GENEL

Küresel Sumud Filosu'nun aktivistleri Marmaris'te basın toplantısında konuştu

- Küresel Sumud Filosu yönetiminden Said Abukeshek: - 'Yarın görevimizin Gazze'ye doğru devam edeceğini resmen duyurmak için buradayım. Özgürlük Filosu Koalisyonu'ndaki meslektaşlarımızın 5 botu dahil olmak üzere 54 bot, 500'den fazla cesur yürekle Marmaris'ten ayrılarak Gazze kıyılarına doğru yola çıkıyor'

MUĞLA (AA) - İsrail ablukasını kırmak için oluşturulan 'Küresel Sumud Filosu'nun yarın 54 teknesiyle Marmaris'ten Gazze için Akdeniz'e açılması planlanıyor.

Küresel Sumud Yönetim Kurulu Üyeleri Sümeyra Akdeniz Ordu, Doktor İmane El Makhloufi, Said Abukeshek, Ko Tinmaung ve Nathalia Maria, Aktaş mevkisindeki bir restoranda basın toplantısı düzenledi. Brezilya'dan Thiago Avila da toplantıda internet üzerinden görüşlerini aktardı.

Marmarislilere misafirperverlikleri için teşekkür ederek konuşmasına başlayan Ordu, barışçıl filoya karşı İsrail'in her seferinde şiddetin dozunu arttırmasına karşın mücadelelerine devam edeceklerini söyledi.

Filodaki arkadaşlarıyla gönüllerinin bir olduğunu aktaran Ordu, 'Toplam 7 arkadaşımız hapishaneye götürülmüştü, 2 kadın arkadaşımız serbest bırakıldı. Hala 5 arkadaşımız hapishanede. Kalplerimiz onlarla, en yakın zamanda kurtulmalarını diliyoruz.' dedi.

- 'Gazze'de sağlık sistemi kasıtlı olarak yok edildi'

Maddi ve manevi tüm gücüyle filoda yer alacağını anlatan Makhloufi, şöyle konuştu:

'Gazze'deki hastanelerin yüzde 90'ından fazlası yıkıldı veya hasar gördü. Tam kapasite çalışan tek bir hastane bile yok. Kuzey Gazze'de veya Refah'ta faaliyet gösteren tek bir hastane kalmadı. Tüm Gazze Şeridi genelindeki 200 birincil sağlık merkezinden sadece üçü tam olarak işlevsel durumda. İnsanlar, yolda hedef alınma riskine rağmen kısmen çalışan tesislere ulaşmak için kilometrelerce yolu yaya yürüyor. Bu, kasıtlı ve sistemli bir şekilde yok edilmiş bir sağlık sistemidir. Tıbbi ekipman, hayati ilaçlar ve cerrahi operasyonlar için anestezik ürünlerde ciddi bir kıtlık yaşanıyor. Tıbbi ve paramedik personel sayısı sürekli azalıyor, çoğu İsrail güçleri tarafından katledildi veya kaçırıldı.'

Makhloufi, 37 uluslararası sivil toplum kuruluşunun faaliyet göstermesinin yasaklandığına işaret ederek, kanser hastaları, yoğun bakım hastaları ve kronik rahatsızlığı olan kişilerin tedavi edilemediğini, bunun ilaçların var olmamasından değil, kuşatmanın onların içeri girmesine izin vermediğinden kaynaklandığını dile getirdi.

- '18 bin 500 hasta tıbbi tahliye bekliyor'

Bunun bir politika kararı olduğuna, lojistik bir sorun olmadığına dikkati çeken Makhloufi, 'İnsanlar bekleme listelerinde ölüyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından onaylanmış 18 bin 500 hasta tıbbi tahliye bekliyor. Bunların 4 binden fazlası çocuk ve bir çocuk doktoru olarak onlar için kesinlikle mücadele edeceğim. İsrail rejimi, Ocak 2026'da kendi yüksek mahkemelerine, hastaların birkaç saatlik mesafedeki Batı Şeria'daki hastanelere seyahat etmesine izin vermeyeceğini teyit etti. Bunun tıbbi bir gerekçesi yok, güvenlik gerekçesi yok. Bu kolektif bir cezalandırmadır.' diye konuştu.

- '54 bot ve 500 aktivistle Gazze'ye hareket edeceğiz'

Abukeshek, İsrail'de yaşadıkları zor süreçlerden bahsetti.

