<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Flash Haber Londra</title>
    <link>https://www.flashhaberlondra.com</link>
    <description>Flash Haber Londra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.flashhaberlondra.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 09:09:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar, KARDEMİR 2 No'lu Sürekli Döküm Makinesi açılış töreninde konuştu:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-bayraktar-kardemir-2-nolu-surekli-dokum-makinesi-acilis-toreninde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bakan-bayraktar-kardemir-2-nolu-surekli-dokum-makinesi-acilis-toreninde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Tüm sanayinin esas itici gücü, esas önemli temeli bu içinde olduğumuz demir çelik endüstrisi, sektörü. KARDEMİR'in önünde çok önemli potansiyel, dönem var. Bu sorumluluğu, 89 yıl olduğu gibi bundan sonra yerine getirmeye devam edecek' - 'Bir hafta sonra cuma günü Somali'de olacağız. Çağrı Bey Sondaj Gemimiz, Somali'de sondaj faaliyetine başlayacak. Dolayısıyla 10-15 yılda geliştirdiğimiz kabiliyetle Türkiye'yi enerji alanında da dışa bağımsız hale getirmek için gece gündüz çalışıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KARABÜK (AA) - ⁠Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Tüm sanayinin esas itici gücü, esas önemli temeli bu içinde olduğumuz demir çelik endüstrisi, sektörü. KARDEMİR'in önünde çok önemli potansiyel, dönem var. Bu sorumluluğu, 89 yıl olduğu gibi bundan sonra yerine getirmeye devam edecek.' dedi.<br></p><p>KARDEMİR 2 No'lu Sürekli Döküm Makinesi açılış töreninde konuşan Bayraktar, ülkenin sanayi geçmişinde müstesna yeri olan, Türkiye'nin kalkınmasında en önemli itici güç kaynaklarından biri olan KARDEMİR'in, 89 yıl sonra hala ülkenin göz bebeği kurumlarından olduğunu söyledi.</p><p>Bayraktar, KARDEMİR'in on yıllar boyunca ülkenin geçtiği dönemde önemli vazifeyi ifa ettiğini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>'Bundan sonrası çok daha önemli. İçinde olduğumuz kriz dönemleri bize şunu söylüyor; Türkiye çok güçlü olmak zorunda. Türkiye çok güçlü sanayiye, imalat sektörüne, kendi kendine yeten, milli ağır sanayiye sahip olmak zorunda. KARDEMİR, adeta Cumhuriyet'le yaşıt, büyük köklü kuruluş, Türkiye'nin en önemli markalarından biri. Bundan sonraki yüzyılda da Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 'Türkiye Yüzyılı'nda da bu katkıyı ülkemize vermeye, ülkemizin ekonomisine, gücüne güç katmaya devam edecek. Bunu sizlerle yapacağız. Binlerce kardeşimiz ve adeta bu şehirle iç içe geçmiş, Karabük halkıyla hemhal, bir bütün olmuş tesis olarak bundan sonra da bu özel görevi yapmaya devam edeceğiz.'</p><p>Bakan Bayraktar, 2020'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görevlendirmesiyle başladıkları süreçte gayret gösterdiklerini, KARDEMİR ve Karabük'le aralarında özel bağ oluştuğunu dile getirerek, 2 yıl 8 ay boyunca önemli işler yaptıklarını ve önemli kararlar aldıklarını kaydetti.</p><p>Bunlardan birinin ete kemiğe bürünmesi, KARDEMİR'in üretimine katılması için toplandıklarını aktaran Bayraktar, '3 Nisan özel bir gün, KARDEMİR'in kuruluş yıl dönümü. 2037'ye geldiğimizde 100'üncü yılını kutlayan, daha güçlü şekilde katma değerli üretim yapmış, karlılığını, istihdamı artırmış şekilde ülkemize daha çok katkı yapan şirket haline gelecek.' dedi.</p><p>- 'Bölgemiz ateş çemberi'</p><p>Bayraktar, KARDEMİR'in büyük marka olduğuna işaret ederek, 'Türkiye Varlık Fonunun ortak olduğu ender şirketlerden biri. Dolayısıyla devlet olarak her daim gözümüzün olduğu, takip ettiğimiz önemli şirketimiz. KARDEMİR'in geleceği sizlerle çok daha parlak olacak. Dünyada büyük kriz var, bölgemiz ateş çemberi. Bütün bu yaşananlar ülkemizin her alanda kendi kendine yetebilir olmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu.' diye konuştu.</p><p>Türkiye'yi enerjide tam bağımsız kılabilmeyi hedeflediklerini vurgulayan Bayraktar, büyük çalışmalar yaptıklarını, ülkenin yerli, yenilenebilir enerji kaynaklarını hayata geçirdiklerini anlattı.</p><p>- 'Türkiye'de bu kadar köklü geçmişi olan markamız, şirketimiz yok'</p><p>Bayraktar, Türkiye'nin denizleri ve karalarında petrol, doğal gaz arayan, üreten ülke haline geldiğini ifade ederek, 'Bir hafta sonra cuma günü Somali'de olacağız. Çağrı Bey Sondaj Gemimiz, Somali'de sondaj faaliyetine başlayacak. Dolayısıyla 10-15 yılda geliştirdiğimiz kabiliyetle Türkiye'yi enerji alanında da dışa bağımsız hale getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye savunma sanayisinde adeta çağ atlandığına dikkati çeken Bayraktar, 'Tüm sanayinin esas itici gücü, esas önemli temeli bu içinde olduğumuz demir çelik endüstrisi, sektörü. KARDEMİR'in önünde çok önemli potansiyel, dönem var. Bu sorumluluğu, 89 yıl olduğu gibi bundan sonra yerine getirmeye devam edecek.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Alparslan Bayraktar, KARDEMİR'in büyüdükçe kentin istihdamına daha da katkı yapacağını, çalışmalarla çok daha farklı noktalara geleceğine inandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Seneye 90'ıncı yıl. Türkiye'de bu kadar köklü geçmişi olan markamız, şirketimiz yok. 90'ıncı yıla uluslararası güzel konferans yakışır. Üniversitemizle konferansı tertip etmek suretiyle önümüzdeki yılki kutlamalar, çok daha anlamlı hale gelir. 2 No'lu Sürekli Döküm Merkezi'mizin (Makinesi) ve yaklaşık 74-75 milyon doları bulan önemli yatırımların fabrikamıza, Karabük'e, ülkemize ve ekonomisine katkılar getirmesini, hayırlı olmasını diliyorum.'</p><p>- 'Yüksek katma değerli ürünlere yönelik yatırımlarımız devam ediyor'</p><p>KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz da kuruluşlarının 89. yıl dönümünü ve KARDEMİR için büyük önem taşıyan bir yatırımı daha hayata geçirmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.</p><p>Bakan Bayraktar'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde ortaya koyduğu vizyonla stratejik temellerini attığı yüksek katma değerli ürünlere yönelik yatırımların devam ettiğini bildiren Oflaz, 'Yeni Vakum Tesisi ve Sizing Block yatırımlarıyla başlayan serüvende bugün Yeni Sürekli Döküm Makinesi yatırımımızı devreye alıyoruz. Üretime devam eden tesis ve ünitede 16 ay gibi kısa sürede sizlerin de şahitliğinde bu büyük yatırımımızı KARDEMİR'e, Karabük'ümüze ve ülkemiz sanayisine kazandırmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.' ifadelerini kullandı.<br></p><p>Oflaz, açılışın KARDEMİR'in ve Karabük'ün kuruluş yıl dönümü olan 3 Nisan'a tevafuk etmesinin de kendilerinde farklı heyecanı barındırdığını dile getirerek, Türkiye Yüzyılı hedeflerine hizmet edeceğine inandıkları yatırımın hayata geçirilmesinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakan Bayraktar ile emeği geçen tüm yönetici, çalışanlar ve paydaşlarına şükranlarını arz etti.</p><p>Konuşmaların ardından Oflaz, Bakan Bayraktar'a 'KARDEMİR Onursal Başkanlık Ünvanı' verdi.</p><p>Bakan Bayraktar, daha sonra KARDEMİR çalışanlarıyla yemek yedi.</p><p>Programa, Vali Oktay Çağatay, AK Parti Karabük Milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük Ticaret ve Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Çapraz, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu ve diğer ilgililer katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Karabük</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-bayraktar-kardemir-2-nolu-surekli-dokum-makinesi-acilis-toreninde-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bakan-bayraktar-kardemir-2-nolu-surekli-dokum-makinesi-acilis-toreninde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="27120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan, TİSK'in Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı'nda konuştu:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-isikhan-tiskin-calisma-hayati-istisare-toplantisinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bakan-isikhan-tiskin-calisma-hayati-istisare-toplantisinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- '(Çalışanların İSG eğitimlerinin esaslarını düzenleyen yönetmelik) Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri, çalışma hayatının dinamiğine uygun bir şekilde uzaktan, yüz yüze veya iki yöntemle verilebilecek hale gelmiş durumda. Eğitimlerde yangın, acil durum gibi konuların ağırlığı artırılmış, eğitimlerin iş ve iş yerinin risk düzeyine göre hazırlanmasına gerekli olan altyapı sağlanmıştır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'e ilişkin, 'Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri, çalışma hayatının dinamiğine uygun bir şekilde uzaktan, yüz yüze veya iki yöntemle verilebilecek hale gelmiş durumda. Eğitimlerde yangın, acil durum gibi konuların ağırlığı artırılmış, eğitimlerin iş ve iş yerinin risk düzeyine göre hazırlanmasına gerekli olan altyapı sağlanmıştır.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Bakan Işıkhan, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun (TİSK) Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı'na katıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İzmir Ticaret Odasında düzenlenen toplantıda konuşan Işıkhan, dünyada üretim olanakları, çalışma koşulları ve endüstriyel anlamda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanırken bölgesel ve küresel anlamda da büyük bir insanlık sınavından geçildiğini belirtti.</p><p>Işıkhan, bu atmosferin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye'nin, işçisiyle, işvereniyle, yatırımcısıyla, üreticisiyle 'Devlet, millet el ele', Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürüdüğünü vurgulayarak, 'Çalışma hayatını tüm unsurlarıyla birlikte, ilmek ilmek örmeye, emek emek büyütmeye devam ediyoruz. Sadece istikrarlı büyüme sürecini değil aynı zamanda iş gücü piyasalarının uyum kapasitesini artırarak, yeni çalışma modellerinin mevcut potansiyelimizle entegrasyonunu gerçekleştirerek, daha dayanıklı ve pozitif yönde rekabetçi bir ekonomik yapıyı inşa etmenin gayreti içerisindeyiz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'nin, güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu ve dinamik iş dünyasıyla avantajlı durumda olduğunun altını çizen Işıkhan, 'Özellikle İzmir gibi yüksek iş gücü potansiyeline, güçlü ihracat kapasitesine ve dinamik çalışma hayatına sahip şehirlerimiz, ülkemizin bu avantajlı konumunu daha da güçlendirmektedir. Bu yönüyle İzmir, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda her daim öncü bir rol üstlenmiştir. Biz, girişimcilerimizin, işverenlerimizin ve ülkemizin potansiyeline güveniyoruz. Elbette bu güven ve kapasite, her birimize ayrı ayrı sorumluluklar da yüklemektedir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>- İSG eğitimleri, çalışma hayatının dinamiğine uygun hale getirildi</p><p>Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in Resmi Gazete'de yayımlandığını hatırlatan Işıkhan, 'Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun bir şekilde uzaktan, yüz yüze veya iki yöntemle verilebilecek hale gelmiş durumda. Eğitimlerde yangın, acil durum gibi konuların ağırlığı artırılmış, eğitimlerin iş ve iş yerinin risk düzeyine göre hazırlanmasına gerekli olan altyapı sağlanmıştır.' bilgisini paylaştı.</p><p>Bakan Işıkhan, çalışma hayatının çağın gerekliliklerine uyumlu, değişime açık ve risklere karşı dayanıklı yapıda olması gerektiğini belirterek, yatırım, üretim ve istihdam odaklı yaklaşımın önemine dikkati çekti.</p><p>İşverenlerin bu süreçte sosyal kalkınma ve toplumsal refah açısından belirleyici rol üstlendiğini vurgulayan Işıkhan, bu alanlardaki çabanın, Türkiye'nin gelecek yüzyıldaki liderlik potansiyelini güçlendireceğini ifade etti.</p><p>- 'Beklentimiz, yatırım, üretim, istihdam hedefimize daha fazla katkı sunmanız'</p><p>Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye'nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla inşallah zirveye taşıyacağız çünkü inanıyoruz ki birlikte konuştuğumuz, birlikte karar verdiğimiz ve birlikte uyguladığımız politikalar daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir olacaktır. Bu husustaki en önemli referansımız, hiç kuşkusuz bugüne kadar başarmış olduğumuz ortak işlerdir.'</p><p>Nitelikli iş gücü ve istihdam olanakları gelişmiş, yatırım ortamı refahı sağlanmış, yeni çalışma modellerine hakim ve tüm paydaşların haklarının korunduğu, standartları yüksek, ideal bir çalışma hayatını inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Işıkhan, şunları kaydetti:</p><p>'İzmir'den yükselen bu güçlü işbirliği ve istişare kültürünün, ülkemizin tamamına yayılacağına da yürekten inanıyorum. İnanıyorum ki bugün burada yapacağımız değerlendirmeler, yalnızca bugünü değil geleceğin çalışma hayatını da şekillendirecek önemli çıktılar üretecektir. Sizlerden beklentimiz, yatırım, üretim, istihdam hedefimize daha fazla katkı sunmanız ve Türkiye'nin gücüne güvenmenizdir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Bakanlık olarak bizler de hem çalışanlarımızın hem de işverenlerimizin sorunlarının, ihtiyaç ve taleplerinin en yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-isikhan-tiskin-calisma-hayati-istisare-toplantisinda-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bakan-isikhan-tiskin-calisma-hayati-istisare-toplantisinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="45605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya Tropikal Meyvelerin Yeşil ve Dijital Dönüşümü Projesi'nin tanıtımı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/alanya-tropikal-meyvelerin-yesil-ve-dijital-donusumu-projesinin-tanitimi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/alanya-tropikal-meyvelerin-yesil-ve-dijital-donusumu-projesinin-tanitimi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde tropikal meyve üreticilerine yönelik hayata geçirilen 'Alanya Tropikal Meyvelerin Yeşil ve Dijital Dönüşümü Projesi'nin açılış lansmanı yapıldı.</p><p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) ve Tropikal Meyve Üreticileri Birliği destekleriyle yürütülen projenin açılış lansmanı ALTSO Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.</p><p>Açılışta konuşan Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, üreticiler için en önemli sorunun üretim değil, tanıtım ve pazarlama olduğunu söyledi.</p><p>Pazarlama ve uluslararası hal konusunda çalışmalar yaptıklarını anlatan Hüddoğlu, 'Bunun yanında uluslararası fuarlara katıldık. Burada 'GlobalGAP sertifikası var mı, uluslararası üretim yapıyor musunuz?' sorularıyla muhatap olduk. Biz de bunlara cevap vermek için çalıştık. BAKA'nın da destekleriyle ilk etapta 25 üreticimiz için GlobalGAP sertifikası almaya karar verdik.' dedi.</p><p>Hüddoğlu, üreticilerin bilinçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bugün bir başlangıç yaptıklarına vurgu yaptı.</p><p>Tropikal meyvenin hak ettiği değeri görmesini istediklerini dile getiren Hüddoğlu, 'Tropikal meyve manavdaki bir ürün değil. Biz bunun katma değerini artırırsak hedeflediğimiz noktalara geleceğiz. Bugün de bir başlangıç yapıyoruz.' diye konuştu.