İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'de basın açıklaması düzenledi. İmamoğlu, Bakanlar Süleyman Soylu ve Bekir Bozdağ'a sert sözlerle yüklendi..

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'deki İBB Başkanlık Binası'nda hakkındaki siyasi yasak kararı ve terör soruşturması ile ilgili açıklamalarda bulunarak yeni belgeler açıkladı.

İmamoğlu “Biz ‘ılık su demokratı' olmadık, olmayacağız. Çünkü biz de buna alışırsak daha ötesi buna mani olmazsak, 25 yıl sonra İstanbul'u bizlere emanet eden milletimizin yüzüne bakamayız, bakamam. Bize bu makamı layık görenlere ‘evet sen yapman gereken her şeyi yaptın' dedirtmezsem, milletimin yüzüne bakamam. Yapmazsam, onlar da asla benim yüzüme bakmasın” dedi.

MEFİSTO VE FAUST BENZETMESİ

İmamoğlu “Biz, mefisto olmayı seçenlere inat, daha çok Faust olacağız ve değişmeyeceğiz. Yani, menfaat vaadiyle kötülüğün kanatlarına sığınmayacağız.  İstanbul'un iradesinin aksine, gayrı meşru, gayri ahlaki ve anti-demokratik müdahaleler bir takvim ve disiplin içinde üzerimizde uygulanıyor.  Kendileri de hukuksuzluktan mağdur edilmiş olmalarına rağmen, hukuku, adaleti, vicdanı, demokrasiyi ve millet iradesini ayaklar altına alan kaba bir zihniyet var karşımızda. Ben onlara, bugünün mefistoları diyorum” diye konuştu.

“BAKAN GÖREV SUÇU İŞLEMİŞTİR”

Bakan Soylu'nun İBB'de teröristler olduğunu iddia ettiği 9 Aralık 2021 gününden 31 Temmuz 2022 tarihine kadar 8 ay boyunca  OHAL kapsamında çıkarılan 667 sayılı KHK'da verilen “belediyelerdeki sakıncalı personelin işten çıkarılma yetkisini” kullanmadığına bir kez daha dikkat çekti.

İmamoğlu “Yani bakan Soylu, sayı ve örgüt ismi vererek terörist tespiti yapmış ama 8 ay boyunca, terörist diye iddia ettiği kişileri işten çıkartmamıştır. Burada Bakan Soylu terörist diye iddia ettiği kişileri işten çıkarmayarak görev suçu işlemiştir” dedi.

İZMİR'İ ÖRNEK VERDİ

İmamoğlu bu duruma ilişkin İzmir'den bir örnek verdi. İzmir Valiliği Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Komisyonu'nun 14 Temmuz 2020 tarihinde yaptığı toplantı ile bazı belediye çalışanlarının arşiv araştırmalarında sorun bulduğunu aktaran İmamoğlu “ Valilikteki komisyon yasa gereği, bu bilgiyi önce İçişleri Bakanı'na gönderiyor. ‘Bunların işten çıkartılmasını isteyeceğiz, onayınız var mı?' yazısı bu. Bakan işten çıkarılmalarına olur verip imzalıyor. Belge, yeniden İzmir Valiliği'ne gidiyor oradan da mahalli idareye yani İzmir Büyükşehir'e bildiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iştirak şirketleri altını çiziyorum, bakanın yetkimiz yok dediği iştirak şirketleri İzenerji ve İzelman'dan 15 işçi arşiv araştırmalarındaki olumsuzluk nedeniyle işten çıkarılıyor” dedi.

“HANİ YETKİNİZ YOKTU?”

“Hani yetkiniz yoktu bakan bey?” diye soran İmamoğlu “Olmayan yetkinizi kullanıp nasıl oldu da 15 kişiyi iştirak şirketinden olur vererek işten çıkarttınız? Bence, bakan bey şimdi bir toplantı daha yapmalı ve neden İBB içinde 8 ay boyunca bu yetkisini kullanmayıp görevini ihmal ettiğini açıklamalı. Bakanın görev ihmalini resmi belgeyle kanıtlamış durumdayız. Olay netleşmiştir. Burada büyük bir ispat yaptık. Takipçisi olup, hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

6 AKP'Lİ İLÇE BELEDİYESİNE DİKKAT ÇEKTİ

İmamoğlu, İBB'ye de gönderilen “kamu görevinden çıkarma” konulu resmi belgede yer alan önemli bir ayrıntıya dikkat çekti.

