Teknoloji

Yağmur suyu hasadı su tasarrufu sağlarken afetleri de önleyebiliyor

- İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Güçlü İnsel: - 'Yağmur suyu atmosferde oluştuğu ilk anda oldukça temizdir ancak yeryüzüne ulaşana kadar hava kirliliği ve toz gibi etkenlerle kirlenme potansiyeli taşır. Bu nedenle uygun filtrasyon ve ön arıtma sistemleriyle değerlendirilmesi gerekir' - Yağmur hasadı sistemleri üreten Hydrain firması Genel Müdürü Eyüp Arslan: - 'İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bina ve bunların ortalama 200 metrekare çatı alanı olduğunu düşünürsek, yıllık yaklaşık 100 milyon metreküp yağmur suyu toplanabilir. Bu miktar Alibeyköy Barajı'nın yaklaşık 5 katına denk geliyor'

İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Yağmur hasadı sistemleri üreten Hydrain firması Genel Müdürü Eyüp Arslan, yağmur suyu hasadıyla sadece İstanbul'da yıllık yaklaşık 100 milyon metreküp yağmur suyu toplanabileceğini belirtti.

Kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskı, yağmur suyu hasadını daha fazla gündeme getiriyor. Binaların çatılarına düşen yağmurun toplanarak depolanmasına dayanan bu sistemler, su tüketimini azaltırken hem bireysel hem de toplumsal ölçekte tasarruf sağlıyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Güçlü İnsel, AA muhabirine iklim değişikliğiyle birlikte artan kuraklık ve düzensiz yağışlar nedeniyle yağmur suyu hasadının artık önemli bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi.

Yağmur suyunun yağışın şiddeti ve sıklığına bağlı olarak değerlendirilebilecek önemli bir kaynak olduğunu ifade eden İnsel, 'Bu su atmosferde oluştuğu ilk anda oldukça temizdir ancak yeryüzüne ulaşana kadar hava kirliliği ve toz gibi etkenlerle kirlenme potansiyeli taşır. Bu nedenle uygun filtrasyon ve ön arıtma sistemleriyle değerlendirilmesi gerekir.' dedi.

İnsel, yağmur yağdığı anda suyu depolayacak kapasitenin bulunmasının kritik olduğunu, yağışın gerçekleştiği anda bu kaynağı depolayabilecek altyapıların kurulması gerektiğini kaydetti.

Depolama kapasitesinin yetersiz kaldığı durumlarda önemli miktarda suyun kaybedildiğine dikkati çeken İnsel, uygun filtrasyon ve basit arıtma yöntemleri uygulandığında yağmur suyunun özellikle kullanım suyu olarak değerlendirilebileceğinin altını çizdi.

İnsel, 'Yağmur suyu hasadı tek başına tüm su sorununu çözmez ancak sürdürülebilir su yönetimi açısından tamamlayıcı ve stratejik bir araçtır.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Avrupa ülkelerinde uzun yıllardır uygulanıyor'

Yağmur suyu hasadı sistemleri üretimi yapan Hydrain şirketinin Genel Müdürü Eyüp Arslan, yağmur suyu hasadını, kuraklık etkilerini azaltmak, sel ve taşkınların etkisini düşürmek ve yağmur suyunun kontrolsüz biçimde akıp gitmesini önlemek için kurulan bir sistem olarak tanımladı.

Almanya ve Avustralya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde uzun yıllardır uygulanan yağmur suyu hasadı sistemleriyle Türkiye'nin yeni tanıştığına işaret eden Arslan, sistemin işleyişini, 'Çatıdan gelen yağmur suyu, iniş borularına yerleştirilen filtreler aracılığıyla çamur ve kaba kirleticilerden büyük oranda temizlenerek depoya alınıyor. Kirli su ise sistemden ayrılarak kanalizasyona yönlendiriliyor.' şeklinde özetledi.

Evsel su tüketiminin yüzde 35'inin rezervuarlarda gerçekleştiği bilgisini paylaşan Arslan, şöyle devam etti:

'Üç kişilik bir aile günlük ortalama 600 litre su tüketiyor. Bunun yaklaşık 200 litresi rezervuarlarda kullanılıyor, bu miktar yağmur suyuyla karşılanabilir. Yağmur suyuyla rezervuarları beslediğinizde toplam su tüketiminde yüzde 30-35 oranında tasarruf sağlanabiliyor. Park ve bahçe sulaması, apartman temizliği ve araç yıkama gibi alanlarda da rahatlıkla kullanılabiliyor.'

