<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Flash Haber Londra</title>
    <link>https://www.flashhaberlondra.com</link>
    <description>Flash Haber Londra</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.flashhaberlondra.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 10 May 2026 03:12:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Down sendromlu oğlunun desteğiyle hayata tutunan kadın oğluyla mesai arkadaşı oldu]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/down-sendromlu-oglunun-destegiyle-hayata-tutunan-kadin-ogluyla-mesai-arkadasi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/down-sendromlu-oglunun-destegiyle-hayata-tutunan-kadin-ogluyla-mesai-arkadasi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Anne Hanife Canpolat: - 'Doğukan adeta psikoloğum oldu, elimden tutup değneklerimi elime veren bir çocuktu' - 'Çocuklarınızın arkasında durun, onlar her şeyi başarır, yeter ki güvenin' - 'Onun sayesinde ben de iş hayatına katıldım, bu konuma geleceğimi hiç düşünmezdim']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL - MAŞALLAH DAĞ - Geçirdiği ameliyatlar nedeniyle yürüme yetisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan Hanife Canpolat, özel gereksinimli oğlu Doğukan'ın desteğiyle hem sağlığına kavuştu hem de onunla İstanbul Sabiha Gökçen (İSG) Uluslararası Havalimanı'nda mesai arkadaşı oldu.</p><p>Down sendromlu oğlu henüz 4 yaşındayken yakalandığı hastalık nedeniyle 10 ameliyat geçiren Canpolat, tedavi sürecinde oğlunun kendisinden sonra yalnız kalacağı düşüncesiyle hayata tutundu.</p><p>Bir dönem yürüme yetisini kaybetme riskiyle de karşı karşıya kalan Canpolat, uzun yıllar süren ağır tedavi sürecinde oğlunun sevgisi ve desteğiyle yeniden ayağa kalktı. Anne ve oğul bu süreçte birbirlerine tutunarak, hayatın zorluklarına karşı birlikte mücadele etti.</p><p>Canpolat, Doğukan'ın işe girmesiyle başlayan yeni dönemde evladının en büyük destekçisi olurken, bu süreç, anneyi profesyonel çalışma hayatına taşıyan bir dönüm noktasına da dönüştü.</p><p>- 'Kendimi ona odakladım'</p><p>Hanife Canpolat, AA muhabirine, oğlu Doğukan henüz 4 yaşındayken ağır bir hastalığa yakalandığını ve anne-oğulun birbirlerine şifa olma serüveninin o günlerde başladığını anlattı.</p><p>Kendisinden sonra Doğukan'ın yalnız kalmasından endişe ettiği için zorlu tedavi sürecinde pes etmediğini belirten Canpolat, geçirdiği 10 ameliyatlık süreci şöyle özetledi:</p><p>'Her ameliyata girdiğimde 'Doğukan ne olacak?' diye düşünerek hastalığımı unuttum ve kendimi ona odakladım. Doktorlar 'Bunun sonu yok' dese de asla pes etmedim. 10'uncu ameliyatımda 'Yüzde 90 yürümeyecek bu kadın' dediler ve bir sene yatalak kaldım. Doğukan adeta psikoloğum oldu, elimden tutup değneklerimi elime veren bir çocuktu. Kardeşi ondan daha küçüktü ama ikisi, her zaman arkamdaydı. Oğlum yürümem için çaba gösterdi. 'Kimseye muhtaç kalmasın, arkamda böyle kalmasın' diyerek onun sevgisiyle yaşama tutundum, ayağa kalktım. Çok şükür, hastalığımı atlattım. Tedavim devam ediyor ama olsun, beraberiz.'</p><p>- Toplumun ön yargılarına kulağını tıkadı</p><p>Kendi sağlığını toparladıktan sonra tüm enerjisini Doğukan'ın sosyal gelişimine adayan Canpolat, özel gereksinimli çocukların hayata kazandırılmasında ailenin kilit rol oynadığını vurguladı.</p><p>Eğitimin sadece okulda değil, evde başladığına işaret eden Canpolat, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Doğukan işe başlamadan önce de halk oyunları, müzik, resim ve yüzme gibi birçok aktiviteye katılıyordu. Özel eğitim tek başına yeterli değil, büyük görev aileye düşüyor. Ben evladımı hiçbir zaman eve kapatmadım, 27 senedir her yere beraber gittik. İnsanların, 'Bu çocuk normal mi, buralarda geziyor?' dediklerini duyduk. Çok ağladığım günler oldu ama hepsinin üstesinden geldim. Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelere şunu söyleyeyim, çocuklarına güvensinler, insanların ne dediğini düşünmesinler. Çocuklarınızın arkasında durun, onlar her şeyi başarır, yeter ki güvenin.'</p><p>- Terminal banklarında geçen 3 yıllık bekleyiş</p><p>Doğukan'ın aldığı eğitimlerin ardından İSG Uluslararası Havalimanı'nda, İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfına (İZEV) tahsis edilen ticari alanda işe başlaması, anne-oğulun hayatında yeni bir sayfa açtı.</p><p>Oğlunu yalnız bırakmak istemeyen ve çevresinden gelen 'O çocuğu sabahın köründe alıp işe götürme' eleştirilerine kulak asmayan Canpolat, 'Benim düşüncem farklıydı, benden sonra oğlumun kendi ayaklarının üstünde durması, hayatını idame ettirmesi gerekiyordu. Ben de herkes gibi evde oturup çayımı içebilirdim ama onu düşünmedim. Doğukan'ı her sabah saat 09.00'da buraya teslim ediyor, mesaisi bitene kadar terminal banklarında bekleyip 15.00'te kapıdan alarak eve gidiyordum. 3 sene boyunca bu şekilde geldik gittik.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Doğukan sayesinde ben de iş hayatına katıldım'</p><p>Canpolat'ın 3 yıl boyunca terminalde gösterdiği sabır ve azim, havalimanı yönetiminin dikkatini çekti. Personel ihtiyacı doğması üzerine kendisine yapılan teklifle büyük şaşkınlık yaşayan Canpolat, süreci ve oğluyla omuz omuza çalışmanın gururunu şu sözlerle anlattı:</p><p>'Müdürümüz 'Seni işe alacağız' dediğinde, başta yapamayacağımı düşündüm ancak ısrar edilince kabul ettim. Şimdi 08.00-16.00 veya 16.00-23.00 vardiyalarında Doğukan ile beraber geliyoruz, beraber gidiyoruz. Onun sayesinde ben de iş hayatına katıldım, bu konuma geleceğimi hiç düşünmezdim. Oğlumun bu seviyeye çıkacağını da hayal edemiyordum. Doğukan burada kendini çok geliştirdi, konuşması, tavrı ve kişiliği tamamen oturdu. Artık tek başına gelip gidebilir.'</p><p>Evladının kariyer hedeflerinden de bahseden Canpolat, Doğukan'ın yönetici olma hedefini birlikte çalışarak gerçekleştirmek istediklerini belirterek, 'Oğlumun ilerlemesini çok istiyorum. Doğukan'ın hedefi müdür olmaktı, inşallah bunu da birlikte başaracağız.' diye konuştu.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/down-sendromlu-oglunun-destegiyle-hayata-tutunan-kadin-ogluyla-mesai-arkadasi-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/down-sendromlu-oglunun-destegiyle-hayata-tutunan-kadin-ogluyla-mesai-arkadasi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="26967"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UPDATE- WHO says flight attendant's negative hantavirus test eases fears over virus spread]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/update-who-says-flight-attendants-negative-hantavirus-test-eases-fears-over-virus-spread</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/update-who-says-flight-attendants-negative-hantavirus-test-eases-fears-over-virus-spread" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Spokesperson says risk to general public remains 'absolutely low' despite cruise ship outbreak - Spanish Health Ministry says a protocol for passengers linked to hantavirus outbreak approved - Spanish authorities also isolate possible case tied to flight carrying infected cruise passenger who later died, though health official says positive test is 'quite unlikely']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UPDATES WITH SPANISH HEALTH MINISTRY REMARKS; ADDS TO DECK</p><p>By Beyza Binnur Donmez</p><p>GENEVA (AA) - The World Health Organization (WHO) said Friday that a flight attendant tested negative after direct contact with a woman who succumbed to the virus, easing concerns about wider transmission.</p><p>The comments came amid growing concern over a hantavirus outbreak linked to the cruise ship MV Hondius, where several infections and three deaths have been reported.</p><p>Speaking to reporters in Geneva, WHO spokesperson Christian Lindmeier said the Andes virus, the only hantavirus known to spread between humans, requires extremely close and prolonged contact for transmission.</p><p>Lindmeier said a flight attendant who assisted a woman shortly before she died from the virus later tested negative, adding: 'This should convince nearly everybody now that this is a dangerous virus, but only to the person who's really infected, and the risk to the general population remains absolutely low.'</p><p>According to Dutch media reports, the flight attendant assisted the only infected passenger who later died from the virus. The woman had been due to board a KLM flight from Johannesburg to Amsterdam but was denied boarding because of her condition.</p><p>Lindmeier said such cases demonstrate that hantavirus transmission is far more limited than viruses such as COVID-19 or measles.</p><p>'Close contact means you have to be basically in your face,' he said, explaining that infection would likely require exposure to respiratory droplets or bodily fluids.</p><p>'This is not a new COVID,' he stressed, adding that even people sharing cabins with infected individuals had in some cases tested negative.</p><p>Regarding the ship's arrival in the Canary Islands, the spokesperson said he could not provide an exact timeline.</p><p>However, he said WHO understood that the vessel had been waiting for two medical doctors from the Netherlands to board the ship. The doctors, together with a WHO expert already on board, are expected to accompany the vessel to the islands, he added.</p><p><br></p><p>- Protocol for passengers linked to hantavirus outbreak approved</p><p>Spain has approved a nationwide health protocol for passengers linked to a hantavirus outbreak aboard the cruise ship Hondius, while also isolating a possible case connected to a flight carrying an infected passenger, the country's secretary of state for health said Friday.</p><p>Speaking at a press briefing, Javier Padilla Bernaldez said the protocol was unanimously approved by Spain's regional governments through the Public Health Commission.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Under the protocol, contacts of confirmed or suspected cases will be transferred to Madrid's Gomez Ulla Central Defense Hospital, where they will undergo a PCR test upon arrival and another seven days later. Authorities will also conduct active surveillance, including twice-daily temperature checks and repeated symptom monitoring.</p><p>If a person develops symptoms such as fever, they will be reclassified as a suspected case and moved to isolation for further testing, including blood, serum and respiratory samples, Padilla said.