GENEL

Türk gönüllüler: Afrika'nın Çad Gölü'nde 'Türkiye' tezahüratlarıyla karşılandık

- Türkiye Diyanet Vakfı gönüllüleri, Çad Gölü bölgesindeki kırsal yerleşimlerde Türkiye'ye duyulan sevgi ve güvene yakından tanıklık etti

ENCEMİNE (AA) - GÖKHAN KAVAK/ADAM ABU BASHAL - Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) '2026 Vekaletle Kurban Programı' kapsamında Afrika'nın en zorlu koşullarına sahip Çad Gölü Havzası'na giden görevliler, bölge sakinleri tarafından 'Türkiye, Türkiye' tezahüratlarıyla karşılandıklarını belirtti.

Türkiye'nin çeşitli illerinden din görevlileri, başkent Encemine'den 12-13 saat süren zorlu kara yolculuğunun ardından Çad Gölü Havzası'ndaki kırsal yerleşimlere ulaştı ve yalnızca kurban emanetlerini ihtiyaç sahiplerine dağıtmakla kalmadı, Türkiye'ye duyulan sevgi ve güvene de yakından tanıklık etti.

İlk etapta yaklaşık 400 kurbanın kesiminin gerçekleştirildiği bölgede görev yapan görevliler, AA muhabirine izlenimlerini anlattı.

Erzincan'ın Otlukbeli İlçe Müftüsü Muhammet Fatih Kellerbağı, bölgedeki hayatın 'zorluk' kavramından çok 'farklılık' olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, insanların tüm imkansızlıklara rağmen hayatlarını büyük bir teslimiyet ve sabırla sürdürdüklerini söyledi.

Çöl ikliminin kendisini en çok etkileyen yönlerinden birinin gündüz kavurucu sıcaklıkların yaşandığı ortamda geceleri hissedilen serinlik olduğunu ifade eden Kellerbağı, görevli arkadaşlarıyla açık havada geçirdiği gecenin unutulmaz bir tecrübe olduğunu dile getirdi.

Kellerbağı, bölgedeki yaşam şartlarının Türkiye'dekinden oldukça farklı olduğuna dikkati çekerek, insanların çoğu zaman günde yalnızca bir öğün yemek yiyebildiklerini anlattı.

'Bizim günlük hayatımız sürekli yeme içme etrafında şekilleniyor. Burada ise insanlar, 'Yemek bulursak yeriz, bulamazsak sabrederiz.' diyor.' ifadelerini kullanan Kellerbağı, bu durumun kendisini derinden etkilediğini söyledi.

Kellerbağı, çocukların hayvanlarla iç içe büyüdüklerini, mescitlerin bazen ağaç dallarından yapılan basit gölgeliklerden oluştuğunu belirterek, bölge sakinlerinin bütün yokluklara rağmen Türkiye'ye duydukları muhabbetin dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Yardım faaliyetleri için Afrika'nın tam ortasına geldiklerini söyleyen Kellerbağı, 'Ulaşımı son derece zor olan köylere gittik. Buna rağmen insanlar, bizi görünce yabancı gibi davranmadı. Çocuklar, gençler, yaşlılar, bize 'Türkiye, Türkiye' diye sesleniyordu. Bizi görenler, 'Bizdendir' gözüyle bakıyordu. Bu, gerçekten tarif edilmesi zor bir duygu.' dedi.

Kurban emanetlerinin bölge halkı için büyük anlam taşıdığını belirten Kellerbağı, 'Belki Türkiye'de vekalet verirken sıradan bir ibadet olarak görülüyor olabilir ancak burada birçok insan yıl boyunca ete ulaşamıyor. Kurban Bayramı, onlar için sadece bir bayram değil aynı zamanda bir sofraya et gireceği gün anlamına geliyor.' diye konuştu.

- 'Bir balon bile çocukları mutlu etmeye yetiyor'

Alanya İlçe Müftülüğünde imam hatip olarak görev yapan Turan Hancı da bölgede gördüğü yokluğun kendisini derinden etkilediğini söyledi.

Köylerde su, elektrik ve temel altyapı hizmetlerinin bulunmadığını anlatan Hancı, buna rağmen insanların umutlarını kaybetmediklerini ifade etti.

Hancı, çocukların en küçük hediyeler karşısında bile büyük sevinç yaşadıklarını belirterek, 'Türkiye'de bir çocuğun dönüp bakmayacağı bir balon için kilometrelerce koşan çocuklar gördük. Bu manzara, insanı çok etkiliyor.' dedi.

Bölge halkının Türkiye'ye ve Türk milletine büyük sevgi beslediğine dikkati çeken Hancı, insanların kendilerini görünce yardım beklediklerini ve Türkiye'yi güvenilir dost bildiklerini dile getirdi.

Yaşadıkları duygusal anları anlatan Hancı, 'Oradaki insanların hayat şartlarını görünce birçok kez gözyaşlarımı tutamadım. Başta yolculuğun zorlukları nedeniyle bir daha gelemem diye düşünmüştüm ancak insanların ihtiyaçlarını gördükten sonra fırsat verilirse tekrar gitmek isterim dedim.' ifadelerini kullandı.

- 'Türkiye, bölgede umut olarak görülüyor'

Nevşehir'de imam hatip olarak görev yapan Faruk Durmuş da Çad Gölü Havzası sakinlerinin güvenlik sorunları ve yıllardır süren ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağır şartlar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.

Durmuş, bölgedeki yoksulluğun yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını, insanların uzun yıllardır süren sömürü ve mahrumiyetin etkilerini yaşadıklarını ifade etti.

Buna rağmen Türkiye'nin bölgede güçlü karşılığının bulunduğunu dile getiren Durmuş, özellikle Türkiye Maarif Vakfı okullarında eğitim alan gençlerin geleceğe dair umut verdiklerini söyledi.

Durmuş, 'Türkiye'de eğitim görüp ülkelerine dönen gençler hem Türkçe konuşuyor hem kendi toplumlarıyla güçlü bağlarını koruyor. Bu durum iki ülke arasında çok kıymetli bir gönül köprüsü oluşturuyor.' dedi.

TDV'nin 2026 Vekaletle Kurban Organizasyonu kapsamında yürütülen faaliyetler, kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının yanı sıra Türkiye ile Çad halkı arasındaki kardeşlik bağlarının güçlenmesine de katkı sağlıyor.

Afrika'nın ortasında, dünyanın en uzak coğrafyalarından birinde yankılanan 'Türkiye' sesleri ise kurulan gönül köprüsünün en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.