GENEL

Osmanlı mirası 500 yıllık tekke, Kudüs'te hala iftar sofralarına sıcak yemek hazırlıyor

- Haseki Sultan Tekkesi Müdürü Bessam Ebu Lubde: - 'Tüm yıl boyunca çalışıyoruz. Bu, Allah'ın izniyle tek bir fakir insan kalmayana ve burası müze haline getirilene kadar devam edecek'

KUDÜS (AA) - FARUK HANEDAR - Yaklaşık 500 yıllık Osmanlı mirası Haseki Sultan Tekkesi, İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde, ramazan ayında iftar sofralarına sıcak yemek hazırlama faaliyetini sürdürüyor.

Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan tarafından 1552'de Mescid-i Aksa'nın 'Meclis Kapısı'na çok yakın bir mesafede yaptırılan tekke, Osmanlı Devleti'nin Kudüs'teki önemli eserlerinden biri olarak dikkati çekiyor.

Osmanlı'nın, Suriye ve Filistin'den geniş araziler ve dükkanlar tahsis ederek yüzyıllarca ayakta kalmasını sağladığı, yaklaşık 500 yıllık 'kapanmayan hayır kapısı' olan tekke, İsrail'in arazi ve mülklerine el koyması nedeniyle bugün İslami Vakıflar Genel Müdürlüğünün ayırdığı bütçe ve hayırseverlerin bağışlarıyla faaliyete devam ediyor.

Tekke, İsrail ile 1994'te imzalanan Vadi Arabe Barış Anlaşması gereği, Kudüs'teki dini işlerden sorumlu olma hakkına sahip Ürdün Vakıflar Bakanlığına bağlı bulunuyor.

Aşevi olarak hizmet veren bir mutfak, fırın, yemek salonu, malzemelerin bulunduğu bir kiler, eskiden atların bağlandığı bir ahır ve Hürrem Sultan'ın emriyle daha sonra binaya dahil edilen bir mescitten oluşan Haseki Sultan Tekkesi, her sene olduğu gibi bu yıl da ramazanda din, mezhep ve meşrep farkı gözetmeksizin ihtiyaç sahiplerine zengin menüleriyle ücretsiz sıcak yemek dağıtmayı sürdürüyor.

- Gelenek hayırseverlerin desteğiyle devam ediyor

Haseki Sultan Tekkesi Müdürü Bessam Ebu Lubde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Bu tekke (Kudüs) Eski Şehir'deki Filistin ve Müslüman halkının mirasının bir parçasıdır.' dedi.

Geleneği takip ederek yoksul ve ihtiyaç sahibi ailelere yemek sağlamak için yıl boyunca çalıştıklarını dile getiren Ebu Lubde, aşevinin öncede ilim talebelerine ve Mescid-i Aksa'yı sık ziyaret edenlere yemek sağladığını, şimdi ise geleneğin hayırseverlerin yardımlarıyla sürdürüldüğünü kaydetti.

Ebu Lubde, aşevinin geliştirilmesine Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destek vererek, ekipman sağladığını belirtti.

- Kudüs'te ihtiyaç sahiplerinin sayısı son dönemde arttı

Ramazanda ihtiyaç sahiplerine et ve tavuk yemeklerini içeren zengin menülerle sıcak yemek sunduklarını aktaran Ebu Lubde, pandemi sürecinde (Covid-19) ve İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının devam ettiği 2 yıllık dönemde ihtiyaç sahiplerinin sayısının arttığına dikkati çekti.

Ebu Lubde, 'Eski Şehir'deki ekonomik durum çok kötü ancak halkımız kararlı ve dirençli, gururlu ve onurlu. Biz de onlara en kaliteli şekilde yemek sağlamaya çalışıyoruz.' ifadesini kullandı.

Ayrıca, Mescid-i Aksa personeli için de yemek hazırladıklarını dile getiren Ebu Lubde, 'Tüm yıl boyunca çalışıyoruz. Bu, Allah'ın izniyle tek bir fakir insan kalmayana ve burası müze haline getirilene kadar devam edecek.' dedi.

Tekkenin kapısına gelenlerin; inancına, hangi milletten olduğuna ve hangi dili konuştuğuna bakılmaksızın yemek alma hakkına sahip olduğunu, bunun da aşevinin bereketini artırdığını vurgulayan Ebu Lubde, 'Tekke birkaç kez yıkılıp yeniden inşa edildi. Psikolojik önemi var. Eski Şehir'deki her Filistinli Hıristiyan ve Müslümanın zihninde yeri var.' diye konuştu.