İngiltere seçimleri: Boris Johnson neden kazandı, Brexit krizini bitirebilecek mi?

Perşembe günü tarihsel bir seçim yaşandı ama beklendiği gibi değil! Birleşik Krallık'ın modern tarihinde iki genel seçimlerin sonuçları toplumun sosyoekonomik yapısını belirgin biçimde değiştirmiş, bu değişimler genel olarak kapitalist dünyada örnek alınmış hatta yeni bir hatta "zeitgeist" (zamanın ruhu) yaratmıştı.

LONDRA 15.12.2019, 12:33 15.12.2019, 12:46 Mehmet Taisi Guzel
103
İngiltere seçimleri: Boris Johnson neden kazandı, Brexit krizini bitirebilecek mi?

1945'te genel seçimlerini kazanan İşçi Partisi, herkese ücretsiz hizmet verecek bir ulusal sağlık sistemiyle, temel malların ve hizmetlerin üretimini üstlenen kamu yönetimiyle, sosyal yardım kurumlarıyla modern "refah devletinin" kurulma sürecini başlatmıştı. 

Muhafazakâr Partinin, Margaret Thatcher'i iktidara getiren, 1979 seçim zaferi, 1947'de kurulan refah devleti modelini, özelleştirmelerle, serbestleştirmelerle, sosyal hizmetlerde kesintilerle, çözmeye başlayan neoliberalizmi (kemer sıkma politikalarını) uygulamaya koymuştu. 

Perşembe günü yapılan seçimlerin de bu ikisi gibi tarihsel sonuçlar yaratma olasılığından söz ediliyordu. Bu seçimlerin sonuçları, neoliberal kemer sıkma politikalarına son verebilecek bir azınlık, ya da koalisyon biçiminde bir İşçi Partisi hükümetinin oluşmasına yol açabilecekti. En önemli özelliğinin güvenilmezlik olduğu sürekli vurgulanan, tam adıyla Alexander Boris de Pfeffer Johnson'un liderliğinde, Kenneth Clarke, Michael Haseltine gibi partinin duayenleri tarafından bile aşırı sağcı bir ekibin eline geçtiği ileri sürülen Muhafazakar Parti'nin ülkeyi Singapur tarzı dizginlerinden boşanmış neoliberal ve otoriter bir modele sürüklemesinden, Birleşik Krallığın birliğinin dağılmasından korkuluyordu.

Perşembe günü yapılan genel seçimler gerçekten de tarihi bir sonuç yarattı. Boris Johnson'un, artık popüler adıyla Boris'in liderliğinde Muhafazakâr Parti büyük bir zafer kazandı. Neoliberal kemer sıkma politikalarına son vererek, yeni bir sosyoekonomik dönemi başlatma olasılığını temsil eden İşçi Partisi, Jeremy Corbyn yönetiminde hezimete uğradı. 

Muhafazakâr bir hükümetin ve neoliberalizmi devam edecek olması, bu seçimlerin de tarihsel sonuçlar yaratmadığını anlamına gelmiyordu. Aksine bu seçimler de, en azından iki alanda önemli tarihsel sonuçlar yarattı ama beklendiği gibi değil.

"Zeigeist" İngiltere'ye geldi

Son yıllarda Avrupa ve ABD, aşırı sağcı ırkçı popülist partilerin ve hareketlerin güçlenmesi anlamına gelen bir "Zeitgeist" giderek etkisini artıyordu. Bu partiler, hareketler, yönetici seçkinlerin, ekonomik kriz ve göçmenler krizi boyunca belirginleşen başarısızlıkları karşısında halkın yükselen öfkesini, ırkçı yabancı düşmanı sloganlar ve vaatlerle yönlendiriyor, popülist liderler yönetiminde ya doğrudan ya koalisyonlar ya da dışardan destekleyerek hükümetlere ortak oluyorlardı. Bu "sağ popülist" akımlar ülkelerinin siyasi kültürel yapısını demokratik düzeni ve hakları geriletecek yönde değiştirmeye başlıyorlardı. 

