İSTANBUL (AA) - KAAN BOZDOĞAN - Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, bayramların çocukların sosyalleşmesi, empati duygusunun gelişmesi ve ekran bağımlılığıyla mücadele açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, ailelere çocuklarını bayram boyunca akrabalarıyla daha fazla bir araya getirmeleri tavsiyesinde bulundu.

Armağan, AA muhabirine, bayramların etkisinin ve öneminin geçmişe göre daha yüksek olduğunu söyledi.

Toplumun yüksek oranda yalnızlaşma süreci geçirdiğini belirten Armağan, bu durumun adeta 'yalnızlık salgını'na dönüştüğünü dile getirdi.

Armağan, Türkiye'de her 5 kişiden birinin yalnız yaşadığına işaret ederek, bayramların yalnızlıkla ve bireyselliklerle mücadele edebilmek ve 'İnsan insanın yurdudur.' ilkesini gözetebilmek için güzel imkanlar olduğunu ifade etti.

Bayramların sosyolojisine değinen Armağan, 'Bu sosyoloji dayanışma ve yardımlaşmayı çağrıştırıyor. Bayramlar bir arada olmayı, birlikte vakit geçirebilmeyi, farklı kültürlerden, yaşlardan, nesillerden insanların bir arada vakit geçirebilmesini, birbirlerinin değerini ve anlamını gözden geçirmesini gerektiriyor. Bu anlamda bence çok kıymetli.' dedi.

Armağan, 'Nerede o eski bayramlar.' sözünü anımsatarak, bayramların eskiden daha canlı, etkileşimli ve kalabalık geçtiğini anlattı.

Şehir hayatının getirdiği yorgunluk dolayısıyla insanların izinli günlerinde kendi başına kalabilecekleri rotaya yönelebildiğini kaydeden Armağan, 'O ihtiyacı da anlayarak söylüyorum. Bunu yapanlar geleneklerine bağlı değildir, kötü yapıyorlar anlamında söylemiyorum ama bizim çocuklarımızı yetiştirirken, kendimizin, çocuklarımızın iyi oluşu için insanlarla sağlıklı iletişim kurmamız gerekiyor. Kendi akrabalarıyla, akranlarıyla iletişim kurması gerekiyor. Dedesiyle, nenesiyle bir ilişki kurması gerekiyor ki çocukta merhamet duygusu gelişsin. Bayramların sosyal, psikolojik var oluşumuzda, iyi oluşumuzda çok önemli bir faktör olduğunu unutmamak gerekiyor.' diye konuştu.

Çocuk yetiştirme sürecinde bayramların önemli bir pedagojik faktör olduğunu vurgulayan Armağan, çocukların saygıyı, sevgiyi, hürmeti bayram ortamlarında daha rahat ve iyi görebileceğini, bunun gelişimlerinde de çok önemli işlevlerinin olduğunu, bu durumun toplumsal bağa da katkı sağlayacağını söyledi.

Armağan, bugün de bayramların neşeli ve güzel geçtiğini belirterek, 'Artık yavaş yavaş etkileşimin değerli bir şey olduğunu, psikolojik olarak da çok değerli bir şey olduğunu algılayan ve anlayan insanların sayısının arttığını düşünüyorum.' dedi.

- 'Yan yana olmanın yerini alabilecek bir teknoloji düşünemiyorum'

İletişim araçları kullanılarak yapılan görüşmelerin yüz yüze etkileşimin yerini tutamayacağını vurgulayan Armağan, şunları kaydetti:

Burdur'da dereye devrilen hafif ticari araçtaki 3 kişi yaralandı
Burdur'da dereye devrilen hafif ticari araçtaki 3 kişi yaralandı
İçeriği Görüntüle

'İletişim teknolojilerinin çok gelişmiş olması, hemen kamera karşısında konuşabilmek çok önemli şeyler ama bu hiçbir zaman ruberu iletişimin yerine konulabilecek bir şey değil. Yani bir şekilde dedesinin kucağına oturması, sohbet etmesi, mutfakta yardım etmesi vesaire, bu etkileşimlerle telefondaki görüşmeyi kesinlikle kıyaslayamayız. Bu onun yerine konulabilecek bir şey değil. Özlemi hafifletir mi? Nispeten hafifleten bir şey olabilir bu tip bir iletişim ama yüz yüze iletişimin, yan yana olmanın yerini alabilecek bir teknoloji düşünemiyorum.'

Armağan, yoğun kentleşme koşullarının bir şekilde insanları birbirinden uzaklaştırdığına dikkati çekerek, 'Ben çocukken kurban etinin dağıtımından çocuklar olarak biz sorumluyduk. Hem gidiyorduk anlatıyorduk, 'Annem size gönderdi.' diyorduk. Hem iletişim kuruyorduk hem karşıdakiyle empati oluşturuyorduk hem halden anlamayı öğreniyorduk, pek çok şey vardı.' ifadelerini kullandı.