</p><p>He added that psychological support would also be provided to affected passengers, with Spain's mental health commissioner coordinating assistance with hospital staff.</p><p>Padilla also confirmed that Spain was monitoring a possible hantavirus case linked to a commercial flight from Johannesburg to Amsterdam involving a cruise passenger who later died from the virus.</p><p>According to Padilla, international contact tracing protocols identified two passengers whose final destination was Spain. One later reported coughing and general malaise while staying at a family home in Alicante and was transferred to hospital as a precaution.</p><p>The patient remains isolated while PCR tests are analyzed by Spain's National Center for Microbiology, with results expected within 24 hours.</p><p>The patient under observation in Alicante had been seated two rows behind the infected traveler and had only brief contact with her, which is why authorities consider a positive result 'quite unlikely,' Padilla said.</p><p>Another passenger on the flight, a South African citizen traveling to Spain, flew to Barcelona and stayed there for a week before returning to Johannesburg, Spanish health authorities said.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/update-who-says-flight-attendants-negative-hantavirus-test-eases-fears-over-virus-spread</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/update-who-says-flight-attendants-negative-hantavirus-test-eases-fears-over-virus-spread.jpg" type="image/jpeg" length="87424"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüsten ölen biriyle aynı uçakta bulunan İspanyol kadın hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/hantavirusten-olen-biriyle-ayni-ucakta-bulunan-ispanyol-kadin-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/hantavirusten-olen-biriyle-ayni-ucakta-bulunan-ispanyol-kadin-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MADRİD (AA) - Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde hantavirüsten hayatını kaybeden Hollandalı kadınla kısa bir süre aynı uçakta bulunan İspanyol kadının hantavirüs şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İspanya Sağlık Bakan Yardımcısı Javier Padilla, basın toplantısında yaptığı açıklamada, Johannesburg'da hayatını kaybeden kadınla temas etmiş ve hantavirüs belirtileri gösteren bir kişinin şüpheli vaka olarak Alicante'deki bir hastaneye sevk edildiğini ve karantinada tutulacağını duyurdu.</p><p>Padilla, ölen kadınla temas etmiş ve son varış noktası İspanya olan ikinci bir kişinin de şu anda Güney Afrika'da olduğunu belirtti.</p><p>KLM firmasına ait uçakla Johannesburg-Amsterdam seferini yapmak isteyen 69 yaşındaki Hollandalı kadının sağlık durumundan dolayı mürettebat tarafından uçmasına izin verilmemiş ve kadın 26 Nisan'da Johannesburg'da hantavirüs nedeniyle yaşamını yitirmişti.</p><p>Ölen kadınla kısa bir süre aynı uçakta bulunan kabin görevlisi bir kadın da önceki günlerde Hollanda'da hastaneye kaldırılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Madrid, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/hantavirusten-olen-biriyle-ayni-ucakta-bulunan-ispanyol-kadin-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/hantavirusten-olen-biriyle-ayni-ucakta-bulunan-ispanyol-kadin-hastaneye-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" length="79841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilecik'te bir kişinin boynundaki 542 gram tiroit kitlesi ameliyatla alındı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bilecikte-bir-kisinin-boynundaki-542-gram-tiroit-kitlesi-ameliyatla-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bilecikte-bir-kisinin-boynundaki-542-gram-tiroit-kitlesi-ameliyatla-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BİLECİK (AA) - Bilecik'te yaşayan 54 yaşındaki İrfan Bozan boynunda bulunan 542 gram tiroit kitlesinin ameliyatla alınmasının ardından sağlığına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, uzun yıllardır boynundaki kitleyle yaşamını sürdüren, diyabet ve akciğer rahatsızlığı da bulunan İrfan Bozan, daha önce kitlenin çıkarılması için çeşitli sağlık kuruluşlarına başvurdu.</p><p>Operasyonun riskli görülmesi nedeniyle ameliyat olamayan, zamanla büyüyerek göğüs boşluğuna yayılan kitle sebebiyle nefes darlığı çekmeye başlayan Bozan, son olarak Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu.</p><p>Burada Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Doğuşcan Kurular tarafından ameliyata alınan Bozan'ın boynundaki 542 gramlık tiroit kitlesi 2,5 saat süren operasyonla alındı.</p><p>Bozan, tedavisinin ardından taburcu edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilecik, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bilecikte-bir-kisinin-boynundaki-542-gram-tiroit-kitlesi-ameliyatla-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/bilecikte-bir-kisinin-boynundaki-542-gram-tiroit-kitlesi-ameliyatla-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="88645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de 1. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/kayseride-1-uluslararasi-dis-hekimligi-kongresi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/kayseride-1-uluslararasi-dis-hekimligi-kongresi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Dişhekimleri Birliği Genel Başkanı Fatih Güler: - 'Ülkemizin değerini ve kimliğini ortaya koyarak bu gibi platformlarda mesleğimizi daha ileriye ve muasır medeniyetler seviyesine götürmeye çalışıyoruz. Dünyada hiçbir diş hekimliği camiası, Türkiye'deki kadar dinamik bir yapıya sahip değil']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ (AA) - Kayseri'de Nuh Naci Yazgan Üniversitesi (NNYÜ) Diş Hekimliği Fakültesince, 1. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi düzenlendi.</p><p>Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Genel Başkanı Fatih Güler, Süleyman Çetinsaya Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen programın açılışında, yaptıkları hesaplamalara göre 2035 yılında 120 bin civarında diş hekiminin olacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yaşlı nüfus tarafından sağlık talebinde artış yaşanacağını ve buna bağlı iş yükünün de artacağını belirten Güler, 'Bu sayıdan nasıl çıkarız, yarına nasıl umutla bakabiliriz? İşte bu kongrelerle, eğitimlerle ve seminerlerle nitelikli ve yetkin diş hekimi sayısını artırarak çıkabiliriz. Bu konuda elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, sürekli görüşmeler halindeyiz. Kurumlarla çatışan değil uzlaşıp çözüm yolları arıyoruz.' dedi.</p><p>Güler, meslek örgütü olarak yurt dışında da Türkiye'yi temsil ettiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:</p><p>'Ülkemizin değerini ve kimliğini ortaya koyarak bu gibi platformlarda mesleğimizi daha ileriye ve muasır medeniyetler seviyesine götürmeye çalışıyoruz. Dünyada hiçbir diş hekimliği camiası, Türkiye'deki kadar dinamik bir yapıya sahip değil. Sayımızın artmasının getirdiği sorunlar var ama bu, bize müthiş bir dinamizm katıyor. Bu dinamizm bizi yukarıları taşıyor. Zor koşullardan geçiyoruz, çok ciddi atama ve istihdam problemleri var. Bunlara da çok emek harcıyoruz. Hep beraber çalışıyoruz ama bu dinamizmle de bu sorunları aşacağımıza inanıyorum.'</p><p>Açılışta Diş Hekimliği Dekanları Konseyi (DDK) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Yeşil, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derviş Yılmaz, Kongre Eş Başkanları Dr. Öğretim Üyeleri Kübra Pedük ile Eda Büyüknalbant ve eski AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer de konuşma yaptı.</p><p>Konuşmaların ardından oturumlarla devam eden kongrede diş hekimliği alanındaki güncel bilimsel gelişmeler ile klinik uygulamalar ele alındı.</p><p>Sektörel stant alanlarının yer aldığı, uygulamalı workshop, sözlü bildiri ve poster sunumları ile 3 gün sürecek kongreye çok sayıda diş hekimi, akademisyen ve öğrenci katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kayseri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/kayseride-1-uluslararasi-dis-hekimligi-kongresi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/kayseride-1-uluslararasi-dis-hekimligi-kongresi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="47808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sahte güneş koruyucular hastanelik edebilir' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/sahte-gunes-koruyucular-hastanelik-edebilir-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/sahte-gunes-koruyucular-hastanelik-edebilir-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Van YYÜ Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Uce Özkol: - 'Geçen yıl aktarlardan veya internetten alınan, doktor önerisi olmayan kozmetik ürünler nedeniyle ciddi sorunlar yaşadık. Hatta bazı hastalarımızı yoğun bakımda tedavi etmek zorunda kaldık. Halen bu hastaların cilt lekelerini tedavi etmeye çalışıyoruz' - 'Güneş kremi seçerken cilt tipine uygun ürünler tercih edilmeli ve bu konuda dermatoloğun önerileri dikkate alınmalıdır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VAN (AA) - EMRE ILIKAN - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Uce Özkol, sahte ve yanlış güneş koruyucu kullanımının ciddi cilt sorunlarına yol açtığını, bu tür ürünler nedeniyle hastanelik olan vakalarla karşılaştıklarını söyledi.</p><p>Özkol, AA muhabirine, güneş koruyucu seçerken dermokozmetik ve dermatolog önerili ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini, bu ürünlerin ise mutlaka eczaneden alınmasını tavsiye ettiklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Son zamanlarda çok sayıda sahte ürünün piyasaya çıktığını vurgulayan Özkol, bu ürünleri kullanan kişilerde cilt sorunlarının daha da arttığını gözlemlediklerini ifade etti.</p><p>Güneş kremi kullanılmadığında hem erken yaşlanma hem de ciltte lekelenme şikayetlerinin arttığını dile getiren Özkol, 'Yaza girdiğimiz bu süreçte, özellikle güneşin dik geldiği saatler olan 10.00 ile 15.00 arasında mümkünse doğrudan güneş altında kalmayalım ancak kalınacaksa da mutlaka güneş kremi kullanalım. Geçen yıl aktarlardan veya internetten alınan, doktor önerisi olmayan kozmetik ürünler nedeniyle ciddi sorunlar yaşadık. Hatta bazı hastalarımızı yoğun bakımda tedavi etmek zorunda kaldık. Halen bu hastaların cilt lekelerini tedavi etmeye çalışıyoruz.' diye konuştu.