ANKARA (AA) - Arçelik, üretimde dijitalleşme, yapay zeka ve ileri otomasyon odaklı ürettiği yeni seri bulaşık makinelerini Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi'nde tanıttı.

Karadeniz'de yağışlar balıkçıların yeni sezon umudunu artırdı
Karadeniz'de yağışlar balıkçıların yeni sezon umudunu artırdı
İçeriği Görüntüle

Tanıtım etkinliğine, Arçelik Üst Yöneticisi (CEO) Can Dinçer, Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural, Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Bayız ve şirketin üst düzey yöneticileri katıldı.

Şirket, üretim teknolojilerindeki yetkinliğini dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka uygulamalarıyla güçlendirerek Türkiye'den dünyaya ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.

Şirketin bu alandaki yaklaşımının güçlü örneklerinden biri olan Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi, Arçelik'in üretimde teknoloji odağını somut biçimde ortaya koyuyor.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2024'te 'Global Lighthouse Network' ağına dahil edilen işletme, yapay zeka, veri analitiği ve ileri otomasyon teknolojileriyle desteklenen üretim altyapısıyla dikkati çekiyor.

Ürün geliştirme altyapısı, AR-GE yetkinliği ve inovasyon yaklaşımıyla dikkat çeken tesis, şirketin üretim gücünü daha da görünür kılıyor.

Şirketin 'Star', 'Prestige' ve 'Diamond' isimlerini verdiği yeni serisinde üçlü yapı tüketiciyle buluşuyor. Star giriş segmenti ürünleri temsil ederken, Prestige serisi orta segmenti, Diamond ise üst segmenti temsil ediyor. Şirket, giriş ve orta segmentte 'Hızlı Program'ı, üst segmentte 'Yapay Zekalı Program'ı merkeze alarak program mantığında sadeleşmeye gidiyor.

Söz konusu üretim ve AR-GE altyapısının güncel örneklerinden biri olan yeni nesil yapay zeka destekli Diamond serisi bulaşık makinesiyle program karmaşasına son vermeye çalışan yeni teknoloji yaklaşımı işletmede tanıtıldı.

Diamond serisi bulaşık makinesi bağlantılı yapısı ve kullanıcı dostu özellikleriyle dikkati çekiyor. Bu seride tüketicilerin bulaşıklarını sadece makineye yerleştirmesi ve yapay zekalı programa basması bekleniyor.

Geriye kalan bütün süreci yapay zeka destekli programı sayesinde makine kendi kendine hallediyor. Bulaşıkları ölçülen yük ve kirlilik seviyelerine göre, yapay zeka desteğiyle en uygun yıkama koşullarını belirleyerek yıkıyor.

Enerji ve su tüketiminde yüzde 50'ye varan tasarruf sağlarken, temizlik süresini de yüzde 50'ye kadar kısaltıyor. Yapay zekayı somut tüketici faydasına dönüştüren deneyim sunuyor.

Solo (free-standing) tipte geliştirilen Diamond serisi ürünler, 8,9 litre su tüketimi, çalışma esnasındaki 41 ila 43 dbA arasında değişen ses seviyesi ve A enerji sınıfı ile öne çıkıyor. 15 kişilik yıkama kapasitesiyle de geniş ailelere kolaylık sağlıyor.

'Super Dry' özelliğiyle desteklenen 45 dakikalık hızlı program pazardaki en hızlı programlardan biri olarak öne çıkıyor. Modern ve kullanıcı dostu ikon ekran tasarımına sahip bulaşık makinesi, esnek üçüncü rafı sayesinde daha rahat yerleşim olanağı sunuyor.

Diamond serilerinde sunulan 'Spray360' yıkama teknolojisi, suyu bulaşıklara daha geniş alandan ve farklı açılardan ulaştırıyor.

Ana pervane ve bağımsız hareket eden uydu pervaneleriyle özellikle alt sepette daha dinamik ve kapsamlı yıkama desenine dönüşüyor.

