GENEL

İstanbul'da 'IV. Uluslararası Montessori Zirvesi' başladı

- YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan: - 'Kahramanmaraş'taki sorun nefretti. Bütün diğer meseleleri konuşabilirsiniz ama oradaki mesele nefret ve bizim nefrete karşı en büyük silahımız elbette ki sevgi. Onun için sınıflarımız, okullarımız sevginin ve güvenin merkezleri, ortamları olmak zorunda. Bunu başarmak zorundayız' - Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci İnci: - 'Dijitalleşme, hızlı toplumsal dönüşümler, çevresel sorunlar ve artan eşitsizlikler, çocukların karşı karşıya olduğu riskleri daha karmaşık ve çok katmanlı hale getirmiştir. Bu bağlamda, çocukların korunması ve potansiyellerinin özgürleştirilmesi için mevcut yaklaşımları yeniden düşünmeye ve yeni bakış açıları geliştirmeye büyük ihtiyaç duyuyoruz'

İSTANBUL (AA) - Yeni Türkiye Eğitim Vakfına (YETEV) bağlı Palet Montessori Akademisi MATEPP tarafından bu yıl 'Modern Dünyada Çocuk: Riskleri Anlamak, Potansiyeli Özgürleştirmek' temasıyla gerçekleştirilen 'IV. Uluslararası Montessori Zirvesi' İstanbul'da başladı.

Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Kültür Merkezi'nde düzenlenen zirvede konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırısının eğitim camiası için derin bir üzüntü kaynağı olduğunu dile getirdi.

Hayatını kaybeden öğrencilere rahmet dilediğini söyleyen Erdoğan, 'Bakanımızla cenaze gününde ziyaretimizi yaptık, ortak bir ifade vardı çocuklarımızla ilgili. 'Cennet kuşu' dedi anneleri, onlar inşallah cennet kuşu oldular. Kimse böyle bir acı bir daha yaşamasın. Bu olay, bizim eğitimcilerimizin ne kadar önemli bir görev ifa ettiğini, bu toplumun ne kadar önemli birer kilometre taşı olduğunu hatırlattı bize tekrar.' ifadelerini kullandı.

Dün, bir yerde yaptığı konuşmasında eğitimin sadece öğretmenin, Milli Eğitim Bakanlığının işi olmadığını vurguladığını söyleyen Erdoğan, 'Bütün toplumun, bütün bireyleriyle 'Ben ne yapmalıyım? Benim rolüm bunun içinde nedir?' düşüncesiyle ele alması gereken, yaklaşması gereken bir mesele olduğunu yeniden hatırlamamız gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki bütün eğitim gönüllüleri, bütün öğretmenlerimize yeniden dört kolla bu önemli göreve, bu önemli davaya sahip çıkması için de önemli bir hatırlatma olduğunu düşünüyorum. Yeniden başımız sağ olsun.' diye konuştu.

Erdoğan, Montessori yaklaşımıyla 2011 yılında tanıştığını belirterek, şunları kaydetti:

'Beni en çok büyüleyen Maria Montessori'nin insan doğasından ne kadar etkilendiği, insan doğasını keşfetmekten ne kadar etkilendiği olmuştu. Bizim kendi inancımızla ne kadar paralellikleri olduğunu görerek bu işe gerçekten yaklaştık. Yani 'insan fıtratını' keşfettiğini söylüyordu aslında Maria Montessori. İnsan fıtratının aslında yetişmeye, gelişmeye ne kadar müsait olduğunu, bize düşenin bunu işlemekten ziyade bunu koruyup kollamak, bunu doğal enerjilerine emanet edebilmek, bırakabilmek olduğunu bizlere anlatmaya çalışıyordu. Oluşturmaya çalıştığı sınıf ortamı ve o sınıfa yerleştirdiği materyaller de aslında bunun sadece sağlayıcılarıydı.'

Türkiye'de 2011'den itibaren farklı eğitim yaklaşımlarının daha iyi uygulanmasını sağlamak, eğitim fakültelerine karşılaştırma imkanı sunmak ve eğitimcilere ilham verecek örnekler oluşturmak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Erdoğan, 15 yıldır Türkiye'de bu alandaki en iddialı, en başarılı uygulamaları hayata geçirdiklerini söyledi.