</p><p>- 'İnternetten alınan kremlerden uzak duralım'</p><p>Güneş kreminin cildin korunmasında önemli bir faktör olduğunu anlatan Özkol, şunları kaydetti:</p><p>'Ürünleri eczaneden alalım ve doktorun önerdiği kremleri kullanalım. Aktardan veya internetten alınan ürünleri kullanıp cildimizi riske atmayalım. SPF (güneş koruma faktörü) 30 ve üzeri ürünler yeterli koruma sağlar. Bu nedenle 90 ya da 100 faktör gibi çok yüksek değerlerin peşine düşmeye gerek yok. Güneş kremi seçerken cilt tipine uygun ürünler tercih edilmeli ve bu konuda dermatoloğun önerileri dikkate alınmalıdır. Daha ucuz bir ürün tercih etmeye çalışırken çok daha büyük sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz. Şu an 2-3 hastamız, izotretinoin ve asitretin gibi güçlü ilaçlar kullanmak zorunda kaldı.'</p><p>Sahte ve yanlış ürün kullanımının ciltteki zararlarına da değinen Özkol, dermatoloğun önerisiyle güneş kremi ve leke tedavisi ürünlerinin kullanılması gerektiğini belirterek, 'Küçük bir leke probleminden kurtulmaya çalışırken, tüm vücuda yayılan ciddi lekelerle mücadele etmek durumunda kalabiliyoruz. Doktorunuzun önermediği ürünü kullanmayın. Komşudan, aktardan ya da internetten alınan kremlerden uzak duralım. Cilt, bizim en değerli giysimizdir. Günümüzde sosyal medyanın etkisiyle cilt bakım ürünlerine olan talep oldukça arttı.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Van, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/sahte-gunes-koruyucular-hastanelik-edebilir-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/sahte-gunes-koruyucular-hastanelik-edebilir-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="69781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, Bitlis'te konuştu:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/saglik-bakani-memisoglu-bitliste-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/saglik-bakani-memisoglu-bitliste-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Bitlis'ten başka kente hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız ve Bitlis'i sağlık anlamında da Türkiye'nin iyi şehirlerinden biri haline getireceğiz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BİTLİS (AA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Bitlis'ten başka kente hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız ve Bitlis'i sağlık anlamında da Türkiye'nin iyi şehirlerinden biri haline getireceğiz.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Programlara katılmak üzere AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu ve bakanlık yetkilileriyle Bitlis'e gelen Bakan Memişoğlu, Valiliği ziyaret etti.</p><p>Kurum amirleri ve partililerle selamlaşan Memişoğlu, 2024'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bitlis'te katıldığı bir açılış töreninde, 'Göz ameliyatıma destek ol Tayyip dede' yazılı pankartı açarak tedavi olmak için yardım talep eden ve Cumhurbaşkanının talimatlarıyla İstanbul'da tedavi olması sağlanan Ada Koçyiğit ve ailesiyle görüştü.</p><p>Ardından makama geçerek Vali Ahmet Karakaya'dan brifing alan Memişoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı' kapsamında illeri dolaştıklarını, bugün de tarihin ve medeniyetin en önemli şehirlerinden Bitlis'i ziyaret ettiklerini söyledi.</p><p>Memişoğlu, burada sağlık hizmetlerini değerlendireceklerini belirterek, 'İnsanlarımıza daha iyi sağlık hizmeti sunmak ve Bitlis'in sağlıkla ilgili durumunu yerine görmek için valimiz, milletvekilimiz, başkanlarımızla buradayız. Bitlis'in sağlıkla ilgili 365 yatağı varken bugün 1065 yatağıyla 20 senede sağlıkla dönüşümde sağlık yatırımlarının önemli yerlerinden biri olmuş. Bunu daha da geliştirmek istiyoruz.' dedi.</p><p>Güroymak ve Hizan ilçelerinde yapmayı planladıkları hastanelerin inşaatına en kısa sürede başlayacaklarının müjdesini veren Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Bunlar fiziki olarak gerçekten çok iyi hastanelerimiz olacaklar. 50'şer yataklı ve 25 odalı hastanelerimizle insanlarımıza daha iyi hizmet vereceğiz. Burada aynı zamanda bağışçılarımızla yaptığımız güzel bir hastanemiz daha var. Bu hastanemizle Bitlis aynı zamanda tıp fakültesiyle, öğrenci yetiştirmesiyle üniversite anlamında da sağlığa hizmet edecek bir hale gelecek. Bu konuda da emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.'</p><p>Tüm ilçelerde daha iyi sağlık hizmeti vermek için çalışacaklarını ifade eden Memişoğlu, şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle şunu ifade etmek istiyorum. Öncelikle olarak sağlıklı kalmamız lazım. Onun için de Bitlis'te 2 sağlıklı hayat merkezimiz var. Onların da daha aktif olmasını istiyoruz. Aile hekimlikleri ile de ilgili yeni düzenlemeler yaptık. Bitlis halkının kendi aile hekimi ile daha çok buluşması için elimizden gelen bütün imkanları kullanacağız. Bu güzel ilimize daha iyi sağlık hizmeti sunmak için bakanlık olarak da bütün ekibimizle buradayız. İnşallah birçok hizmeti daha iyi hale getireceğiz. Anjiyo cihazını yenileceğiz. Yeni bir anjiyo cihazı da alacağız. Bitlis'ten başka kente hasta gitmesini engelleyecek şekilde bütün planlamalarımızı yapacağız ve Bitlis'i sağlık anlamında da Türkiye'nin iyi şehirlerinden biri haline getireceğiz.'</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Memişoğlu ve beraberindekiler, cuma namazını kılmak için Merkez Ersan Camisi'ne geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/saglik-bakani-memisoglu-bitliste-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/saglik-bakani-memisoglu-bitliste-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="25545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanseri atlatan kadına karın dokusundan meme yapıldı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/kanseri-atlatan-kadina-karin-dokusundan-meme-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/kanseri-atlatan-kadina-karin-dokusundan-meme-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Afyonkarahisar'da 10 yıl önce kanser nedeniyle sol memesini kaybeden kadına operasyonu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Arif Yılmaz: - 'Hastanın karın bölgesindeki fazla dokuyu karın germe yapacağımıza damarlarıyla alıp meme oluşturabileceğimizi anlattım' - 'Karın germede çıkarttığımız dokunun damarlarını kullanarak mikrocerrahi yöntemle göğüs bölgesindeki damarlara onarım yapıyoruz. Bu hastamızda da bu yöntemle ameliyatımızı yaptık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AFYONKARAHİSAR (AA) - CANAN TÜKELAY - Afyonkarahisar'da karın bölgesindeki yağlanma nedeniyle hastaneye başvuran kadının, kanser nedeniyle kaybettiği memesi karın dokusundan yeniden yapıldı. </p><p>41 yaşındaki H.K. 10 yıl önce memesindeki sertliği fark edince Afyonkarahisar Devlet Hastanesine gitti. Kanser taramaları pozitif çıkan kadının sol memesi ameliyatla alındı.</p><p>Yıllar sonra karın bölgesindeki fazlalıklar nedeniyle Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Polikliniği'ne başvuran kadına, karnından alınacak dokuyla meme yapılabileceği anlatıldı.</p><p>Ekibiyle ameliyatı gerçekleştiren Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Arif Yılmaz, AA muhabirine, meme kanseri tedavisinin ardından artık farklı yöntemlerin kullanılabildiğini söyledi.</p><p>Hastanın farklı bir gerekçeyle kendilerine başvurduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p>'Hastanın karın bölgesindeki fazla dokuyu karın germe yapacağımıza damarlarıyla alıp meme oluşturabileceğimizi anlattım. Karın germede çıkarttığımız dokunun damarlarını kullanarak mikrocerrahi yöntemle göğüs bölgesindeki damarlara onarım yapıyoruz. Bu hastamızda da bu yöntemle ameliyatımızı yaptık. Hasta başka bir sebeple başvururken kendini daha mutlu şekilde hastaneden uğurlamış olduk. Başarılı olduk'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>H.K. hastaneye basen ve karın bölgesindeki yağlanma nedeniyle gittiğini belirtti.</p><p>Doktorun, göğüs yapılabileceği fikrinin kendisini heyecanlandırdığını vurgulayan H.K, 'Bu ameliyatı eşimle araştırdım. Operasyonu yaptırmamı istemeyen çok kişi oldu ama dinlemedim. Sonuç güzel oldu. İyi ki de yaptırmışım.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Afyonkarahisar, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/kanseri-atlatan-kadina-karin-dokusundan-meme-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/kanseri-atlatan-kadina-karin-dokusundan-meme-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="19482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni kalbiyle önce Mardin'deki akrabalarını ziyarete sonra denize gidecek]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/yeni-kalbiyle-once-mardindeki-akrabalarini-ziyarete-sonra-denize-gidecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/yeni-kalbiyle-once-mardindeki-akrabalarini-ziyarete-sonra-denize-gidecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kalp yetmezliği nedeniyle 3 yıldır yaşam mücadelesi veren 16 yaşındaki Yusuf Arman, Ege Üniversitesi Hastanesinde yapılan kalp nakliyle hayata tutundu - Yusuf Arman: - 'Hastaneden taburcu edilince önce Mardin'deki akrabalarımı ziyarete gideceğim, daha sonra ise denize girmek istiyorum. Sağlık sorunları nedeniyle son 1 yıldır okula devam edemedim. Yarım kalan eğitimime yeniden başlayacağım']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - İzmir'de kadavradan yapılan kalp nakliyle sağlığına kavuşan 16 yaşındaki Yusuf Arman, hastaneden taburcu edildikten sonra akrabalarının yaşadığı Mardin'e gitmek, ardından da denize girmek için gün sayıyor.</p><p>Konak ilçesinde yaşayan Yusuf Arman, 3 yıl önce nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetiyle Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesine başvurdu. Doktorlar, yaptıkları muayene ve tetkiklerde, Arman'a kalp yetmezliği teşhisi koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uygulanan ilaç tedavilerine rağmen rahatsızlıkları devam eden Arman, organ nakil listesine alındı. Bu süreçte yaşamını yapay kalp destek cihazıyla sürdüren Yusuf, son 1 yılını hastanede tedavi altında geçirdi.</p><p>Kalbindeki ileri derece yetmezlik nedeniyle 5 aydır yoğun bakım servisinde tutulan Yusuf'u hayata bağlayan haber 9 Nisan'da geldi.</p><p>Bağış sonrası kadavradan alınan kalp, Yusuf'a nakledildi. Bir süre yoğun bakımda gözetim altında tutulan Yusuf, normal servise alındı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ve ameliyat ekibinde yer alan doktorlar, 3 yıl sonra rahat nefes alıp yürümeye başlayan Arman'ı ziyaret etti.