</p><p>BAKA Alanya Temsilcisi Oğuzhan Atalay ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinesinde yürütülen programda Dünya Bankası tarafından belirli bölgelerde kullandırılacak kredinin projeler için devreye alındığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu kredilerden birinin de tropikal meyve üretimi için hazırlanan proje olduğunu aktaran Atalay, 'İklim değişikliği sadece çevreyi değil, toplumların kırılgan kesimlerini de etkiliyor. Kadın ve çocukların yanında üreticilerimiz de bu iklim değişikliğinden etkileniyor. Bu iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması ve toplum nezdindeki kırılganlıkların azalması anlamında bu proje büyük önem arz ediyor.' dedi.</p><p>Alanya İlçe Tarım ve Orman Müdürü İhsan İnal da 210 bin dekar üretim alanı olan ilçede 5 bin kayıtlı çiftçiyle üretim yaptıkları bilgisini vererek, iyi tarım ve GlobalGAP tarımsal üretimin çevreye, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyen izlenebilir ve sürdürülebilir yöntemlerle yapılan kritik sistemler bütünü olduğunu belirtti.</p><p>ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç ise Alanya'nın tarımsal alanda dünden bu yana köklü mazisi olduğunu söyledi.<br></p><p>Alanya'nın yıllar önce muzla tanışıp onu ticari değere ulaştırdığını anımsatan Kılıç, 'Tarımda 2000'li yıllardan sonra örtü altı üretim gelişti. Seracılığın gelişmesiyle de ilçede üreticiler farklı tropikal meyvelerle tanıştı. İklimsel özelliklerinden dolayı tropik bölgelere göre ilçemizde yetişen ürünler daha yüksek aromaya sahip. Bunu iyi tarım uygulamaları ve sertifikasyonlarla daha iyi noktaya getirerek farklı pazarlara ulaştırmak gerekiyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Konuşmaların ardından tropikal meyve üreticilerine GlobalGAP ve iyi tarım uygulamaları hakkında sunum gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/alanya-tropikal-meyvelerin-yesil-ve-dijital-donusumu-projesinin-tanitimi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/alanya-tropikal-meyvelerin-yesil-ve-dijital-donusumu-projesinin-tanitimi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="23788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ford Tourneo Custom'ın yeni 9+1 seçeneği müşterilerle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/ford-tourneo-customin-yeni-91-secenegi-musterilerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/ford-tourneo-customin-yeni-91-secenegi-musterilerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ford Türkiye, Tourneo Custom modelinin yeni 9+1 koltuk seçeneğini ay içinde pazara sunacak.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, yolcu taşıma regülasyonlarına tam uyumlu yapısıyla öne çıkan Tourneo Custom 9+1, ferah ve esnek iç mekan kurgusuyla yolcu taşımacılığına alternatif getiriyor.<br></p><p>Ford Türkiye, ticari araç segmentindeki konumunu, müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği bütüncül çözümlerle pekiştiriyor. Ford'un yenilikçi tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle donatılan Tourneo Custom modeli, turizm taşımacılığı, servis hatları ve havalimanı transferleri gibi alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayacak 9+1 koltuk dizilimiyle yollara çıkıyor.</p><p>Pazardaki mevcut 9+1 araç dönüşümlerinin aksine Tourneo Custom, 9+1 seçeneği satın alma sırasında veya sonrasında ek bir işlem gerektirmeksizin doğrudan kullanıma uygun şekilde sunuluyor. Yolcu taşıma belgeleri ve güncel regülasyonlarla tam uyumlu yapısı sayesinde işletmecilere zaman ve operasyonel maliyet avantajı sağlayan araç, zahmetsiz ve hızlı bir satın alma deneyimi vadediyor.</p><p>Tourneo Custom 9+1, fonksiyonelliğinin yanı sıra sunduğu premium iç mekan detaylarıyla araç sürücüsüne ve yolculara konforlu bir yolculuk deneyimi sunuyor. Konfor odaklı tasarım unsurları, esnek koltuk yerleşimi ve ileri seviye bağlantı teknolojileriyle donatılan araç, segmentindeki ferahlık ve kalite algısını artırıyor.<br></p><p>- 170 PS güç üretiyor</p><p>Yeni Tourneo Custom, ticari yolcu taşımacılığı ihtiyaçlarına kapsamlı bir çözüm getirmeyi amaçlıyor. 2.0 litre EcoBlue dizel motor seçeneği sunan ve 170 PS güç üreten araç, 8 ileri otomatik şanzıman ile 390 Nm'ye varan tork değeri sağlıyor. Yenilenen şanzıman, sürüş konforunu artırırken, yakıt verimliliğini optimize etmeye de yardımcı oluyor.</p><p>Geniş iç hacmi ve fonksiyonel koltuk düzeniyle farklı yolcu taşıma ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanan Tourneo Custom, yüksek tavan yapısıyla ferah bir kabin deneyimi sunarken, geniş yaşam alanı hem sürücü hem yolcular için konforlu bir yolculuk imkanı sağlıyor. <br></p><p>Model, gelişmiş bağlantı ve sürüş destek teknolojileriyle donatılıyor. Yeni nesil dijital sistemler, sürüş sırasında kullanım kolaylığı sağlarken, araç içi deneyimi verimli ve konforlu hale getiriyor.</p><p>Ford Türkiye, Tourneo Custom 9+1 ile Ford Pro ekosisteminde işletmelerin tüm operasyonlarını tek çatı altında destekleyen entegre bir yapı sunuyor. Tourneo Custom 9+1'in Ford Pro Filo Portalı'na bağlanabilmesi, araç konumundan bakım ihtiyacına kadar tüm kritik bilgileri tek ekrandan, ek bir donanıma gerek kalmadan takip etme kolaylığı sağlıyor. <br></p><p>Teknoloji ve Müşteri Merkezi üzerinden araçların bakım ihtiyacını henüz kullanıcı fark etmeden tespit edip bilgi veren ve gerekli hazırlıkları önceden yaparak plansız durumları minimuma indiren şirket, turizm sektörü açısından önemli kesintisiz çalışma süresi beklentisine cevap veriyor. Farklı donanım ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla yeni Tourneo Custom 9+1, hem şehir içi hem uzun yol taşımacılığı için sektörün ihtiyaçlarına çok yönlü bir çözüm sunuyor.</p><p><br></p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/ford-tourneo-customin-yeni-91-secenegi-musterilerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/ford-tourneo-customin-yeni-91-secenegi-musterilerle-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="13597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, Kocaeli'de '42 Türkiye Mezuniyet Töreni'nde konuştu:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-kacir-kocaelide-42-turkiye-mezuniyet-toreninde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bakan-kacir-kocaelide-42-turkiye-mezuniyet-toreninde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve milli insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan milli platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye'nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın açık göstergesidir' - 'Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem, öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. İşte bu yüzden 'yazılımda tam bağımsızlık' ilkesi, Türkiye'nin istikbali ve bekasıyla doğrudan eş değerdir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve milli insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan milli platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye'nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın açık göstergesidir.' dedi.</p><p>Bilişim Vadisi'nde düzenlenen '42 Türkiye Mezuniyet Töreni'nde konuşan Kacır, tarihin en derin kırılma anlarından birine tanıklık ettiklerini, bu süreçte teknolojinin artık sadece hayatı kolaylaştıran araç olmanın çok ötesine geçerek ekonomiden sosyal hayata, üretimden diplomasiye kadar tüm alanlara yön verdiğini söyledi.</p><p>Kacır, teknoloji üretme, geliştirme ve etkin kullanma kapasitesinin ülkelerin kalkınmasında her geçen gün daha büyük rol üstlendiğine dikkati çekerek, bu anlayışla teknolojinin sunduğu imkanları, ülkeyi dünya sahnesinde hak ettiği konuma taşımak ve tam bağımsız Türkiye'yi inşa etmek için tarihi fırsat olarak gördüklerini kaydetti.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'yi teknoloji üretiminde dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu yetkinlik düzeyine taşıdıklarını belirten Kacır, 'Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve milli insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan milli platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye'nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın ispatı niteliğindedir.' diye konuştu.</p><p>Kacır, yakaladıkları başarıların sadece caydırıcılığı güçlendirmekle kalmadığını, yüksek teknolojili üretimde yeni ufukların da önünü açtığını dile getirerek, 'Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini, akıllı ve elektrikli otomobilimiz Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Ülkemizde bugüne kadar ürettiğimiz en yüksek değere sahip teknoloji ürünü TÜRKSAT 6A ile kendi haberleşme uydularını üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri olduk.' dedi.</p><p>Türkiye'nin, 23 yıl öncesine göre bambaşka bir hale geldiğini vurgulayan Kacır, şöyle devam etti:</p><p>'Nükleer enerjiden yapay zekaya, biyoteknolojiden ileri üretime teknolojinin farklı sahalarında özgün, yerli, milli ürün ve hizmetler geliştiren bir Türkiye var. Bir zamanlar hayal olarak görülen nice projeyi gerçeğe dönüştüren, öğrenilmiş çaresizlikleri zihinlerden söküp atan bir Türkiye var. Sadece ağzında gümüş kaşıkla doğanların değil, alın teriyle, akıl teriyle, azimle ve emekle yol yürüyenlerin de hayallerini gerçeğe dönüştürebildiği bir Türkiye var. Bu tablo, Türkiye Yüzyılı'nda Milli Teknoloji Hamlesi'ni gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye'nin yazacağı destanın yalnızca ön gösterimidir.</p><p>Küresel ölçekte rekabet edebilen, dinamik ve üretken yazılım ekosistemine sahip olmanın, teknolojinin her sahasında söz sahibi bir Türkiye için olmazsa olmaz olduğunun bilincindeyiz. Bugün dünyanın en değerli 10 şirketine baktığımızda 9'unun teknoloji ve yazılım odaklı şirketler olduğunu görüyoruz. Akıllı sistemlerden otonom araçlara, siber güvenlikten finans teknolojilerine, üretim hatlarından sağlık teknolojilerine kadar hayatın farklı alanlarda geliştirilen çözümlere katma değer sağlayan asli unsur artık yazılımdır.'</p><p>- 'Yeni dünyanın ekonomik düzeni yazılım kodlarıyla şekilleniyor'</p><p>Kacır, yeni dünyanın ekonomik düzeninin yazılım kodlarıyla şekillendiğine işaret ederek, 'Ancak mesele sadece ekonomik yarıştan ibaret değildir. Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem, öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. Bu yüzden 'yazılımda tam bağımsızlık' ilkesi, Türkiye'nin istikbali ve bekasıyla doğrudan eş değerdir.' diye konuştu.</p><p>Böylesine kritik alanda kalıcı ve sürdürülebilir güç inşa etmenin yolunun ise her şeyden önce nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten geçtiğini vurgulayan Kacır, 'Yazılım çözümlerinde fark oluşturmanın asıl anahtarı, teknik bilgiyle birlikte analitik düşünmeyi, tasarım kabiliyetini, problem çözme becerisini ve stratejik öngörüyü bir araya getirebilen nitelikli insan kaynağıdır.' dedi.</p><p>Kacır, ülkeden dünyaya örnek yazılım ve teknoloji çözümleri çıkarmak için genç ve dinamik nüfusun sağladığı muazzam avantaja sahip olduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Bugün Milli Teknoloji Hamlemizin pek çok eserinin arkasında, hayal kuran, çalışan, araştıran, geliştiren ve ülkesine değer katmayı amaçlayan genç mühendislerimizin, yazılımcılarımızın ve girişimcilerimizin imzası var. Tarih yazan işlerin öznesi olmak için can atan, yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini yenilikçi yetkinliklerle buluşturmak için 2018'den bu yana TEKNOFEST'ler düzenliyoruz. Biyoteknolojiden yapay zekaya, eğitimden tarıma, çevre ve enerjiden çip tasarımına, blokzincirden dron yarışmalarına kadar pek çok alanda gençlerimizin hayallerini projelere dönüştürmesine şahitlik ediyoruz.</p><p>'Sektör Kampüste' programımızla üniversite öğrencilerini reel sektör deneyimiyle buluşturuyoruz. Milli Teknoloji Uzmanlık Programları'mızla teknoloji geliştirme ve katma değerli üretim altyapımızın ihtiyaç duyduğu alanlarda, gençlerimizi geleceğin yetkinlikleriyle donatıyoruz. Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi ile gençlerimizin yapay zeka uygulamaları, veri bilimi, oyun geliştirme alanlarında yetkinliklerini destekliyoruz. Deneyap Teknoloji Atölyeleri'mizle, bilim şenlikleriyle, fuarlarla, TÜBİTAK popüler bilim yayınlarıyla, bilim merkezleriyle 7'den 70'e her yaştan vatandaşımızın teknolojiye ilgisini besliyoruz.'</p><p>- 'Türkiye ekonomisinin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı dönüşümünü desteklemeyi sürdüreceğiz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>42 Yazılım Okulları ile de klasik eğitim kalıplarının ötesine geçen, proje temelli, uygulama odaklı ve birbirinden öğrenmeyi esas alan, dünya çapında başarı kazanmış yenilikçi yazılım öğrenme modelini ülkeye kazandırmayı amaçladıklarını anlatan Kacır, 'Bu doğrultuda, dünyanın en saygın yazılım okulu ağlarından 42 Network'ün parçası olan 42 İstanbul ve 42 Kocaeli Yazılım Okullarını 2021'de Bilişim Vadimiz bünyesinde hayata geçirdik. Okullarımızda sunduğumuz eğitimin temel müfredat aşamasında, öğrencilerin yazılımın temellerini en güçlü şekilde kavramalarını ve algoritmik düşünmeden teknik problem çözmeye, takım çalışmasından proje teslim kültürüne kadar bir yazılımcı için olmazsa olmaz yetkinleri kazanmalarını sağlıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kacır, temel müfredatı başarıyla tamamlayan öğrencilerin, yapay zekadan siber güvenliğe, oyun geliştirmeden web teknolojilerine kadar ilgi duydukları spesifik alanlarda derinleşerek, sektörel ihtiyaçlara doğrudan cevap verebilecek birer uzman haline geldiğini dile getirerek, 'Eğitim süreci boyunca teorik birikimlerini gerçek dünya deneyimiyle taçlandıran gençlerimiz, zorunlu staj programları sayesinde henüz mezun olmadan sektörün mutfağına girme imkanı elde ediyor. Kuruluşundan bu yana yoğun ilgi gören okullarımıza bugüne kadar 98 bin 575 arkadaşımız başvurdu. Çevrim içi testi geçen, ardından da 4 haftalık yoğun havuz eğitiminde başarı elde eden 2 bin 124 aday okullarımıza kayıt yaptırdı. Bugün de temel müfredat eğitimini tamamlayan 407 öğrencimizin başarısını kutlamak üzere bir aradayız.' diye konuştu.</p><p>Ortaya çıkan tablonun, gençlere gerçek fırsatlar sunan güçlü model olduğunu kendilerine açıkça gösterdiğini vurgulayan Kacır, 'Burada iş dünyasıyla buluşmaya hazır, analitik düşünebilen, problem çözebilen, üretim kültürünü içselleştirmiş nitelikli yetenek havuzu var. Burada ülkemizin yazılımcı ve teknoloji yeteneği ihtiyacına doğrudan cevap verebilecek stratejik yapı var. Bugün mezuniyet heyecanı yaşayan her gencimizin, yarının teknolojilerini inşa eden, geliştirdiği yazılımlarla hayatın farklı alanlarına dokunan, kurduğu girişimlerle ekonomik değer üreten ve ortaya koyduğu yenilikçi çözümlerle ülkemizin küresel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyan bireyler olarak Türkiye'nin geleceğinde önemli roller üstleneceğine yürekten inanıyorum.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kacır, hayata geçirdikleri bu projelerle Türkiye ekonomisinin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı dönüşümünü desteklemeyi, ülkenin nitelikli insan kaynağı havuzunu genişletmeyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ederek, Milli Teknoloji Hamlesi'nin kıymetli neferleri olarak gördükleri mezunlara başarılar diledi.</p><p>Konuşmaların ardından Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, Kacır'a 42 Türkiye öğrencileri tarafından tasarlanan tabloyu hediye etti.