Bunun yanı sıra tüketici faydası yüksek otomatik kapı açma, dokunmatik ekran ve B Enerji sınıfından başlayan yüksek enerji sınıfları artık Star, Prestige ve Diamond segmentinde de erişilebilir hale geliyor.

Otomatik kapı açma özelliği de program sonunda kapıyı otomatik açarak ortamdaki havanın kullanımıyla ekstra enerji harcamadan kurutma performansını üst seviyeye çıkarıyor. Bu sayede doğal hava akışı ile bulaşıklar 5 kata kadar daha iyi kuruyor.

- 'Güçlü üretim altyapısını Endüstri 4.0 yaklaşımımızla daha da ileri taşıyoruz'

Arçelik CEO'su Can Dinçer, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, küresel üretim ağlarını ileri teknoloji, yapay zeka ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla güçlendirmeye devam ettirdiklerini söyledi.

Toplam 13 ülkede 38 üretim tesisiyle faaliyet gösterdiklerini, üretim güçlerini ileri teknoloji odağında sürekli geliştirdiklerini aktaran Dinçer, 'Türkiye ise bu yapının en stratejik üretim üslerinden biri. Bu güçlü üretim altyapısını Endüstri 4.0 yaklaşımımızla daha da ileri taşıyoruz. Üretim ve servis sistemlerimize fiziksel ve dijital teknolojileri entegre ederek ileri veri analitiği, yapay zeka, dijital ikiz ve otonom sistemlerden yararlanıyor, akıllı ve bağlantılı ürünler geliştiriyoruz.' dedi.

Dinçer, akıllı fabrika uygulamalarıyla verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik performansını eş zamanlı olarak optimize ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:

'Romanya Ulmi Çamaşır Makinesi İşletmemiz, 2019'da Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından 'Lighthouse', 2022'de ise 'Sustainability Lighthouse' seçilerek, yüzde 100 yeşil elektrik kullanımı ve kaynak verimliliği uygulamalarıyla sürdürülebilirlik vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biri haline geldi. Eskişehir Buzdolabı İşletmemizin 2021'de, Ankara Bulaşık Makinesi İşletmemizin ise 2024'te 'Global Lighthouse Network' ağına dahil edilmesi, yapay zeka, veri analitiği ve ileri otomasyon alanlarında ulaştığımız seviyeyi ve yarattığımız ölçülebilir etkiyi net biçimde ortaya koyuyor.'

Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi'nin, üretim kapasitesi, teknoloji altyapısı, çevre dostu teknolojileri ve Endüstri 4.0 alanındaki başarılarıyla hem Türkiye operasyonları hem de küresel yapılanmaları için kritik rol üstlendiğini anlatan Dinçer, dünyanın bulaşık makinesi üretiminin yüzde 10'undan fazlasını karşılayan tesisin, halihazırda yıllık 4,62 milyon adetlik üretim kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.

Dinçer, söz konusu kapasiteyle 4,69 saniyede 1 makine üretilebildiklerine ve Avrupa'nın en büyük bulaşık makinesi işletmesi konumunda olduklarını belirterek, 'Tesiste üretim yüzde 90'ın üzerinde otomasyonla gerçekleştiriliyor. 171 robot aktif olarak üretim süreçlerine katkı sağlıyor. Yaklaşık 109 bin metrekare alan üzerine kurulu tesisimiz, Batı Avrupa'dan Asya-Pasifik'e uzanan geniş bir coğrafyaya üretim yaparken, sadece geçtiğimiz yıl bu fabrikamızdan 54 ülkeye ihracat gerçekleştirdik.' diye konuştu.