</p><p>- 'Heyecandan ağladım'</p><p>Yusuf Arman, AA muhabirine, kalp beklerken zaman zaman umutsuzluğa kapıldığını ancak doktorların her fırsatta kendisine moral verdiğini söyledi.</p><p>Doktorunun gece yarısı kendisini arayarak uygun kalbin bulunduğu haberini verdiği anlatan Arman, şöyle konuştu:</p><p>'Doktorum 'Sana güzel bir haberim var.' dedi. 'Taburcu mu oluyorum?' dedim. 'Yok.' dedi. 'Güzel bir şey, kalp nakli çıktı.' deyince heyecandan ağladım. Hastaneden taburcu edilince önce Mardin'deki akrabalarımı ziyarete gideceğim, daha sonra ise denize girmek istiyorum. İnşallah bunu hastaneden çıkınca yapacağım. Ayrıca yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle son 1 yıldır okula devam edemedim. Şimdi yarım kalan eğitimime yeniden başlayacağım. Hastanede benimle çok yakından ilgilendiler, yoğun bakım hemşiresi olmak isterdim. İnsanların anneleri, babaları yanlarında olmayınca zor oluyor. Hemşireler bizlerle çok ilgilendi. İyi insanlar, ben de onlar gibi olmak istiyorum.'</p><p>Baba Mehmet Arman da 5 aydır oğlunu hiç yalnız bırakmadığını belirterek, organ bağışı konusunda herkesin daha duyarlı olmasını istedi.</p><p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zülal Ülger Tutar, Yusuf'un nakil olmaması durumunda hayatını kaybetme riskinin bulunduğunu söyledi.</p><p>Yusuf'u 3 yıldır takip ettiğini, kalp nakli ameliyatından önce kendisiyle kısa süre konuştuğunu anlatan Tutar, 'Ona 'Her şey çok güzel olacak. Servise geleceksin ve seni yakında taburcu edeceğiz. Her şey iyi olduktan sonra evine göndereceğiz.' dedik. 'Bir sonraki doğum gününü de evinde kutlarsın.' diye temennilerde bulunduk.' şeklinde konuştu.</p><p>Nakil ekibinde yer alan EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı ise Yusuf'u, takılan yapay kalp destek cihazıyla nakil ameliyatına hazırladıklarını söyledi.</p><p>EÜ Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı'nın Türkiye'nin önemli kalp nakli merkezleri arasında yer aldığını dile getiren Yağdı, 'Yapay kalp destek cihazını taktıktan sonra Yusuf normal yaşantısına döndü. Büyüdü, boyu uzadı, arkadaşlarıyla, ailesiyle ortamlarda birlikte olabildi. Çıkan uygun kalple yeni kalbine kavuştu. Şu an gayet iyi. Bunu gerçekleştiren bir ekibin üyesi olmak, böyle disiplinli ekibin çalışmalarını yıllar içinde görmek beni mutlu ediyor.' diye konuştu.</p><p>Rektör Prof. Dr. Musa Alcı da çocuk hastanesinde ilk kalp naklinin 2006'da yapıldığını belirtti.<br></p><p>Şimdiye kadar 40 çocuğun hastanelerinde yapılan nakille sağlığına kavuştuğunu ifade eden Alcı, 'Sahip olduğumuz bilimsel altyapı sayesinde birçok hastalığın tanı ve tedavisini yapıyoruz. Yeni yatırımlarla inşallah daha çok hastaya şifa dağıtan bir sağlık merkezi olmak istiyoruz.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/yeni-kalbiyle-once-mardindeki-akrabalarini-ziyarete-sonra-denize-gidecek</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/yeni-kalbiyle-once-mardindeki-akrabalarini-ziyarete-sonra-denize-gidecek.jpg" type="image/jpeg" length="82524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu, 'Renkli Doopler Ultrasonografi Cihazı Geliştirme Projesi' imza töreninde konuştu:]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-memisoglu-renkli-doopler-ultrasonografi-cihazi-gelistirme-projesi-imza-toreninde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bakan-memisoglu-renkli-doopler-ultrasonografi-cihazi-gelistirme-projesi-imza-toreninde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Türkiye nasıl sağlık hizmetini iyi sunmuşsa, üretimini de teknolojisini de bilgisini de sağlıkta üretecektir. Nasıl savunma sanayisinde bunu başardıysak, sağlık sanayisinde de teknolojisinde de bunu rahatlıkla başaracağımıza inanıyorum']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Türkiye nasıl sağlık hizmetini iyi sunmuşsa, üretimini de teknolojisini de bilgisini de sağlıkta üretecektir. Nasıl savunma sanayisinde bunu başardıysak, sağlık sanayisinde de teknolojisinde de bunu rahatlıkla başaracağımıza inanıyorum.' dedi.</p><p>Bakan Memişoğlu, Bakanlık'ta düzenlenen 'Renkli Doopler Ultrasonografi Cihazı Geliştirme Projesi' imza töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünyada sağlık hizmetleri anlamında en iyi ülkelerden biri olduğunu belirterek, 'Türkiye, insan gücü ve altyapısıyla dünyanın sayılı sağlık hizmeti sunan ülkelerinden biri haline geldi.' dedi.</p><p>Türkiye'nin Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023'teki depremlerde önemli bir sağlık sınavı verdiğini ifade eden Memişoğlu, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu iradesiyle sağlıkta birçok şeyin yeni başlangıcını yaptık. Türkiye, sağlık anlamında sadece hizmetinde değil, artık yeni teknoloji üretmesinde, yeni cihaz, malzeme ve yeni şeyler söylemesinde daha yolun ilk adımlarını atıyor. Sağlık sektörü, Türkiye'nin lokomotif sektörü haline gelecektir.' diye konuştu.<br></p><p>Memişoğlu, sağlıkta 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat hedeflerinin olduğunu vurgulayarak, 'Biz bunu rahatlıkla başarabileceğimize eminiz. Hem insan gücümüz hem siyasi irademiz hem lider vizyonumuz bu konuda bunu başarmamız için yeterli.' dedi.</p><p>- Firmalara yatırım çağrısı</p><p>Türkiye'nin siyasi istikrarı, insan gücü ve gelişmişliği bakımından bugün dünyanın göz bebeği olması gerektiğini belirten Memişoğlu, şöyle devam etti:</p><p>'Özellikle sağlık sektöründe dünyadaki birçok yatırımcı, sektöre katkı veren firmalara sesleniyorum. Türkiye'nin bugün sizler için yatırımın, ortaklığın en iyi olabileceği ülke olduğunu özellikle iyi belirtmek istiyorum. İnsan gücüyle, altyapısıyla bunu başarabilecek bir ülkedir. Onun için özellikle yurt dışından doppler ultrason üretimini beraber yapmayı, Türkiye'ye güvenerek yatırım yapmayı kabul eden ve bizim paydaşımız, ortağımız olan iki firmaya ve ülkeye teşekkür etmek istiyorum. Gelecekte Türkiye, sağlık üretimi ve teknolojisi anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi olacaktır. Biz sadece cihazdan bahsetmiyoruz. Biz esasında, sağlıkta yeni şeyler söyleyebilecek kapasiteye, insan gücüne ve iradesine sahip bir ülkeden bahsediyoruz.'</p><p>- 'Klinik çalışmaları çok önemsiyoruz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Memişoğlu, bugün Türkiye'de klinik araştırmaların daha çok Faz 3 olduğunu anlatarak, şunları söyledi:</p><p>'Yerli fikirlerin oluşturduğu faz çalışmalarında özellikle Faz 1'de yeterli olmadığımızı görüyoruz. O nedenle fikrini, bilgisini bilim insanlarımızın üretime ve yeni şeyler söylemesi kolaylığını sağlamak için bir ekosistem oluşturuyoruz. Bunu 1,5 senedir çalışıyoruz ve yavaş yavaş işte bugün ultrasonda, CAR-T tedavisi ve aşıda olduğu gibi daha çok yakın zamanda birçok şeyi göreceğiz, birçok yeni şeyleri söyleyeceğiz. Bunun için de klinik çalışmaları çok önemsiyoruz.'</p><p>- 'Türkiye'nin sadece bir pazar değil, ortak olduğunu belirtmek istiyorum'</p><p>Fikirlerin ürün haline gelmesi için Türkiye Sağlık Enstitüsü Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde 'uretensaglik.gov.tr' portalını oluşturduklarını aktaran Memişoğlu, şöyle konuştu:</p><p>'Bu portalda herhangi bir fikrin veya bilim insanımızın bilgisiyle ürettiği, yeni şey söyleyeceği alanlara başvurulabileceği, aynı zamanda bunu sanayiciyle, üreticiyle buluşturacağımız bir ekosistem ve portal oluşturduk. Böylece esasında birçok fikri olan arkadaşımızın da sağlıkla ilgili fikirlerini geliştirebileceği TÜSEB'in lokomotif olarak ortaya koyacağı bir sistemi oluşturduk.</p><p>Türkiye nasıl sağlık hizmetini iyi sunmuşsa, üretimini de teknolojisini de bilgisini de sağlıkta üretecektir. Nasıl savunma sanayisinde bunu başardıysak, sağlık sanayisinde de teknolojisinde de bunu rahatlıkla başaracağımıza inanıyorum. Onun için herkesin bu açıdan bakmasını, dünyadaki sağlıkla ilgili yatırımcıların da artık Türkiye'nin sadece bir pazar değil, ortak olduğunu ve beraber çalışabileceğini bilmelerini, Türkiye'ye gelip beraber yeni şeyler söyleyebileceğimizi özellikle belirtmek istiyorum. Türkiye'nin 2 sene sonra yüzde 70 yerlilik oranıyla kendi ultrasonunu geliştirmek için yola çıkan bütün arkadaşlarıma başarılar diliyor, teşekkür ediyorum.'</p><p>Konuşmaların ardından Bakan Memişoğlu, TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan ve firma yöneticileri, 'Renkli Doopler Ultrasonografi Cihazı Geliştirme Projesi'ni imzaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bakan-memisoglu-renkli-doopler-ultrasonografi-cihazi-gelistirme-projesi-imza-toreninde-konustu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/bakan-memisoglu-renkli-doopler-ultrasonografi-cihazi-gelistirme-projesi-imza-toreninde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="93763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis'te '1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi' başladı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/bitliste-1-uluslararasi-saglik-ve-tip-bilimleri-kongresi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/bitliste-1-uluslararasi-saglik-ve-tip-bilimleri-kongresi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BİTLİS (AA) - Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ve İl Sağlık Müdürlüğünün işbirliğiyle düzenlenen '1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi' başladı.<br></p><p>BEÜ'nün Merkezi Konferans Salonu'nda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan kongrede konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, kongre vesilesiyle alanında uzman birçok akademisyeni kentte ağırladıklarını söyledi.</p><p>Hazırlanan bilimsel bildirilerin sunulması, sağlık ve tıp bilimlerinin çeşitli disiplinler ve güncel çalışmalarla ele alınmasının organizasyonun önemini ortaya koyduğunu belirten Karakaya, şöyle konuştu:</p><p>'Sağlık alanında üretilen her bir bilgi, yapılan her bilimsel çalışma insan hayatına doğrudan dokunan ve toplumların geleceğini şekillendiren değerli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kongrenin bilimsel bilgi paylaşımını güçlendireceğine, yeni araştırmalara ilham vereceğine ve ulusal ve uluslararası düzeyde önemli işbirliklerine zemin hazırlayacağına yürekten inanıyoruz. Aynı zamanda bu tür organizasyonların şehirlerin bilimsel akademik kimliğinin gelişmesine de önemli katkılar sunduğu bilinmektedir. Bitlis'in böyle anlamlı bir kongreye ev sahipliği yapması hepimiz için gurur vericidir.'