İSTANBUL (AA) - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 'Ekonomi yönetimimiz İran ile ABD-İsrail savaşı başlamasıyla beraber çok hızlı harekete geçti.' ifadesini kullandı.
İSO'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul Sanayi Odası Meclisinin mayıs ayı olağan toplantısı 'Dünyadan ve Türkiye'den Ekonomik Görünüm, Sanayimizin ve Üretim Hayatımızın Rekabet Gücünü Koruyacak Öneriler' ana gündemiyle Odakule'de gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan Bahçıvan, dünyanın geri kalanında olduğu gibi Türkiye'de de İran ve ABD-İsrail savaşının stagflasyonist etkiler oluşturduğu, ancak bu etkilerin boyutuna dönük belirsizliğin yüksek olduğu bir tablonun söz konusu olduğunu belirterek 'Diğer yandan biz, bu iklime dünyadan oldukça olumsuz ayrışan bir enflasyon ve dolayısıyla sıkılık düzeyi yüksek bir para politikasıyla yakalanmış olduk.' açıklamasında bulundu.
Martta ihracatta savaş bölgesi ve Avrupa öncülüğünde çok sert bir gerileme gördüklerini belirten Bahçıvan, nisanda güçlü bir toparlanma söz konusu olduğunu, ancak bunun öne çekilen talep kaynaklı tek seferlik bir gelişme olup olmadığını henüz bilmediklerini belirtti.
Bahçıvan, şunları kaydetti:
'İSO Türkiye İmalat PMI martta 1,4 puan, nisanda ise 2,2 puan azalarak Eylül 2024'ten sonraki en düşük değeri aldı. Sektörel PMI verileri de mart ve nisanda sektörlerin hemen hemen tamamında üretim ve yeni siparişlerin gerilediğini gösteriyor. Yaşanan yükseliş trendi, bu göstergelerin de yakından takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.
Sektörel kırılımlarda özellikle kimi emek yoğun ihracatçı sektörlerimizde stres birikiminin yüksek düzeyde olduğunu da düşünüyoruz. Enflasyon tarafında da ocak-şubattaki olumsuzluğa, kısmen mart, özellikle de nisanda savaşın ilk etkilerinin eklenmesiyle birlikte, TCMB yılsonu ara hedefine neredeyse yılın 4. ayında ulaştık. Önümüzdeki süreçte, enerji fiyatlarının seyrine ek olarak, savaşın ikincil etkileri de belirleyici olacak. Bu noktada özellikle beklentiler ve fiyatlama davranışlarının seyri büyük önem taşıyor.'
İran ile ABD-İsrail savaşının ekonomiye etkilerine değinen İSO Başkan Bahçıvan, 'Ekonomi yönetimimiz İran ve ABD-İsrail savaşın başlamasıyla beraber çok hızlı harekete geçti. TCMB fiili faiz artırımıyla lira üzerindeki koruma kalkanını güçlendirdi ve rezerv yönetimini başarıyla yürüttü.' ifadelerini kullandı.
Bahçıvan, Hazine ve Maliye Bakanlığı eşel mobil sistemini yeniden devreye alarak petroldeki uluslararası fiyat şokunun içerideki fiyatlara geçişkenliği sınırladığını belirtti.
Bölgesel gerilimlerin tedarik zincirlerini ve maliyetleri etkilediği bu dönemde, salgın döneminde olduğu gibi Türkiye'nin bu coğrafyada üretimin güvenli limanı olma rolünün daha da güçlendiğini belirten Bahçıvan, 'Türkiye bu süreçten üretim, lojistik, enerji yolları, finans gibi birçok başlıkta küresel önemini artırarak çıkmak konusunda büyük bir potansiyel taşımaktadır.' açıklamasında bulundu.
Bahçıvan, mevcut ekonomi programı sayesinde finansal istikrarda sağlanan toparlanma ve düşük borç stokunun sunduğu hareket alanının sanayinin dönüşümü için gerekli kaynağın oluşturulmasına imkan sağlayacağı düşüncesinde olduğunu belirtti.
Sağlanacak yeni destek ve kredilerin çok önemli olmakla birlikte bunların olumlu etkilerini orta ve uzun vadede görebileceklerini belirten Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bununla birlikte, mevcut uygulamalarda yapılacak bazı düzenlemelerin firmalarımızın kısa vadeli işletme sermayesine olan ihtiyaçlarında önemli bir rahatlama sağlayacağı düşüncesindeyim. Örneğin; Reeskont kredileri ihracatımızın finansmanı için büyük önem taşıyor. Ancak bu kredilerde akıl sır ermeyen bir teminat mektubu sistematiği çalışıyor.
Firmalar, faizini zaten peşin ödedikleri total riskin yüzde 100 kadar fazlasına karşılık gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kalıyorlar. Adeta boşluğa verilen bu teminat, hem teminat mektubu komisyon masrafının aşırı düzeyde artmasına hem de firmaların teminat limitlerinin yok yere azalmasına neden oluyor.'