SPOR

Karateci anne, kızı ve torunu Anneler Günü'nde tatamide buluştu

- Antrenör anne Gülayten Şan: 'Çocuklarımın başarısı ve karakteri beni gururlandırıyor' - Milli karateci kızı Dilara Şan: 'Annenizin tatamide olması ayrı bir güven duygusu veriyor. Anneme minnettarım. O olmasaydı bugün olduğum kişi olamazdım. Tüm annelerin Anneler Günü'nü kutluyorum' - 13 yaşındaki torun Ecrin Yılmaz: 'Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum. Tüm annelere kucak dolusu sevgiler gönderiyorum'

ANKARA (AA) - FATİH GAZİOĞLU - Ankara'da yaşayan ve Türkiye Karate Federasyonunda da görev yapan Gülayten Şan, kızı Dilara Şan ve torunu Ecrin Yılmaz aynı salonda karate yapıyor.

Türkiye'de karateye ömrünü adayan Şan ailesinde bu spor, üç kuşaktır tatamide devam ediyor.

Aynı zamanda branşın hakemliğini de yapan Gülayten Şan, milli sporcu ve antrenör kızı Dilara Şan ile torunu Ecrin Yılmaz sürdürdükleri karate yolculuğunu, AA muhabirine anlattı.

Emekli hemşire Gülayten Şan, 25 yıl acil serviste görev yaptıktan sonra hayatını karateye adadığını söyledi.

Yaklaşık 30 yıldır karateyle iç içe olduklarını belirten Şan, 'Eşim Ahmet Şan, Merkez Hakem Kurulu Başkanı. Üç kızım da küçük yaşlardan itibaren karateye başladı ve hepsi milli sporcu oldu.' dedi.

Karateye eşiyle tanıştıktan sonra yöneldiğini anlatan Şan, 'Aslında spor hep hayatımdaydı. Atletizm ve voleybolla uğraşıyordum. Sonrasında karateye yöneldim ve hiç kopmadım.' ifadelerini kullandı.


- 'Evden çok spor salonundayız'

Kızlarının uluslararası başarılar elde ettiğini aktaran Gülayten Şan, 'Balkan dereceleri, gençlik olimpiyatları dereceleri var. En büyük kızım Simge Ünsay milli antrenör olarak para karate milli takımında görev yapıyor. Dilara ise hem sporculuk hem antrenörlük yapıyor.' diye konuştu.

Ailecek spor salonunda yaşadıklarını dile getiren Şan, 'Evimiz zaten spor salonu. Evden çok burada vakit geçiriyoruz. Aynı şeylerden konuşabiliyoruz, aynı yolda ilerliyoruz. Bu benim için çok güzel bir duygu.' değerlendirmesinde bulundu.

Karatenin hayat boyu yapılabilecek bir spor olduğunu vurgulayan Şan, şunları kaydetti:

'Karate insanı zorlayan değil, tam tersine psikolojik olarak rahatlatan ve öz güven kazandıran bir spor. Yapabildiğim son ana kadar devam etmek isterim. Çocukların tablet ve telefon yerine spora yönlendirilmesi gerekiyor. Sağlıklı nesiller için spor şart. Yaklaşık 30 yıllık bir spor kulübüyüz. Bugüne kadar binlerce sporcu yetiştirdik. Şu an 130'un üzerinde öğrencimiz var. Balkan Şampiyonası'nda ülkemizi temsil edecek sporcularımız bulunuyor. Hepsi benim çocuklarım gibi. Madalya kazanan çocuklarımızı görünce gurur duyuyorum.'


- 'Annemin tatamide olması bana güven veriyor'

Milli karateci ve antrenör Dilara Şan da karateye 4 yaşında başladığını anlatarak, 'Ailem antrenör olduğu için karate benim için kaçınılmazdı. Her gün salona gelince siz de tatamiye çıkmak istiyorsunuz. Yaklaşık 17 yıldır buradayım.' dedi.

Ailesiyle birlikte antrenman yapmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını ifade eden Dilara, 'Herkesin yaşayabileceği bir duygu değil. Özellikle annenizin salonda olması size ayrı bir güven hissi veriyor.' diye konuştu.

Aktif sporculuk döneminde Gençlik Olimpiyatları ve Marmara Cup gibi organizasyonlarda dereceler elde ettiğini anlatan Dilara, 'Sakatlık sonrası antrenörlüğe ağırlık verdim. Yaklaşık 5 yıldır aktif antrenörlük yapıyorum. Saatlerce emek veriyorsunuz. Onlar artık bir yerden sonra sizin aileniz gibi oluyor. Öğrencilerimizin madalyayla dönmesi tarif edilemez bir gurur.' ifadelerini kullandı.

Karatenin disiplin ve azim gerektiren bir branş olduğunu vurgulayan Dilara, 'Günde iki hatta üç antrenman yaptığınız dönemler oluyor. Çok ciddi emek isteyen bir spor. Beni burada tutan şey hırsım ve mücadele isteğim oldu. Anneme minnettarım. O olmasaydı bugün olduğum kişi olamazdım. Tüm annelerin Anneler Günü'nü kutluyorum.' değerlendirmesinde bulundu.


- 'İçimde hep şampiyonluk duygusu var'

Şan ailesinin üçüncü kuşak karatecisi 13 yaşındaki Ecrin Yılmaz ise karateye annesi sayesinde başladığını söyledi.

Bir dönem Afyonkarahisar'da yaşadıklarını anlatan Ecrin, 'Orada karateye başladım, sonra Ankara'ya gelip dedemlerle devam ettim. Karateye ailem sayesinde başladım.' diye konuştu.

Anneannesi ve teyzeleriyle aynı salonda çalışmanın kendisini gururlandırdığını belirten Ecrin, sözlerini şöyle tamamladı:

'Karate yaparken içimde hep şampiyonluk ve zirve duygusu var. İleride milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum. Sporculuğu bırakmam ama aynı zamanda annem ve teyzem gibi antrenörlük yapmak istiyorum. Tüm annelere kucak dolusu sevgiler gönderiyorum. Onlar iyi ki var.'