</p><p>Asırlardır bölgenin bilim merkezi olan Bitlis'in, bulunduğu bölgeye ışık saçan kadim bir şehir olduğunu anlatan Karakaya, son yıllarda kentte çok kıymetli değişikliklerin yaşandığını, bunu güçlendirip devam ettireceklerini dile getirdi.</p><p>Üniversitelerin bulundukları şehrin dışarıya açılan pencereleri olduğunu ifade eden Karakaya, 'Bitlis Eren Üniversitesinde de rektörümüzün liderliğinde her alanda güzel faaliyetler gerçekleştiriliyor. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın tensipleriyle, Sağlık Bakanımızın ve YÖK Başkanımızın destekleriyle ilimize tıp fakültesi onayının çıkması hem ilimiz hem de bölgemiz için heyecan verici bir gelişme olmuştur.' dedi. </p><p>Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay ise kadim kent Bitlis'in yıldızı yeni parlayan bir şehir olduğunu belirterek, 'Tarihiyle, kültürüyle, gastronomisiyle, doğa güzellikleriyle yeni bir rota olan bir şehrimiz. Bu konuda sağlık da bunlardan önemli bir faktör. Bu konuda da Bitlis'i sağlıkta bir rota haline getirmeyi düşünüyoruz ve bunun için çalışıyoruz. İnşallah bu tarz kıymetli organizasyonlar ilimizi daha ön plana çıkarır diye düşünüyoruz. Kongrede emeği geçenlere teşekkür ediyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş da üniversiteleri bünyesinde kısa süre önce kurulan tıp fakültesinin bölgede önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini dile getirdi.</p><p>Bitlis'te ilk defa bu kongrenin gerçekleştiğini anlatan Elmastaş, şöyle devam etti:</p><p>'Türkiye'nin farklı yerlerinden ve yurt dışından bilim insanları ve araştırmacılar katılım sağladı. Bu geniş katılım kongremizin yalnızca bölgesel değil ulusal ölçekte de önemli bir bilimsel platform haline geldiğini göstermektedir. Kongrede 170 bilimsel bildiri sunulacaktır. Ayrıca alanlarında önemli çalışmalara imza atmış 25 davetli konuşmacımız bulunmaktadır. Bu yönüyle programımız bilgi paylaşımının, akademik etkileşimin ve disiplinler arası işbirliğinin güçlü şekilde hissedileceği çok yönlü bir bilim söylem bilgileri taşımaktadır. Bu kongrenin sağlık ve tıp bilimleri alanına yeni bakış açıları kazandıracağına, ortak projelere zemin hazırlayacağına ve genç araştırmacılar için önemli bir akademik motivasyon oluşturacağına yürekten inanıyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bitlis Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene de ilk kez düzenlenen bu kongrenin yalnızca bilimsel bilgi paylaşımının yapıldığı bir platform değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik ortak aklın ve akademik işbirliğinin güçlü bir tezahürü olduğunu vurguladı.</p><p>BEÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sait İzgi'nin de konuşma yaptığı kongre, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın'ın 'Tıp Fakülteleri ve Afiliasyon' adlı paneliyle devam etti.</p><p>Ziya Eren Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sunduğu müzik dinletisinin ardından kongreye katılanlara plaket verildi.</p><p>Programa, AK Parti İl Başkanı Engin Günceoğlu, kurum amirleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bitlis, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/bitliste-1-uluslararasi-saglik-ve-tip-bilimleri-kongresi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/bitliste-1-uluslararasi-saglik-ve-tip-bilimleri-kongresi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="99844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Talasemi hastaları 'Biz İyilik Severiz' projesiyle düzenli kan bağışçılarına ulaşıyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/talasemi-hastalari-biz-iyilik-severiz-projesiyle-duzenli-kan-bagiscilarina-ulasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/talasemi-hastalari-biz-iyilik-severiz-projesiyle-duzenli-kan-bagiscilarina-ulasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Kızılay tarafından Adana, Hatay ve Osmaniye'de hayata geçirilen projede 'sadık bağışçı' seçilen 4 bin 63 kişinin bağışladığı kan, eşleştirildikleri talasemi hastalarına naklediliyor - Talasemi hastası Hüner Çöltü: - 'Şu an Türk Kızılayın hazırladığı proje sayesinde kanımızı düzenli alabiliyoruz. Herhangi bir sıkıntı yaşamıyorum. Sürekli başkalarını arayıp 'kan verebilir misiniz?' demek zorunda kalmıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - YAKUP SAĞLAM - Türk Kızılay öncülüğünde yürütülen 'Biz İyilik Severiz' projesiyle, 'Akdeniz anemisi' olarak da bilinen talasemi hastalığıyla mücadele edenlerin kan ihtiyacı düzenli bağışçılar aracılığıyla karşılanıyor.<br></p><p>Türk Kızılay Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan proje, 2023 yılında Talasemi Federasyonu, Türkiye Kan Hastalıkları Vakfı, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinin işbirliğinde hayata geçirildi.</p><p>Proje kapsamında 40 bin 783 bağışçının yer aldığı veri havuzundan 4 bin 63 'sadık bağışçı' belirlendi.</p><p>Sürdürülebilir ve güvenli kan temin edilmesinin amaçlandığı projede, gönüllüler ile 247 hasta arasında eşleştirme yapıldı.</p><p>Adana'daki pilot uygulamanın ardından Hatay ve Osmaniye'de başlatılan çalışma kapsamında gönüllülerin bağışladığı kan, eşleştirildikleri talasemi hastalarına naklediliyor.</p><p>Bireyleri bağışçı arama yükünden kurtaran proje sayesinde 'Akdeniz anemisi' olarak da bilinen hastalığın tedavi süreci daha planlı ilerliyor.</p><p>- 'Talasemi hastalarımızın yarasına merhem olmak çok kıymetli'</p><p>Türk Kızılay Genel Sekreteri Ramazan Saygılı, AA muhabirine, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü'ne yönelik farkındalık çalışmaları yaptıklarını söyledi.</p><p>Projenin bu anlamda da önem taşıdığını dile getiren Saygılı, 'Eskiden herkes bağışçısını kendi getirirdi. Şimdi hasta yarın gelecekse, kanı bugünden itibaren Türk Kızılay tarafından hazırlanıyor. Hastamız, hastanede kanını alıp gidiyor. Talasemi hastalarımızın yarasına merhem olmak çok kıymetli.' dedi.</p><p>Gönüllülerden Hasan Berzan Toprak da 15 yıldır kan bağışında bulunduğunu belirtti.</p><p>Herkese örnek olmak istediğini anlatan Toprak, 'Vücudun her zaman kendini yenileyerek ürettiği bir sıvıyı, faydasını görebilecek birilerine veriyor olmanın manevi hazzı beni çok mutlu ediyor. O kandaşıma faydalı olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.' diye konuştu.</p><p>- 'Sürekli başkalarını arayıp 'kan verebilir misiniz?' demek zorunda kalmıyoruz'</p><p>Talasemi hastalarından 33 yaşındaki Hüner Çöltü de kan almak için 21 günde bir hastaneye gittiğini ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p>'Kan almadan yaşamımızı sürdürmemiz mümkün değil. Daha önce kan bulmakta çok zorlanıyor, kendi bağışçımı getiriyordum. Getirmeme rağmen uygunsuz çıktığında sıkıntı yaşıyordum. Şu an Türk Kızılayın hazırladığı proje sayesinde kanımızı düzenli alabiliyoruz. Herhangi bir sıkıntı yaşamıyorum. Sürekli başkalarını arayıp 'kan verebilir misiniz?' demek zorunda kalmıyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>10 yaşındaki Betül Aslanbilek ise doğuştan gelen hastalığıyla mücadele ettiğini belirterek, 'Kan bağışlayanlara çok teşekkür ederim, onlardan Allah razı olsun. Eğer onlar kan vermeseydi, hastalığımız daha da zorlaşabilirdi. Herkesin, kan bağışında bulunmak için Türk Kızılaya gitmelerini isterim.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/talasemi-hastalari-biz-iyilik-severiz-projesiyle-duzenli-kan-bagiscilarina-ulasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/talasemi-hastalari-biz-iyilik-severiz-projesiyle-duzenli-kan-bagiscilarina-ulasiyor.jpg" type="image/jpeg" length="23521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da fil hastasının 2 katına çıkan bacağındaki şişlik tedaviyle geriledi]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/istanbulda-fil-hastasinin-2-katina-cikan-bacagindaki-sislik-tedaviyle-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/istanbulda-fil-hastasinin-2-katina-cikan-bacagindaki-sislik-tedaviyle-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Evrim Coşkun: - 'Hasta bize başvurduğunda yürüyordu ama çok zorlanıyordu. Çünkü bir bacak diğerine göre çok şişti. Dengesinde problem, ağrısında sıkıntı vardı. Pantolon giyemediğini, kıyafetlerini giyemediğini ifade etmişti' - Hasta Hüsamettin Geçit: - 'Yaklaşık 1 aydır tedavi görüyorum. Şu anda çok iyiyim. Bacağımda yaklaşık 2 kat şişlik vardı, pantolon bulamıyordum, özel diktiriyordum. Şu anda yürüyorum, geziyorum']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul'da fil hastalığı (lenfödem) tanısıyla tedavi gören Hüsamettin Geçit'in diğerine göre yaklaşık 2 katına kadar büyüyen bacağındaki şişlik, uygulanan yoğun tedaviyle büyük oranda geriledi.</p><p>Yaklaşık 7 yıl önce sol bacağında başlayan şişlik şikayeti zamanla ilerleyen 60 yaşındaki Geçit, 2023'te hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda Geçit'e fil hastalığı tanısı konuldu.</p><p>Geçit, zamanla sol bacağında, özellikle ayak bileği ve diz altı bölgesinde belirgin hacim artışı yaşadı.</p><p>Sağ bacağına kıyasla yaklaşık 2 katına ulaşan şişlik nedeniyle günlük yaşamı zorlaşan ve yürüyemeyen Geçit, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesine başvurdu.</p><p>Burada uygulanan yoğun tedaviyle sol bacağındaki şişlik azalan Geçit, tekrar yürümeye başladı.</p><p>- 'Bası giysileri ve düzenli egzersizle şişlikler kontrol altına alınabilir'</p><p>Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Eğitim Koordinatörü Prof. Dr. Evrim Coşkun, AA muhabirine, yaklaşık 1 yıl önce karşılaştıkları hastanın özellikle sol bacağındaki belirgin şişlik şikayetiyle kendilerine başvurduğunu söyledi.</p><p>İlk olarak yatarak fizik tedavi uyguladıklarını belirten Coşkun, bunun sonrasında yeniden şişmeyi önlemek amacıyla bası giysileri kullandırdıklarını ve hastayı düzenli aralıklarla kontrole çağırdıklarını kaydetti.</p><p>Coşkun, ancak hastanın son dönemde bası giysilerini kullanmadığını ve uzun yürüyüşler sonrası şişliklerin tekrar arttığını, bu nedenle yeniden hastaneye başvurduğunu ve yaklaşık 1 aydır yatarak tedavi gördüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hastanın bacağındaki şişliğin normalin yaklaşık 2 katına ulaştığını vurgulayan Coşkun, 'Hasta bize başvurduğunda yürüyordu ama çok zorlanıyordu. Çünkü bir bacak diğerine göre çok şişti. Dengesinde problem, ağrısında sıkıntı vardı. Pantolon giyemediğini, kıyafetlerini giyemediğini ifade etmişti. Hastamız 1 aydır bizde tedavi oluyor. Hastaya tedavide bası giysilerini kullandırıyoruz. Bu giysileri kullandığı, egzersizi düzenli yaptığı müddetçe yeniden şişmemiz olmaz.' dedi.