- Tarımda yağmur suyu hasadı

Yağmur suyu hasadının tarımsal üretimde de önemli avantajlar sağladığından bahseden Arslan, tuz ve klor içermemesi, içinde azot ve nitrat bulunması dolayısıyla yağmur suyunun bitkiler için son derece değerli olduğunu bildirdi.

Arslan, tarım alanlarında, genellikle kuru dere yataklarına veya arazinin uygun noktalarına depolama sistemleri kurulduğunu, aşırı yağış dönemlerinde toplanan suyun sulama sezonunda kullanıldığını, sistemlerin filtrasyonla ve çoğu zaman pompa gerektirmeden çalıştığını aktardı.

- 'Yer altına 50 bin metreküpe kadar depo yapılabiliyor'

Yağmur suyu hasadında yer altı sistemlerinin önemli olduğunu dile getiren Arslan, 'Yer altı su depolama sistemlerinde 100 metreküpten 50 bin metreküpe kadar yağmur suyu depolanabiliyor. İnfiltrasyon depoları dediğimiz sistemler ise sel ve taşkın önleme amacıyla kullanılıyor ve 500 bin metreküp kadar kapasiteye ulaşabiliyor.' şeklinde konuştu.

Tamamen yeşil teknolojiyle, beton kullanılmadan kurulan sistemlerin, şebekeden alınan su miktarını yaklaşık yüzde 30 azalttığına dikkati çeken Arslan, site ölçeğinde kurulan sistemlerde tasarruf oranının daha da arttığını vurguladı.

Arslan, şöyle devam etti:

'Bahçe ve ortak alan kullanımıyla yüzde 40'a, rezervuar, çamaşır ve bulaşık makinelerinin de dahil edilmesiyle yüzde 50'ye kadar tasarruf mümkün. İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bina ve bunların ortalama 200 metrekare çatı alanı olduğunu düşünürsek, yıllık yaklaşık 100 milyon metreküp yağmur suyu toplanabilir. Bu miktar Alibeyköy Barajı'nın yaklaşık 5 katına denk geliyor. Bu suyu yerinde toplamak hem sel ve taşkınları önler hem de büyük bir su tasarrufu sağlar.'

Arslan, 100 metrekarelik bir konut için yer üstü depo maliyetinin yaklaşık 15-20 bin lira civarında olduğunu, sistemlerin bireysel konutlarda 4-8 yıl, site ölçeğinde ise 6-10 yıl içinde kendini amorti ettiğini söyledi.

- 'Teşvik mekanizması hayata geçirilmeli'

Firmalar için teşvik ve destek mekanizmalarının daha çok organize sanayi bölgeleri ve belediyeler üzerinden yürütüldüğüne, bireysel konutlarda ise finansmanın daha sınırlı olduğuna değinen Arslan, 'Konut sahipleri şu anda ancak bankaların sunduğu yeşil sertifikasyon kredileri ya da çevre dostu konut kredileriyle bu sistemleri kurabiliyor.' dedi.

Teşvik mekanizmasının hayata geçirilmesi ve bireysel konutların bu sürecin dışında bırakılmaması gerektiğini dile getiren Arslan, yağmur suyu hasadının sadece bir çevre yatırımı değil, aynı zamanda sel ve taşkın zararlarını azaltan bir afet önleme altyapısı olduğunu belirtti.

Yağmur suyu hasadını artık ertelenemeyecek bir ihtiyaç olarak nitelendiren Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

'Bugünkü yağışlara bakıp aldanmamak lazım, bu yağışlar yaz aylarında devam etmeyecek, eğer yağmur suyu hasadı sistemlerini kurmazsak, İstanbul için yaklaşık 100 milyon metreküp suyu boşa akıtmış oluruz. Sel ve taşkınların verdiği zararlar hesaplandığında, yağmur suyu hasadı sistemleri aslında bedavaya geliyor. Bu sadece su tasarrufu değil, aynı zamanda bir afet önleme çözümüdür, sel ve taşkınların etkisini yüzde 75'e kadar azaltma potansiyeline sahiptir. Suyu düştüğü yerde toplayacağız, taştığı yerde değil.'