Markalarının bu fabrikada ürettikleri bulaşık makineleriyle Türkiye pazarında da liderliğini sürdürdüğünü kaydeden Dinçer, 'Bunun yanı sıra tesisimizde kurulu 1,22 megavat pik (MWp) gücündeki güneş enerjisi sistemiyle yıllık 1500 megavat saatin (MWh) üzerinde yeşil elektrik üretiyoruz. Bu, yaklaşık 410 evin bir yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. Sistemlerimizle yaklaşık 640 ton karbon salımını engelliyoruz. Bu rakam da yaklaşık 30 bin ağacın 1 yılda tuttuğu karbon salımına eşdeğer.' ifadelerini kullandı.

- 'Tüketiciler hayatı kolaylaştıran akıllı çözümler talep ediyor'

Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural da özellikle son yıllarda değişen yaşam biçimleri, gündelik tempo ve teknolojinin hayatın içinde giderek daha fazla yer alması tüketici beklentilerini yeniden şekillendiğini belirtti.

Tüketicilerin artık fiyat ve yüksek performansın ötesinde, zaman kazandıran, hayatı kolaylaştıran, hijyen sağlayan, enerji ve su verimliliği sunan akıllı çözümler talep ettiğini aktaran Kural, 'Arçelik olarak 12 ülkede gerçekleştirdiğimiz 'Akıllı Yaşam Endeksi' araştırması da bunu net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye'de her 10 kişiden 8'i daha akıllı ve enerji verimli cihazlar isterken, tüketicilerin üçte ikisi hayatı sadeleştiren teknolojik çözümleri önceliklendiriyor.' değerlendirmesini yaptı.

Kural, değişen beklentilerin, bulaşıkta kategoriyi baştan sorgulamalarında tetikleyici olduğuna dikkati çekerek, 'Türkiye bulaşık makinesi pazarında teknolojik ilerlemenin göstergesi uzun yıllardır program sayısı üzerine kuruluydu. Yaptığımız araştırmalarımız net bir gerçeği ortaya koydu. tüketicilerin büyük çoğunluğu günlük hayatta tek bir programı kullanıyor. Ülkemizin mutfak kültürü bulaşık makineleri için zorlu lekeler oluştururken, tüketicilerimiz kısa programda bile etkili temizlik bekliyor.' dedi.

Türkiye'de kullanıcıların, Avrupa ortalamasının üzerinde sıklıkla, haftada ortalama yaklaşık 5 kez bulaşık makinesi çalıştırdığını kaydeden Kural, bu içgörülerden yola çıkarak tüm ürün gam ve tasarımlarını sadeleşme, kolaylık ve gerçek kullanıcı ihtiyaçları etrafında uçtan uca yeniden kurduklarını anlattı.

Kural, dönüşümün bulaşık makinelerinde devrim niteliğinde değişim olduğuna dikkati çekerek, 'Artık program karmaşasını kaldırıyoruz. Yeni bulaşık makinesi serimiz ile tüketicileri düşündürmeyen bir teknoloji yaklaşımı izliyoruz.' diye konuştu.

Ankara Bulaşık Makinesi İşletmesi'nin şirketin en stratejik merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Kural, tesislerinin, dünya çapındaki farklı mutfak tasarımlarına ve tüketici ihtiyaçlarına tam uyum sağlamak üzere geniş ürün yelpazesi sunduğunu vurguladı.

Kural, 35 yıllık AR-GE deneyimi, 28 farklı AR-GE merkezi ve 3 bin 500'ün üzerindeki patent başvurularından güç alan altyapılarıyla üretim yatıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

'Yapay zeka destekli teknolojiler, bağlantılı ürün altyapısı ve akıllı ev çözümleriyle kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren yenilikçi çözümler geliştiriyoruz. Sürdürülebilirlik odağında güçleniyor, her yeni nesil üründe su ve enerji tüketimini daha da azaltmaya odaklanıyoruz. Geri dönüştürülmüş malzemeler içeren, karbon ayak izini azaltmaya katkı sağlayan ürünleri geliştirmeye devam ediyoruz. Teknolojiyi insanın hayatına faydalı hale getirmek kadar, gezegenin geleceğine faydalı hale getirmek sorumluluğuyla da hareket ediyoruz.'

Kaynak: AA