</p><p>Bakan Kacır da işbirliği yürütülen kurumlar ve şirketlerin yetkililerine teşekkür plaketi takdim etti. Ayrıca Avrupa Birliği'nde geçerli RNCP 6 diplomasını almaya hak kazanan ilk mezun olan Ömer Yumuşak'a diplomasını Bakan Kacır verdi.</p><p>Kep atma töreniyle sona eren programa, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş da katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-kacir-kocaelide-42-turkiye-mezuniyet-toreninde-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bakan-kacir-kocaelide-42-turkiye-mezuniyet-toreninde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="39677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bodrum'a sezonun ilk kruvaziyeri geldi]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bodruma-sezonun-ilk-kruvaziyeri-geldi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bodruma-sezonun-ilk-kruvaziyeri-geldi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesine sezonun ilk kruvaziyeri 'Astoria Grande' ile 909 yolcu geldi.</p><p>Palau bayraklı 193 metre uzunluğundaki gemi, Bodrum Cruise Port Limanı iskelesine yanaştırıldı.</p><p>Kuşadası Limanı'ndan gelen gemide 909 yolcu ile 445 personel bulunuyor.</p><p>Kruvaziyerden inen turistler, gümrük işlemlerinin ardından ilçeyi gezmek için limandan ayrıldı.</p><p>Bodrum Cruise Port'tan yapılan açıklamada, sezon boyunca 119 kruvaziyer ile 140 bin yolcunun ilçeye gelmesinin planlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Global Ports Holding Doğu Akdeniz Limanları Direktörü Aziz Güngör, bu yıl 19 geminin Bodrum'a ilk kez demirleyeceğini bildirdi.</p><p>Bodrum'un 2026 sezonu itibarıyla lüks segmentteki kruvaziyer gemileri için öncü bir liman haline geleceğini vurgulayan Güngör, şunları kaydetti:</p><p>'Hem ilk kez limanımıza uğrayacak gemileri hem de lüks segment gemilerin ilgisini düşündüğümüzde, Bodrum Cruise Port'un uluslararası kruvaziyer rotaları içerisindeki bilinirliğinin ve tercih edilme oranının her geçen sezon arttığını görüyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Muğla</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bodruma-sezonun-ilk-kruvaziyeri-geldi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bodruma-sezonun-ilk-kruvaziyeri-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="21201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli'nde çiftçilere yerli hibrit ayçiçeği tohumu dağıtıldı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/kirklarelinde-ciftcilere-yerli-hibrit-aycicegi-tohumu-dagitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/kirklarelinde-ciftcilere-yerli-hibrit-aycicegi-tohumu-dagitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde 152 çiftçiye yüzde 75 hibe destekli yerli hibrit ayçiçeği tohumu verildi.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen Yerli Hibrit Tohum ile Ayçiçeği Üretimini Geliştirme Projesi kapsamında Kırklareli Tarım ve Orman Müdürlüğünde tören düzenlendi.</p><p>İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayçiçeği üretiminde Trakya'nın önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p><p>Ayçiçeğinde yerli ve milli tohumlarla üretimin önemine dikkati çeken Karaca, bu kapsamda çiftçilere destek verdiklerini kaydetti.</p><p>Karaca, bu sezonun verimli geçeceğine inandığını ifade ederek, 'Bitkisel üretimde kullanılan girdilerin yerli ve milli olarak üretilmesinin birçok katkısı var. Yerli ve milli tohumlar ile üreticilerimiz daha fazla kazanacak. Ülke olarak yerli ve milli tohumda çok iyi bir yere geldik.' dedi.</p><p>İnece beldesinde ayçiçeği üretimi yapan İlyas Yılmam ise yerli ve milli tohumların verim açısından çok güzel olduğunu belirtti.</p><p>Yerli tohumlar sayesinde dışa bağımlılığın azaldığını anlatan Yılmam, Tarım ve Orman Bakanlığının bu çalışmasını önemsediklerini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuşmaların ardından 152 çiftçiye yüzde 75 hibe destekli 225 paket tohum dağıtıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Kırklareli</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/kirklarelinde-ciftcilere-yerli-hibrit-aycicegi-tohumu-dagitildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/kirklarelinde-ciftcilere-yerli-hibrit-aycicegi-tohumu-dagitildi.jpg" type="image/jpeg" length="16268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASKON ile Mesleki Yeterlilik Kurumundan nitelikli iş gücü için işbirliği]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/askon-ile-mesleki-yeterlilik-kurumundan-nitelikli-is-gucu-icin-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/askon-ile-mesleki-yeterlilik-kurumundan-nitelikli-is-gucu-icin-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın: - 'Mesleki Yeterlilik Kurumu ile gerçekleştirdiğimiz işbirliği sayesinde, sanayimizin ve hizmet sektörlerimizin ihtiyaç duyduğu yetkin iş gücünü daha sistematik ve standartlara uygun şekilde yetiştireceğiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) ile Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) arasında Türkiye'nin beşeri sermayesini güçlendirmeye yönelik işbirliği protokolü imzalandı.<br></p><p>ASKON ile MYK arasında Türkiye'nin beşeri sermayesini güçlendirmeye yönelik işbirliği protokolü ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ile MYK Başkanı Aşkın Tören'in katılımıyla ASKON Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><p>İmzalanan protokol kapsamında, iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli ve belgeli iş gücünün geliştirilmesi, sektörlerin rekabet gücünün artırılması ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlanması hedefleniyor.</p><p>Bu doğrultuda, meslekler, sektörler ve beceriler arasında güçlü bir bağ kuran, veri temelli ve uluslararası standartlarla uyumlu bir işbirliği modeli oluşturulacak. Protokol çerçevesinde, meslek ve beceri haritalandırmaları yapılacak, beceri açığı analizleri yürütülecek, geleceğin meslekleri ve dönüşen iş alanları belirlenecek.</p><p>Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli meslekler başta olmak üzere ulusal meslek standartları ve yeterlilikler geliştirilirken mikro-yeterlilikler dahil yeni nesil yetkinlik modelleri oluşturulacak.</p><p>Bu stratejik işbirliğiyle Türkiye'de istihdamın artırılması, üretimde kalite ve verimliliğin yükseltilmesi ve küresel rekabette daha güçlü bir konum elde edilmesi hedefleniyor.</p><p>Açıklamada imza törenindeki değerlendirmelerine yer verilen ASKON Genel Başkanı Aydın, protokolün Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aydın, iş dünyasının sürdürülebilir büyümesinin nitelikli insan kaynağı ile mümkün olduğunu vurgulayarak, 'MYK ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği sayesinde, sanayimizin ve hizmet sektörlerimizin ihtiyaç duyduğu yetkin iş gücünü daha sistematik ve standartlara uygun şekilde yetiştireceğiz. Bu protokol, üretimde verimliliği artıracak, işletmelerimizin uluslararası rekabet gücünü yükseltecek ve ülkemizin kalkınma hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/askon-ile-mesleki-yeterlilik-kurumundan-nitelikli-is-gucu-icin-isbirligi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/askon-ile-mesleki-yeterlilik-kurumundan-nitelikli-is-gucu-icin-isbirligi.jpg" type="image/jpeg" length="99437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KARDEMİR'in temelinin atılması ve Karabük'ün kuruluşunun 89. yılı kutlanıyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/kardemirin-temelinin-atilmasi-ve-karabukun-kurulusunun-89-yili-kutlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/kardemirin-temelinin-atilmasi-ve-karabukun-kurulusunun-89-yili-kutlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KARABÜK (AA) - Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarının (KARDEMİR) temellerinin atılışı ve Karabük'ün kuruluşunun 89. yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi.<br></p><p>Yenişehir Atatürk Anıtı'nda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende, Vali Oktay Çağatay, anıta çelenk sundu.</p><p>Törende konuşan Çağatay, 3 Nisan 1937'nin, sadece temel atma töreni değil, genç cumhuriyetin iktisadi bağımsızlık mücadelesini çelikten iradeyle taçlandırdığı gün olduğunu söyledi.</p><p>Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuyla atılan o ilk adımın, çeltik tarlalarından dünya çapında sanayi devinin çıkabileceğini tüm dünyaya kanıtladığını belirten Çağatay, şunları kaydetti:</p><p>'Karabük, kurtuluşunu değil kuruluşunu kutlayan şehir olarak Türkiye'nin modernleşme serüveninin yaşayan en canlı şahididir. Tam da bu noktada, Karabük'ün taşıdığı bu tarihi misyonu daha geniş perspektifle taçlandırmak adına çok önemli adımın eşiğindeyiz. 3 Nisan'ın 'Sanayi Günü' olarak ilan edilmesi, sadece şehrimiz için değil, ülkemizin tüm sanayi hafızası için hakkın teslimidir. İlimizde bu yönde kararlılıkla atılan adımlar, Karabük'ün 'Fabrikalar Kuran Fabrika' ünvanını ulusal tescille perçinleyecektir.'</p><p>Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya da fabrikanın kurulmasında emeği olan başta Atatürk olmak üzere herkese teşekkür etti.</p><p>KARDEMİR'in Türkiye'nin her karış toprağında emeği olduğunu belirten Çetinkaya, Karabük'ü daha ileri taşıyacaklarını kaydetti.</p><p>- 'KARDEMİR yaklaşık 2,5 milyon tonluk üretim kapasitesine yaklaştı'</p><p>KARDEMİR Genel Müdürü Niyazi Aşkın Peker ise 3 Nisan 1937'de Karabük'te yalnızca bir fabrikanın temelinin atılmadığını, Türkiye'nin ağır sanayi hamlesinde tarihi adım attığını ifade etti.</p><p>O gün yakılan ilk ateşin bugün hala Karabük'ü, sanayiyi ve ülkenin üretim vizyonunu aydınlatmaya devam ettiğini belirten Peker, 'Karabük, demir ve çeliğin doğduğu şehirdir. KARDEMİR ise Türk sanayinin öncüsüdür. Demir ve çelik, 89 yıl önce bu topraklarda doğmuş burada büyümüş, gelişmiş ve Türkiye'nin kalkınma serüveninin temel taşı olmuştur. KARDEMİR güçlendikçe Karabük gelişmiş, Karabük büyüdükçe Türkiye sanayi yolculuğunda daha sağlam adımlarla ilerlemiştir.' diye konuştu.</p><p>Peker, son 20 yılda yapılan yatırımlar, kapasite artışları, verimlilik odaklı dönüşüm ve stratejik ürün hamleleriyle KARDEMİR'in çok daha güçlü üretim ölçeğine ulaştığını anlatarak, 'Bugün yaklaşık 2,5 milyon tonluk üretim kapasitesine yaklaşan şirketimiz, hedefini 3 milyon ton seviyesine taşımış durumdadır. KARDEMİR, Türkiye'nin tek ray üreticisi, tek demir yolu tekeri üreticisi ve tek ağır profil üreticisi konumundadır. Bu tablo, yalnızca şirketimizin üretim gücünü değil, ülkemizin yerli ve milli sanayi kabiliyetini de açık biçimde ortaya koymaktadır. Raylı sistemlerden ağır sanayiye, stratejik altyapıdan katma değerli üretime kadar geniş alanda KARDEMİR, Türkiye için vazgeçilmez üretim merkezidir.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin sanayi altyapısının güçlendirilmesi, stratejik üretim kabiliyetinin artırılması ve yerli milli sanayi vizyonunun tahkim edilmesi yönünde ortaya koyduğu irade dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sunan Peker, KARDEMİR'in demir yolu sanayisine sunduğu katkının, yalnızca şirket açısından değil, Türkiye Yüzyılı'nda yerli ve milli sanayi hedeflerine ulaşılmasına yönelik de anlam taşıdığını sözlerine ekledi.</p><p>Konuşmaların ardından öğrenciler, şiir ve kompozisyon okudu. İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen şiir, kompozisyon ve resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere, Vali Çağatay tarafından ödülleri verildi.</p><p>Yenişehir Kulübü'nde açılan, 125 fotoğrafın yer aldığı 'Dünden Bugüne KARDEMİR' sergisi, 8 Nisan'a kadar ziyaret edilebilecek.</p><p>Programa, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileri ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Karabük</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/kardemirin-temelinin-atilmasi-ve-karabukun-kurulusunun-89-yili-kutlaniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/kardemirin-temelinin-atilmasi-ve-karabukun-kurulusunun-89-yili-kutlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="19291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karmod'dan eğitim kurumlarına özel güvenlik kulübesi]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/karmoddan-egitim-kurumlarina-ozel-guvenlik-kulubesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/karmoddan-egitim-kurumlarina-ozel-guvenlik-kulubesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Karmod Kabin Genel Müdürü Zekai Küçük: - 'Beklentiler doğrultusunda farklı kullanım alanlarına özel kulübeler geliştirmeyi sürdürüyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Karmod, eğitim kurumlarının kurumsal kimlikleriyle uyumlu, özel güvenlik kulübeleri geliştirdi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Karmod Kabin Genel Müdürü Zekai Küçük, güvenlik kulübelerini hizmet verdikleri firmaların kurumsal kimliklerini bütünleyen önemli bir yapı olarak gördüklerini belirtti.</p><p>Küçük, güvenlik kulübelerinde yeni beklentinin estetiği yüksek, modern ve lüks yapılara yöneldiğine dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Ülkemizdeki firmaların kurumsal gelişimleri detay görünen ürünlerdeki beklentileri de yükseltti. Bu durum güvenlik yapılarına da yansıdı. Güvenlik kulübelerinde yeni beklenti estetiği yüksek, modern tasarımlı ve lüks yapılara yöneldi. Güvenlik kabinleri üretiminin öncü markası olarak beklentiler doğrultusunda farklı kullanım alanlarına özel kulübeler geliştirmeyi sürdürüyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eğitim sektöründe güvenlik alanlarında geliştirdikleri lüks prekast kabin modelinin oldukça ilgi gördüğünü vurgulayan Küçük, modern mimari tasarımıyla öne çıkan lüks prekast kabin modelinin kurumsal kimliğe uyumlu güvenlik kulübesi arayan firmaların dikkatini çektiğini aktardı.</p><p>Küçük, 'Prekast güvenlik kabini modelle eğitim sektöründe özel lise ve üniversiteler başta olmak üzere, elçilikler, villa konut siteleri, yönetim binaları için çok sayıda kullanım alanına üretim gerçekleştirdik. Son olarak İstanbul, Beşiktaş'ta özel bir üniversitemizin kampüsünde kullanılmak üzere 4 adet 150x270 ve 2 adet 140x140 santimetre prekast güvenlik kulübelerinden oluşan projeyi tamamlayarak teslim ettik.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/karmoddan-egitim-kurumlarina-ozel-guvenlik-kulubesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/karmoddan-egitim-kurumlarina-ozel-guvenlik-kulubesi.jpg" type="image/jpeg" length="54356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır, Kocaeli'de alüminyum üretim hattının açılışında konuştu:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-kacir-kocaelide-aluminyum-uretim-hattinin-acilisinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bakan-kacir-kocaelide-aluminyum-uretim-hattinin-acilisinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- '(Alüminyum) Sektörümüz gerek yeni alaşım ürünleri yatırımları gerekse de yeşil ve dijital dönüşüme sağladığımız desteklerle büyümesini sürdürecek ve inşallah Avrupa'nın 1 numaralı alüminyum üretim ve işleme üssü konumuna erişecek' - 'Yeni dönemin dinamiklerini doğru okuyan ülkeler, rekabet güçlerini artıracak ve küresel pazarlarda daha sağlam konum elde edecek. Geleneksel üretim modellerine hapsolan ülkeler ise küresel yarışta irtifa kaybedecek. Bizler, doğru strateji, kararlı vizyon ve uygun maliyetli finansmanla bu dönüşümü ülkemiz adına önemli fırsata dönüştürecek imkan ve kabiliyete sahibiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, '(Alüminyum) Sektörümüz gerek yeni alaşım ürünleri yatırımları gerekse de yeşil ve dijital dönüşüme sağladığımız desteklerle büyümesini sürdürecek ve inşallah Avrupa'nın 1 numaralı alüminyum üretim ve işleme üssü konumuna erişecek.' dedi.