<br></p><p>Coşkun, bası giysileri ve düzenli egzersizle şişliklerin kontrol altına alınabildiğini, hastanın tedaviye uyum sağlaması ve kontrollerini aksatmaması halinde yaşam kalitesinin korunabileceğini dile getirdi.</p><p>- 'Bacağımda yaklaşık 2 kat şişlik vardı, pantolon bulamıyordum'</p><p>Hasta Hüsamettin Geçit ise başlangıçta hastalığına teşhis konulamadığını, bu nedenle farklı zamanlarda enfeksiyon nedeniyle hastanede yattığını anlattı.</p><p>Daha sonra internet üzerinden doktora ulaştığını belirten Geçit, ilk gördüğünde çok kötü durumda olduğunu ve günlük yaşamını sürdüremediğini kaydetti.</p><p>Bacağındaki aşırı şişlik nedeniyle pantolon giyemediğini, ağrı çektiğini ve yürümekte zorlandığını aktaran Geçit, tedaviyle birlikte ilk dönemde önemli ölçüde iyileşme sağladığını ancak bası çoraplarını kullanmaması nedeniyle şikayetlerinin tekrar arttığını söyledi.</p><p>Geçit, bunun üzerine yeniden hastaneye başvurduğunu ifade ederek, 'Yaklaşık 1 aydır tedavi görüyorum. Şu anda çok iyiyim. Bacağımda yaklaşık 2 kat şişlik vardı, pantolon bulamıyordum, özel diktiriyordum. Şu anda yürüyorum, geziyorum. Önceki duruma göre daha iyiyim. Buraya ilk gelirken 165 kiloydum. Hocam bana bir diyet uyguladı, 140 kiloya düştüm.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/istanbulda-fil-hastasinin-2-katina-cikan-bacagindaki-sislik-tedaviyle-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/istanbulda-fil-hastasinin-2-katina-cikan-bacagindaki-sislik-tedaviyle-geriledi.jpg" type="image/jpeg" length="66441"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Astımda inhaler cihazların doğru kullanımı tedavi başarısını artırıyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/astimda-inhaler-cihazlarin-dogru-kullanimi-tedavi-basarisini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/astimda-inhaler-cihazlarin-dogru-kullanimi-tedavi-basarisini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Akelma: - 'Çocuklarda astım tedavisinde amacımız, hastanın günlük yaşamını kısıtlamadan sürdürebilmesini sağlamaktır. En sık karşılaştığımız sorunlardan biri inhaler cihazların yanlış kullanımıdır. İlaç doğru teknikle kullanılmadığında akciğerlere yeterli miktarda ulaşamaz ve tedaviden beklenen fayda sağlanamaz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - DUYGU YENER - Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Akelma, astım tedavisinde inhaler cihazların doğru kullanımının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini belirterek, yanlış kullanımın ise ilacın akciğere ulaşmasını engellediğini ve tedaviyi yetersiz hale getirdiğini bildirdi.</p><p>Akelma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, astımın akciğer hava yollarında mikrobik olmayan iltihap sonucu geliştiğini ve hava yollarının daralmasıyla ortaya çıktığını ifade etti.</p><p>Dünyada yaklaşık 350 milyon kişinin astım hastası olduğuna, her yıl 400 binden fazla kişinin astıma bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğine dikkati çeken Akelma, Türkiye'de ise her 1000 ölümden yaklaşık 3'ünün astım nedeniyle gerçekleştiğini kaydetti.</p><p>Akelma, çocuklarda astımın genellikle ataklar halinde seyrettiğini ifade ederek, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve öksürüğün en sık görülen belirtiler arasında yer aldığını söyledi.</p><p>Özellikle gece artan öksürük ve eforla ortaya çıkan nefes darlığının astım açısından önemli bulgular olduğunu vurgulayan Akelma, bu tür şikayetlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.</p><p>- 'En sık karşılaştığımız sorunlardan biri inhaler cihazların yanlış kullanımı'</p><p>Astım tedavisinde en önemli hedefin hastalığın kontrol altına alınması olduğunu belirten Akelma, tedavi sürecine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Çocuklarda astım tedavisinde amacımız, hastanın günlük yaşamını kısıtlamadan sürdürebilmesini sağlamaktır. Ancak burada en sık karşılaştığımız sorunlardan biri inhaler cihazların yanlış kullanımıdır. İlaç doğru teknikle kullanılmadığında akciğerlere yeterli miktarda ulaşamaz ve tedaviden beklenen fayda sağlanamaz.'</p><p>Prof. Dr. Akelma, inhaler tedavinin astımda temel tedavi yöntemi olduğunu aktararak, ilaçların doğrudan hava yollarına ulaştırılmasının hem etkinliği artırdığını hem de yan etkileri azalttığını vurguladı. </p><p>Akelma, 'Çocukların ilaçlarını düzenli kullanması kadar doğru teknikle kullanması da büyük önem taşır. Bu nedenle inhaler cihaz kullanımı mutlaka hekim tarafından gösterilmeli ve her kontrolde gözden geçirilmelidir.' dedi.</p><p>- 'Aşılar, astım ataklarının önlenmesinde önemli rol oynuyor'</p><p>Astım kontrolünü zorlaştıran faktörlere de değinen Akelma, solunum yolu enfeksiyonları, sigara dumanı, hava kirliliği ve ev tozu akarlarının hastalığı tetikleyebildiğini belirtti.</p><p>Bu faktörlerden mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini ifade eden Akelma, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da hastalık kontrolünde önemli rol oynadığını söyledi.</p><p>Akelma, solunum yolu enfeksiyonlarının astım ataklarını artırabildiğine dikkati çekerek, 'Özellikle grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarına karşı yapılan aşılar, astım ataklarının önlenmesinde önemli rol oynar.' bilgisini paylaştı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Astımlı çocuklar aktif bir yaşam sürdürebilir'</p><p>Düzenli takip ve uygun tedavi ile astımlı çocukların günlük yaşamlarına herhangi bir kısıtlama olmadan devam edebildiğini belirten Prof. Dr. Akelma, bu çocukların yaşıtları gibi aktif bir yaşam sürdürebileceğini, spor yapabileceğini ve fiziksel aktivitelerden geri kalmaması gerektiğini vurguladı.</p><p>Akelma, ailelerin belirtiler konusunda bilinçli olması ve tedavi sürecine aktif katılım sağlamasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/astimda-inhaler-cihazlarin-dogru-kullanimi-tedavi-basarisini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/astimda-inhaler-cihazlarin-dogru-kullanimi-tedavi-basarisini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="95020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tedavilere erişimde gecikmeyi çok katmanlı süreçler belirliyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/tedavilere-erisimde-gecikmeyi-cok-katmanli-surecler-belirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/tedavilere-erisimde-gecikmeyi-cok-katmanli-surecler-belirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Inpharmus CEO'su İsmet İnce: - 'Gelecek dönemde sağlık ekosisteminde en belirleyici dönüşüm, yapay zekayla gerçekleşecek. Bu teknoloji, ilaç geliştirme süreçlerinde verimliliği artıracak']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Inpharmus Üst Yöneticisi (CEO) İsmet İnce, global şirketlerin pazara giriş stratejilerinden ülkelerin sağlık bütçelerine kadar birçok değişkenin hastaların tedaviye erişim süresini etkilediğini, bu nedenle yapının bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.<br></p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ilaç sektöründe hastaların tedaviye erişim süresi, regülasyon süreçlerinin yanı sıra sağlık sistemlerinin bütçe yapısı, geri ödeme mekanizmaları ve operasyonel koordinasyon gibi birbiriyle bağlantılı birçok faktör tarafından belirleniyor.<br></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İnce, tedaviye erişimde yaşanan gecikmelerin tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirterek, özellikle nadir hastalıklar alanında teşhis edilememiş hasta sayısının önemli bir başlık olduğuna dikkati çekti.<br></p><p>İlaç sektöründe hız kavramının çoğu zaman operasyonel bir performans göstergesi olarak ele alındığına ve kritik tedavi alanlarında daha geniş bir anlam taşıdığına değinen İnce, şunları kaydetti:<br></p><p>'Hız, organizasyonel bir zihniyetle başlar. Hasta ihtiyacının önceliklendirilmesi durumunda, tüm süreçler buna göre şekilleniyor. Operasyonel süreçlerde ise medikal taleplere dönüş süresi, lojistik akış ve regülasyon izinleri gibi alanlarda performans ölçülüyor. Gelişen pazarlar, homojen bir yapı göstermiyor. Her ülke kendi regülasyon ve sağlık sistemi dinamiklerine sahip. İnovatif tedaviler genellikle sınırlı hasta gruplarına hitap etmesi nedeniyle yüksek maliyetli oluyor. Bu durum, geri ödeme süreçlerini daha kritik hale getiriyor. Mali kısıtların belirgin olduğu pazarlarda erişim süreçleri uzayabiliyor. Küresel ölçekte artan fiyat baskısı da yeni bir dinamik oluşturuyor.'</p><p>- 'Türkiye güçlü bir altyapıya sahip'<br></p><p>İnce, global şirketlerin pazara giriş stratejilerinden ülkelerin sağlık bütçelerine kadar birçok değişkenin tedaviye erişim süresini etkilediğini ve yapının bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:<br></p><p> 'Türkiye, ilaçlara erişim açısından birçok gelişmiş ülkeyle benzer seviyede, bazı alanlarda ise daha ileri bir konumda bulunuyor ve klinik araştırmalara katılım konusunda da güçlü bir altyapıya sahip. Türkiye'nin sağlık sistemindeki bu kapasitesi, ilaç geliştirme ve erişim süreçlerinde önemli bir avantaj sunuyor. AR-GE yatırımlarının artırılmasıyla Türkiye, önümüzdeki dönemde ilaç sanayisinde daha güçlü bir konuma ulaşabilir.'</p><p>İnce, ilaç sektöründe rekabetin yalnızca bilimsel inovasyonla sınırlı kalmadığını, geliştirilen tedavilerin hastaya ulaştırılmasını sağlayan sistemlerin de giderek daha kritik hale geldiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sektörde işbirliklerinin arttığına ve inovasyonun daha parçalı bir yapıya evrildiğine dikkati çeken İnce, süreçte regülasyon yönetimi ve operasyonel yetkinliklerde önemin arttığını aktardı.</p><p>İnce, tedavi başarısının yalnızca lansman performansıyla ölçülemeyeceğini, temel göstergenin hastaya sağlanan gerçek fayda olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Hekim geri bildirimleri, bu değerlendirmede önemli bir rol oynuyor. Finansal sonuçlar ise yapılan işin doğal bir çıktısı olarak görülüyor. Gelecek dönemde sağlık ekosisteminde en belirleyici dönüşüm, yapay zekayla gerçekleşecek. Bu teknoloji, ilaç geliştirme süreçlerinde verimliliği artıracak. Yapay zeka, deneme-yanılma oranını azaltarak hem geliştirme süresini kısaltabilecek hem de maliyetleri düşürebilecek. Bu durum, tedavilere erişimi de olumlu yönde etkileyebilecek. İlaç sektöründe son yıllarda ürün odaklı yapıdan hasta ve hekim deneyimini merkeze alan bir dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim, organizasyonel yapıları da etkiliyor. Medikal ekiplerin rolü giderek artıyor. Bilimsel iletişim, gerçek dünya verisi ve klinik çalışmaların yönetimi, şirketlerin öncelikleri arasında yer alıyor.'