İSTANBUL (AA) - ÖZLEM LİMON - Üsküdar'daki Mimar Sinan Galerisi'nde sanatseverlerle buluşan 'Bereket Dairesi' sergisi, Hz. Muhammed'e duyulan sevginin sanat, gündelik hayat ve kolektif hafızadaki izlerini yansıtıyor.
Hz. Muhammed'in doğumunun hicri 1500. yılı vesilesiyle hazırlanan sergi, YediHilal Derneği ile Vakıf Katılım işbirliğinde hazırlandı.
Sergi, ezanla başlayan sembolik anlatısıyla ziyaretçileri 'Tanışma', 'Muhabbet' ve 'Hasret' başlıklı bölümlerden oluşan bir yolculuğa çıkarıyor.
Küratörlüğünü Numan Noyan Küçük'ün üstlendiği sergide, koleksiyoner Fatih Ketancı'nın 'Halk Müslümanlığı' koleksiyonundan seçilen eserler de ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
- 'Türk halkının penceresinden Hazreti Muhammed'e duyulan sevgi nasıl ifade edilebilir diye düşündük'
Proje Müellifi ve Küratör Numan Noyan Küçük, içinde bulunulan yılın Hazreti Muhammed'in doğumunun 1500. hicri yılına denk geldiğini belirterek, 'Çok kıymetli bir yılın içerisindeyiz. Buna dair hepimizin bir sorumluluğu olması gerekiyor. 'Biz ne yapmalıyız?' sorusunu kendimize sorduk. Bizler sanatın içerisindeyiz. Ben aynı zamanda küratör ve ressamım. Bu çerçevede başladık.' dedi.
Projeyi sanatçılar, editörler ve koleksiyonerlerle birlikte şekillendirdiklerini aktaran Küçük, 'Türk halkının penceresinden Hazreti Muhammed'e duyulan sevgi nasıl ifade edilebilir diye düşündük. Çok güzel duraklar oluşturduk. Bu çerçevede projeyi geliştirip YediHilal ve Vakıf Katılımın kapısını çaldık. Böylece 'Bereket Dairesi' ortaya çıkmış oldu.' ifadelerini kullandı.
Serginin 'Tanışma', 'Muhabbet' ve 'Hasret' kavramları etrafında kurgulandığını aktaran Küçük, 'Biz de projeyi bu şekilde kurguladık. Peygamber Efendimize dair üretilen sanat eserleri sadece gösterge görseller değil. Edebiyat, şiir ve farklı sanat alanları da var. Çok yönlü bir yapı ortaya koymaya çalıştık.' değerlendirmesinde bulundu.
Küçük, sergide halkın Hazreti Muhammed'e duyduğu sevginin farklı örneklerle anlatıldığını söyleyerek, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethetme idealinden Anadolu'da ilahileri kayıt altına almak için dolaşan insanlara kadar pek çok örnek bulunduğunu belirtti.
Bunların tamamının muhabbetin bir göstergesi olduğunu kaydeden Küçük, insanların bunu maddiyatla değil sevgiyle ortaya koyduğunu vurguladı.
Küçük, Fatih Ketancı'nın Halk Müslümanlığı koleksiyonuyla beraber çağdaş sanatçılarla bir çalışma yaptıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
'Ağırlıklı olarak grafik sanatçılarıyla çalıştık. O çerçevede ortaya çıkan işler de son derece birbiriyle uyumlu oldu. Halk Müslümanlığında yine ortaya koyduğumuz şeyler halk çalışmaları... İnsanlar bazen 'Nasıl yapabildiniz? ikisini bir arada nasıl birleştirebildiniz?' diye soruyor. Biz sanatçılar halkın içerisindeyiz zaten. İman etmiş kimseleriz, seven kişileriz. O yüzden hep beraber olmasında hiçbir sakınca yok. Böylece çok güzel bir zemine oturmuş oluyor.'
- 'Bir veri zemini üretmek için literatür taraması yapılması gerekiyordu'
Serginin kreatif editörü Ali Sürmelioğlu da serginin multidisipliner bir evren inşa ettiğine değinerek, 'İlahiyat, sosyoloji, tasavvuf, tarih ve edebiyattan beslenmek icap ediyordu. Bir veri zemini üretmek için literatür taraması yapılması gerekiyordu. Sergiyi ziyaret eden insanların katılımcı haline gelebilmesi için aidiyeti sağlayacak çengellere ihtiyaç vardı. Bunların bazıları 'Hayırlı Cumalar', 'Camı Kırınız'... Herhalde Türkiye'nin en çok kullanılan kapı zili enstalasyonunda olduğu gibi birbiriyle ilintili anlatı metinleri kurulması gerekiyordu. Mesajın güçlenmesi en temel meselemiz.' şeklinde konuştu.
Serginin sanat yönetmeni Yasin Ünlüsoy, 7-8 ay önce koleksiyon seçkisine bakarken büyük bir heyecan duyduğunun altını çizerek, şunları söyledi:
'Fark ettiyseniz çok renkli eserler var. Aslında burada eserlerin bu kadar renkli, ön planda olması bir samimiyet besliyor. Ben de bu samimiyet dahilinde 'Acaba ne yapabilirim?' diye bir alan tasarımı kurgulamıştım. O zamandan bu zamana bir çivinin bile yerini değişmeden, aslında tam kafamızdakini yerleştirdik diyebilirim. Peygamber Efendimizin doğumunun hicri 1500. özel bu sergide yer almak gerçekten çok müthiş bir şey bizim için.' dedi.
Serginin proje yönetmeni ve YediHilal Başkan Yardımcısı Ramazan Karabacak ise serginin fikir aşamasının bir yılı aşkın süreye dayandığını, beş aylık çalışmanın ardından sergiyi açtıklarını söyleyerek, 'Bu sergi aslında bizim çocukluğumuzu anlatıyor. Eserlerde bunu görebiliyoruz. Ziyaretçilerimiz hep kendilerinden bir şeyler buluyor sergide. Anadolu Müslümanlığını anlatıyoruz burada. Anadolu insanı nasıl saf imanla Peygamber Efendimiz'i sevdiyse bu gündelik işlerine yansımış. Hemen her işinde Peygamber Efendimiz'e dair bir şeyler var. Bu sergide de bunu bulacağız.' dedi.
Karabacak, derneğin gençlerinin de serginin mutfağında, kurulumunda ve rehberlik sürecinde aktif rol aldığına işaret etti.
Hicri 1500. yıl kapsamında hazırlanan serginin kendileri için anlamlı bir çalışma olduğunu belirten Karabacak, ziyaretçi defterine ilkokul çağındaki bir çocuğun 'Burası Müslümanlar için çok güzel bir yer' notunu bırakmasının kendilerini çok duygulandırdığını ve motive ettiğini dile getirdi.
Cumhuriyet dönemine ait dini temalı halk resimleri, kartpostallar, levhalar, litografiler ve fotoğrafların yer aldığı sergide, çağdaş sanatçıların bu tema etrafında ürettiği eserler de görülebiliyor.
Sergi 21 Haziran'a kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.




