bu yılın ikinci yarısında 4. ana pistimizi de devreye almayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra yine mevcut terminalimizde 90 milyon olan yolcu kapasitesini 120 milyona çıkaracak yatırımları da paralelde devam ettiriyoruz. Bunlarla birlikte ikinci faz yatırımları dediğimiz yatırımlarımız tamamlandığında İGA İstanbul Havalimanı, 120 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanına dönüşmüş olacak.' dedi.

Bilgen, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.

Geçen 3 aylık sürecin, sadece havacılık açısından değil, küresel anlamda da ciddi sarsıntılar ve değişikliklerin yaşandığı bir dönem olduğuna işaret eden Bilgen, ABD/İsrail ve İran savaşının ciddi etkileri olduğunu söyledi.

Bilgen, İstanbul Havalimanı'nın küresel ölçekte havacılık merkezi olduğuna işaret ederek, bu nedenle savaşın küresel havacılığa etkisinin İstanbul Havalimanı'nda görüldüğünü dile getirdi.

İlk çeyrek açısından yıla başlarken yaklaşık yüzde 8'lik büyüme hedeflerinin olduğunu belirten Bilgen, şöyle konuştu:

'Geçtiğimiz yılı 84,5 milyon yolcuyla kapatmıştık. Bu yılın ilk çeyreğini yüzde 5,5'lik bir büyümeyle kapattık. Dolayısıyla aslında büyümeye devam ettiğimiz ancak hedeflerimizin bir miktar arkasında kaldığımız bir 3 aylık dönem oldu. Bunda savaşın etkileri yadsınamaz ancak bir yandan da baktığımızda İGA İstanbul Havalimanı ve Türkiye için bölgede 'güvenli liman' algısının öne çıktığı bir dönem olduğunu da görüyoruz. Özellikle kritik dönemlerde bizim havacılıkta 'divert' dediğimiz uçuşların farklı, daha güvenli yerlere yönlendirildiği anlarda İstanbul Havalimanı küresel havacılığın aslında güvendiği nokta oldu. Özellikle Körfez bölgesindeki taşıyıcıların uçaklarını havalimanımıza yönlendirdiğini ve uzun süreli parklandırdığını gördük.'

- 'Kısa süre önce ilk 10'da bile yer alamadığımız Avrupa'da şu anda zirvede yer alıyoruz'

Bilgen, özellikle doğu-batı aksındaki uçuşlarda Orta Doğu üzerinden geçmek yerine, Türkiye'nin üzerinden geçen uçuşların daha fazla tercih edildiğini söyledi.

Bilgen, bunun İstanbul Havalimanı'nın küresel ölçekte 'güvenli liman' algısını artırdığını vurgulayarak, 'Hem artı yönlü hem eksi yönlü etkilerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Artık küresel bir oyuncu olarak, küresel anlamdaki havacılıktaki daralmayı etkileyecek unsurlar bizi olumsuz etkilerken, bir yandan da bizim kendi payımızın arttığı, Türkiye'nin ve özellikle İstanbul'un küresel havacılıkta ön plana çıktığı, bir yandan da diğer rakiplerden pazar payı aldığımız bir dönemden geçiyoruz. Burada da kendimizi pozitif olarak ayrıştırmaya devam edeceğiz.' dedi.

İstanbul Havalimanı yatırımının, yaklaşık 200 milyon yolcuya kadar çıkabilecek bir kapasitenin planlanmasıyla başladığını belirten Bilgen, havacılığın ekonomik ve sosyal olarak çok önemli yansımaları olduğuna dikkati çekti.

Bilgen, havacılık bağlantı gücündeki yüzde 10'luk bir büyümenin, bir ülkenin gayri safi milli hasılasına doğrudan binde 5 nispetinde katma değer yarattığını anlatarak, İGA İstanbul Havalimanı'nın Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkısının 24,2 milyar dolar seviyesinde hesaplandığını bildirdi.