<br></p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/tedavilere-erisimde-gecikmeyi-cok-katmanli-surecler-belirliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/tedavilere-erisimde-gecikmeyi-cok-katmanli-surecler-belirliyor.jpg" type="image/jpeg" length="63711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Enfeksiyon kapan parmağı kasığına dikilerek kesilmekten kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/enfeksiyon-kapan-parmagi-kasigina-dikilerek-kesilmekten-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/enfeksiyon-kapan-parmagi-kasigina-dikilerek-kesilmekten-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Şırnak'ın Cizre ilçesinde diyabet hastası Alaattin Erboğan'ın yaranın enfeksiyona dönüşmesi sonucu kaybetme riski bulunan sağ elinin işaret parmağı, kasığına dikilerek 3 hafta boyunca yeni doku oluşması beklendi - Şırnak Devlet Hastanesinde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Semih Hatipoğlu: - '3 haftadan sonra parmağını kasığından ayırdık. Şu an durumu iyi. Pansumanla takip etmeye devam ediyoruz. Hastanın parmağı hatta eli bileğine kadar kesilmekten kurtulmuş oldu']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ŞIRNAK (AA) - EKREM PAYAN/ORHAN ERDEN - Şırnak'ın Cizre ilçesinde 38 yaşındaki Alaattin Erboğan'ın enfeksiyon kapan parmağı, kasığına dikilerek kesilmekten kurtarıldı.<br></p><p>Diyabet hastası Erboğan, sağ elinin işaret parmağında oluşan yaranın enfeksiyona dönüşmesi üzerine tedavi için Şırnak Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniğine başvurdu.</p><p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Semih Hatipoğlu ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Sergen Karataş tarafından muayenesi yapılan Erboğan'ın parmağının doku kaybının giderilmesi için kasığına dikilmesine karar verildi.</p><p>Parmağı kasığına dikilen Erboğan'ın 3 haftanın ardından gerçekleştirilen ikinci cerrahi müdahale ile doku oluşumu sağlanan parmağı kasığından ayrıldı.</p><p>- 'Hastanın parmağı hatta eli kesilmekten kurtulmuş oldu'</p><p>Op. Dr. Hatipoğlu, AA muhabirine, hastanın bir ay önce polikliniğe parmağında yara şikayeti ile başvurduğunu, yapılan tetkiklerde parmağında kas ve sinir dokularında fonksiyon kaybına neden olan 'kompartman' sendromu ile ciddi enfeksiyon tespit ettiklerini söyledi.</p><p>Enfeksiyonun el bileğine kadar ulaştığını, ikinci parmağın da işlevini engelleme aşamasında olduğunu ifade eden Hatipoğlu, 'Hasta daha önce de bazı hastanelere başvurmuş ama sonuç alamamış. Bize başvurduğunda geç aşamada olduğunu fark ettik. Parmağının aşağısında dolaşımın bozuk olduğunu ve acil ameliyat gerektiğini hastaya söyledik, risklerini anlattık. Parmağının kesilebileceğini hatta elini bileğine kadar kaybedebileceğini anlattık. Op. Dr. Sergen Karataş ile yaptığımız değerlendirmeler sonucu parmağı kasığa dikmeye karar verdik. Bu çok kolay bir ameliyat değil. Kasıkta deri altında bir nevi küçük bir cep açılıyor. Kasıktaki doku alınıyor, parmak o doku yerine dikiliyor. Parmağın ölen dokuları bu şekilde yeniden kazanılıyor. Parmaktaki dokular oradan besleniyor. Hasta uyumu ve ameliyatın süreci önemli, titizlik gerektiren bir süreç. Hastanın parmağı 3 hafta kasığında kalıyor. Bu süreçte elini hareket ettiremiyor.' diye konuştu.</p><p>Hatipoğlu, bu süreçte hastaya enfeksiyon önleyici antibiyotik tedavisi uyguladıklarını anlatarak, hastayı 3 hafta serviste misafir ettiklerini belirtti.</p><p>Hastanın her gün pansumanını yaptıklarını, dolaşımını takip ettiklerini ifade eden Hatipoğlu, '3 haftadan sonra parmağını kasığından ayırdık. Şu an durumu iyi. Pansumanla takip etmeye devam ediyoruz. Hastanın parmağı hatta eli bileğine kadar kesilmekten kurtulmuş oldu. Bu operasyonu Şırnak'ta ilk defa yaptığımız için mutluyuz. Bu tür başarılı ameliyatları yapmaya devam edeceğiz.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hatipoğlu, tedavisinin ardından taburcu edecekleri hastanın, parmağını hareket ettirebilmesi için fizik tedaviye ihtiyaç duyacağını belirterek, bir aya kadar da parmağını kullanabilmesini öngördüklerini sözlerine ekledi.</p><p>Sağlığına kavuşan Alaattin Erboğan ise daha önce gittiği hastanelerde parmağının kesilme riski olduğunun kendisine ifade edildiğini anlatarak, Şırnak Devlet Hastanesi'nde önerilen tedavi yöntemi ile ise parmağının kurtarılma şansının olduğunu öğrendiğini belirtti.</p><p>Erboğan, şunları söyledi:</p><p>'Parmağım kesilecek diye çok korktum. Hocamız bütün süreci anlattı, ben de kabul ettim. Şimdi kendimi iyi hissediyorum. Çok memnunum ve mutluyum. Allah, Sergen ve Semih hocadan razı olsun.'​​​​​​​<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şırnak, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/enfeksiyon-kapan-parmagi-kasigina-dikilerek-kesilmekten-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/enfeksiyon-kapan-parmagi-kasigina-dikilerek-kesilmekten-kurtarildi.jpg" type="image/jpeg" length="15064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Astım hastası çocukların ailelerine 'kortizonlu ilaçlardan korkmayın' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/astim-hastasi-cocuklarin-ailelerine-kortizonlu-ilaclardan-korkmayin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/astim-hastasi-cocuklarin-ailelerine-kortizonlu-ilaclardan-korkmayin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Ceylan: - 'Aileler kortizon içeren bu ilaçları, çocuğun büyümesini engelleyebileceğinden ürktükleri için vermeme eğilimindeler. Halbuki çocukların büyümesini daha iyi kılmak için verilmesi gerekiyor ki akciğer gelişimi sağlansın']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AYDIN (AA) - FERDİ UZUN - Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Ceylan, astım tedavisinde vücuttaki iltihaplanmayı önlemek için kullanılan antiinflamatuar ilaçlara ilişkin toplumda yaygın yanlış inanışlar olduğunu belirterek, 'Bu ilaçlar çocukların büyümesini engellemez, tam tersine sağlıklı akciğer gelişimi için gereklidir.' dedi.</p><p>Prof. Dr. Ceylan, AA muhabirine Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) işbirliğindeki organizasyon Küresel Astım Girişimi'nin (GINA) bu yılki temasının 'astım hastası olan herkes için iltihap önleyici inhalerlere erişim - hala acil bir ihtiyaç' olduğunu belirtti.</p><p>İltihap önleyici ilaçların astım hastalığının tedavisindeki temel olduğunu söyleyen Ceylan, ancak bunlarla ilgili bazı ailelerde yanlış düşüncelerin olduğuna dikkati çekti.</p><p>Ceylan, antiinflamatuar tedavilerin okul öncesi çocuklarda, çocukluk yaşlarında astım şiddetine göre uygun dozda kullanılması gerektiğini kaydederek, 'Aileler kortizon içeren bu ilaçları, çocuğun büyümesini engelleyebileceğinden ürktükleri için vermeme eğilimindeler. Halbuki çocukların tam da büyümesini daha iyi kılmak için verilmesi gerekiyor ki akciğer gelişimi sağlansın. Bu nedenle bu yılki temada okul öncesi çocukların antiinflamatuar tedavilere dünyanın her yerinde ulaşılabilir olması şeklinde bir tema benimsendi. Yapılan çalışmalarda astımlı çocukların astımlı olmayan yaşıtlarına göre benzer boylara ulaştığı gösterilmiş, 1 santimetre fark çıkmış. Yani aslında büyümeyi bozmuyor bu ilaçlar.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Türkiye'de ilaçlara erişim birçok ülkeye göre daha kolay'</p><p>Dünya genelinde yaklaşık 360 milyon, Türkiye'de ise 3 milyon civarında astım hastası bulunduğunu belirten Prof. Dr. Emel Ceylan, hastalığın kontrol altına alınamaması halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.</p><p>Astımın iklim değişikliği, hava kirliliği ve çevresel faktörlerden etkilendiğine işaret eden Ceylan, kirli havanın hem hastalığı tetiklediğini hem de atakları artırdığını kaydetti.</p><p>Prof. Dr. Ceylan, Türkiye'de astım ilaçlarına erişimin birçok ülkeye göre daha kolay olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Hastaların kesinlikle ilaçlarına ulaşılabilmesinin ülkemiz için, ülkemizdeki hastalar için bir şans olduğunu söylemem gerekiyor. Ülkemizde de hastalara şöyle bir çağrı yapabiliriz: Çok değerli ilaçlarımız var, niye kullanmıyorsunuz? Kullanın ve astımınızı kontrol altında tutun ki hastalığınız ilerlemesin. Çünkü ilerlediğinde kötü bir seyir gösterdiğinde yapabilecek çok bir şey kalmıyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aydın, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/astim-hastasi-cocuklarin-ailelerine-kortizonlu-ilaclardan-korkmayin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/astim-hastasi-cocuklarin-ailelerine-kortizonlu-ilaclardan-korkmayin-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="39266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şehir seçimi astım hastalığının yönetiminde önemli faktörler arasında değerlendiriliyor]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/sehir-secimi-astim-hastaliginin-yonetiminde-onemli-faktorler-arasinda-degerlendiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/sehir-secimi-astim-hastaliginin-yonetiminde-onemli-faktorler-arasinda-degerlendiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buket Mermit: - 'Hava kirliliğinin düşük, sanayileşmenin sınırlı ve doğal hava akımının güçlü olduğu bölgeler astım hastaları için daha avantajlıdır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VAN (AA) - EMRE ILIKAN - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buket Mermit, astım hastalığının yönetiminde şehir seçiminin önemli faktörlerden biri olduğunu belirtti.</p><p>Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Başhekim Yardımcısı da olan Mermit, AA muhabirine, astımın çevresel faktörlerden de etkilenen kronik bir solunum yolu hastalığı olduğunu söyledi.