"Tepeden tırnağa tulum içindeyiz, hiçbirimizin yüzü yok"

Ailesinden ayrı kalan da var, ne kadar süreceği belli olmadığı için çocuklarından uzak kalmamayı tercih eden de. Salgın en çok yoğun bakımda çalışan doktor ve hemşirelerin hayatında iz bırakıyor.

SAĞLIK 19.04.2020, 10:56 19.04.2020, 11:08 Mehmet Taisi Guzel
98
"Tepeden tırnağa tulum içindeyiz, hiçbirimizin yüzü yok"

Salgınla birlikte herkesin hayatında önemli değişiklikler oldu. Bu dönemin en ağır yükünü taşıyan sağlık çalışanları da işlerini her zamankinden farklı koşullarda yapıyor. Yoğun bakımda çalışandoktor ve hemşireler, bu süreçte yaşadıklarını DW Türkçe’ye anlattı.

Hekimi, hemşiresi, temizlik personeliyle yoğun bakımda çalışanlar açısından en temel fark, koruyucu donanım. Gözlük, maske, siperlik takarak, hiçbir yerinden hava almayacak şekilde koli bantlarıyla sabitlenmiş kat kat giysiler içinde saatler geçirmek, kimse için kolay değil.

"Distopik bir ortam"

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Yalım Dikmen, bu durumu şu sözlerle anlatıyor:

"Herkes tepeden tırnağa giyinmiş durumda ve aslında hiçbirimizin yüzü yok. Bu nedenle hastalarla kurduğumuz iletişimde sıkıntı olabilir diye endişe ediyorum. Bunu gidermeye çalışıyoruz ekipçe. Dünyanın farklı yerlerinde farklı önlemler alınıyor, kimisi fotoğrafını asıyor, kimisi ismini yazıyor ama ne olursa olsun distopik bir ortam ortaya çıktı."

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Türkiye’nin en büyük ve hasta trafiği en yoğun hastanelerinden biri. Bu nedenle salgının başlarından itibaren hazırlık yapıldı. Ameliyathaneler dönüştürülerek yoğun bakım üniteleri üç katına çıkarıldı. Farklı birimlerden hekim ve hemşirelere yoğun bakım eğitimi verildi. İlk Covid-19 hastasının tedavi görmeye başladığı 19 Mart'tan bu yana yoğun bakımlarda 12 saatlik vardiyalarla çalışılıyor. Her vardiyada 60-70 kişi görev alıyor.

Duygusal iniş çıkışlar 

Daha önce bir hemşire iki hastaya bakarken, şimdi bu sayı 4-5’i bulmuş halde. Semra Tezer, 12 yıllık yoğun bakım hemşiresi. Salgının ilk günlerinde çok kaygılıyken şimdi ümitli olduklarını söylüyor. Taburcu ettikleri ilk hastayı anlatırken o anki sevinci bir daha yaşıyor:

"Bizim iyileşen hastamız 80 yaşındaydı. Sistemik hastalığı olmayan bir dedeydi. Onun iyileşeceğine ben inanmıştım. 

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer'in yüzünde uzun çalışma saatlarinin izlerini görmek mümkün.

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer'in yüzünde uzun çalışma saatlarinin izlerini görmek mümkün. 

Güçlü görünümlüydü. Makineden ayırdıktan sonra, kendi kendine nefes almasını sağlamaya başlayınca ‘Evet, biz bu işi yapacağız, bu hasta buradan çıkacak' dedik ve oldu. Bu bizi çok mutlu etti, motive etti."

Elbette her zaman işler böyle gitmiyor, kaybedilen hastalar da var. Aynı gün içinde hem kayıplara hem iyileşenlere tanık olmak duygusal iniş çıkışlar yaşatıyor. Kaybettiği bir hastasına üzülürken, taburcu edilecek hastanın sevincine ortak olmak kolay değil. Böyle durumlarda ekip arkadaşları birbirine destek oluyor. Kaybettikleri ilk hastanın 89 yaşında olduğunu anlatan Semra Hemşire, "Yüzde 2’lik bir ölüm oranı varsa, o ölümün biri bile sizin evinizde olsa yüzde 100 olacağı için acısı hafiflemez" diyor.

Dede olmanın tadını çıkaramamak 

Sağlık çalışanları ne kadar sıkı önlem alsalar da taşıyıcı olma ihtimali nedeniyle hem ailelerine hem de hastalarına virüs bulaştırmaktan korkuyor. Bu nedenle evine gitmeyip otel, lojman veya kendileri için düzenlenmiş yurtlarda kalanlar çok. İki çocuk annesi Semra Tezer, evinde kalmayı tercih edenlerden. Çünkü salgının ne kadar süreceği belli değil, ayrı kalmanın çocuklar üzerindeki etkisini kestiremiyor. Öpüp koklamadan, eve girer girmez kendini banyoya atıp iyice temizlendikten sonra en fazla ellerini tutarak çocuklarını sevebildiğini anlatıyor. İki yaşındaki kızıyla mesafeyi koruyabilmek için birbirlerine top atarak oynamakta bulmuş çözümü. Çocuklarla daha çok eşi vakit geçirdiği için odaları da ayırmışlar; birbirlerine romantik mesajlar göndererek flört ediyorlar.

