Ay’da evlerinde dolaşır gibi dolaşan astronotlar, hiç beklenmedik bir gerçeği dile getiriyor ve “Dünya Çağı” kapandı, diyorlar.
***
Milyarlarca Güneş ve trilyonlarca gezegen içinde, sadece bizim Güneş’in “Merkür” ile “Venüs”ten sonra üçüncü gezegeni olan bizim babadan kalma “üçüncü gezegen Dünya’da” canlılar var. Dünya’nın 5 kıtasıyla okyanus adalarında da çeşit çeşit İNSAN yaşıyor. Kimi Kızılderili, kimi siyah derili, kimi sarı derili, kimi beyaz derili.
***
Dünyamızın ne zaman olduğu, Güneş’le birlikte hesaplanıyor; “Ya 3, ya 5, ya 7 milyar yıl önce” deniyor...
***
Normal bir insan, 5 milyarı 1,2,3 diye saymaya kalksa acaba ne kadar zamanda gelir sonuna?
***
Bu tür beyinsel konuların yanında, bir de güncel konular var.
Ahmet Altan haber verdi, Salı günü öğleden sonra yazı geçirmeye gelen leylekler İstanbulsemalarında tur atmaya başlamışlar.
***
Leylekler, çeşitli özellikleri olan kuşlardan. Bacakları da, kanatları da, gagası da, devekuşları dışında, tüm kuşlardan büyük.
***
İlle de soğukta üşümemek için, binlerce kilometreyi aynı takvim günlerinde semada toplanarak hep birlikte nasıl uçarlar?
***
Üstelik erkek leylek de, büyük bir dayanışma içinde bekler dişisini; yumurtalardan yavrular çıkıp, uçmasını öğreninceye dek.
***
1936 Eylül’ünde leylekler kartaldan ayrılmak için göklerde toplanırlarken, nedense kartallar da sürü sepet onların yolunu kesmişti.
***
Sonunda leylekler, kartalları dağıtmışlar ve yollarını açmışlardı.
***
Soyadı yasası da o yıl çıkmıştı. “Kartal” soyadını alanlar, “Leylek”i alanlardan daha çoğunluktaydı.
***
Kartal bir kahramanlık simgesi; tıpkı kaplan, aslan, kurt gibi...
***
Şimdi bir de “Uzay çağı” eklendi omuzlarımıza. Dünyadaki İNSANoğlu nihayet oraya da tırmanıyor.
***
21’inci yüzyıl, eskilere hiç benzemeyen bir yüzyıl.
Birkaç yüzyıl içinde, mehtap yusyuvarlakken üstünde Amerikan firmalarının reklamı yayınlanmazsa, “öngörü”mde “aldanmışlığım” çıkar ortaya.
***
Hadi bir “öngörü”de daha bulunalım:
- Dünyadaki İNSAN aklı, Uzay’daki kimsesiz gezegenlere de bulaşacaktır ve asla kaybolmayacaktır.
***
Gerçi o akıl, hayaller içinde avuntularla yaşıyor ama, onca şiir, tablo, icat, buluş ve sayısız başarılar da, o hayaller sayesinde doğuyor.
***
Fazla alkış hep nazar değdiriyor. Tas kafalılara inat, yaratıcıları kutlamakla yetinelim. En baştaEdison’u elbette...