Çocukların bugün bayramlarda şeker toplama ve et dağıtma konularında etkili olamadığını belirten Armağan, özellikle bayramların yardımlaşma kısmına çocukların dahil edilmesinin önemine işaret etti.

- 'Bayramlarımızı da kaybedersek hiç müşterek alanımız kalmayacak'

Yaşanan bazı elim vakaların bu konuda aileleri daha temkinli hale getirdiğini vurgulayan Armağan, 'Bence her şeye, yaşadığımız sancılı süreçlere rağmen bayramları bir imkan olarak, gerçekten insanlığımızı, halden anlamayı hatırladığımız, çocuklarımıza da bunu hal diliyle gösterebildiğimiz bir imkan olarak daha canlı yaşamamız gerektiğini düşünüyorum.' değerlendirmesini yaptı.

Armağan, 'Bayramlarımızı da kaybedersek hiç müşterek alanımız kalmayacak.' ifadesini kullanarak, müşterek alanlara sahip çıkmanın toplumun sosyal psikolojisine iyi geleceğine inandığını kaydetti.

Müşterek alanların kaybedilmesiyle yalnızlaşmanın artacağını, empati duygusunun kaybedileceğini, yardımlaşma duygusunun kesileceğini anlatan Armağan, 'Dolayısıyla birbirimize kör olduğumuz bir kitle haline geleceğiz. Toplum değil, bağlarını yitirmiş, anlamını kaybetmiş bir kitle haline geleceğiz. Bu da bir toplumun başına gelebilecek en korkunç felaketlerden biri olur.' dedi.

Armağan, bayramların çocuklara güzel bir öğrenme ortamı sunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

'Gelişim için çok güzel bir öğrenme ortamıdır. Büyükleriyle, akranlarıyla, akrabalarıyla bir araya gelebilecekleri çok büyük bir imkandır. Saygıyı öğrenebileceği çok kıymetli ortamlar. Neden büyüklerin elinin öpülmesi, kolonya dökülmesi, şeker tutulması, ikram yapılması gerekiyor? Bunların her biri bir çocuğun gelişimi, kendini anlamlandırabilmesi, çevresiyle doğru ilişkiler kurabilmesi için çok önemli. Çünkü kentsel yaşamlarımızda çocuklar çok yalnız, kendi halinde. Hele okula gidene kadar çok az sosyalleşme içerisinde. Bundan dolayı bayramların hem çocukların sosyalleşmesini hem sosyal empati duygusunu artırmak hem manevi gelişimlerini desteklemek için bol etkileşimli, yardım, paylaşım yaptıkları ortamlar haline getirilmesi gerekiyor.'

- Çocuklu ailelere 'sıla-i rahim' tavsiyesi

Özellikle çocuklu ailelere, 'Bayramı sıla-i rahim yaparak geçirin.' tavsiyesinde bulunan Armağan, çocukların bu dönemde tablet ve telefonlardan uzak tutulmasının önemine dikkati çekti.

Armağan, ekran başında fazla zaman geçiren çocuklara bayramın iyi geleceğine işaret ederek, 'Bu kadar yoğun tablet ve telefon kullanan çocuk emin olun ki insan yoksunudur. İnsan etkileşimi az olduğu için kendisini o tip bir etkileşim içerisinde bulmuştur ve bağımlılık haline gelmiştir. Bence özellikle bağımlılıklarla, çocuklardaki bu alışkanlıklarla mücadele edebilmek için en güzel imkan onları amcasıyla, teyzesiyle, kuzenleriyle buluşabilecekleri, oynayabilecekleri, yemek yiyebilecekleri, sohbet edebilecekleri bir ortama sokmak.' diye konuştu.

Ekran bağımlılığı bulunan çocukların sosyalleşebilecekleri ortamlarda bir süre sonra sıkılabileceğine değinen Armağan, şunları kaydetti:

'Çocuk bir süre sonra 'Sıkıldım anne.' diyecek büyük ihtimalle. Onun sıkıntısını hemen gidermemek, 'Al telefonu sıkılma.' dememek, sıkıntısını biraz yönetmesine imkan tanımak gerekiyor. Biraz sıkılacak, sonra zorunlu olarak orada bir arkadaşıyla tanışma ihtiyacı hissedecek. Kuzenine, 'Hadi gel seninle top oynayalım.' diyecek. Çocuğun o sıkıntısını kendi motivasyonuyla çözebileceğini düşünüyorum, çocuklar o yaratılışa sahip. Orada yeter ki anne babalar sıkıntısını yönetmek için hemen başka bir şey bulmasınlar. 'Sıkıldım.' diyen her çocuğa anne babalar hemen bir çözüm üretmek mecburiyetinde hissetmesinler. Beklemesi, sabretmesi gerektiğini söylememiz gerekiyor.'

Kaynak: AA