Sağlık çalışanlarından her birinin özel hayatlarında derin izler bırakıyor bu süreç. Prof. Yalım Dikmen için bu, dede olmanın tadını çıkaramamak:

"Bu salgın başladığı günlerde ilk torunum doğdu ve onu bir kere camın arkasından görebildim. Ancak fotoğraflarıyla idare ediyoruz şu aşamada. Bana en çok koyan şey bu."

Hasta yakınları ile iletişim sorunlu

Dikmen’in verdiği bilgiye göre solunum sıkıntısı geçirenlerin çoğunluğu, üçte ikisi uyutuluyor. Nefes borularına bir tüp konularak basınçlı havayla akciğerlerinin çalıştırılması gerekiyor. Her şey iyi giderse 5-8 günü uyuyarak geçiriyorlar. Bu süreçte herhangi bir iletişim söz konusu değil. Uyanıp da kendilerine gelmeleri ise bütün ekip için çok büyük bir sevinç kaynağı.

35 yıldır yoğun bakım hekimi olan Prof. Dikmen, şuuru açık olan hastalarla daha çok iletişime girmek istediklerini, ama kat kat giysilerin altına saklanmış haldeyken bunu pek yapamadıklarını anlatıyor. Ama işlerini zorlaştıran şey bu değil. Asıl zor olan, hasta yakınlarına doğrudan bilgi verememek:

"Biz yoğun bakımda hasta yakınlarının içeriye girmesini sağlarız, bu ortadan kalktı. Hastalar da ilginç bir şekilde buna uyum gösteriyor, kabulleniyorlar. Her zaman hasta yakınlarına bilgi veririz, neler olup bittiğini anlatırız. Şimdi ancak telefonla yapabiliyoruz. Belki de salgının getirdiği en büyük sorunların başında bu geliyor. Yoğun bakım hastaları için zor bir durum ama mecburen böyle."

"Teşekkür etmekten telefonu kapatamadı"

Salgın nedeniyle hasta yakınları da evlerinde karantinaya alınıyor. Onlara bilgi vermek üzere ekipler var ama yine de bazen aksamalar olabiliyor. Hemşire Semra Tezer, birkaç gün önce yaşadığı bir olayı anlatıyor:

"Hastamın çekmecesinde bir telefon çalıyor. Hasta da entübe, konuşabilecek durumda değil. 17 kere aranmış. Ben dayanamayacağım deyip aradım numarayı. Oğluyum dedi, kapımızda polisler var, karantinadayız, çok merak ediyoruz dedi. Ben de hastaları hakkında bilgi verdim. Bu o kadar mutlu etti ki teşekkür etmekten telefonu kapatamadı."

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer, israfı önlemek için 12 saatlik vardiyada sadece iki tulum kullandıklarını anlatıyor.

Yoğun bakım hemşiresi Semra Tezer, israfı önlemek için 12 saatlik vardiyada sadece iki tulum kullandıklarını anlatıyor. 

Sağlık çalışanları koruyucu malzeme bulmakta büyük sıkıntı çekti. Son günlerde bu sıkıntı önemli ölçüde giderildi. Bunda dayanışmanın payı büyük; çok sayıda kişi ve kurumdan bağışlar yapıldı. Bunu sevinçle dile getiren Semra Hemşire, yine de "İsrafı önlemek için 12 saatlik vardiyada iki tulum kullanıyoruz" diyor. Tuvalete çıkmak, yemek, çay-kahve hepsi bu iki tulum arasındaki süreye sığmak zorunda. Bazen 15 dakika, bazen beş. Saatler boyunca hiç su içmeden durmak ise çok yorucu. Ama olağanüstü günlerden geçtiğimiz için bunlardan şikâyet etmiyor. Her gün çok güzel yemekler gönderildiğini, tanımadıkları insanlardan teşekkür notları aldıklarını söylüyor.

Prof. Dikmen de hekim, hemşire, temizlik personeli, bütün ekibin canla başla, gayretle, hevesle çalıştığını söylüyor. "Kimsenin of dediğini duymadım" diyerek ekliyor:

"Belli saatlerde mola alınmasına dikkat ediyoruz. Şimdilik İtalya’daki gibi dramatik düzeylere ulaşmadığı için idare edilebiliyor."

O dramatik düzeye ulaşılır mı? Bunu söylemek şimdilik zor. Dikmen’e göre yeni bir dalga, yeni bir patlama olmazsa bu şekilde devam etmesi mümkün:

"Hem hastalar hem çalışanlar için farklı bir durum bu. Umarım alışmak zorunda kalmayız…"

Emine Algan.

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 26 Haziran 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı