Pazar günü üniversiteye giriş sınavı YGS var. 2 milyon aday girecek. Ama sınav soruları açıklan- mayacakmış...
Niye?
ÖSYM’nin elinde yeterince soru yokmuş, aynı sorular ileriki yıllarda tekrar sorulacakmış!
Seçim telaşıyla, daha hiç kimse olayın farkında değil, kamuoyu baskısıyla Başbakan Erdoğan ya da Bakan Avcı çıkıp bu ne rezalet derse, hiç şüpheniz olmasın, soruların tümü anında açıklanır!
Hadi diyelim ki, onların işi çok, adaylar ve veliler de hâlâ durumun farkında değil yani soruların sadece bir bölümü açıklandı, yüzde 80’i saklandı!
Peki, o zaman yanlış sorular nasıl tespit edilecek?
ÖSYM Başkanı Ali Demir, “Yanlış varsa, kendimiz bulup iptal ederiz” diyor. Bugüne kadar bu hiç vaki oldu mu ki?..
Daha da vahimi, aynı sorular birkaç yıl sonra yeniden sorulabilirmiş, sanki aynı adaylar, bir kaç yıl sonra aynı sınava girmiyor! Böyle saçmalık olabilir mi?
Koskoca Türkiye’de ÖSYM’ye soru hazırlayacak test uzmanı kalmadı da, aynı sorular dönüp, dolaşılıp bir kez daha soruluyor?..
Bir soru 3, 5 puan demek ve bir puan da on binlerce aday değiştiriyor. Şimdi böylesi bir durumda, önceki yıllarda sınava giren adaylara, zaten bildikleri soru, bir kez daha sorularak, yeni mezunlara göre avantaj sağlanmıyor mu?
Böyle bir adaletsizlik olabilir mi?..
Sistem değişecekmiş?
Milli Eğitim Bakanı Avcı, üniversiteye giriş sisteminin değişeceğini her fırsatta açıklıyor. Ama ÖSYM’nin böyle bir gelişmeden haberi yokmuş. Olsaydı zaten şaşardık!
Daha önce de YÖK Başkanı’nın hazırladığı YÖK Yasa Taslağı’ndan da MEB’in haberi yoktu. Ve yıllarca süren emek çöpe atılmıştı!..
Anlayacağınız eğitime yön veren kurumların ne birbirlerinden haberleri var ne de birinin yaptığını, diğeri içine sindirebiliyor. Olan da gençlere oluyor...
Bugünkü koşullarda sınav sistemi değişse ne olacak, değişmese ne olacak?
Sorular gizlense ne yazar, gizlenmense ne yazar?
Önemli olan sınavın içeriği ya da soruların gizlenip, gizlenmemesi değil, alınan diplomanın işe yarayıp, yaramaması.
Oysa asıl sorun o.
Sınav öyle yapılmış ya da böyle, bu kimin umurunda ki!..
Yazık bu gençlere
Pazar günü sınav, bir hafta sonra da seçim var. Peki, siz hiç bir liderin ağzından üniversite adaylarının ve mezunların çektiği sıkıntılara yönelik bir çift söz duydunuz mu?
Hayır, çünkü ne gençler umurlarında ne de sınavlar. Öyle olmasa, bu sorular niye yayınlamıyor diye hesap sorarlar ve dershanelerden önce sınavları kaldırırlardı.
Eğer sınavlar kalksaydı zaten dershaneler de kendiliğinden kapanırdı. Ama bu konuya, zerre kadar kafa yorulmadı. Çünkü önemli olan umut tacirliğiydi ve aynen devam ediyor...
Şimdi bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de sorular saklanıyor ki buna akıl fikir erdirmek mümkün değil...
TBMM ve yargı
CHP, YGS sorularının neden saklandığına yönelik olarak TBMM Başkanlığı’na, dün, soru önergesi üzerine, soru önergesi verdi. Diğer partilerden de yakında bu yönde yeni önergeler gelir. Velilerden yargıya gitmeye hazırlananlar da, sınavın gerçekleşmesini bekliyor. Çünkü, dava açılabilmesi için önce söz konusu durumun yaşanması gerekiyormuş...
Soru önergelerinde çok ilginç tespitler var:
* Başbakanlığın, 2011-2015 yılları arası stratejik planında, vatandaşa daha hızlı, kaliteli ve güvenilir kamu hizmeti verilmesi, şeffaf, hesap verebilir kamu yönetimi oluşturulması, karar alma sürecine toplumsal unsurların ve bireylerin katılımına imkan veren bir dönüşümün sağlanması hedeflenmektedir. Kamu hizmeti veren üstelik adı da birçok kez şaibeli duruma karışmış olan ÖSYM’nin uyguladığı sınav sorularını açıklamayacak olmasının güvenilir ve şeffaf kamu hizmeti hedefiyle bağdaştığını düşünüyor musunuz?
* Sınava girecek 2 milyon öğrenci de kendi sınav kitapçığını görmek isterse bu nasıl mümkün olabilecek, fiziki güçlükler nasıl aşılacak? Kitapçığını incelemek isteyen adaylar ÖSYM’den nasıl randevu alacak?
* Hatalı soru olup olmadığına yönelik tartışmalar nasıl önlenecek? Geçmişte yaşanan usulsüzlükler karşısında sınavda şeffaflık ve şaibenin önlenmesi nasıl sağlanacak?
* Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı’na verdiği talimat sonucunda 2010 yılında yaşanan kopya skandalının sorumluları ortaya çıkarıldı mı, bu konuda MİT’ten herhangi bir bilgi, istihbarat, duyum, rapor size ve bağlı kuruluşlarınıza iletildi mi? Kopya skandalıyla ilgili olarak kime hangi cezalar verildi?..
Özetin özeti: ÖSYM’yi ne zamandır unutmuştuk. Kendilerini gündemde tutmayı çok iyi biliyorlar!..