ŞAM (AA) - MUHAMMED KARABACAK - Suriye'nin güneyindeki Kuneytra kırsalında yaşayan Çerkezler, son dönemde İsrail ordusunun bölgede artan baskın ve askeri hareketliliğinin, tarih boyunca savaş ve sürgünlerle şekillenen hafızalarındaki travmaları yeniden tetiklediğini söylüyor.
18.yüzyılın ortalarında Kuzey Kafkasya'dan sürgün edilen yüz binlerce Çerkez'in bir bölümü Suriye'nin farklı bölgelerine yerleşti.
Suriye'nin güneyinde, Golan Tepeleri çevresine yerleşen Çerkezler, önce 1967 Arap-İsrail Savaşı'nda, ardından 2011 sonrası Suriye iç savaşında yeniden göçe zorlandı.
İsrail ordusu son dönemde Suriye'nin güneyinde ev baskınları, kontrol noktaları kurulması ve sivillerin alıkonulması gibi ihlallerini artırırken, bölgede yaşayan Çerkezler, zaman zaman duyulan askeri araç sesleri ve sınır hattındaki hareketliliğin yeni bir zorunlu göç endişesine yol açtığını ifade ediyor.
- 1967'deki İsrail işgaliyle Çerkez köylerinin büyük bölümü kaybedildi
AA muhabirine konuşan Kuneytra kırsalındaki Çerkez köyü Breyka'nın muhtarı Seyf Şakuş, tarih boyunca birden fazla kez zorunlu göç yaşayan köy halkının bugün de İsrail'den kaynaklı güvenlik sorunları ile karşı karşıya olduğunu söyledi.
Breyka'nın Golan bölgesindeki 11 Çerkez köyünden biri olduğunu belirten Şakuş, 1967'de İsrail işgaliyle bu köylerin büyük bölümünün kaybedildiğini dile getirdi.
Çerkezlerin atalarının Çarlık Rusyası döneminde yaklaşık 100 yıl süren savaşların ardından Kuzey Kafkasya'dan göç etmek zorunda kaldığına işaret eden Şakuş, 'Atalarımız, İslam'dan vazgeçmek ya da göç etmek arasında bir tercihe zorlandı. Baskılar ve savaşlar nedeniyle göç yolunu seçtiler.' dedi.
- İç savaş sonrası üçüncü kez zorunlu göçü yaşadılar
Şakuş, Çerkezlerden bazılarının Balkanlar ve Türkiye üzerinden Suriye'ye göç ettiğini, dedelerinin de Golan bölgesine yerleştiğini ifade etti.
Breyka ve Bir Acem'in, Kuneytra kırsalında bugün de ayakta kalan iki Çerkez köyü olduğunu kaydeden Şakuş, şöyle konuştu:
'5 Haziran 1967'deki saldırıların ardından başta Şam olmak üzere Dera, Humus ve Şam kırsalına göç ettik. 1973'teki Ekim Savaşı sonrası imzalanan kuvvetlerin ayrıştırılması anlaşmalarından birkaç yıl sonra köyümüze dönebildik.'
Suriye'de iç savaş öncesinde köyde huzurlu bir yaşam sürdüklerini dile getiren Şakuş, 2011'de çatışmaların başlamasıyla güvenlik koşullarının kötüleştiğini ve üçüncü kez zorunlu göçü yaşadıklarını söyledi.
- 'İsrail'in ihlalleri bizi endişelendiriyor'
Bu sırada Şam'a göç ettiklerini anlatan Şakuş, 'Şimdi geri döndük ancak İsrail'in ihlalleri ve askeri ilerlemeler bizi hâlen endişelendiriyor.' dedi.
Köyün iç savaş öncesinde yaklaşık 250 haneden oluşan 1200 kişilik bir nüfusa sahip olduğunu belirten Şakuş, bugün ise bu sayının yaklaşık 60 hane ve 120-150 kişilik nüfusa kadar düştüğünü kaydetti.
Şakuş, iç savaş sırasında zarar gören ve yağmalanan evlerin onarım maliyetlerinin halkın karşılayamayacağı seviyelerde olduğunu vurguladı.
Bir dönem 'Çerkez köylerinin anası' olarak anılan Breyka'nın, ilkbahar aylarında Golan, Havran ve Şam kırsalından gelen ziyaretçilerin uğrak noktası olduğunu anlattı.
Şakuş, yetkililere altyapı, sağlık hizmetleri ve sokak aydınlatması konusunda destek çağrısında bulunarak, 'İnşallah şartlar daha iyiye gider.' dedi.
- 1967'deki savaş sonrası birçok genç askeri okullara yöneldi
Breyka köyü sakinlerinden Amir Hac Receb ise 1967'deki Arap-İsrail savaşına ilişkin anılarını paylaştı.
Savaş sırasında İsrail'e ait Mirage savaş uçaklarının bir Suriye MiG-21 savaş uçağını takip ederek düşürdüğünü gördüğünü belirten Receb, 'Olay yerine gittik. Daha sonra Suriye ordusuna bağlı birlikler pilotun naaşını topladı.' dedi.
1967-1968 yıllarında birçok gencin yaşananların etkisiyle askeri okullara yöneldiğini dile getiren Receb, 'Biz onurumuzu geri kazanmak için askeri akademilere katıldık. Ancak sonrasında, yaşananların çok önceden planlanmış olduğu hissine kapıldık.' diye konuştu.
- 'Bizi koruması gereken rejim güçleri, havan ve topçu atışlarıyla köyü hedef aldı'
Suriye'deki iç savaşın ilk zamanlarında köyde kalmaya devam ettiğini söyleyen Receb,' Zamanla çatışmaların yoğunlaşması üzerine köyden ayrılmak zorunda kaldık.' diye konuştu.
Receb, 'Bizi koruması gereken rejim güçleri, havan ve topçu atışlarıyla köyü hedef aldı. Göç ederek sonunda altı ya da yedi yıl boyunca Şam'da kiralık evlerde yaşamak zorunda kaldık.' ifadelerini kullandı.
Esed rejiminin devrilmesinden sonra köylerine döndüklerinde evlerinin yağmalandığını gördüklerini anlatan Receb, her şeye rağmen geleceğe ilişkin umutlu olduklarını ve ülkede istikrarın yeniden sağlanmasını temenni ettiklerini dile getirdi.