ANKARA (AA) - Gazeteci-yazar Atakan Çelik'in kaleme aldığı 'Yüzyılın Tanığı: Anadolu Ajansı'nın Asırlık Öyküsü' adlı kitap, okuyucuyla buluştu.

Çelik'in mesleki birikimiyle Sakarya Üniversitesinde hazırladığı yüksek lisans tezinin geliştirilerek kitaba dönüştürülmesiyle ortaya çıkan eser, dört yıla yayılan titiz bir çalışmanın ürünü oldu.

Kitapta, Anadolu Ajansının Milli Mücadele yıllarında ortaya çıkan kurucu ruhu, çok dilli yayıncılıkla yaşanan zihniyet dönüşümü ve Ajansın küresel bir medya aktörüne evrilen yapısı, bütüncül bir çerçevede ele alındı.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaşananlar, Arap Baharı sürecinde bölgedeki dönüşüm ve Pakistan'daki sel felaketi ile Çelik'in saha deneyimlerinin yer aldığı kitapta, Anadolu Ajansının kriz anlarında üstlendiği rolü ortaya koyan örnekler de bulunuyor.

Gazze'de yaşanan gelişmelere özel bölüm ayrılan kitapta, Anadolu Ajansının yayımladığı 'Tanık', 'Kanıt' ve 'Sanık' kitaplarının uluslararası kamuoyu ve hukuk açısından taşıdığı öneme işaret ediliyor.

'Yüzyılın Tanığı', Anadolu Ajansının yalnızca bir haber ajansı değil, Türkiye'nin küresel iletişim gücünün, medya diplomasisinin ve hakikat mücadelesinin önemli bir temsilcisi olduğunu ortaya koyuyor.

Çelik, kitabını gazeteciler için 'karanlık bir dönem' olarak nitelendirdiği, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları sırasında hayatını kaybeden meslektaşlarına ithaf etti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, AA'nın 106. kuruluş yıl dönümü programında konuştu:
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, AA'nın 106. kuruluş yıl dönümü programında konuştu:
İçeriği Görüntüle

- 'AA tarihe not düştü'

Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kitabın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti.

Eserin, hem sahada geçen meslek hayatının bir özeti hem de akademik bir çalışmanın kitaplaşmış hali olduğunu anlatan Çelik, 'Anadolu Ajansı benim için sadece bir kurum değil, aynı zamanda bir okul ve bir hayat tecrübesidir.' dedi.

Çelik, Ajansın tarihsel misyonunu hatırlatarak şunları kaydetti:

'Anadolu Ajansı, Milli Mücadele döneminde bir milletin sesini dünyaya duyurmak ve o dönemde yürütülen algı ve dezenformasyona karşı hakikati ortaya koymak için kuruldu. Bugün de aslında aynı görevi sürdürüyor. Geyve'de bir telgraf hattında filizlenen bu fikir, bugün çok dilli yayıncılıkla dünyanın dört bir yanına ulaşan küresel bir medya gücüne dönüştü. Bu süreç, sadece bir büyüme değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür.

Gazze'de sadece insanlar değil, hakikat de hedef alındı. Anadolu Ajansı bu süreçte sadece haber üretmedi, 'Tanık', 'Kanıt' ve 'Sanık' eserleriyle yaşananları belgeleyerek tarihe not düştü.'

Kaynak: AA