</p><p>Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki İMES OSB'de düzenlenen Sima Alüminyum Üretim Hattı açılış töreninde konuşan Kacır, dünyada siyasi ve ekonomik düzenin adeta baştan kurgulandığı, tedarik zincirlerinin kırılganlaştığı ve üretim modellerinin yeniden belirlendiği süreçte olunduğunu, bu kritik dönemeçte güçlü sanayi altyapısını, özgün ve rekabetçi AR-GE ve inovasyon ekosistemle destekleyen ülkelerin küresel ligde yükseldiğini söyledi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 23 yılda inşa ettikleri inovasyon ve araştırma ekosistemiyle, planlı sanayi alanlarıyla, gerçekleştirdikleri reform niteliğindeki atılımlarla ülkeyi yüksek katma değerli ve rekabetçi üretimin merkez üssü haline getirdiklerini dile getiren Kacır, askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada birinci, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve çimentoda Avrupa'da lider Türk sanayisi inşa ettiklerini kaydetti.</p><p>Üretim kapasitesi ve kabiliyetlerindeki muazzam sıçramayı, ihracatta elde ettikleri yeni rekorlarla taçlandırdıklarını vurgulayan Kacır, '2002'de 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımızı, imalat sanayimizin öncülüğünde 273,5 milyar dolara çıkardık. Pek çok Avrupa ülkesinde sanayinin kan kaybettiği pandemi sonrası dönemde üretimde ihracatta rekorlar kırdık.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kacır, otomotivden yapı sektörüne, elektronikten kimyaya, makine imalatından savunma ve havacılığa uzanan geniş yelpazede ileri teknoloji uygulamaları için kritik girdi sağlayan alüminyum endüstrisinin, bu başarının mimarları arasında olduğuna işaret ederek, '1500 firmada 35 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan sektörümüz, yüksek katma değerli üretim yapısı, gelişmiş ürün kalitesi, geniş ürün gamı ve teknolojik derinliğiyle ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu tahkim ediyor. 2025, sektörümüzün yeni eşikleri geride bıraktığı atılım yılı oldu. Küresel şoklara rağmen sektör ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 5,6 milyar dolara ulaştı. İhracatımızın miktarıyla beraber katma değeri de artarak ton başına 4 bin 500 doları aştı. Bugün alüminyum ürünleri ihracatında dünyada 14'üncüyüz. Çubuk ve profil ihracatında ise dünyada 3'üncü, Avrupa'da 2'nci sıradayız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'yi Avrupa'nın önde gelen alüminyum üretim merkezlerinden biri haline getirecek, sektörün rekabet kabiliyetini güçlendirecek ve dış pazarlardaki etkinliğini artıracak adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirten Kacır, şöyle devam etti:</p><p>'Kuşkusuz küresel alüminyum pazarı, karbonsuzlaşma, sürdürülebilirlik ve gelişmiş üretim teknolojilerinin üretim süreçlerine entegrasyonuyla kabuk değiştiriyor. Yeni dönemin dinamiklerini doğru okuyan ülkeler, rekabet güçlerini artıracak ve küresel pazarlarda daha sağlam konum elde edecek. Geleneksel üretim modellerine hapsolan ülkeler ise küresel yarışta irtifa kaybedecek. Bizler, doğru strateji, kararlı vizyon ve uygun maliyetli finansmanla bu dönüşümü ülkemiz adına önemli fırsata dönüştürecek imkan ve kabiliyete sahibiz. Bu anlayışla hazırladığımız Alüminyum Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritamızda sektörümüzün düşük karbonlu üretime geçişte ihtiyaç duyduğu modernizasyon, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve atık ısı geri kazanımı yatırımlarını belirledik. Sanayicilerimizin küresel finans kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla son dönemde Dünya Bankası işbirliğinde 1 milyar doların üzerinde finansmanı ülkemize kazandırdık. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlamak üzere önemli adım attık. Yeşil Dönüşüm Programıyla da imalat sanayi firmalarımızın döngüsel ekonomi, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya dönük yatırım projelerine 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40'ına kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Sektörümüz gerek yeni alaşım ürünleri yatırımları gerekse de yeşil ve dijital dönüşüme sağladığımız desteklerle beraber büyümesini sürdürecek ve inşallah Avrupa'nın 1 numaralı alüminyum üretim ve işleme üssü konumuna erişecek.'</p><p>- 'Tüm dünyanın gıptayla baktığı savunma sanayii ekosistemi inşa ettik'</p><p>Bakan Kacır, açılışı gerçekleştirilen 65 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip tesisin, sanayinin yüksek katma değerli üretim, ihracat odaklı büyüme ve yeşil dönüşüm hedeflerine hizmet eden stratejik kazanım olduğunu belirtti.<br></p><p>Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde tüm dünyanın gıptayla baktığı savunma sanayisi ekosistemi inşa ettiklerini anlatan Kacır, 'Bugün kendi İHA'larını, SİHA'larını, helikopterlerini, deniz platformlarını, kara araçlarını, mühimmatını ve akıllı savunma sistemlerini tasarlayan, geliştiren, üreten ve rekabetçi şekilde dünyaya ihraç eden Türkiye'den bahsediyoruz. Savunma ürünlerinde yerli tedarik oranımızı yüzde 20'lerden yüzde 80'lere çıkarmamızı da sağlayan bu büyük atılımın arkasında, kritik bileşenlerde yerlileşme iradesi, güçlü AR-GE altyapısı ve kararlılıkla inşa ettiğimiz üretim altyapısı bulunuyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Sima Alüminyum gibi yüksek teknoloji odaklı üretim yapan tesislerin, sektörün ihtiyaç duyduğu hafiflik, dayanıklılık ve yüksek mukavemeti sağlayarak savunma sanayisinin gelişimini desteklediğine işaret eden Kacır, 'Sima Alüminyum'un, güçlü AR-GE birikimi ve üretim metodolojisiyle, insansız hava araçlarından milli piyade tüfeğine, Fırtına obüsünden zırhlı araçlara, kamikaze dronlardan mühimmat üretimine ülkemizin önde gelen savunma projelerinde oynadığı rolü takdirle karşılıyoruz. Dünyanın önde gelen savunma pazarlarına gerçekleştirdiği 10 milyon dolardan fazla ihracat, alüminyum sektörümüzün ve savunma sanayimizin küresel rekabet gücünün nişanesidir.' dedi.</p><p>Kacır, açılışı yapılan tesisin de bugüne kadar büyük ölçüde yurt dışından temin edilen yüksek alaşımlı alüminyum ekstrüzyon ürünlerinin yurt içinde üretilmesini sağlayacağını aktararak, 'Tesis, savunma sanayimizin kabiliyetlerini güçlendirirken, Milli Teknoloji Hamlemizin tam bağımsızlık hedefinin sahadaki somut yansımalarından biri olacak. Sanayimizin ikiz dönüşüm sürecine sağladığı uyumla bir adım öne çıkan tesisimizin ülkemize ve milletimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>Daha büyük, daha güçlü, tam bağımsız müreffeh Türkiye yolunda atılan bu adımın, ülkenin parlak geleceğine de atılmış güçlü imza olacağını vurgulayan Kacır, ülkenin katma değerli ve yüksek verimli üretimine katkı sağlayacağını belirttiği tesisin hayata geçmesinde emeği olanları tebrik etti.</p><p>Sima Alüminyum Genel Müdürü Mustafa Çığlı ise bu yatırımın, sadece ekonomik girişim değil, ülkeye duydukları güvenin ve inancın somut göstergesi olduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin üretim gücüne, sanayisine ve geleceğine olan inançla yatırımlarına kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Çığlı, 'Bu doğrultuda 2027'nin ilk çeyreğinde Sakarya'da 65 bin metrekare kapalı alana sahip yaklaşık 80 milyon dolar yatırım tutarı olan yeni fabrikanın temelini atmayı planlıyoruz. İnşallah Sayın Bakanımızla o tesisin de açılışını gerçekleştirmeyi Allah bize nasip eder.' diye konuştu.</p><p>Genel Müdür Mustafa Çığlı ile Sima Alüminyum Genel Koordinatörü Celalettin Kırboz, konuşmaların ardından Bakan Kacır'a tablo hediye etti. Protokol üyeleriyle açılış kurdelesini kesen Kacır, daha sonra fabrikayı gezdi.</p><p>Programa, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu da katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-kacir-kocaelide-aluminyum-uretim-hattinin-acilisinda-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bakan-kacir-kocaelide-aluminyum-uretim-hattinin-acilisinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="53362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin'in 15. Beş Yıllık Planı, Türkiye-Çin işbirliği için fırsat sunuyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/cinin-15-bes-yillik-plani-turkiye-cin-isbirligi-icin-firsat-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/cinin-15-bes-yillik-plani-turkiye-cin-isbirligi-icin-firsat-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong: - 'Türkiye-Çin işbirliği, Türkiye'nin bağımsız gelişimini engellemekten ziyade, Türkiye'nin yukarı ve aşağı yönlü sektörlerini daha iyi birbirine bağlamasına, Türkiye'nin üretim tabanını güçlendirmesine ve ihracatı genişletmek ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırmak için sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı olmuştur' - DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu: - 'Çin'in yüksek teknoloji ve yatırım gücü ile Türkiye'nin dinamik üretim kapasitesinin birleşmesi, yalnızca ikili ticaretimizin gelişmesine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda üçüncü pazarlarda da önemli bir sinerji yaratmakta']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Türkiye'deki iş insanlarının Çin ile ticarette dezavantajlı durumda bulundukları algısına sahip olduğunu belirterek, 'Deneyimler göstermektedir ki, Türkiye-Çin işbirliği, Türkiye'nin bağımsız gelişimini engellemekten ziyade, Türkiye'nin yukarı ve aşağı yönlü sektörlerini daha iyi birbirine bağlamasına, Türkiye'nin üretim tabanını güçlendirmesine ve ihracatı genişletmek ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırmak için sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı olmuştur.' dedi.<br></p><p>'Çin'in Yeni Yol Haritası, Dünya İçin Yeni Fırsatlar: 15. Beş Yıllık Plan ve İki Oturum Ruhu Tanıtımı', Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Aydın Mıstaçoğlu'nun katılımıyla DEİK Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><p>Xiaodong, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 'İki Oturum' konseptinin Çin'de önemli bir siyasi gündem maddesi olduğunu kaydederek, Çin'in kalkınmasının yönünü belirlediğini ve dünyanın Çin'i gözlemlemesi için önemli bir pencere görevi gördüğünü söyledi.</p><p>En dikkati çekici değişimin bölgesel güvenlik durumunun keskin bir şekilde kötüleşmesi olduğunu aktaran Xiaodong, şubatın sonundan bu yana ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarının devam ettiğini belirtti.</p><p>Xiaodong, 'Bu durum uluslararası hukukun ihlali niteliğindedir. Bölgesel ve küresel istikrara doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır. Çin, barışı tesis etmek ve diyaloğu teşvik etmek amacıyla çeşitli düzeylerde aktif bir diplomasi yürütmektedir. Çatışmaların derhal durdurulması, barış görüşmelerine mümkün olan en kısa sürede başlanması, askeri olmayan hedeflerin güvenliğinin, lojistik yollarının güvenliğinin ve Birleşmiş Milletler şartının önceliğinin güvence altına alınması önceliklerimiz arasında.' diye konuştu.</p><p>Geçen hafta Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Orta Doğu'daki mevcut durum üzerine Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini anımsatan Xiaodong, Bakan Wang'ın Çin'in, müzakerelerin yeniden başlamasını teşvik etme konusunda Türkiye'nin yapıcı rolünü desteklediğini ifade ettiğini vurguladı.</p><p>Xiaodong, 'Görüldüğü üzere Çin ve Türkiye, İran ve Gazze gibi önemli bölgesel ve uluslararası konularda sağlam bir iletişim, koordinasyon ve karşılıklı siyasi güven içerisinde. Bu durum, Çin ve Türkiye arasındaki pratik işbirliğinin ilerletilmesi için sağlam bir siyasi temel oluşturmuştur.' dedi.</p><p>- 'Çinli işletmelerin Türkiye'ye yatırım yapma şevki yükselişte'</p><p>Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Xiaodong, Çin'in 15. Beş Yıllık Planı'nın Çin'in kalkınması için net bir yol haritası ile birlikte dünyaya yeni fırsatlar sunduğuna işaret ederek, planda Türkiye-Çin işbirliği için de fırsat alanları olduğunu belirtti.</p><p>Xiaodong, ilk fırsatın ekonomik ve ticari işbirliği olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:</p><p>'Öncelikle, yaygın olarak tartışılan ikili ticaret dengesizliği konusuna değinmek istiyorum. İş dünyasından birçok Türk iş insanı, Çin ile ticarette dezavantajlı durumda oldukları algısına sahip. Aslında, Türkiye'nin Çin'den ithalatının yüzde 80'inden fazlası ara mallardır. Bunlar arasında elektronik, mekanik ekipman ve endüstriyel ham maddeler yer almakta. Bunlar aynı zamanda Türkiye'nin başlıca ihracat ürünlerinin de kritik bileşenleridir. Deneyimler göstermektedir ki, Türkiye-Çin işbirliği, Türkiye'nin bağımsız gelişimini engellemekten ziyade, Türkiye'nin yukarı ve aşağı yönlü sektörlerini daha iyi birbirine bağlamasına, Türkiye'nin üretim tabanını güçlendirmesine ve ihracatı genişletmek ve Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırmak için sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı olmuştur.'</p><p>Hem Çin'in hem de Türkiye'nin ekonomik dönüşüm ve ulusal kalkınma süreçlerinin kritik bir aşamasında olduğuna dikkati çeken Xiaodong, Türkiye-Çin işbirliğinin zorluklardan çok daha fazla fırsat sunduğunu bildirdi.</p><p>Xiaodong, Çin'e yatırım yapan Türk şirketlerinin sayısının arttığına tanıklık ettiklerini kaydederek, Türk bir şirketin Çin'e 700 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çinli işletmelerin Türkiye'ye yatırım yapma şevkinin de yükselişte olduğunu dile getiren Xiaodong, bugüne kadar Çin'in Türkiye'deki toplam doğrudan yatırımının 3,2 milyar doları aştığını söyledi.</p><p>- 'Çin ve Türkiye altyapı alanında pratik işbirliğini derinleştirmeye devam edecek'</p><p>Wei Xiaodong, Türkiye ile Çin arasındaki işbirliği alanlarının yeşil dönüşüm, altyapı çalışmaları ve teknolojik dönüşüm gibi alanlarda da gelişebileceğini kaydetti.</p><p>Xiaodong, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik devam eden askeri saldırılarının küresel petrol ve doğal gaz tedarik zincirini aksattığını belirterek, saldırıların uluslararası enerji fiyatlarında keskin dalgalanmalara neden olduğuna değindi.</p><p>Türkiye'nin elektrik arzının istikrarlı kaldığını ve elektrik fiyatlarının sabit olduğunu gözlemlediklerini aktaran Xiaodong, 'Bu, Türkiye'nin yeni enerji geliştirme ve enerji kaynaklarını çeşitlendirme alanındaki başarılarını tam olarak gösteriyor. Türkiye-Çin enerji işbirliği, enerji çeşitlendirmesinde kazan-kazan işbirliğinin bir modeli olmuştur. Çin ve Türkiye, yenilenebilir enerji işbirliğinde verimli sonuçlar elde etmiştir. Çinli şirketler, güneş ve rüzgar enerjisi projelerine yatırım yaparak ve bunları inşa ederek Türkiye'nin yeni enerji kapasitesini artırmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda, birçok Türk enerji firması da Çinli ortaklarla enerji teknolojisi ve mühendislik projelerinde çalışıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Xiaodong, bölgedeki son gelişmelerin güvenli, çeşitlendirilmiş ve istikrarlı uluslararası ulaştırma ve enerji koridorlarının inşasının önemini bir kez daha vurguladığını dile getirdi.</p><p>Çin ve Türkiye'nin bu alanda sağlam bir işbirliği temeli ve geniş bir gelişme alanı bulunduğuna işaret eden Xiaodong, 'Amiral gemisi projesi Kumport, Türkiye-Çin deniz lojistik işbirliğinde örnek bir proje haline gelmiştir. Liman, bölgesel lojistik ağının önemli bir ayağı olarak hizmet vermektedir. İleriye dönük olarak, Çin ve Türkiye altyapı alanında pratik işbirliğini derinleştirmeye devam edecek. Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor Girişimi arasındaki sinerjiyi güçlendireceğiz. Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi'nin güney yönlü geçişinin geliştirilmesini ilerleteceğiz. Bu çabalar, ikili işbirliğine ve bölgesel kalkınmaya kalıcı bir ivme kazandıracaktır.' açıklamasında bulundu.</p><p>Xiaodong, Çin'in yapay zeka, 5G, dijital ekonomi ve diğer gelişmekte olan alanlarda Türkiye ile işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirterek, yeni teknolojik devrim ve endüstriyel dönüşümün tarihi fırsatlarının iki ülkenin beraber değerlendirebileceğini söyledi.</p><p>- 'Türkiye ve Çin, Asya'nın iki ucunda yer alan stratejik konumlarıyla tarih boyunca birbirine bağlanmış iki önemli güç'</p><p>DEİK Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Mıstaçoğlu da Türkiye ve Çin'in Asya'nın iki ucunda yer alan stratejik konumlarıyla tarih boyunca birbirine bağlanmış iki önemli güç olduğunu kaydetti.</p><p>Mıstaçoğlu, bugün bu güçlü bağın küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dünyada iki ülkeyi bölgesel istikrar ve kalkınmanın önemli paydaşları haline getirdiğine işaret ederek, 'İkili ilişkilerimiz artık geleneksel ticaretin sınırlarını aşarak teknoloji, enerji ve altyapı odaklı yapısal bir ortaklığa dönüşmekte. Çin'in yüksek teknoloji ve yatırım gücü ile Türkiye'nin dinamik üretim kapasitesinin birleşmesi, yalnızca ikili ticaretimizin gelişmesine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda üçüncü pazarlarda da önemli bir sinerji yaratmaktadır.' şeklinde konuştu.</p><p>İş Konseyi olarak temel vizyonlarının bu güçlü ekonomik zeminini 'kazan-kazan' ilkesi doğrultusunda daha dengeli ve sürdürülebilir bir ticari ilişkiye, nitelikli yatırımlara ve ortak projelere dönüştürmek olduğunu vurgulayan Mıstaçoğlu, Türkiye'nin Gümrük Birliği avantajı, güçlü sanayi altyapısı ve genç iş gücüyle Çinli firmalar için güvenilir bir üretim ve yatırım üssü sunduğuna inandığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/cinin-15-bes-yillik-plani-turkiye-cin-isbirligi-icin-firsat-sunuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/cinin-15-bes-yillik-plani-turkiye-cin-isbirligi-icin-firsat-sunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="71363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Kocaeli'de kimya fabrikası açılışında konuştu:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-kocaelide-kimya-fabrikasi-acilisinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-kocaelide-kimya-fabrikasi-acilisinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Son dönemde bütün dünyada yaşananları hep birlikte müşahede ediyoruz. Görüyoruz ki bugünün dünyasında en önemli kuvvet çarpanı, üretim kabiliyeti ve teknolojik üstünlük. Bu yolculukta tam bağımsız Türkiye idealimizden asla taviz vermeksizin üreticilerimizin, girişimcilerimizin, sanayicilerimizin ve alın teriyle, fikir teriyle Türkiye'nin kalkınmasına öncülük eden emekçilerimizin her daim yanında olacağız' - 'Yatırım teşviklerimizle kimya sektöründe gerçekleştirilen yatırımlar için son 23 yılda 2 bin 552 teşvik belgesi düzenledik. 935 milyar lira nitelikli yatırımın ve 80 binden fazla istihdamın önünü açtık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KOCAELİ (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Son dönemde bütün dünyada yaşananları hep birlikte müşahede ediyoruz. Görüyoruz ki bugünün dünyasında en önemli kuvvet çarpanı, üretim kabiliyeti ve teknolojik üstünlük. Bu yolculukta tam bağımsız Türkiye idealimizden asla taviz vermeksizin üreticilerimizin, girişimcilerimizin, sanayicilerimizin ve alın teriyle, fikir teriyle Türkiye'nin kalkınmasına öncülük eden emekçilerimizin her daim yanında olacağız.' dedi.</p><p>Kocaeli'nin Dilovası ilçesindeki GEBKİM OSB'de gerçekleştirilen Tekno Yapı Kimyasalları Üretim Tesisi Açılış Töreni'nde konuşan Kacır, savunma sanayisinden yenilenebilir enerji ve inşaata farklı sektörlerinin girdi ihtiyacını karşılayacak, verimlilik odaklı üretimi esas alan tesisin hayırlı olmasını diledi.</p><p>Kacır, son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yatırımda, istihdamda, üretimde, ihracat ve kalkınmada büyük atılımlar gerçekleştirdiklerini belirterek, Türkiye gibi kıymetli cevheri, adeta nakış misali titizlikle işleyerek asırlık başarı hikayelerine imza attıklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ülkeyi, üretimde ve teknoloji geliştirmede dünyada ancak sayılı ülkenin erişebildiği seviyeye ulaştırdıklarını vurgulayan Kacır, 'Türkiye Yüzyılı'nda 'daha güçlü ve daha müreffeh Türkiye' hedefimize, sanayimizin tüm sektörlerinin katkısıyla yürümeye devam edeceğiz.' dedi.</p><p>Kacır, yapı kimyasalları sektörünün bu yolculukta, katma değerli üretimi, geniş ürün çeşitliliği ve birçok stratejik sektöre sağladığı kritik girdilerle kalkınmaya kıymetli katkılar sunan sektörlerden biri olduğuna işaret ederek, 'İç ve dış pazardaki güçlü talebi, çeşitlenen kullanım alanlarının sunduğu fırsatları başarılı şekilde değerlendiren sektörümüz son yıllarda üretim kapasitesini, ihracat kabiliyetini ve rekabet gücünü istikrarlı biçimde artırdı. Kuşkusuz doğru adımları attığımız takdirde, yapı kimyasalları alanında çok daha büyük gelişim potansiyelini harekete geçirebilir, ülkemizi bu alanda küresel ölçekte daha güçlü oyuncu haline getirebiliriz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bu noktada sektör açısından olmazsa olmaz başlığın AR-GE olduğunun altını çizen Kacır, 'Değişen ihtiyaçlara hızla cevap verebilen, ileri malzeme teknolojilerine yatırım yapan, kalite standardını hep yukarı taşıyan ve sürekli inovasyon anlayışını benimseyen üretim ekosistemiyle sektörümüzün rekabet gücünü kalıcı hale getirebilir, ihracat kapasitesini büyütebiliriz.' diye konuştu.</p><p>- 'Sanayimizin tüm sektörlerinin dijital ve yeşil dönüşümünü hızlandıracak mekanizmaları devreye aldık'</p><p>Kacır, diğer yandan küresel pazarlarda tüketicilerin, bugünün dünyasında yalnızca kalite ve maliyeti gözetmediğini, ürünlerin karbon ayak izine, çevresel etkisine ve sürdürülebilir üretim standartlarına da giderek daha fazla önem verdiğini anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'En büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği, 'Yeşil Mutabakat' ve 'Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması' gibi adımlarla oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Bu anlayışla sanayimizin tüm sektörlerinin dijital ve yeşil dönüşümünü hızlandıracak, ikiz dönüşüm yatırımları için ihtiyaç duyulan finansmana erişimi kolaylaştıracak mekanizmaları devreye aldık. Yeni teşvik sistemimizin temel unsurlarından Teknoloji Hamlesi Programıyla da yüksek katma değerli, yenilikçi ve dış ticaret dengesine katkı sunan yatırımlara geniş ve kapsamlı destekler sağlıyoruz.</p><p>Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz Tekno Yapı Kimyasalları'nın iştiraki Polimer Kimya Yatırımı, kurguladığımız kapsamlı destek mekanizmasının müteşebbislerimizin yatırım iştihanı beslediğinin somut bir göstergesi. 2,5 milyar liranın üzerinde yatırım büyüklüğüne sahip, 300 kişiye istihdam sağlayan bu yatırım, geniş ürün gamında oluşturduğu kapasiteyle özgün ve milli üretim atılımımıza önemli katkı sağlayacak. Uluslararası standartlara uygun faaliyet gösteren AR-GE laboratuvarıyla da ülkemizin inovasyon ihraç eden ve teknolojik üstünlüğüyle öne çıkan aktör olması vizyonunu destekleyecek.'</p><p>Yapı kimyasalları sektöründe yazılan bu başarı hikayesinin, kimya sanayisinin genel kapasitesinden ve birikiminden bağımsız olmadığından bahseden Kacır, 'Kimya sektörü, sanayimizin pek çok alanına girdi sağlayan, üretim zincirlerinin sürekliliğini temin eden ve yüksek katma değerli üretimin temelini oluşturan çatı sektörlerimizden biridir. Geçtiğimiz yıl 31,9 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan sektörümüz, Türkiye'nin en fazla ihracat yapan ikinci sektörü olma niteliği taşıyor.' dedi.</p><p>Kacır, kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefine ulaşmak ve üretim altyapısını daha da güçlendirmek adına kimya sektörünün üretim ve teknoloji yetkinliklerini geliştirmeyi stratejik öncelik olarak gördüklerini dile getirerek, 'Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak yatırım teşviklerimizle, devreye aldığımız destek enstrümanlarımızla sektörümüze katkı sunmaya devam ediyoruz. Yatırım teşviklerimizle kimya sektöründe gerçekleştirilen yatırımlar için son 23 yılda 2 bin 552 teşvik belgesi düzenledik. 935 milyar lira nitelikli yatırımın ve 80 binden fazla istihdamın önünü açtık. Teknoloji Hamlesi Programımızla, kimya sektörümüzde toplam yatırım tutarı 18 milyar liraya ulaşan 29 projeye destek veriyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Daha güçlü ve müreffeh Türkiye ideali için tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz'</p><p>Kimya sektörünün rekabetçiliği açısından kümelenme yaklaşımını çok önemli gördüklerini vurgulayan Kacır, şöyle devam etti:</p><p>'Kimya gibi entegre üretim, güçlü lojistik, ortak altyapı, güvenlik, çevre yönetimi ve nitelikli insan kaynağı gerektiren alanda, firmaların aynı ekosistem içerisinde konumlanması verimliliği artırıyor, maliyetleri düşürüyor ve işbirliği imkanlarını genişletiyor. Bu anlayışla bugün bizlere ev sahipliği yapan Kocaeli Gebze Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi GEBKİM'in de aralarında bulunduğu 4 Kimya İhtisas OSB kurduk. Yerli hammadde ihtiyacımızı karşılamak, katma değeri yüksek, çevre dostu ve rekabetçi ürünler üretmek ve yenilikçi kimya teknolojilerinde öncü olmayı sağlamak adına büyük ölçekli ve entegre petrokimya yatırımları diğer önceliğimizdir. Ülkemizdeki 55 endüstri bölgesinin 5'ini kimya sektöründe hayata geçirilecek büyük ölçekli yatırımlar için tahsis ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 29 milyon metrekare büyüklüğündeki Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi'ni kurduk. Önümüzdeki dönemde burada sektörümüzün ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu entegre kimya tesisi yatırımları inşallah Ceyhan'da hayat bulacak.'</p><p>Bakan Kacır, sektörün üretim altyapısını güçlendirecek adımlarla eş zamanlı kimya alanında AR-GE ve inovasyon kabiliyetini genişletecek projeleri de hayata geçirdiklerine işaret ederek, 'Teknoparklarımız bünyesinde faaliyet gösteren 175 firma ile birçoğu sanayi tesisleri bünyesinde yer alan 81 AR-GE merkezinin kimya alanındaki yenilikçi projelerini destekledik. Kimya sektörümüzün test ve teknoloji geliştirme altyapısında kritik öneme sahip Kimya Teknoloji Merkezini ülkemizin teknoloji üssü Bilişim Vadisi'nde hizmete aldık. Daha büyük, daha güçlü ve müreffeh Türkiye ideali için tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz.' dedi.</p><p>Dünyada son dönemde yaşanan gelişmelere değinen Kacır, 'Son dönemde bütün dünyada yaşananları hep birlikte müşahede ediyoruz. Görüyoruz ki bugünün dünyasında en önemli kuvvet çarpanı, üretim kabiliyeti ve teknolojik üstünlük. Bu yolculukta tam bağımsız Türkiye idealimizden asla taviz vermeksizin üreticilerimizin, girişimcilerimizin, sanayicilerimizin ve alın teriyle, fikir teriyle Türkiye'nin kalkınmasına öncülük eden emekçilerimizin her daim yanında olacağız.' diye konuştu.</p><p>- 'Savunma sanayimizin yakaladığı güçlü ivme ve yerli üretim vizyonu bize ilham kaynağı olmuştur'</p><p>Tekno Yapı Kimyasalları Genel Müdürü Orkun Ekin de İstanbul, Afyon, Kayseri, Elazığ ve son olarak da Kocaeli'deki üretim tesisleri ve güçlü AR-GE altyapılarıyla sektörde öncü firmalar arasında yer aldıklarını belirterek, bu yeni yatırımla güçlerini bir kat daha artırıp ülkenin sanayi altyapısına önemli katkılar sağlamayı hedeflediklerini söyledi.</p><p>Açılışını gerçekleştirdikleri fabrikanın doğrudan ve dolaylı yüzlerce insana iş imkanı sunacağını dile getiren Ekin, 'Tesisimiz bilhassa kendi kullandığımız ham maddelerin üretimini de gerçekleştiriyor olması sebebiyle ayrıca önem taşımaktadır. Savunma sanayimizin son yıllarda yakaladığı güçlü ivme ve yerli üretim vizyonu da bizler için ilham kaynağı olmuştur. Tekno Yapı Kimyasalları olarak sahip olduğumuz üretim kabiliyetlerini ve AR-GE gücüyle savunma sanayimize yönelik projelere de katkı sunmaya devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesen Bakan Kacır ve protokol üyeleri, fabrikayı gezdi.</p><p>Programa, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü İlker Murat Ar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeler Genel Müdürü Abdurrahman Aydın, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Haluk Sekban da katıldı.​​​​​​​</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Kocaeli</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-kocaelide-kimya-fabrikasi-acilisinda-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-kocaelide-kimya-fabrikasi-acilisinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="16548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yemeksepeti ramazan ayındaki tüketici alışveriş alışkanlıklarına ilişkin verilerini paylaştı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/yemeksepeti-ramazan-ayindaki-tuketici-alisveris-aliskanliklarina-iliskin-verilerini-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/yemeksepeti-ramazan-ayindaki-tuketici-alisveris-aliskanliklarina-iliskin-verilerini-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Market tarafında, iftara hazırlık aşamasındaki ortalama sepet tutarları, ramazan dışındaki dönemlere kıyasla belirgin şekilde yükseldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Yemeksepeti, 19 Şubat-20 Mart tarihlerini kapsayan ramazan ayına ilişkin alışveriş verilerini paylaştı. </p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Yemeksepeti'nin market ve mağazalar ekosistemindeki yüzde 50'nin üzerindeki ciro artışı, kullanıcıların market ihtiyaçlarını dijital kanallara taşıma hızını ortaya koydu.</p><p>Ramazan ayına özel 'Gitmiyorsun' kampanyasıyla marketten kasaba, manavdan sıcak pideye kadar birçok ihtiyacı kapıya getiren şirket, sunduğu operasyonel kolaylık ve taze gıda fırsatlarıyla iftar ve sahur hazırlıklarını zahmetsiz bir deneyime dönüştürme hedefiyle faaliyetlerini sürdürdü.</p><p>Ramazan 2026'nın en dikkati çekici verisi ise gece saatlerindeki hareketlilik oldu. Sahur saatlerinde verilen siparişler, geçen yıla göre yüzde 23,5 büyüdü. Tüketiciler sahurda mutfağa girmek yerine dijital çözümlere yönelirken, en yoğun talep artışı ramazanın son haftasında gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yemeksepeti verilerine göre, en çok siparişi verilen ürünler arasında fast-food restoranlarından burger menüleri olurken, onu lahmacun, kıymalı pide ve mercimek çorbası takip etti.