ŞAM (AA) - MUHAMMED KARABACAK - Suriye'deki iç savaş sırasında Bayırbucak'ta rejime karşı mücadele eden, ardından uzun yıllar Türkiye'de kalan Suriyeli Türkmen Yusuf Sara, yıllar sonra döndüğü Lazkiye'de açtığı fırınla simit kültürünü kente taşıdı.
AA muhabirine konuşan Sara, Türkiye'de yeni bir hayat kurmasına rağmen Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından memleketine dönme kararı aldığını söyledi.
Suriye'de halk ayaklanmasının başladığı 2011 yılında henüz 24 yaşında olduğunu belirten Sara, kentte düzenlenen rejim karşıtı protestolara katıldığını anlattı.
Rejim istihbaratının kendilerini aramaya başlaması üzerine Lazkiye'den ayrılmak zorunda kaldıklarını dile getiren Sara, doğrudan Türkiye'ye gitmek yerine Bayırbucak'taki Türkmen Dağı'na çıkarak mücadeleye katıldığını ifade etti.
2012-2016 yıllarında bölgede kaldığını belirten Sara, ambulans şoförlüğü yaptığını, yaralı sivillerin taşınmasına yardımcı olduğunu anlattı.
Rusya'nın Esed rejiminin yanında savaşa müdahil olmasıyla Bayırbucak'ın ağır yıkıma uğradığını kaydeden Sara, 'Türkmen Dağı'nda taş üstünde taş kalmadı. Çok sayıda arkadaşımızı kaybettik. Maddi ve manevi olarak tükenmiştik.' dedi.
- 'İstanbul'a giderken yol parasını borç aldım'
Psikolojik yorgunluk ve ailesine bakma sorumluluğu nedeniyle 2016'da Türkiye'ye göç ettiğini anlatan Sara, 'İstanbul'a giderken yol parasını borç aldım.' dedi.
İlk yıllarda tedavi gördüğünü ve toparlanmaya çalıştığını belirten Sara, daha sonra turizm ve sağlık turizmi alanlarında çalışmaya başladığını ifade etti.
Türkmenlerin Türkçe ve Arapçayı iyi konuşmasının avantaj sağladığını belirten Sara, yıllarca tercümanlık, turizm rehberliği ve sağlık turizmi sektörlerinde çalıştığını kaydetti.
Türkiye'de düzenli bir hayat kurduğunu ifade eden Sara, 'İstanbul'da güzel bir hayatımız vardı ancak Esed'in kaçtığı haberini alınca her şey değişti.' diye konuştu.
- 'Esed'in devrildiği hafta Suriye'ye döndüm'
Savaşın son günlerini yakından takip ettiklerini belirten Sara, rejimin devrilmesinin ardından yeniden Suriye'ye dönme kararı aldığını söyledi.
Esed rejiminin yıkıldığı hafta Lazkiye'ye geldiğini anlatan Sara, özellikle Türkmen mahallelerinde büyük yorgunluk ve yoksullukla karşılaştığını ifade etti.
Türkiye'de güvenli ve sıcak bir yaşam sürerken kendi halkının zor şartlarda yaşamasının kendisini derinden etkilediğini söyleyen Sara, arkadaşlarıyla beraber memlekette bir şeyler yapmaya karar verdiklerini dile getirdi.
- Lazkiye'de iki simit şubesi açtı
Ailesiyle birlikte kesin dönüş yaptığını belirten Sara, Lazkiye'de Türk usulü simit ve pastane ürünleri satan bir işletme açma fikriyle yola çıktıklarını söyledi.
İlk şubeyi Türkmen Mahallesi'nde açtıklarını ifade eden Sara, kısa sürede yoğun ilgi gördüklerini, halkın talebi üzerine ikinci şubeyi şehir merkezinde açtıklarını kaydetti.
Şu anda Lazkiye'de iki şube işlettiklerini belirten Sara, yaklaşık 20-25 kişiye istihdam sağladıklarını dile getirdi.
Simit, poğaça ve çayın bölgede büyük talep gördüğünü vurgulayan Sara, özellikle Türkiye'den gelen ziyaretçilerin işletmeye yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti.
- 'Türkiye bize 14 yıl boyunca babalık yaptı'
Türkiye'ye ve Türk halkına minnettar olduklarını dile getiren Sara, 'Türkiye bize 14 yıl boyunca babalık yaptı. Kimseyi yuvasız bırakmadı. Evlerini açtılar, destek oldular. Bu iyilikleri unutmayız.' diye konuştu.
Suriye'nin yeniden inşa sürecinde önemli fırsatlar bulunduğunu belirten Sara, özellikle Türkiye'de yaşayan Suriyeli Türkmenlere yatırım için ülkeye dönmeleri çağrısında bulundu.
Sara, 'İş aramak için değil, iş kurmak için gelsinler. Bu ülkede çok büyük fırsatlar var.' şeklinde konuştu.
- 'Bayırbucak ağır bedel ödedi'
Bayırbucak'ın kendileri için yalnızca bir bölge değil, aynı zamanda bir sembol olduğunu vurgulayan Sara, savaşın bölgede büyük yıkım bıraktığını belirtti.
Elektrik altyapısının çöktüğünü ve çok sayıda evin harabeye döndüğünü dile getiren Sara, 'Bayırbucak Halep'in ve İdlib'in kapısıydı. Bayırbucak ağır bedel ödedi. Türkiye ve Suriye hükümetlerinin bölgeye daha fazla destek vermesi gerekiyor.' diye konuştu.