GENEL

Tokat'taki tarihi cami kalem işi süslemelerle dikkat çekiyor

- Zile ilçesindeki tarihi Şeyh Ethem Çelebi Camisi'nin türbe bölümünde 'Zileli nakkaş Emin' imzalı Kabe ve cennet tasviri, bitkisel ve mimari betimlemeler bulunuyor - Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan: - 'Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak tarihi eserlerimizi sadece korumayı değil, onların ruhunu, manevi kimliğini ve tarihi değerini gelecek nesillere aktarmayı temel sorumluluk olarak görüyoruz'

TOKAT (AA) - EKBER TÜRKOĞLU - Tokat'ın Zile ilçesinde bulunan tarihi Şeyh Ethem Çelebi Camisi, türbe bölümündeki kalem işi süslemelerle dikkati çekiyor.

İlçe merkezinde 19. yüzyılda yapılan Şeyh Ethem Çelebi Camisi, kare planlı, düz dam örtülü tipik bir 19. yüzyıl yapısı konumunda bulunuyor.

Caminin kuzeydoğusunda türbesi bulunan, 1880'li yıllarda Tokat'ta doğan Şeyh Ethem Çelebi, zamanın önde gelen ulemaları arasında yer alıyordu.

Şeyh Ethem Çelebi Camisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen 2 yıllık restorasyon çalışması sonucunda aslına uygun olarak restore edilerek 2024 yılında yeniden ibadete açıldı.

Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, AA muhabirine, caminin restorasyonunun 2 yıl önce tamamlandığını söyledi.

Restorasyon için 6 milyon 250 bin lira harcandığını belirten Erdoğan, 'Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak deprem bölgemiz başta olmak üzere bizlere emanet edilmiş, ecdat yadigarı vakıf eserlerini aslına uygun olarak restore edip gelecek nesillere aktarma gayretindeyiz.' dedi.

Caminin kuzeyinde türbesi bulunan alimin Tokat ve Zile'nin manevi hafızasında müstesna yere sahip olduğunun altını çizen Erdoğan, 'Türbede metfun bulunan, Beyazıt Bestami hazretlerinin torunu Şeyh Ethem Çelebi, Anadolu'nun İslamlaşma sürecinde ilim ve irfanıyla öne çıkmış, yöre halkına rehberlik etmiş önemli bir gönül insanıdır.' ifadesini kullandı.

- Restorasyonda süslemeler bilimsel yöntemlerle sağlamlaştırıldı

Caminin türbe bölümünde 'Zileli nakkaş Emin' imzalı kalem işi süslemeler yer aldığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

'Kabe ve cennet tasvirleri, bitkisel ve mimari betimlemeler ile pandantiflerde yer alan dört halifenin isimleri, bu manevi mirasın sanata yansıyan nadide örneklerindendir. Restorasyon sürecinde bu süslemeler bilimsel yöntemlerle sağlamlaştırılmış, aslına uygun şekilde ihya edilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak tarihi eserlerimizi sadece korumayı değil, onların ruhunu, manevi kimliğini ve tarihi değerini gelecek nesillere aktarmayı temel sorumluluk olarak görüyoruz.'