Dahası, Macaristan'da Orban yönetimi, İtalya'da Salvini liderliğindeki hareket, Almanya'da AfD gibi yapılara atıfla sık sık "Yeni faşist" kavramı kullanılıyor, siyasi analistlerin, sol eğilimi yorumcuların, Umberto Eco'nun "21. Yüzyılın insanının en büyük yanılgısı, Faşizmin tekrar NAZİ üniformasıyla geleceğini sanmasıdır" sözlerini anımsattıkları bile oluyordu.

İngiltere'de UKİP ve Brexit Partilerine, Brexit halk oylamasının sonuçlarına karşın, bu Zeigeist'in henüz İngiltere'yi etkisi altına aldığını söylemek kolay değildi. Güçlü, yaklaşık 500.000 üyeli, bir İşçi Partisinin, İskoçya Ulusal Partisi'nin sosyal demokrat ve göçmen dostu, Brexit karşıtı politikalarının, Liberal Parti'nin açık hatta ödün vermeyen Brexit karşıtlığının, Muhafazakar Parti içindeki geleneksel akımın gücünün, sağ popülizme karşı bir barikat oluşturduğuna inanılıyordu.

Brexit halkoylamasını izleyen üç yıl boyunca bu manzara giderek değişti. Theresa May', Avrupa Birliği ile yaptığı Brexit anlaşmasını meclisten geçiremeyince, İstifa etti ve yerine, "Avrupa Araştırma Grubu" olarak bilinen aşırı sağcı bir parti fraksiyonunun desteğiyle Boris Johnson parti başkanı ve Başbakan oldu. Bu yeni yönetim AB ile yeni bir Brexit anlaşması yaptı, bu anlaşmayı meclisten geçiremeyince, meclis ile halkı karşı karşıya getiren, tartışma sürecini kısıtlamak için Meclisi beş hafta boyunca askıya alma kararını bozan yargıyı halkın referandumda ifadesini bulan demokratik arzusunu engelleyen, Avrupa karşısında teslimiyetçi seçkinler olarak niteleyen bir söylem benimsedi. Bu yeni söylemden, İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn de artık sık sık, Stalinist, anti-semit, eskiden IRA'yı desteklemiş, ulusal güvenlik için tehlikeli bir adam gibi betimlemelerle payını alıyordu. 

Seçimleri güçlü bir hükümet kuracak biçimde kazanan Muhafazakar Parti'nin seçim manifestosu, yeni dönemde yasama, yürütme, yargı arasındaki ilişkinin yürütmeyi güçlendirecek biçimde değişeceğini, hükümetin parlamentoyu askıya alma yetkisinin güçleneceğini, devlet bürokrasisine yönelik reformların hükümetin devlet üzerindeki etkisini arttıracağın düşündürüyordu. Kısacası Avrupa'yı etkileyen Zeitgeist, Alexander Boris de Pfeffer Johnson liderliğinde İngiltere'ye de gelmişti.

Johnson 2016'daki referandumda Brexit için kampanya yapmıştı

Johnson 2016'daki referandumda Brexit için kampanya yapmıştı

Eski ve Yeni işçi sınıfı

Son seçimlerin tarihsel olarak ikinci önemli sonucu da İngiltere'nin geleneksel işçi sınıfı ile İşçi Partisi'nin bağlarının kopmaya başlamış olmasıdır. Geçen yüzyılın başından bu yana Muhafazakâr Parti'ye asla oy vermemiş olan, madencilik, kömür, demir-çelik, imalat sanayi bölgelerindeki işçi sınıfı, 1980'lerde Thatcherizmin elinde yaşadığı yıkımı unutarak, bu seçimde Muhafazakâr Parti'ye oy verdi. 

Bu büyük oy kaymasının arkasında tarihsel olarak çok önemli bir gelişme yatıyordu. Küreselleşmenin getirdiği rekabet, göçmen işçilerin ücretler üzerindeki baskısı, ekonomik krizin yoksullaştırıcı etkisi karşısında bir gelecek korkusu yaşayan işçi sınıfın bu kesimleri, giderek muhafazakâr, hatta ırkçı, otoriter eğilimler geliştiriyordu. Bu kesim kararlı bir Brexit yanlısıydı, güçlü karizmatik bir lider arayışındaydı. Kısacası bu kezim sağ popülist akımların etkisine açılmıştı. 

