GENEL

STRATCOM Zirvesi 2026'da 'Anlatıyı Taşıyanlar: Gerçeğin Sahadaki Mücadelesi' paneli yapıldı

İSTANBUL (AA) - Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) kapsamında 'Anlatıyı Taşıyanlar: Gerçeğin Sahadaki Mücadelesi' isimli panel düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca İstanbul'da düzenlenen zirvede yapılan panele katılan Euro-Med Human Rights Monitor'dan Gazeteci ve Uluslararası İnsan Hakları Savunucusu Ahmad Alnaouq, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Gazeteciler Birliği Başkanı Catherine Fiankan-Bokongo, Anadolu Ajansı Kıdemli Foto Muhabiri Mustafa Mohammed Albadri Hassouna, İngiliz gazeteci Chris White ve Atlantik Konseyi Kıdemli Araştırmacısı Yevgeniya Gaber konuşma yaptı.

STRATCOM Zirvesi 2026 kapsamında gerçekleştirilen 'Anlatıyı Taşıyanlar: Gerçeğin Sahadaki Mücadelesi' panelinin moderatörlüğünü, Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz yaptı.

Alnaouq, Gazzeli olmayı, kimliğini ve ırkını kendisinin seçmediğini belirterek, '1994 yılında bu hayata geldiğimden beri dehşet, acı, ıstırap, işgal, cinayetler, 2014'te erkek kardeşimi kaybetmek, 2020'de annemi kaybetmekten başka bir şey görmedim. Kendi kimliğimin ne olduğuna dair hiçbir söz hakkım olmadı. İsrail'in Gazze'yi işgal etmesini seçmedim. En başından beri Gazze'de yaşamayı da ben seçmedim.' ifadelerini kullandı.

Medyanın, Filistin meselesinin nasıl ele aldığını görünce gazeteci olmaya karar verdiğini ve 19 yaşında mesleğe başladığını anlatan Alnaouq, 'Bu, Filistin halkının tamamen insanlıktan çıkarılmasıydı; bu durum 7 Ekim'le başlamadı, çok daha öncesinden, bu işgalin, onların deyişiyle bu çatışmanın en başından beri Filistin halkı, her zaman insanlıktan çıkarıldı ve boyunduruk altına alındı.' diye konuştu.

Alnaouq, Filistinli bir gazeteci olarak yüz binlerce insanın 2018-2019'da yaklaşık 2 yıl boyunca işgale ve ablukaya karşı gerçekleştirdiği barışçıl eylemleri takip ettiğini vurgulayarak, İsraillilerin buna şiddetle karşılık verdiğini söyledi.

Batı medyasının bu eylemleri takip ederken, Filistinlileri saldırgan, İsraillileri kendini savunan taraf olarak betimlediğine dikkati çeken Alnaouq, Filistinlilerin katledilmekle kalmayıp olduğundan farklı gösterildiğinin altını çizdi.

Alnaouq, ailesinin ve binlerce ailenin katledilmesinin hiçbir haklı gerekçesi olamayacağına işaret ederek, Filistinlilerin öldürülmesinin istatistik verisine indirgendiğini söyledi.

- '7 Ekim'deki saldırılar öncesinde de abluka nedeniyle sıkıntı çekiyorduk'

Hassouna, modern çağda foto muhabirlerinin çektiği fotoğrafların, medyatik anlatıları desteklediğini belirterek, fotoğraf karelerinin büyük bir meydan okuma ve savaş zamanında gerçekleri topluma ulaştırmanın yolu olduğunu aktardı.

Hassouna, 'Uluslararası Ceza Mahkemesi, benim ve bazı arkadaşların çektiği fotoğrafları, işlenen suçlara görsel delil olarak kullandı ve böylece fotoğraflar, sözlü anlatıların önemli bir parçası olmuş oldu.' dedi.

Fotoğraf çekmenin zorluğundan bahseden Hassouna, foto muhabirlerinin çektikleri fotoğrafların bedelini hayatlarıyla ödediğini ve 260'ı aşkın gazetecinin bu nedenle hayatını kaybettiğini dile getirdi.

Çatışma ortamlarında yaşamanın bir tercih değil kader olduğunu ve böyle bir ortamda doğduğunu vurgulayan Hassouna, 'Savaşlar bizim için rutin bir hal aldı. Biri bitiyor, diğer başlıyor. 7 Ekim'deki saldırılar çok ses getirdi ama biz onun öncesinde de abluka nedeniyle çok sıkıntı çekiyorduk. Savaş öncesinde de masum insanlar ölüyordu.' ifadesini kullandı.

Hassouna, 'Fotoğrafı çekerken canını korumak zorundasın. Yakıt yok, araç yok ama suçun işlendiği yere ulaşmak zorundasın. Yol da yok. Bölgenin coğrafyasını bile değiştirdiler. İnternet kesintileri başka bir sorun.' diyerek, saldırılar devam ederken çektikleri fotoğrafları dünyaya ulaştırma konusunda yaşadıkları sıkıntılara işaret etti.

Hassouna, yaptığı işin gazeteciliğin ötesinde insani bir görev olduğunu kaydetti.

- Bilginin gerçekliği ve farklı bakış açıları

Gaber de Ukraynalıların, bölgenin barış ve istikrar içinde olmasını istediğini belirterek, Rusya'nın barış ve müzakere istediğini dillendirirken Ukrayna şehirlerine saldırılar düzenlediğini ifade etti.

Bilginin, gerçeklik algısını şekillendirdiğinin altını çizen Gaber, Ukrayna'nın başkaları tarafından desteklenip desteklenmeyeceğinin bile oluşturulan söylemlere bağlı olduğunu anlattı.

Gaber, Rusya'nın imparatorluk veya Sovyetler Birliği dönemindeki eski gücünde olmadığı değerlendirmesinde bulunarak, sahadaki gerçeklere kulak verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

White da yapay zekanın yararlı olduğunu ancak haberciliği kötü etkileyebildiğini anlatarak, yapay zekaya sorulan soruların yanlış cevaplanabildiğine ve insanların bunu doğru kabul ettiğine işaret etti.

Matbaanın icadının çok sayıda gazetenin üretimine imkan tanıdığını ve bu şekilde halkın bilinçlendiğini söyleyen White, sosyal medyanın tam aksi şekilde olumsuz yönde propaganda için kullanılabildiği konusunda uyarıda bulundu.

Fiankan-Bokongo da farklı ve karşıt görüşlerin takip edilmesinin, gazetecilik açısından önem arz ettiğinden söyleyerek, bir basın toplantısı düzenlediklerinde farklı milletlerden birçok kişiyi davet ettiklerini anlattı.

Basın toplantılarını takip eden her gazetecinin, olayı kendi ülkesinin ve medya kuruluşunun bakış açısından ele aldığını belirten Fiankan-Bokongo, bunun çok sesliliğe imkan tanıdığını kaydetti.