Bilal Erdoğan, 'Kar amacı gütmeyen vakfımızın eğitim alanında çığır açabilecek uygulamalarından biri, okul öncesinde Montessori yaklaşımını benimsememiz ve Türkiye'nin ilk ve tek Montessori ilkokulunu hayata geçirmemizdir. Uzun yıllar süren yoğun çalışmalar sonucunda, Montessori temelli Palet İlköğretim Programı, Talim ve Terbiye Kurulu onayını almıştır.' dedi.

Gelişimini sürdürmekte olan Türkiye'nin 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' ile uyumlandırılması ve daha da ileri taşınması yönünde bir projelerinin de devam ettiğini belirten Erdoğan, 'Ayrıca, Boğaziçi Üniversitesi ile yürüttüğümüz işbirlikleri sayesinde, Türkiye'de Montessori eğitimi almak isteyen bireylerin bu imkanlara erişimini artırmayı ve bu alanı daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun yanında, okullarımızda hayata geçirilen uygulamaların akademik alanda daha görünür olmasını sağlamayı da önemli hedeflerimiz arasında görüyoruz.' ifadelerini kullandı.

Eğitimcilerin, her bir çocuğa aynı incelik, hassasiyet ve büyük bir sevgi göstererek günlerini geçirmeleri gerektiğini belirten Erdoğan, 'Kahramanmaraş'taki sorun nefretti. Bütün diğer meseleleri konuşabilirsiniz ama oradaki mesele nefret ve bizim nefrete karşı en büyük silahımız elbette ki sevgi. Onun için sınıflarımız, okullarımız sevginin ve güvenin merkezleri, ortamları olmak zorunda. Bunu başarmak zorundayız. Bu yolda önderlik eden Bakanımız başta olmak üzere bütün eğitim ordumuza yeniden yeni bir enerjiyle işlerine sarılmalarını, yeniden sevgiyle, muhabbetle, güven duygusunu yaşatmak üzere sınıflarına girmelerini diliyorum.' diye konuştu.

- 'Kahramanmaraş'taki saldırı, çocukluk üzerine daha dikkatli düşünmemiz gerektiğini gösterdi'

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci İnci de düzenlenen programa ev sahipliği yaptıkları için memnuniyet duyduklarını, böylesine önemli ve sahici bir konunun üniversitelerde ele alınıyor olmasının kendileri için ayrı bir değer taşıdığını söyledi.

Zirvede ele alınacak konunun, yalnızca akademik bir tartışma değil, toplumsal sorumluluğumuzun tam da merkezinde yer alan hassas bir mesele olduğunu belirten İnci, 'Geçtiğimiz hafta Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadise, çocukluk üzerine daha derinlikli ve dikkatli düşünmemiz gerektiğini acı bir şekilde gösterdi. Çocukluğa dair konuştuğumuz her meselenin, aslında geleceğimizle ve toplumsal birlikteliğimizle doğrudan irtibatlı olduğunu özellikle vurgulamak isterim.' dedi.

Dünyanın çocuklar açısından hem yeni imkanlar hem ciddi sınamalar barındırdığını aktaran İnci, şunları söyledi:

'Dijitalleşme, hızlı toplumsal dönüşümler, çevresel sorunlar ve artan eşitsizlikler, çocukların karşı karşıya olduğu riskleri daha karmaşık ve çok katmanlı hale getirmiştir. Bu bağlamda, çocukların korunması ve potansiyellerinin özgürleştirilmesi için mevcut yaklaşımları yeniden düşünmeye ve yeni bakış açıları geliştirmeye büyük ihtiyaç duyuyoruz. İnanıyorum ki bu zirve, farklı disiplinlerden gelen katkılarla konuyu çok boyutlu bir şekilde ele alarak hem akademik hem de toplumsal düzeyde önemli açılımlar sağlayacaktır.'

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in de konuşma yaptığı zirveye İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, YETEV temsilcileri, öğrenciler ve bazı vatandaşlar katıldı.

Zirve, oturumlarla devam etti.