</p><p>Gece saatlerinde ise karışık tost, kumru ve poğaça üçlüsü tercih edilirken her iki öğünde de mercimek çorbası en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı.</p><p>İftar saatlerindeki ortalama sepet tutarı ise geçen yıla göre yüzde 27 arttı. Bu artış, tüketicilerin sadece kendileri için değil, kalabalık arkadaş ve aile grupları için daha çeşitli menüler tercih ettiğini gözler önüne serdi.</p><p>Market tarafında ise iftara hazırlık aşamasındaki ortalama sepet tutarları, ramazan dışındaki dönemlere kıyasla belirgin şekilde yükseldi. Tüketiciler, evdeki iftar sofralarını dijital market üzerinden zenginleştirirken özellikle restoranların sunduğu 'Ramazan Menüsü' paketleri, yüzde 140 gibi bir büyüme oranıyla dönemin en popüler ürün grubu seçildi.</p><p>Kullanıcılar, ramazan başlamadan haftalar önce mutfak alışverişlerine yönelirken, bu dönemde özellikle dondurulmuş gıdalar, paketli ürünler ile et ve deniz ürünleri kategorilerinde yoğun bir talep gözlemlendi. Bu hazırlık sürecinin en ilginç verisi ise henüz ramazan başlamadan taşınan 12 bin 252 adet pide oldu. Ay genelinde ise toplamda 104 bin adet ramazan pidesi Yemeksepeti aracılığıyla, kuyrukta bekleme zahmeti olmadan sofralara ulaştı. Bu yüksek hacimle Ramazan pidesi, hazırlık döneminde platformun 'en çok satan ilk 100 ürünü' arasına girmeyi başardı.<br></p><p>- İftar saatine yaklaşırken siparişler zirve yaptı</p><p>Ramazan ayı boyunca market ve mağazalar üzerinden verilen siparişlerin zaman dilimi, restoran kanalındaki yoğunluktan farklılaştı. Restoranlarda siparişlerin iftar saatine dakikalar kala zirve yapmasına karşın, hızlı ticaret tarafındaki yoğunluk 15.00-18.00 saatlerine yayıldı. Kullanıcıların iftar hazırlığı için gerekli olan taze malzemeleri ve eksikleri restoran yoğunluğu başlamadan önce tamamlaması, operasyonel verimliliği artıran bir unsur olarak kaydedildi.</p><p>Türkiye'nin dört bir yanından gelen veriler, dijital siparişlerde yerel damak tadının korunduğunu gösterdi. Konya'da etli ekmek, Adana'da kebap ve Bursa'da pide kültürü dijital platformlara birebir yansırken, Ege ve Akdeniz bölgesinde lahmacun ve pide tercihlerinin ağırlığı hissedildi. Güneydoğu Anadolu illerinde ise burger ve döner gibi modern hızlı yemek seçeneklerine olan ilginin artması dikkati çekti.</p><p>Tatlı alanında ise iftar sofralarının tatlı lideri kadayıf çeşitleri olurken, baklava çeşitleri ikinci sırayı aldı. <br></p><p>- Maden suyu, su siparişlerini geride bıraktı<br></p><p>Hızlı market alışverişi tarafında ise kullanıcıların iftar hazırlıklarında sıvı tüketimi odak noktası olurken, maden suyu, su siparişlerini dahi geride bırakarak iftarın simgesel içeceği konumuna yükseldi.<br></p><p>Sahur market sepetlerinde ise baget ekmek, simit ve ramazan pidesi gibi unlu mamuller ilk sıraları paylaştı. Ayrıca sabaha karşı 4.00 sularında verilen market siparişlerinde Türk kahvesi üst sıralarda yer aldı.</p><p>Ramazan ayı boyunca platformda 8 Mart, en yoğun gün olarak kayıtlara geçerken, Yemeksepeti'nde ramazan boyunca en yüksek tutarlı tekil sipariş İstanbul'dan verildi. Bir kullanıcı, lahmacun, içli köfte ve mercimek çorbasından oluşan zengin bir kombinasyon için tek seferde 19 bin 950 lira ödedi. Market kanalında ise yine İstanbul'dan verilen 128 kalemlik tekil sipariş, dönemin en kalabalık sepeti oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/yemeksepeti-ramazan-ayindaki-tuketici-alisveris-aliskanliklarina-iliskin-verilerini-paylasti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/yemeksepeti-ramazan-ayindaki-tuketici-alisveris-aliskanliklarina-iliskin-verilerini-paylasti.jpg" type="image/jpeg" length="77492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım kenti Manisa'da barajların yükselen su seviyesi verim beklentisini artırdı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/tarim-kenti-manisada-barajlarin-yukselen-su-seviyesi-verim-beklentisini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/tarim-kenti-manisada-barajlarin-yukselen-su-seviyesi-verim-beklentisini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yıla susuz giren kentin en büyük barajı Demirköprü'de doluluk oranı yüzde 65'e çıktı - Manisa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hüseyin Altındağ: 'Sulama sahalarına önceden 10-15 gün su veriliyordu, şimdi belki 1-2 ay verilecek. Bu, üretime katkı sağlayacak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (AA) - GÜNAY PABUŞÇU - Manisa'da yıl başından bu yana etkili olan yağışlar kentteki barajların doluluk oranlarını artırdı.<br></p><p>Verimli arazileri, iklim ve sulama imkanlarıyla tarımın üretim ve sanayisinde önemli bir yere sahip Manisa, bazı tarım ürünlerinde ülke lideri, bazılarında ise ilk sıralarda yer alıyor.</p><p>Bölgede çok sayıda çiftçinin emekleriyle yetiştirilen tarımsal ürünler iç pazarın yanı sıra yurt dışında da talep görüyor.</p><p>Bu kapsamda tarımsal gücünün sürekliliği, verimin yüksekliği açısından kentte su kaynakları ayrı bir değer taşıyor.</p><p>Yıla bazıları boş, bazıları ise düşük doluluk oranıyla giren Manisa barajları, ocak-nisan dönemindeki bol yağışlarla hayat buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Devlet Su İşleri 2. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, sulama ve taşkın koruma amaçlı, Manisa'nın en büyük barajı Demirköprü bu yıla susuz giren barajlar arasında yer aldı. Yağmurlar, geçen yıl mart ayı sonunda yüzde 10 seviyesinde olan barajdaki doluluğu yüzde 65'e yükseltti.</p><p>İzmir'e içme suyu temin eden, zaman zaman da Manisa arazilerinin sulanmasında kullanılan Gördes Barajı da 2026'ya susuz girmişti. Barajdaki doluluk oranı 30 Mart'ta yüzde 33'e çıktı. Barajın geçen yıl aynı dönemdeki doluluğu yüzde 5 olarak kaydedilmişti.</p><p>Sulama amaçlı Afşar Barajı'nda 30 Aralık'ta yüzde 26 olan doluluk oranı yüzde 91'e çıktı.</p><p>Güveli, Kuzuköy, Kılavuzlar, Ayvaalan, Durhasan ve Sayık göletleri de bu süreçte tamamen doldu.</p><p>- 'Tüm sulama sahalarına su verilebilecek'</p><p>Manisa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Hüseyin Altındağ, AA muhabirine Manisa'nın önemli bir tarım kenti olduğunu, birçok ürün yetiştiğini söyledi.</p><p>Geçen yıllarda kentin kuraklıkla mücadele ettiğini ifade eden Altındağ, 'Son 4-5 yıldır hasretini çektiğimiz yağmurlar sayesinde bugün itibarıyla ilimizdeki bazı barajlarımızın doluluk oranı yüzde 90 seviyelerine ulaşmış durumda. Bazı barajlarımızda ve küçük göletlerimizde de tahliyeler yapılmaya başlandı. Göletlerimiz tamamen doldu.' diye konuştu.</p><p>Altındağ, doluluk seviyesi sayesinde bu yıl su sıkıntısı yaşamayacaklarını kaydederek, şöyle konuştu:</p><p>'Tüm sulama sahalarına su verilebilecek. Yer altı su seviyeleri de yükselecek. Sulama sahalarına önceden 10-15 gün su veriliyordu, şimdi belki 1-2 ay verilecek. Bu, üretime katkı sağlayacak. Yer altından daha rahat su alabileceğiz. Daha önce yerin 30 metre derinliğinden su çekiyorken 50 metreye, 50 metreden 90 metreye kadar inmiş durumdaydık. Bu seviyeler de yükselecek. İnşallah verimli bir yıl geçiririz.'</p><p>Altındağ, aşırı yağmurların ardından taşkın nedeniyle bazı tarım arazilerinin su altında kalmasının zarara neden olduğunu, buralarda üretimde gecikmeler yaşanacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Manisa</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/tarim-kenti-manisada-barajlarin-yukselen-su-seviyesi-verim-beklentisini-artirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/tarim-kenti-manisada-barajlarin-yukselen-su-seviyesi-verim-beklentisini-artirdi.jpg" type="image/jpeg" length="66602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel lojistikte güvenlik ve süreklilik öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/kuresel-lojistikte-guvenlik-ve-sureklilik-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/kuresel-lojistikte-guvenlik-ve-sureklilik-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin: - 'Uzun yıllardır sektöre yön veren 'maliyet ve verimlilik odaklı' yaklaşımın yerini, 'güvenlik, erişilebilirlik ve süreklilik' odaklı bir yaklaşıma bıraktığını görüyoruz' - 'Son veriler, savaş riski primlerinin kriz öncesi seviyelere kıyasla çok ciddi oranlarda arttığını ve birçok sigortacının yıllık poliçelerden çıkarak sefer bazlı fiyatlamaya geçtiğini gösteriyor. Bu durum, özellikle Hürmüz ve çevresine yönelik taşımaları sadece pahalı değil, aynı zamanda öngörülemez hale getiriyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - EMİRHAN YILMAZ - Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle küresel lojistikte belirgin bir zihniyet değişimi yaşandığını belirterek, 'Uzun yıllardır sektöre yön veren 'maliyet ve verimlilik odaklı' yaklaşımın yerini, 'güvenlik, erişilebilirlik ve süreklilik' odaklı bir yaklaşıma bıraktığını görüyoruz.' dedi.</p><p>ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleri sonrası bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalarda 1 aydan fazla bir süre geride kaldı.</p><p>Hürmüz Boğazı'nda geçişlerin kısıtlanmasıyla birlikte petrol ve doğal gaz taşımacılığında aksamalar yaşanırken, bunun bölge ekonomileri üzerindeki maliyetleri her geçen gün artırıyor.</p><p>Çatışmaların taşımacılık sektörü üzerindeki olumsuz etkisi de artarak devam ederken, İran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemi geçişlerini sınırlandırması küresel ticaret için stratejik önemde olan bu geçitte taşımacılık krizine neden oluyor.</p><p>Hürmüz Boğazı'nda krizlerin yaşandığı bu dönemde Husilerin de İsrail'e füze atarak dahil olması gözleri Babülmendeb Boğazı'na çevirdi. Husiler, İsrail'i hedef alan saldırılar düzenlese de henüz Babülmendeb Boğazı'na yönelik bir adım atmadı.</p><p>UTİKAD Başkanı Bilgehan Engin, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı'nda risklerin arttığı ve Babülmendeb hattında güvenlik endişelerinin sürdüğü bir senaryonun küresel deniz ticareti açısından zorluklar doğurabileceğini söyledi.</p><p>Engin, Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 20 milyon varillik petrol akışıyla küresel enerji ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığını anımsatarak, 'Alternatif boru hatları sınırlı kapasiteye sahiptir ve bu hacmi ikame etme noktasında yetersiz kalacağını değerlendiriyoruz. Dolayısıyla Hürmüz'ün kapanması, özellikle enerji ve petrokimya taşımalarında fiilen 'alternatifsiz' bir durum yaratır. Körfez ülkelerinin ihracat kabiliyetinin kesintiye uğraması, sadece lojistik değil, küresel üretim ve fiyat dengeleri açısından da doğrudan bir arz şoku anlamına gelir.' diye konuştu.</p><p>- 'Küresel deniz ticareti ciddi ölçüde yavaşlayabilir'</p><p>Bilgehan Engin, Babülmendeb tarafında Hürmüz Boğazı'na göre tablonun farklılık gösterdiğini belirterek, bu hattın Asya-Avrupa ticaretinin ana arterlerinden biri olduğunu ve Süveyş Kanalı üzerinden işleyen sistem için kritik bir geçiş noktası olduğunu ifade etti.</p><p>Engin, güvenlik riskleri arttığında gemilerin Ümit Burnu'nu dolaşarak rotalarını uzatabildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:</p><p>'Nitekim geçmişte Kızıldeniz'de yaşanan krizlerde trafik ciddi ölçüde bu rotaya kaymış, hatta bazı dönemlerde geçiş hacimleri yarı yarıya düşmüştür. Bu da bize şunu gösteriyor, Babülmendeb'de 'tam bir fiziksel kilitlenme' yerine, yüksek maliyetli ve süre uzatan bir yeniden yönlenme söz konusudur ancak asıl kritik nokta, bu iki dar boğazın eş zamanlı olarak devre dışı kalmasının yarattığı çarpan etkisidir. Hürmüz'ün kapanması sadece enerji akışını değil, aynı zamanda bölgedeki yakıt ikmal altyapısını ve ana aktarma limanlarını da devre dışı bırakır.'</p><p>Bu durumun, gemilerin sadece rotalarını değiştirmesini değil, aynı zamanda operasyonel olarak sürdürülebilir bir planlama yapmasını da zorlaştıracağını belirten Engin, 'Yani mesele sadece mesafenin uzaması değil, aynı zamanda lojistik ekosistemin parçalanmasıdır. Bu nedenle bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu en doğru şekilde şöyle tanımlamak gerekir, küresel deniz ticareti tamamen durmaz ancak ciddi ölçüde yavaşlar, pahalanır ve parçalı bir yapıya evrilir. Alternatif rotalar vardır, fakat bu rotalar kapasite, süre ve maliyet açısından mevcut sistemi ikame etmekten uzaktır. Kara ve demiryolu koridorları ise bu ölçekteki hacmi kısa vadede ikame edebilecek seviyede değildir.' dedi.</p><p>- 'Savaş riski primleri kriz öncesi seviyelere kıyasla çok ciddi oranlarda arttı'</p><p>Engin, savaşın ilk ayı geride kalırken denizcilik ve lojistik piyasalarında en hızlı ve en sert tepkinin savaş riski primlerinde ortaya çıktığını net bir şekilde gördüklerini kaydetti.</p><p>Bunun oldukça doğal bir refleks olduğunu aktaran Engin, 'Çünkü risk algısı değiştiğinde piyasada ilk fiyatlanan unsur 'güvenlik' oluyor. Nitekim son veriler, savaş riski primlerinin kriz öncesi seviyelere kıyasla çok ciddi oranlarda arttığını ve birçok sigortacının yıllık poliçelerden çıkarak sefer bazlı fiyatlamaya geçtiğini gösteriyor. Bu durum, özellikle Hürmüz ve çevresine yönelik taşımaları sadece pahalı değil, aynı zamanda öngörülemez hale getiriyor. Dolayısıyla savaş riski primlerinin salgın döneminde gördüğümüz seviyelerin de ötesine geçmesi şaşırtıcı olmayacaktır.' şeklinde konuştu.</p><p>Engin, savaş riski primlerinde salgın sonrası en yüksek seviyelerin aşıldığını ve bu eğilimin devam edebileceğini dile getirdi.</p><p>Navlun fiyatlarında ise yukarı yönlü güçlü bir hareketin söz konusu olduğuna dikkati çeken Engin, navlunda salgın dönemindeki zirvelere ulaşmanın daha çok krizin süresi ve yaygınlığına bağlı olduğunu, bu nedenle gelecek dönemde lojistik maliyetlerini belirleyen ana unsurun arz-talep dengesi değil, riskin süresi ve coğrafi yayılımı olacağını söyledi.</p><p>- 'Hindistan'daki limanlar ve Akdeniz havzasındaki aktarma merkezleri öne çıkıyor'</p><p>Bilgehan Engin, Hürmüz Boğazı'na bağlı aktarma limanlarının devre dışı kalmasının küresel deniz taşımacılığı ağlarında çok hızlı ve zorunlu bir yeniden yapılanmayı beraberinde getirdiğini belirtti.</p><p>Engin, Dubai'deki Jebel Ali ve Umman'daki Salalah gibi merkezlerin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte hatların birbirine bağlandığı kritik düğüm noktaları olduğunu kaydederek, bu nedenle bu limanların operasyonel olarak aksamasının taşıyıcıları ve yük sahiplerini alternatif rotalara yönelmeye mecbur bıraktığını vurguladı.</p><p>Kısa vadede gözlenen eğilimin oldukça net olduğuna vurgu yapan Engin, 'Armatörler Körfez'i yüksek risk nedeniyle tercih etmedikleri için yüklerini farklı merkezlere yönlendiriyor. Bu noktada Hindistan'daki limanlar ve Akdeniz havzasındaki aktarma merkezleri öne çıkıyor. Hindistan limanları, Körfez'e giremeyen yüklerin toplandığı ve yeniden dağıtıldığı bir ara istasyon işlevi görmeye başlarken Akdeniz'deki limanlar, Ümit Burnu üzerinden gelen hatların Avrupa bağlantısında kritik rol üstleniyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Engin, bugün yaşanan yön değişiminin kalıcı olmaktan ziyade risk bazlı bir yeniden konumlanma olduğunu ancak krizin uzadıkça, bu geçici çözümlerin kalıcı altyapı yatırımlarına dönüşebileceğine dikkati çekerek, bunun da küresel lojistik ağının daha parçalı, çok merkezli ve güvenlik odaklı bir yapıya evirilmesine yol açacağını sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Savaşın ilk ayı itibarıyla ortaya çıkan tabloya bakıldığında küresel lojistikte çok net bir zihniyet değişimi yaşandığını anlatan Engin, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Uzun yıllardır sektöre yön veren 'maliyet ve verimlilik odaklı' yaklaşımın yerini, hızla 'güvenlik, erişilebilirlik ve süreklilik' odaklı bir yaklaşıma bıraktığını görüyoruz. Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması ve Babülmendeb hattındaki güvenlik risklerinin artması, şirketleri artık en ucuz rotayı değil, çalışabilir ve sigortalanabilir rotayı tercih etmeye zorluyor. Bu dönüşüm bir tercihten ziyade zorunluluğun sonucudur. Mevcut kriz, sadece maliyetleri artırmakla kalmayıp, belirli rotaları fiilen kullanılamaz hale getirmektedir. Bu noktada şirketler için temel soru 'en düşük navlun nedir?' olmaktan çıkmış, 'yük varış noktasına güvenli ve kesintisiz şekilde ulaşabilecek mi?' sorusuna dönüşmüştür. Sigorta teminatının bulunabilirliği, transit sürelerin öngörülebilirliği ve operasyonel güvenlik, karar alma süreçlerinde belirleyici kriterler haline geliyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/kuresel-lojistikte-guvenlik-ve-sureklilik-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/kuresel-lojistikte-guvenlik-ve-sureklilik-one-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="78712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hepsiburada ve KAGİDER'in girişimcilik programına katılan kadınların siparişleri yaklaşık yüzde 70 arttı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/hepsiburada-ve-kagiderin-girisimcilik-programina-katilan-kadinlarin-siparisleri-yaklasik-yuzde-70-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/hepsiburada-ve-kagiderin-girisimcilik-programina-katilan-kadinlarin-siparisleri-yaklasik-yuzde-70-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz: - 'Hepsiburada-KAGİDER birlikteliği sadece bu işbirliği özelinde ortaya koyduğu çıktıların çok ötesinde bir etki gücüne sahip' - KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Neşecan Çekici: - 'Bu program sayesinde kadınların dijitalleşme, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında hızla ilerlediğini görmek bizler için son derece umut verici']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Hepsiburada ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) işbirliğiyle hayata geçirilen 'Yol Arkadaşın Burada' programına katılan girişimci kadınların sipariş sayısı, eğitim öncesi döneme kıyasla yüzde 70'e yakın artış gösterdi.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, 23 farklı alanda, 1000'in üzerinde girişimcinin katılımıyla gerçekleştirilen 52 saatlik eğitimlerin tamamlanmasının ardından programın ara dönem sonuçları da kamuoyuyla paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin 30 şehrinin yanı sıra Hollanda, ABD, Kanada ve İspanya'dan da girişimcilerin yer aldığı programda, katılımcıların yüzde 70'ini 25-45 yaş arası girişimci kadınlar oluşturdu.</p><p>Eğitimlerin ardından katılımcıların üçte ikisi yapay zeka araçlarını iş süreçlerine entegre etmeye başladı. Katılımcıların yüzde 50'den fazlası ürün görsellerini profesyonel çekim teknikleriyle yenilerken, yüzde 46'sı müşterileriyle daha güçlü bağ kurmak amacıyla video içerik üretmeye yöneldi.</p><p>Eğitimlere başlanan döneme kıyasla sipariş sayılarında yüzde 70'e yakın artış kaydedilirken, katılımcıların yüzde 83'ü işlerini büyütme konusundaki öz güvenlerinin arttığını belirtti. Programın genel memnuniyet oranı ise yüzde 90'ın üzerinde gerçekleşti.</p><p>Eğitim döneminin tamamlanmasının ardından programın yeni fazı da hayata geçirildi. Programa katılan girişimci kadınlar arasından seçilen 25 isim, KAGİDER'in mentör ağında yer alan deneyimli girişimci kadınlardan 6 ay boyunca mentörlük almaya hak kazandı. <br></p><p>Mentörlük sürecinin ardından girişimciler yatırımcı önüne çıkmaya yönelik özel bir eğitim programına dahil edilecek.</p><p>- 'Türkiye'de özel sektör-sivil toplum dayanışması perspektifinde de örnek bir ortaklık'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz, programın amacının girişimci kadınlara rekabet avantajı sağlamak olduğunu belirtti.</p><p>Programın aynı zamanda girişimcilerin ihtiyaçlarına, gerçekçi ve etkili destek mekanizmalarıyla yanıt vermek olduğunu vurgulayan Yılmaz, 'Bugün bizi en çok mutlu eden, ortaya çıkan bu sonuçların 'Yol Arkadaşın Burada' programımızın var oluş amacıyla da son derece uyumlu olması. Yeni dönem modülümüz kapsamında, mentörleriyle ilk kez bir araya gelen 25 kadın girişimcimize başarılar diliyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Elde edilen sonuçların programın hedefleriyle uyumlu olduğunu aktaran Yılmaz, 'Hepsiburada-KAGİDER birlikteliği sadece bu işbirliği özelinde ortaya koyduğu çıktıların çok ötesinde bir etki gücüne sahip. Bu işbirliği Türkiye'de özel sektör-sivil toplum dayanışması perspektifinde de örnek bir ortaklık. Bu programın hayata geçmesinde emeği olan tüm KAGİDER ekiplerine çok teşekkür ediyoruz. Bu gibi örneklerin artması, Türkiye'de kadınların ekonomik hayata katılımına da çok büyük destek sunacaktır.' değerlendirmelerinde bulundu.</p><p>KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Neşecan Çekici de kadın girişimciliğinin güçlendirilmesinin kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik dönüşüm açısından önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Programın bu anlamda model oluşturduğuna işaret eden Çekici, şu ifadelere yer verdi:</p><p>'Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve yetkinliklerin mentörlükle desteklenmesi, girişimcilerin işlerini büyütme yolculuğunda somut ve kalıcı bir etki yaratıyor. KAGİDER olarak güçlü mentör ağımızla girişimci kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bu program sayesinde kadınların dijitalleşme, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında hızla ilerlediğini görmek bizler için son derece umut verici. Amacımız, daha fazla kadının kendi markasını büyüten, istihdam yaratan ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olan güçlü girişimcilere dönüşmesini sağlamak.'</p><p>KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi ve proje lideri Avukat Zeynephan Gemicioğlu da kadın girişimciliğinin sürdürülebilir şekilde güçlenmesinde doğru rehberliğe erişimin belirleyici olduğunu belirterek, 'Mentörlük desteği alacak girişimcilerin, işlerini büyütme, markalaşma ve yatırım süreçlerine hazırlanma yolculuklarında önemli bir ivme kazanacaklarına inanıyoruz.' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, İstanbul</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/hepsiburada-ve-kagiderin-girisimcilik-programina-katilan-kadinlarin-siparisleri-yaklasik-yuzde-70-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/hepsiburada-ve-kagiderin-girisimcilik-programina-katilan-kadinlarin-siparisleri-yaklasik-yuzde-70-artti.jpg" type="image/jpeg" length="89046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, helal ürün piyasasındaki tecrübesini dünyayla paylaşmayı planlıyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/turkiye-helal-urun-piyasasindaki-tecrubesini-dunyayla-paylasmayi-planliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/turkiye-helal-urun-piyasasindaki-tecrubesini-dunyayla-paylasmayi-planliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Helal Akreditasyon Kurumu Başkanı Zafer Soylu: - 'Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu faaliyete geçtikten sonra artık bir ülkede alınan helal belgesi, başka bir işleme gerek kalmadan dünyada kabul edilebilir hale gelecek' - 'Tüketiciler nezdinde güven tesis edilmiş olacak, tüketiciler artık helal belgelerine ve logolarına daha güvenle bakabilecek']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - MERT DAVUT - Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) Başkanı Zafer Soylu, Türkiye'de helal alanında faaliyette bulunan belgelendirme kuruluşlarının, HAK'ın denetimi ve gözetimi altında yer aldığına işaret ederek, 'Türkiye'deki tecrübe ve birikimimizi dünyayla paylaşmak istiyoruz. Buna yönelik olarak uluslararası alanda İslam İşbirliği Teşkilatına bağlı olan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumunu (IFHAB) kurduk.' dedi.<br></p><p>Soylu, AA muhabirine, kurum çalışmaları ve gelecek hafta Ankara'da düzenlenecek 1. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>HAK'ın faaliyetlerine, gıda alanında helal belgesi düzenleyen kuruluşların denetimi hizmetleriyle başladığını anımsatan Soylu, gıda yanında kozmetik, turizm, laboratuvar gibi farklı alanlardaki sertifikalandırma kuruluşlarını da denetleyerek akreditasyon faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.</p><p>Soylu, çalışmalarını İslam İşbirliği Teşkilatı Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) uluslararası standartları doğrultusunda yürüttüklerini ifade ederek, enstitü tarafından yeni standartlar uygulamaya alındıkça HAK'ın faaliyet alanlarının genişlediğini belirtti.</p><p>Aldıkları akreditasyon kararlarına işaret eden Soylu, 'Aldığımız kararlarla, Türkiye ve yurt dışında 2 bin 500'ün üzerinde üretim tesisi HAK'ın akreditasyon güvencesine kavuşmuş durumda.' diye konuştu.</p><p>Soylu, SMIIC ile yaptıkları sözleşme kapsamında helal standartları alanında uluslararası eğitim vermeye yetkili olduklarını söyledi.</p><p>Bu kapsamda şu ana kadar 70'in üzerinde eğitim düzenlediklerini dile getiren Soylu, '35 ülkeden 1600'ün üzerinde katılımcı, bu eğitimlerimize iştirak etti. Şu an hem Türkiye'de hem de dünyada helal belgelendirme ve akreditasyon alanında çalışacak yüzlerce sektör profesyoneli bu şekilde yetişti.' ifadesini kullandı.</p><p>- 'Ürünlerin serbest dolaşımı sağlanacak'</p><p>Soylu, HAK'ın kuruluşundaki en büyük hedeflerinden birinin, gerek Türkiye'de gerek dünyada yetkisiz belgelendirme kuruluşu bırakmamak ve belgelendirme kuruluşlarını 'akreditasyon şemsiyesi' altına almak olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Bu suretle hedefimiz, ticarette teknik engelleri ortadan kaldırmak, helal belgelerinin ticareti engelleyen değil, kolaylaştıran bir fonksiyona bürünmesini temin etmekti. Daha önemli hedefimiz de dünyadaki tüketicilerin helal belgelerine ve ürünlerin üzerindeki helal logolarına güvenle yaklaşması, bu suretle ürünleri rahatlıkla tüketebilmesine yönelik güven tesis etmek. Türkiye'de helal alanında faaliyette bulunan belgelendirme kuruluşları artık HAK'ın denetimi ve gözetimi altında yer alıyor. Türkiye'deki tecrübemizi, birikimimizi dünyayla paylaşmak istiyoruz. Buna yönelik olarak uluslararası alanda İslam İşbirliği Teşkilatına bağlı olan IFHAB'ı kurduk.'</p><p>IFHAB'ın yakın zamanda faaliyete geçmesini planladıklarını bildiren Soylu, 'IFHAB faaliyete geçtikten sonra artık bir ülkede alınan helal belgesi, başka bir işleme gerek kalmadan dünyada kabul edilebilir hale gelecek. Bu suretle helal belgeleri dünyada kabul edilecek. Tüketiciler nezdinde güven tesis edilmiş olacak, tüketiciler artık helal belgelerine ve logolarına daha güvenle bakabilecek. Ticarette de teknik engeller ortadan kalkacak, ürünlerin serbest dolaşımı sağlanabilecek.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- Kongre iki gün sürecek</p><p>Soylu, kurum olarak Türkiye'nin bu konudaki tecrübelerini anlatabilmek, farkındalık oluşturabilmek ve uluslararası güncel gelişmeleri paydaşlara anlatabilmek için 1. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'ni düzenlediklerini belirterek, bu etkinliğin, 6-7 Nisan'da Ankara'da Orman Genel Müdürlüğü'nde yapılacağını anlattı.</p><p>Kongreye dünyadan katılım olmasını beklediklerine işaret eden Soylu, iki gün sürecek etkinlikte üç farklı salonda oturumlar gerçekleştirileceğini ifade etti.</p><p>Soylu, kongreye akademi dünyasından 40'ın üzerinde temsilcinin katılımını beklediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'Sektör temsilcileri de olacak. Toplam 70'in üzerinde konuşmacının kongremize katılmasını ve konuşmalarını gerçekleştirmelerini bekliyoruz. Kongre vasıtasıyla helal belgelendirmenin ve akreditasyonun, hem teknik yönünü hem de fıkhı yönünü bir araya getirmeyi planlıyoruz. Bu suretle IFHAB'daki gelişmeler gerçekleştikten sonra inşallah dünya ticareti kolaylaşacak. Tüketiciler daha güvenilir helal belgelerine ve logolarına kavuşacak. Bu suretle dünyada helal belgelerinin önemi ve itibarı artacak. Kongreye, ilgi duyan bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Ankara</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/turkiye-helal-urun-piyasasindaki-tecrubesini-dunyayla-paylasmayi-planliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/turkiye-helal-urun-piyasasindaki-tecrubesini-dunyayla-paylasmayi-planliyor.jpg" type="image/jpeg" length="50302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batı Akdeniz'den ilk çeyrekte 736,8 milyon dolarlık ihracat]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bati-akdenizden-ilk-ceyrekte-7368-milyon-dolarlik-ihracat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bati-akdenizden-ilk-ceyrekte-7368-milyon-dolarlik-ihracat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Antalya, Isparta ve Burdur'u kapsayan Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği'nden yılın ilk 3 ayında 736 milyon 800 bin dolarlık ihracat gerçekleşti - Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu: - 'Ülkelere baktığımızda Almanya ilk sırada, takiben Romanya ve Çin geliyor. İlk kez Rusya ilk üçün altına düştü. Dikkat çekici ülke Romanya oldu, orada ciddi bir atak yaptık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği'nden (BAİB) yılın ilk çeyreğinde 152 ülke ve bölgeye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,49 oranında arttı.</p><p>BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, AA muhabirine, Antalya, Isparta ve Burdur'u kapsayan birlikten, yılın ilk üç ayında 736,8 milyon dolarlık ihracat yapıldığını söyledi.</p><p>Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yüzde 4,49 oranında bir artış gerçekleştirildiğini dile getiren Çavuşoğlu, dünya genelinde yaşanan savaş ortamına rağmen bu rakamın sevindirici olduğunu ifade etti.</p><p>Birlik üyesi 1525 firmadan 152 ülke ve bölgeye satış yapıldığını aktaran Çavuşoğlu, şunları söyledi:</p><p>'Ülkelere baktığımızda Almanya ilk sırada, takiben Romanya ve Çin geliyor. İlk kez Rusya ilk üçün altına düştü. Dikkat çekici ülke Romanya oldu, orada ciddi bir atak yaptık. Ama Rusya'da geri kalmak da çok hoşumuza gitmiyor. Bundan sonra da daha iyi artışlar sağlamalıyız. Amerika Birleşik Devletleri konumunu koruyor, burada ihracatı artırmamız gerekiyor.'</p><p>Çavuşoğlu, 1 milyon doların üzerinde ihracat yapılan ülke sayısının 69'a, 5 milyon doların üzerinde ihracat yapılan ülke sayısının 36'ya, 10 milyon doların üzerinde ihracat yapılan ülke sayısının ise 19'a çıktığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- İhracat şampiyonu 'biber' oldu</p><p>Sektörel bazda ise en fazla yurt dışı satışının yaş meyve ve sebzede gerçekleştirildiğini anlatan Çavuşoğlu, 'Yaş meyve ve sebzenin devamında maden, arkasından ağaç ve orman ürünleri geliyor. Bölge ihracatının yaklaşık yüzde 50'sini yaş meyve-sebze ve maden sektörleri oluşturuyordu. Ancak son bir yıldır diğer sektörlerde de artış gözleniyor. Bu aslında sevindirici, bütün sektörlerde mücadele ediyoruz.' diye konuştu.