ANKARA (AA) - 'World Decolonization Forum' kapsamında düzenlenen 'Bilgi Üretimi Sorunu: Sömürgecilikten Arındırılmış Metodolojiler' oturumunda, sömürgeciliğin bilgi üretim süreçlerine etkisi ele alındı.
Küresel krizlerin temel nedenleri ile sömürgecilik mirasının ele alındığı Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) gerçekleştirilen 'World Decolonization Forum' kapsamında, 'Bilgi Üretimi Sorunu: Sömürgecilikten Arındırılmış Metodolojiler' oturumu düzenlendi.
Oturumda, dekolonyal teorinin kurucusu Walter Mignolo, Leeds Üniversitesi Sosyal Teori ve Sömürgecilik Sonrası Düşünce Profesörü Salman Sayyid, Singapur Ulusal Üniversitesinden Prof. Dr. Syed Farid Alatas ve ABD'li siyaset bilimci ve yazar Profesör Anne Norton konuştu.
- 'Sömürgecilik bitmedi'
ABD'li siyaset bilimci ve yazar Profesör Norton, haktan yoksun ve mahrum bırakmanın 'saygısızlıktan daha derin' olduğunu belirterek, 'Sömürgecilik bitmedi, yenilmedi, içinde yaşadığımız dünya, sömürgeciliği kuran inşa eden dünya.' dedi.
Zihnin kolonizasyonuna işaret eden Norton, bunun günlük hayata içten içe nüfuz ettiğini ve bireylerin bu durumu bilincinde kanıksadığını söyledi.
Norton sömürgeciliğin 'şirketlerde yetiştiğini', kurumsal sermayenin bu durumun gelişmesinde özellikle de ABD'deki üniversitelerde rol oynadığını dile getirdi.
- Kültür, toplum ve üniversitelerde dekolonizasyon 'ele ele gitmeli'
Leeds Üniversitesinden Prof. Sayyid, dünya genelindeki binlerce üniversitenin çoğunun sadece retorik olarak değil birçok farklı açıdan Batı modeliyle yapılandığına dikkati çekti.
Sayyid, üniversitelerin dekolonize olması gerektiğine işaret ederek, bu durumda bilgi üretiminin 'karı azamiye çıkarmaya yönelik bir öge yerine kamu menfaati olarak görüleceğini' söyledi.
Böylesi bir üniversitenin sadece 'diploma fabrikası' olmayacağını vurgulayan Sayyid, 'Kültürde de kolonizasyon olmamışsa, toplumda kolonizasyon olmamışsa, üniversitede de böyle düşünmeyiz. Bunlar el ele gitmeli.' ifadesini kullandı.
- 'Avrupa merkezli bilginin amacı neokolonyalizmi teşvik etme işlevi görüyor'
Singapur Ulusal Üniversitesinden Prof. Dr. Syed Farid Alatas, bilginin dekolonizasyonunun esasen 'eleştirel olmak' anlamına geldiğini anlattı.
Bugün yaşanan durumu 'neokolonyalizm' olarak tanımlayan Alatas, Avrupa'nın 'kültürel, askeri, siyasi, entelektüel anlamda kontrolünü' sürdürdüğünü belirtti.
Alatas, 'Avrupa merkezli bilginin amacı, neokolonyalizmi teşvik etme işlevi görüyor.' dedi.
- Modernite ve kolonicilik arasındaki bağ
Mignolo, 'modernite' kavramıyla kolonicilik arasında bağ olduğunu belirterek, bunun tam zıttı olan özgürleşmeyle ilgili kavramların da dünyanın farklı coğrafyalarında farklı tanımlandığını söyledi.
Batılılaşmadan uzaklaşma ile dekolonizasyonun sıklıkla karıştırıldığını belirten Mignolo, ancak bu iki sürecin birbirinden farklı olduğunu dile getirdi.
Mignolo, Batılılaşmadan uzaklaşmanın çoğu zaman Çin, Rusya ve BRICS ülkelerinde görüldüğü üzere devlet destekli siyasi ve ekonomik projeler olarak ortaya çıktığını anlatarak, dekolonizasyonun ise devlet politikalarının ötesinde bilgi üretimi, eğitim ve toplumsal bilinç düzeyinde işleyen bir özgürleşme süreci olduğunu ifade etti.
Bugün klasik sömürge yönetimlerinin büyük ölçüde sona erdiğine ancak kolonyalitenin askeri güç, finans sistemi, dolar hakimiyeti ve küresel medya aracılığıyla varlığını sürdürdüğüne işaret eden Mignolo, dekolonizasyonun Batı'ya karşı değil, toplumların ve devletlerin kendi düşünsel bağımsızlıklarını kazanmasına yönelik bir proje olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.