</p><p>Hastalık konusunda farkındalığın oluşturulması amacıyla her yıl mayıs ayının ilk salı gününün 'Dünya Astım Günü' olarak belirlendiğini hatırlatan Mermit, özellikle hava kirliliği, nem oranı, iklim koşulları, alerji maruziyeti gibi unsurların hastalığın seyrini doğrudan etkileyebildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Temiz hava, düşük sanayi yoğunluğu ve düzenli yaşam koşullarının astım hastalarının yaşam kalitesini ciddi oranda artırdığına dikkati çeken Mermit, şunları kaydetti:</p><p>'Bu nedenle şehir seçimi, astım yönetiminde göz ardı edilmemesi gereken bir faktör. Hava kirliliğinin düşük olduğu, sanayileşmenin sınırlı olduğu ve doğal hava akımının güçlü olduğu bölgeler astım hastaları için daha avantajlıdır. Kıyı bölgelerinde hava sirkülasyonu daha iyi olduğu için partikül madde birikimi daha az olur ancak burada da nem bazı hastalarda şikayetleri artırabilir. Bu yüzden 'en iyi şehir' kişiden kişiye değişir. Hastanın tetikleyicilerine göre değerlendirme yapılmalıdır. Van, hava kirliliği açısından büyük metropollere kıyasla daha avantajlı bir şehir. Sanayi yoğunluğunun düşük olması ve doğal çevrenin hakim olması, temiz hava açısından olumlu bir tablo oluşturuyor. Bu durum özellikle hava kirliliğine duyarlı astım hastaları için önemli bir avantajdır.'</p><p>- 'Hava kirliliğinin arttığı günlerde dış ortam aktivitelerini sınırlamak faydalı olacaktır'</p><p>Van'da kış aylarının uzun ve sert geçmesi, soğuk havanın solunum yollarını tetiklemesi gibi faktörlerin de risk oluşturabildiğini belirten Mermit, 'Isınma amaçlı kullanılan yakıtlar da kış aylarında hava kalitesinde dönemsel düşüşlere neden oluyor. Kliniğimizde yakın zamanda yürüttüğümüz bilimsel bir çalışmada benzer sonuçlar elde ettik. Soğuk havaya duyarlı astım hastalarının kış aylarında dışarı çıkarken kendilerini koruyacak önlemleri almaları büyük önem taşıyor. Hava kirliliğinin arttığı günlerde dış ortam aktivitelerini sınırlamak faydalı olacaktır.' diye konuştu.</p><p>Ayrıca düzenli ilaç kullanımının, doktor kontrollerinin aksatılmamasının ve kapalı ortamlarda hava kalitesinin korunmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Mermit, ev içi alerjenlerin azaltılması, sigara dumanından uzak durulması ve dengeli bir yaşam tarzının benimsenmesinin hastalığın kontrolünü kolaylaştırdığını ifade etti.</p><p>Astımın kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu anlatan Mermit, 'Doğru tedavi, düzenli takip ve uygun yaşam koşullarıyla hastalar tamamen normal bir yaşam sürebilir. Bulunduğumuz çevreyi tanımak, riskleri bilmek ve buna göre önlem almak çok önemli. Van gibi şehirlerde doğru önlemlerle astım hastaları sağlıklı ve konforlu bir yaşam sürdürebilir.' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Van, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/sehir-secimi-astim-hastaliginin-yonetiminde-onemli-faktorler-arasinda-degerlendiriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/sehir-secimi-astim-hastaliginin-yonetiminde-onemli-faktorler-arasinda-degerlendiriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="99096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kars'ta hastanın mesanesinden çıkarılan elma büyüklüğündeki taş doktorları şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/karsta-hastanin-mesanesinden-cikarilan-elma-buyuklugundeki-tas-doktorlari-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/karsta-hastanin-mesanesinden-cikarilan-elma-buyuklugundeki-tas-doktorlari-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Böbrek ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 71 yaşındaki hastanın mesanesinden 201 gram ağırlığında ve 8 santimetre çapında nadir görülen büyüklükte taş çıkarıldı - Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ezer: - 'Biz de filmde gördüğümüzde hayret ettik, bunun tamamen taş olamayabileceğini düşündük ama ameliyat sırasında hakikaten tek parça halinde taş çıkması bizleri de şaşırttı. Ağır ve sağlam bir taş']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KARS (AA) - CÜNEYT ÇELİK - Kars'ta böbrek ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 71 yaşındaki hastanın mesanesinden ameliyatla çıkarılan elma büyüklüğündeki taş doktorları şaşırttı.</p><p>Arpaçay ilçesine bağlı Tepeköy'de yaşayan Urfan Aydın, geçen hafta böbrek ağrısı şikayetiyle Arpaçay Devlet Hastanesine başvurdu.</p><p>Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Aydın, Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezine sevk edildi.</p><p>Üroloji Kliniği'nde görev yapan Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ezer, yaptığı tetkiklerde Aydın'ın mesanesinde iri bir taş olduğunu tespit etti.</p><p>Aydın'ı ameliyata alan Ezer ve ekibi, hastanın mesanesinden 201 gram ağırlığında, 8 santimetre çapında tek parça halinde büyük bir taş çıkardı.</p><p>- 'Mesanede bu büyüklükte taşlara nadiren rastlıyoruz'</p><p>Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Ezer, AA muhabirine, mesanede taşların zamanla büyüyebileceğini söyledi.</p><p>Böbrek taşlarının şiddetli ağrı yaptığına işaret eden Ezer, şöyle konuştu:</p><p>'Ama idrar torbasında ise esas sıkıntı, idrar yapmada zorluk, idrar yapmada yanmadır. Bu çok ciddi bir ağrı yapmadığı için hasta uzun süre hastaneye başvurmayabilir ve bu sırada taş devasa boyutlara gelebilir. Nitekim bu taş da öyle bir taş. Mesanede bu büyüklükte taşlara nadiren rastlıyoruz. Bu filmi ilk gördüğümüzde bizi de şaşırtmıştı, devasa bir şey. Normalde ameliyatlarımızın tamamını kapalı yöntemlerle yapıyoruz ama bunu açık yöntemle çıkarttık. Hakikaten elma büyüklüğünde bir taş çıkarmış olduk.'</p><p>Ezer, bu büyüklükte taşlara ameliyatlarda çok nadir rastlandığını vurgulayarak, 'Bazen çamur gibi yumuşak taşlar oluyor ama bu bayağı duvar örseniz kullanabileceğiniz sertlikte bir taş. Taşımız 200 gramın üzerinde, yaklaşık 8 santimlik bir çapı var. Biz de filmde gördüğümüzde hayret ettik, bunun tamamen taş olamayabileceğini düşündük ama ameliyat sırasında hakikaten tek parça halinde taş çıkması bizleri de şaşırttı. Ağır ve sağlam bir taş.' ifadelerini kullandı.<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hasta Urfan Aydın da ağrı üzerine hastaneye başvurduğunu anlatarak, 'Böyle bir taş beklemiyordum, çok büyük bir taş. Ameliyattan çıkarken taşı gördüm, bayılmak istedim, böyle bir taş olmaz.' dedi.<br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kars, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/karsta-hastanin-mesanesinden-cikarilan-elma-buyuklugundeki-tas-doktorlari-sasirtti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/karsta-hastanin-mesanesinden-cikarilan-elma-buyuklugundeki-tas-doktorlari-sasirtti.jpg" type="image/jpeg" length="42387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından 'dijital haz ortak düşünme yetisini azaltıyor' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.flashhaberlondra.com/uzmanindan-dijital-haz-ortak-dusunme-yetisini-azaltiyor-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.flashhaberlondra.com/uzmanindan-dijital-haz-ortak-dusunme-yetisini-azaltiyor-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Sakallı Kani: - 'İnsanların haz kaynağını sadece telefonla ve yapay ortamla sınırlandırması sosyal etkileşimi önemli ölçüde bozuyor. Artık insanlar bir araya gelmek, bir konu üzerinde birlikte kafa yormak yerine çok hızlıca erişebilecekleri haz kaynaklarına yöneliyor. Dolayısıyla bu ortak düşünmeyi olumsuz etkiliyor' - 'Sürekli yapay bir ortamda, aslında çok da gerçeği yansıtmayan verilere insanların maruz kalması kişilerin daha depresif ve daha kaygılı hissetmelerine zemin hazırlıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Sakallı Kani, insanların sürekli dijitale yönelmesinin ortak düşünme yetisini azalttığını, depresif ve kaygılı hissetmelerine neden olabildiğini söyledi.</p><p>Aynı zamanda '17. Uluslararası Psikofarmakoloji ve Çocuk-Ergen Psikofarmakolojisi Psikoterapi Kongresi'nin eş başkanı olan Kani, kongre için geldiği Antalya'da AA muhabirine, yeni araştırmaların büyük kısmının yapay zekaya evrildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapay zekanın amacının hastanın hangi tedavi yaklaşımıyla fayda göreceğini belirlemek olduğunu anlatan Kani, 'Artık standart tanıya dönük tedavilerden ziyade belli semptomları olan kişilerde ya da hangi genetik yapıya sahip kişilerde hangi tedaviler faydalı olur? Araştırmalar buna dönmeye başladı, bu çok kıymetli ve umut verici.' dedi.</p><p>Kani, kişiye özel tedavi olanakları üzerine yapılan araştırmaların önemli olduğunu belirterek, standart tanısal yaklaşımda tedaviler bazı kişilerde etkili iken bazılarında faydalı olmayabildiğini kaydetti.</p><p>Yeni tedavi çalışmalarının hız kazandığını ifade eden Kani, farklı farmakolojik tedavilerin daha az yan etki yapması, daha sürdürülebilir olması ve dünyada erişilebilir olması üzerine çokça araştırma yapıldığını vurguladı.</p><p>- 'Her zaman eleştirel gözle bakmak gerekiyor'</p><p>Dijitalleşmenin artık hayatın her alanında yer aldığını aktaran Kani, şöyle konuştu:</p><p>'İnsanların haz kaynağını sadece telefonla ve yapay ortamla sınırlandırması sosyal etkileşimi önemli ölçüde bozuyor. Artık insanlar bir araya gelmek, bir konu üzerinde birlikte kafa yormak yerine çok hızlıca erişebilecekleri haz kaynaklarına yöneliyor. Dolayısıyla bu ortak düşünmeyi olumsuz etkiliyor. Sürekli yapay bir ortamda, çok da gerçeği yansıtmayan verilere insanların maruz kalması kişilerin daha depresif ve daha kaygılı hissetmelerine zemin hazırlıyor. Ekran süresini sınırlandırmak çok önemli. Her zaman eleştirel gözle bakmak gerekiyor. İhtiyacımıza dönük şeyleri gözden geçirmek iyi olabilir. En önemlisi olumsuz bir duyguyla baş etmek yerine telefonu kullanmak sanırım bağımlılığa giden ilk yol oluyor. Dolayısıyla olumsuz bir durum içindeysek önce bununla baş etmenin daha sağlıklı yollarını aramak önemli. Aksi takdirde her olumsuz hissettiğimizde telefon bizim için bir kurtarıcı gibi devreye giriyor.'</p><p>Kani, küçük çocuklara da telefon verilmesinin yanlış olduğunu, belirli bir yaşa kadar kesinlikle ekran önermediklerini dile getirdi.</p><p>Birçok ülkenin ergenlikte belli bir yaşa kadar artık sosyal medyaya erişimi yasakladığını hatırlatan Kani, henüz yargılama becerisi gelişmemiş çocuk ve ergenlerin sosyal ortamda farklı bilgilere maruz kalmasının ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Sağlık</category>
      <guid>https://www.flashhaberlondra.com/uzmanindan-dijital-haz-ortak-dusunme-yetisini-azaltiyor-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://flashhaberlondracom.teimg.com/crop/1280x720/flashhaberlondra-com/uploads/2026/05/agency/aa/uzmanindan-dijital-haz-ortak-dusunme-yetisini-azaltiyor-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="34276"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