</p><p>Başkan Çavuşoğlu, yaş meyve ve sebzede 290 milyon 400 bin dolarlık yurt dışı satışı gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><p>Yaş meyve ve sebze sektöründe ise ihracat şampiyonunun biber olduğunu belirten Çavuşoğlu, yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41,50 artışla 114 milyon 298 bin 264 dolarlık biber ihracatı gerçekleştirildiğini vurguladı. </p><p>Maden ve metaller sektöründe de 110 milyon dolarlık ihracat yapıldığını dile getiren Çavuşoğlu, bu rakamın 80,9 milyon dolarını da doğaltaşın oluşturduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Antalya</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bati-akdenizden-ilk-ceyrekte-7368-milyon-dolarlik-ihracat</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/bati-akdenizden-ilk-ceyrekte-7368-milyon-dolarlik-ihracat.jpg" type="image/jpeg" length="78559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PORTRE / ZİRVEDEKİ TÜRKLER - ING Grubu Global Perakende Bankacılık Başkanı Pınar Abay:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/portre-zirvedeki-turkler-ing-grubu-global-perakende-bankacilik-baskani-pinar-abay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/portre-zirvedeki-turkler-ing-grubu-global-perakende-bankacilik-baskani-pinar-abay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'İki çocuğum oldu, işler yoluna oturdu biraz daha sakin gideyim derken 34 yaşında ING Türkiye Genel Müdürü olarak çok daha komplike bir işin başına geçmiş oldum' - 'Yıllar içinde o ekipte çalışan arkadaşlarımızın çoğu ING'nin bünyesinde olmak üzere çok iyi kariyerler inşa etti. ING Türkiye'den küresel pozisyonlara gelen birçok Türk var' - 'Türkiye'de (ING Hubs'ta) iyi eğitimli gençleri bulup işe alıyoruz ve onlar bizim global pazarlarımıza hizmet veriyorlar. ING Hubs'ta çalışan sayısını bir yıl içinde 300 kişiye çıkarmayı hedefliyoruz ve sonrasında daha fazla büyüteceğiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AMSTERDAM (AA) - NURAN ERKUL - Türk kadın liderlerin küresel sahnedeki önemli temsilcilerinden birisi olan Pınar Abay, bugün 600 milyar avronun üzerinde mevduat ve 500 milyar avrodan fazla kredi büyüklüğünü yönettiği ING Grubu'nda Avrupa ve ötesine yayılan operasyonlarda üst düzey sorumluluk üstlenen önemli bir isim olarak öne çıkıyor.</p><p>Anadolu Ajansının uluslararası kuruluşlara liderlik eden Türk yöneticilerle yaptığı 'Zirvedeki Türkler' başlıklı röportaj serisinin konuğu olan Abay, Ankara'dan küresel finans dünyasına uzanan kariyer yolculuğu, önemli kararları ve bankacılık sektöründeki hızlı dönüşümü anlattı.</p><p>Anne ve babası Kayserili olan Abay, 1977'de Ankara'da doğdu. Abay, üniversite dahil eğitim hayatının büyük bölümünü Ankara'da geçirdi. Kalabalık bir aileyle 'paylaşılan, büyük sofralarda' büyüdüğünü söyleyen Abay, 'inanılmaz fedakar bir annesi' olduğunu söyledi.</p><p>Abay, annesinin tüm hayatı boyunca kendisini desteklediğini belirterek, 'Annemin fedakarlığının bende çok etkisi oldu. Sürekli bizi bir şeyler yapmaya yönlendirdi. Belki de annem üniversiteye gitmediği ve iş hayatında böyle bir kariyeri olmadığı için kendi kızının bunu en iyi şekilde yapabileceğiyle ilgili çok destekledi. Türkiye'de bu şekilde çok anne var.' dedi.</p><p>Ailesinde özellikle kadınlarda mesleki olarak genellikle öğretmenliğin öne çıktığını dile getiren Abay, Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazandığında ekonomi alanını bilinçli olarak seçmediğini anlattı.</p><p>Abay, şu anki çocuklarda olduğu gibi bilinçli ve yönlendirmeyle bir eğitim hayatı olmadığını ifade ederek, o yılları şöyle aktardı:</p><p>'Benim hep bir şeyleri iyi yapmak ve başarmak konusunda bir merakım vardı. O zamanlar da Bilkent'in burslu bölümü yüksek puanlıydı. Tüm üniversitelerin içinde hangi okulun daha yüksek puanlı olduğuna baktım ve ona girmeye çalıştım. O yaşlarda 'ekonomi veya mühendislik okuyayım' gibi bir bilincim yoktu. Geriye dönüp baktığımda her zaman söylediğim, benim ilgim matematik ve fen alanındaydı. Aslında keşke mühendislik okusaymışım, bunu ekonomi kötü bir bilim dalı diye söylemiyorum ama mühendisliğe yatkın bir çocuktum ama kız çocuğu olarak kızların da mühendis olabileceği yaklaşımı benim ortamımda çok yoktu. O sanki erkeklerin okuduğu bir bölüm gibi geliyordu. Bu yüzden, fırsatım oldukça gençlere 'Kızlar da erkekler de tüm bölümleri okuyabilir, kız çocuklarının da bu tip alanlardan çekinmemesi ve daha çok yönlendirilmesi lazım.' diyorum. O zaman bu bölümleri bilsem belki çok daha farklı bir iş hayatım da olabilirdi. Şimdi çocuklarımıza eğitim hayatlarıyla ilgili yönlendirmelere bakıyorum da, benim hayatımda büyük bir yönlendirme hiç olmadı.'</p><p>- Harvard'da yüksek lisans sonrası kariyerine New York'ta devam etti</p><p>Çalışkan bir öğrenci olduğunu ve 'bugünün işini yarına bırakmama' alışkanlığının iş hayatında da devam ettiğini kaydeden Abay, Bilkent Üniversitesi'nden dereceyle mezun olduktan sonra hocalarının akademiye yönlendirdiğini ancak kendisinin 'Kayseri genlerinin' de etkisiyle ticaretle uğraşma fikrine yakın olduğunu anlattı.</p><p>Abay önünde örnek de olmadığı için nereden başlayacağını tam bilemediği dönemde üniversitedeki profesör hocalarından birinin yönlendirmesini şöyle anlattı:</p><p>'Hiç unutmuyorum, hocalarımdan biri dedi ki 'Bir şirket geliyor kampüse, başarılı çocukları arıyorlar. Sen git onların sunumlarını dinle.' Tamamen tesadüf. McKinsey o zaman Türkiye'de ofis açıyor ve ilk alım olarak 5-6 kişi alacak. O sunumda anlatılanlardan etkilendim ve başvurdum. Çetrefilli bir mülakat sonucunda Türkiye'de o aldıkları küçük grubun içine girdim. Zaten aldıkları herkese o zamanlar birkaç sene çalıştıktan sonra yurt dışına gidip MBA yapma zorunluluğu vardı. Ben iki sene civarı çalıştım ve yüksek lisans için Harvard'ı kazandım.'</p><p>Yüksek lisanstan 2003'te mezun olduğu dönemde dünyanın ekonomik olarak çok iyi bir durumda olmadığını kaydeden Abay, New York'ta kalmaya karar vermesinin ardından tekrar McKinsey'nin buradaki ofisine başvurdu ve çalışmaya başladı.</p><p>Abay, burada yaklaşık 6 yıl çalıştığı sürede evlendi ve ilk çocuğunu dünyaya getirdi. 'Çocuğunuz olduğunda biraz daha zorlanıyorsunuz, aileniz yanınızda değil. Çocukları bir noktada Türkiye'de mi büyütsek diye de düşünüyordum.' diyen Abay, çalıştığı kurumun İstanbul ofisinden yeniden teklif aldı.</p><p>Abay, bu fırsatın kendisine de uyduğunu ve kariyer-özel hayat dengesini daha iyi götürebileceğini de düşünerek New York'tan İstanbul'a döndü.</p><p>O dönemler Türkiye ekonomisinin hızlı büyüdüğünü ve çok yabancı yatırımcı olduğunu anlatan Abay, şirketin Türkiye'de bankacılık sektöründeki faaliyetlerini büyütmeye odaklandığını söyledi.</p><p>- Doğum izninde ve yaz tatilinde gelen 'beklenmedik telefonlar'</p><p>Abay, bu dönemde McKinsey'deki görevi kapsamında Türkiye'de birçok bankayla çalıştığını ve 'tam işleri yoluna oturttuğu' ve ikinci çocuğunun doğum iznindeyken ING'den bir toplantı için telefon aldığını ifade etti.</p><p>Bu toplantıdan 7 ay sonra ING Türkiye'nin Genel Müdürü olduğunu aktaran Abay, 'İki çocuğum oldu, işler yoluna oturdu biraz daha sakin gideyim derken 34 yaşında ING Türkiye Genel Müdürü olarak çok daha komplike bir işin başına geçmiş oldum.' dedi.</p><p>- Abay'ın devraldığı dönemde ING Türkiye de OYAK Bank'ı satın almıştı</p><p>Türkiye'de bankacılık değerlemelerinin yüksek olduğu bu yıllarda Avrupa'nın ekonomik krize girdiğini dile getiren Abay, banka yönetiminin kendisine 'Bu bankayı dijital bir banka yap.' dediğini aktardı.</p><p>Abay, o sırada banka bünyesinde dijitale bakan birkaç çalışan olduğunu ancak ING'ye ekonomik olarak yük yaratmadan ING Türkiye'de dijitalleşme sürecini başlattıklarını ifade etti.</p><p>Buradaki 9 yıllık genel müdürlük görevinde Türkiye ekonomisi için faydalı alanlar başta olmak üzere, kadın-erkek eşitliği ve kız çocuklarına daha fırsat verilmesini sağlayan sosyal sorumluluk projelerini yaptıklarını anlatan Abay, 'Yıllar içinde o ekipte çalışan arkadaşlarımızın çoğu ING'nin bünyesinde olmak üzere çok iyi kariyerler inşa etti. ING Türkiye'den küresel pozisyonlara gelen birçok Türk var. Ayrıca, Türkiye'deki yönetim ekibimizin sanırım hepsi kadın şu anda.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Abay, 2020'ye kadar Türkiye'deki süreci yönetmesinin ardından o yaz grubun yönetim kurulundan yine bir telefon aldığını ifade etti.</p><p>ING Grubu'nun yaklaşık bir trilyon avroluk bilançosunun yüzde 40'ını oluşturan Belçika ve Hollanda'yı kapsayan Pazar Liderleri Bölgesi Başkanlığı görevi için 2020'de ailesiyle Amsterdam'a taşınan Abay, Kovid-19'un da başladığı döneme denk gelmesi nedeniyle bu görevdeki ilk aylarının oldukça zor geçtiğini anlattı.</p><p>Türkiye'den Avrupa'ya geldiğinde alıştığı dijitalleşmenin burada olmadığını ve dijitalleşme sürecini Avrupa'da hızla uygulamaya başladığını söyleyen Abay, 'Türkiye'deki bankacılık sektörü çok dijital. Sadece bankacılık değil, mesela e-devlet gibi bir yapı Avrupa'da birçok yerde yok. Ülke olarak bizim altyapı ve dijitalleşmemiz birçok Avrupa ülkesinin ilerisinde.' ifadelerini kullandı.</p><p>Öte yandan Belçika ve Hollanda'nın ana dillerini bile konuşmadığı için de ilk 12-18 aylık döneminde çok zorlandığını anımsayan Abay, buna rağmen konfor alanından çıkmanın gelişim için önemli olduğuna inanıyor.</p><p>Abay, Belçika ve Hollanda'yı kapsayan görevinin ardından 2022'de ING Belçika Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanarak ING Belçika'nın 150 yıllık tarihindeki ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı oldu ve 2023'e kadar bu görevi sürdürdü.</p><p>Halihazırda ING Grubu'nda 10 ülkeden sorumlu ING Grubu Global İcra Kurulu Üyesi ve Global Perakende Bankacılık Başkanı olarak görev yapan Abay, 600 milyar avronun üzerinde mevduat ve 500 milyar avroyu aşkın kredi büyüklüğünü yönetiyor. Abay'ın yönettiği iş kolu ING Grubu karlılığının üçte ikisine karşılık geliyor.</p><p>- Kariyerine dokunan mentörler</p><p>Abay'ın kariyerine dokunan önemli insanlar da olmuş. Halihazırda BBVA Grup Üst Yöneticisi Onur Genç'in McKinsey'deyken müdürü olduğunu söyleyen Abay, 'Onur Genç ile yıllarca beraber çalıştık, ona hala çok danışırım.' dedi.</p><p>Abay, Güler Sabancı'nın kendisi için çok iyi bir mentör olduğunu ve kendisiyle yıllarca çok vakit geçirdiğini belirterek, kariyerinin birçok önemli adımında Sabancı'nın yön gösterdiğini anlattı.</p><p>ING Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı John T. McCarthy'nin kendisine halen fikir verdiğini aktaran Abay, Fiba Grubu Kurucusu Hüsnü Özyeğin'in de kariyeri boyunca yön gösteren önemli insanlar arasında yer aldığını söyledi.</p><p>- 'Bankacılıkta teknoloji öngörülemez hızda ilerliyor'</p><p>Finans ve bankacılık dünyasında yakından gözlemlediği gelişmeleri de değerlendiren Pınar Abay, bankacılık sektöründe teknolojinin öngörülemez bir hızda ilerlediğini ve artık insanla yaptıkları hemen hemen her şeyin botlarla yapılır hale geldiğini dile getirdi.</p><p>Abay, banka bünyesinde botlarla işlem yapan ve insan gibi çalışan ajanlar ürettiklerini belirterek, 'Ben bunu bir sene önce hayal bile edemezdim. Bana ilk anlatıldığında 'olamaz herhalde' diye düşünmüştüm ama görüyorum, oluyor.' diye konuştu.</p><p>Öte yandan, müşteriyle iletişim kurarken daha önce kullanılan mesajlaşmanın yerini sesli iletişimin almaya başladığını kaydeden Abay, müşteriyle konuşan ses için bot ve insan ayrımı yapmanın mümkün olmadığını anlattı.</p><p>Abay, ajanın müşterinin duygu durumunu bile tahmin edip sesini değiştirebildiğini ifade ederek, sektöre yönelik şu öngörülerini paylaştı:</p><p>'Bankalar, teknolojinin iş yapış şeklini çok değiştirdiği yer haline geliyor. Bunu yapamayan bankaların başarılı olma şansları yok çünkü bu teknolojiler o kadar büyük verimlilik sağlıyor ki biz şu anda bile bazı konularda geri kaldığımızı hissediyoruz. Geçen yılki yapay zeka çözümlerini tüm ülkelerimizde uyguladık. Örneğin, bir sene geçti ve yeni bir teknoloji çıktı. Kendimize bakıp teknolojimizi yenilememiz lazım diyoruz. Önceden ancak 40 yılda bir ana bankacılık platformu değiştirirdik. Dolayısıyla benim gördüğüm en büyük değişim bu. Ve bu çok büyük bir avantaja dönüştürülebilir ve bu avantajı yakalayabilen bankalar başarılı olacak, yakalayamayanların hepsinin yok olacağını düşünüyorum.'</p><p>- 'Türkiye'den globale hizmet ihracatı'</p><p>Türkiye'de bankacılık sektörünün dijital altyapısının ise görece yeni ve değişimlere kolay adapte olabilecek durumda olduğunu söyleyen Abay, Türkiye'deki genç işgücünün bu gelişmelere ayak uydurma konusunda önemli bir avantaj sunduğunu dile getirdi.</p><p>Abay, Türkiye'nin bu açıdan 'mükemmel bir pazar' olduğuna işaret ederek, 'Biz bunu gördüğümüz için geçtiğimiz senelerde bankadan ayrı bir şirket kurduk, ING Hubs Türkiye adında. Sadece teknoloji üretimi ve veri analitiği için çok sayıda çalışan arkadaşımız var. Bu kişiler ING Türkiye'nin parçası değil, ayrı bir şirket altında. Türkiye'de iyi eğitimli gençleri bulup işe alıyoruz ve onlar bizim global pazarlarımıza hizmet veriyorlar. Onlar için de müthiş bir kariyer fırsatı.' dedi.</p><p>Bu yapılanmadan çok memnun olduklarını ifade eden Abay, bu tür yapılanmaların 'beyin göçünü önleyici adımlar' olduğunu aktardı.</p><p>Abay, ING Hubs'ta çalışan sayısını bir yıl içinde 300 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini ve sonrasında daha fazla büyüteceklerini açıkladı.</p><p>- Gençlere 'çalışmaktan sıkılmamayı öğrenmek' tavsiyesi</p><p>Pınar Abay'ın, gençlere tavsiyeleri de var. Bunlardan ilki 'çalışmak'.</p><p>Çalışmadan hiçbir şey olmadığını söyleyen Abay, 'Bazen gençlerde şu hissiyata kapılıyorum, bir tıkla bir şeye ulaşabiliyoruz ya, her şey önümüze çok kolay gelecek gibi bir algı olabiliyor. Hiç kimsenin hayatı bir yerlere gelirken çalışmadan olmadı. Her yaşta çalışmak lazım, çalışmaktan sıkılmamayı öğrenmeliyiz. Hayatta bir şeyler yapmak istiyorsak, çalışmamız gerekiyor. Hiçbir genç mesela yazını boş geçirmemeli. Böyle söyleyince çocuklarım bana kızıyor ama bu biraz Kayseri genlerimden de geliyor olabilir. Şans eseri para kazanmak, kariyer yapmak gibi bir şey yok hayatta.' diye konuştu.</p><p>Abay'ın ikinci tavsiyesi de 'iyi kalpli insanları etrafında bulundurmak'. Samimi ilişkilere vakit ayırmak gerektiğini dile getiren Abay, 'Çalışmak ve sevgi dolu insanlarla olmak en fazla önerebileceğim iki tavsiyem olur çünkü bunları bazen unutuyoruz gibi geliyor.' diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, Hollanda</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/portre-zirvedeki-turkler-ing-grubu-global-perakende-bankacilik-baskani-pinar-abay</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/04/agency/aa/portre-zirvedeki-turkler-ing-grubu-global-perakende-bankacilik-baskani-pinar-abay.jpg" type="image/jpeg" length="33916"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