İşçi Partisi bu tarihsel gelişmeye ne müdahale edebildi ne de uyum sağlayabildi. Corbyn'in yükselmesi döneminde partiye katılan çoğu geni öğrenci, ya da yeni gelişen sektörlerde çalışanlardan oluşan yeni işçi sınıfından 300 bin üyenin talepleriyle bu geleneksel kesimin taleplerini arzularını birleştirilemedi.

İşçi Parti'nin bu başarısızlığının, bu önemli tarihsel kırılmanın, belki de en çarpıcı örneği, bu geleneksel içsi sınıfının üyelerinin, Alexander Boris de Pfeffer Johnson adıyla aristokrasi ve seçkinlik simgesi aşırı sağcı bir lideri, her türlü ahlaki zaafını görmezden gelerek, "bizden biri" olarak nitelemesi, her fırsatta Corbyne güvensizlik belirtmesiydi.

Bu tarihsel gelmeyi temsil eden "madalyonun" öbür yüzünde başka bir resim vardı. Yeni gelişmekte, hizmet ve yüksek teknoloji temelli sektörlerde çalışan çok kültürlü eğitimli işçi sınıfın yoğunlaştığı Londra ve en büyük kentlerin seçmeni, bu kesimlere katılmaya hazırlanan öğrenci kesimi ve genel olarak gençler Brexit karşıtıydı ve İşçi Partisi'ne oy veriyordu.

Tarihsel bir dönem başladı

Şimdi gündeme gelen beş önemli soru İngiltere'de tarihsel olarak çok kritik bir dönemin başladığını gösteriyor. 

Birincisi: Muhafazakâr parti ile işçi sınıfı kökenli yeni oy tabanı arasındaki dinamik ne yönde gelişecek. Parti bu kesimin taleplerine cevap veremez ve düş kırıklığı yaratırsa, bu kesim daha mı sağa kayacak yoksa, İşçi Partisi'ne mi geri dönecek?

İkincisi: İşçi Partisi, işçi sınıfındaki bu değişime uyum sağlayabilecek, yeni dinamik ve güçlü, karizmatik bir liderlik, işçi sınıfının bu iki kesimini birbirine bağlayacak bir çalışma tarzı ve program üretebilecek mi?

Bu seçimlere Brexit karşıtı platformlarla giren ayrılıkçı akımlar, İskoçya'da İskoçya Ulusal Partisi, İrlanda'da Cumhuriyetçiler ve "ılımlı Birlikçiler" güçlenerek çıktılar. Muhafazakâr parti hükümeti bu kesimlerin gittikçe artacak olan taleplerine uyum sağlayıcı mı, yoksa katı uzlaşmaz bir yol mu izleyecek? Bu ayrılıkçı taleplerin güçlendiği ortamda, ırkçılıkla da birleşen İngiliz milliyetçiliği daha da güçlenerek havayı zehirlemeye devam mı edecek?

İskoç Ulusal Partisi lideri Nicola Sturgeon, seçim zaferinin ardından Avam Kamarası'na seçilen vekillerle İskoçya'da poz verdi

İskoç Ulusal Partisi lideri Nicola Sturgeon, seçim zaferinin ardından Avam Kamarası'na seçilen vekillerle İskoçya'da poz verdi

Meclisten her istediği yasayı geçirecek çoğunluğa sahip hükümet, Muhafazakar Parti manifestosundaki, İngiltere demokrasinin güçler ayrılığı dengesini ve basın özgürlüğünü hedef alan, ceza kanunun cezalandırma yöntemlerini güçlendirmeyi amaçlayan maddelerin ne kadarını, nereye kadar meclise getirecek? 

Nihayet, seçim döneminde verilen vaatlerin aksine uzun ve sancılı bir süreç olması kaçınılmaz Brexit pazarlıklarının ekonomi, Ulusal Sağlık Sistemi üzerindeki etkileri yukardaki soruların cevaplarını ne yönde hangi şiddette etkileyecek?

Kaynak: BBC Turkce;Ergin Yıldızoğluİktisatçı

Yorumlar (0)
21°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 35 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 13 Mayıs 2021
İmsak 03:56
Güneş 05:41
Öğle 13:05
İkindi 17:00
Akşam 20:20
Yatsı 21:57