Bu etkinin üretim, gelir, istihdam ve bağlantı gücü üzerinden çok boyutlu bir ekonomik değer yarattığını dile getiren Bilgen, şöyle devam etti:

'Yaptırdığımız bağımsız araştırmalarda da İstanbul Havalimanı'nın doğrudan ve dolaylı olarak Türkiye ekonomisine yüzde 2,5'e yaklaşan bir katkı sağladığını görüyoruz. Dolayısıyla bu ekonomik anlamdaki önemli etkilerin yanı sıra bir yandan da ülkemizin ve İstanbul'un sunduğu coğrafi konum avantajı da var. Burada da yine özellikle Asya, Afrika ve Avrupa'nın merkezinde yer almamız, doğu-batı ve kuzey-güney akslı uçuşlarda orta noktada yer alarak aslında ideal bir aktarma merkezi konumunda yer alıyor olmamız, bizi rakiplerimizden ayrıştıran unsurlardan bir diğeri oldu ama bunların en önemli tamamlayıcısı da kapasiteyi doğru zamanda doğru şekilde hizmete sunmak ve en üst seviyede verimli bir şekilde bu hizmeti devam ettirebilmek.'

İstanbul Havalimanı'nda temel havacılık parametreleri olarak bakılan temel performans göstergelerinde Avrupa'nın zirvesinde yer aldığını belirten Bilgen, bunun da sonuçlara yansıdığını söyledi.

Bilgen, 'Bundan kısa bir süre önce ilk 10'da bile yer alamadığımız Avrupa'da şu anda zirvede yer alıyoruz. 5 yıldır üst üste uçuş sayısında zirvedeydik. Artık yolcu sayısında da zirvede yer alıyoruz. Dolayısıyla bu da günlük rekorlara da yansıyor. Bir günde en fazla yolcu ağırlama rekorunu, 280 bini aşan yolcu sayısıyla İstanbul Havalimanı elinde bulunduruyor. Yine sadece bir günde 1700'ü aşan uçuş sayısıyla da tüm zamanların uçuş sayısı rekoru da İstanbul Havalimanı'nda yer alıyor.' dedi.

- 'Bu yılın ikinci yarısında 4. ana pistimizi de devreye almayı planlıyoruz'

Selahattin Bilgen, İstanbul Havalimanı'nın önemli artılarından birisinin, çok uzun vadeli bir perspektifle planlanması olduğunu belirtti.

Bilgen, master planlamayla yolcu sayısı ve uçuş sayılarıyla orantılı olacak şekilde gerekli altyapının planlanması çalışmasının projenin en başında yapıldığına işaret ederek, şunları kaydetti:

'Biz aslında yolcu sayımız ve uçuş sayılarımız hangi seviyeye geldiğinde, hangi yatırımları devreye almamız, kapasitemizi nereden nereye taşımamız ve ne zaman ne yapmamız gerektiğini ilk baştan bilerek operasyonumuza başladık. Bu da bize çok önemli bir avantaj sağlıyor. Bunu tabii teknolojiyle de birleştiriyoruz. Havalimanının Faz-1 yatırımları kapsamında 3 ana pist, 2 yedek pistle birlikte dünyanın en büyük terminalini hizmete açmıştık ancak 3 pistin aynı anda iniş ve kalkışlarda kullanılıyor olması Avrupa'da örneği olmayan bir uygulamaydı. Geçtiğimiz yıl bu operasyona da başlayarak hem kapasitenin daha verimli kullanılması hem taksi sürelerinin daha aşağıya indirilmesi hem de hava yolu şirketleri açısından yakıt tasarrufu anlamında önemli bir adım atıldı. Bunu daha genele yayacak uygulamalar aslında sektöre de yine ışık tutuyor.'

İstanbul Havalimanı'nın birinci fazının 90 milyon yolcu kapasitesine göre planlandığını ancak çok kısa sürede 85 milyon yolcuya geldiklerini anlatan Bilgen, bu yıl dışsal faktörlerin olmaması halinde 90 milyon yolcuya yaklaşmayı öngördüklerini bildirdi.