'İsrail'in insan haklarına saygısı yok, uluslararası hukuka saygısı yok. Tüm bunları göz önünde bulundurarak, Filistin'de geçtiğimiz yıllarda yaşananları göz önünde bulundurarak devam etmeye karar verdik.' diyen Abukeshek, şöyle devam etti:

'Yarın görevimizin Gazze'ye doğru devam edeceğini resmen duyurmak için buradayım. Özgürlük Filosu Koalisyonu'ndaki meslektaşlarımızın 5 botu dahil olmak üzere 54 bot, 500'den fazla cesur yürekle Marmaris'ten ayrılarak Gazze kıyılarına doğru yola çıkıyor. İsrail kasıtlı olarak Gazze'deki Filistin halkını aç bırakarak yavaş bir soykırım uyguluyor ve Batı Şeria'da Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan sömürgeci bir süreci hayata geçiriyor. Birkaç hafta önce Dr. Mustafa Barghouti'nin çok net bir şekilde söylediğini duyduk, Filistin mücadelesi devam ediyor çünkü Filistinliler topraklarına bağlı, çünkü biz zeytin ağaçları gibiyiz ve topraklarımızı terk etmeyiz. Bu yüzden mücadelemiz hala yaşıyor ve Filistin hala orada. Denize açılıyoruz çünkü Filistin'de 78 yıldır dirençleri ve direnişleriyle bize ilham veren insanlar var.'

- 'Tüm risklere rağmen yolumuza devam ediyoruz'

Toplantıya internet üzerinden bağlanan Avila, hapisteyken annesini kaybettiğini belirterek, 'Annemi kaybetmiş olsam bile benzer durumu Filistinliler her daim yaşıyor. Bu noktada hepimizin her daim sesimizi yükseltip, mobilizasyon çalışmalarına ve kitleleri hareketlendirmeye dair sivil bir inisiyatifle ilerlememiz gerekiyor. Brezilya ve Latin Amerika ülkelerinin bu noktada son günlerde çok daha sesli oluşundan memnuniyet duyuyorum. Risklerin farkındayız, devam etmemiz gerekiyor. İsrail'in şiddet noktasında her seferinde bir seviye daha yükseldiğini görüyoruz. Aramızda yaralananlar, taciz ve tecavüze uğrayanlar oldu. Ama biz tüm bu riskleri göze alarak yolumuza devam ediyoruz.' ifadelerini kullandı.

- 'Filistin küresel bir uyanış vesilesi olmalı'

Myanmar'dan gelen Tınmaung, Filistin ile kaderlerinin benzediğini söyleyerek, 'Orada da bir soykırım yaşanıyor. Filistin'in tüm dünya adına küresel anlamda bir uyanış vesilesi olmasını umuyorum. Filistin sadece Filistin'e odaklanıyor oluşumuz anlamına gelmiyor. Bu, uluslararası bir problem. Myanmar ve diğer birçok ülkede benzer kaderler yaşanırken, Filistin vesilesiyle insanlar uyanmaya başladı.' şeklinde konuştu.

- 'Abluka hukuka aykırıdır'

Küresel Sumud Filosu'nun hukuk koordinasyonu adına konuştuğunu belirten Brezilyalı avukat Maria da bugüne kadar somut filosu adına ortaya konulan hukuki çalışmalardan örnekler verdi.

Filonun mesajının net olduğunu ve hukuka uygun hareket ettiğini belirten Maria, 'Abluka hukuka aykırıdır ve bu misyona yönelik her saldırı, müdahale, el koyma, kaçırma, işkence, avukata erişimin engellenmesi veya engelleme girişimi hukuki süreçlerle karşılık bulacaktır.' dedi.

Bir sivil nüfusu aç bırakmayı amaçlayan ya da buna yol açan bir ablukanın yasa dışı olduğuna vurgu yapan Maria, şunları kaydetti:

'Sivillerin hayatta kalması için zorunlu olan ihtiyaçların girişini engelleyen bir abluka yasaktır. Toplu cezalandırma niteliği taşıyan bir abluka hukuka aykırıdır. Sivillere orantısız zarar veren bir abluka hukuka aykırıdır. Abluka, soykırımın bir aracıdır. Soykırım düzeninin parçası olarak kullanılan bir abluka, sivil insani yardım gemilerine karşı meşru müdahale yetkisi doğuramaz. Bu nedenle filonun denize açılma hakkı, insani geçiş hakkı ve uluslararası sularda şiddet yoluyla durdurulmama hakkı vardır. Katılımcıların kaçırılmama, aşağılanmama, işkence görmeme, keyfi olarak alıkonulmama, konsolosluk erişiminden mahrum bırakılmama, hukuki danışmanlığa erişimlerinin engellenmemesi ve zorla suçlayıcı belgeler imzalamaya zorlanmama hakları vardır.'

Küresel Sumud Filosu'nun yarın akşam üzeri 54 teknesiyle Marmaris'ten Gazze için Akdeniz'e açılacağı belirtildi.