Bilgen, İstanbul Havalimanı'nın kapasitesini 90 milyondan 120 milyona artıracak şekilde yatırımların sürdüğüne işaret ederek, '4. pist yatırımımız da bunların en önemli unsurlarından bir tanesi. Bu yılın ikinci yarısında 4. ana pistimizi de devreye almayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra yine mevcut terminalimizde 90 milyon olan yolcu kapasitesini 120 milyona çıkaracak yatırımları da paralelde devam ettiriyoruz. Bunlarla birlikte ikinci faz yatırımları dediğimiz yatırımlarımız tamamlandığında İGA İstanbul Havalimanı, 120 milyon yolcu kapasiteli bir havalimanına dönüşmüş olacak.' ifadelerini kullandı.

- 'İstanbul Havalimanı, teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi geliştiren standartları da belirleyen konuma ulaştı'

Bilgen, bu kadar büyük bir operasyonu teknolojiyi kullanmadan yönetmenin mümkün olmadığını belirterek, teknolojiyi operasyonlarını yürütürken merkeze konumlandırdıklarını söyledi.

IST Bilişim AŞ şirketlerinin havacılık teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasıyla ilgili önemli bir AR-GE merkezi gibi çalıştığını anlatan Bilgen, dijital servisler, yapay zeka uygulamaları ve robotik proses otomasyon gibi uygulamaların kendi gündelik operasyonlarında işlerini verimli şekilde yönetmelerinde yardımcı olduğunu dile getirdi.

Bilgen, her türlü karar süreçlerinde veriyi kullanarak ve işleyerek ilerlediklerini ancak bunun da ötesinde aslında şirketin merkezinde teknoloji olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Yapay zeka uygulamaları: Aslında en başından beri projemiz buna hazırlanarak konumlandırıldı. Öte taraftan, yolcu deneyimini en üst düzeye taşıyacak biyometrik çözümler ve yolcu deneyimini iyileştirici çözümler her adımda daha da artarak hayatımıza giriyor. Bunlarla birlikte de İstanbul Havalimanı, teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi de geliştiren, standartları da aslında zamanın öncesinde belirleyen bir konuma da ulaşmış durumda. Tabii bu tip altyapı yatırımları çok uzun sürelerde planlanıyor, yapılıyor ve hayata geçiriliyor, aradan geçen zamanda da bu teknolojiler eskiyebiliyor. Bizim bu anlamda da aslında yaşadığımız tecrübeler bizi bu tarafta da çok eğitti.'

Havacılık sistemleriyle, pistlerin kullanımlarıyla ilgili farklı kategoriler olduğuna değinen Bilgen, operasyonel olarak 'sıfır görüş' şartlarına en yakın standart olan Kategori 3B (Category IIIB) seviyesinde iniş-kalkış imkanının sunulması için bu vizyonun henüz havalimanı planlama aşamasındayken stratejiye dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bilgen, Kategori 3B standartlarını yakalamanın sadece bir altyapı meselesi değil, geliştiriciler, teknoloji şirketleri ve tedarikçilerle eş güdümlü bir ekosistem kurmayı zorunlu kıldığını belirterek, şunları kaydetti:

'Bu noktada İGA İstanbul Havalimanı, henüz gelişim aşamasındayken adeta bir laboratuvar işlevi gördü. Kendi teknoloji şirketimiz ve küresel çözüm ortaklarımızla birlikte sektöre öncülük eden bir yapı kurduk. Dijitalleşme vizyonumuzun bir parçası olarak, yolcu akışını optimize eden sistemlerden yoğunluk takip algoritmalarına kadar her alanda veriyi kullanıyoruz. Yolcumuzun evinden çıkıp uçağına bindiği ana kadar geçen tüm süreçteki deneyimini iyileştiren uçtan uca çözümlerimizi ve inovatif uygulamalarımızı bugün de geliştirmeye devam ediyoruz.'

(Sürecek)