Resmi yazının dağıtım yerleri arasında İstanbul'da Bahçelievler, Bayrampaşa, Fatih, Kağıthane, Sancaktepe ve Üsküdar gibi AK Partili belediyelere de bulunduğunu anlatan İmamoğlu “Bazı personellerin kamudan men edilmesiyle ilgili bize gelen yazının aynısını gittiğini görüyorsunuz.  Acaba İçişleri Bakanlığı İstanbul'un 6 AK Partili ilçe başkanlığında da terör ilişkili ya da iltisaklı çalışan bulmuş ve kamudan men mi etmiştir. Ettiyse neden hiç ses çıkarmamıştır?” diye konuştu.

AKP'Lİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNE DE YAZI GİTTİ

Kamu görevinden çıkarmaya ilişkin İçişleri Bakanlığı tarafından Şanlıurfa, Trabzon, Sakarya, Erzurum ve Kocaeli gibi il valiliklerine gönderilen belgeyi de açıklayan İmamoğlu “Onlar da ilgili belediyelere yollamış. Biliyorsunuz buralar da AK Partili büyükşehir belediyeleri. Bu belediyelerde çalışan personeller kamudan men edildiyse, bunun nedeni ile ilgili olarak bir bilgilendirme açıklaması yapar mısınız? Mesela, bu AK Parti belediye başkanları için de bana uyguladığınız hukuku uyguladınız mı? Pandora'nın kutusunu siz açtınız. AK Partili belediye başkanı arkadaşlarım bunları açıkladığım için kusuruma bakmasın, kabahat benim değil Soylu bakanınızın” dedi.

“AYM KARARI İLE YASAKLANDI”

İmamoğlu, Anayasa Mahkemesi'nin 28 Kasım 2019'dan, yeni yasa çıkan 18 Nisan 2021'e kadar 17 ay boyunca, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmasını yasakladığına dikkat çekti.

İmamoğlu “Bunları talep etmenin yasak olduğu bizzat bakan imzalı yazılarla kamuoyuna yansıdı. Bu dönemde istediğimiz araştırmaların işlemsiz olarak tarafımıza iletildiğinin belgelerini de verdik yayınlandı, herkes gördü. Buna rağmen bakan, açıklamamızın ardından bazı kişilerin fotoğraf ve ismini yayınlayarak, bunların terör örgütü kırsalından kente gelip belediyemizde işe girdiğini iddia etti” dedi.

UYSAL VE YERLİKAYA DÖNEMİNİN VERİLERİNİ AÇIKLADI

İYİ Parti'de istifa İYİ Parti'de istifa

Eski İBB Başkanı Mevlüt Uysal ve iki seçim arası önemde kayyum olan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya dönemine ilişkin çarpıcı bilgiler açıkladı.

Arşiv araştırmasının serbest olduğu Uysal ve Yerlikaya döneminde işe alınan 4 bin 116 kişiden bin 800'ü için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması istenmediğine vurgu yaptı.

İmamoğlu “Bazı sabıka kayıtlarının özel sektör seçeneğinden alınması nedeniyle ben hülleci oldum. Peki, Uysal ve Yerlikaya döneminde işe alınan 4116 kişinin, 1400'ünün de adli sicili özel seçeneğinden. Ben suçluyum ama onlar temiz. Ben hülleciyim onlar değil?” diye tepki gösterdi.

“BOMBALI SALDIRIDA BULUNANLAR İŞE ALINMIŞ”

İmamoğlu Uysal döneminde sabıka kayıtlarında “silahlı terör örgütü üyeliği ve yöneticiliği” yazan 2 kişinin işe girdiğini, Yerlikaya döneminde 6 terör iltisaklı kişinin işe girdiğini açıkladı. İmamoğlu şunları söyledi:

*Bu ülkede terör sorunu ben İBB Başkanı olunca doğmadı değil mi? Mevlüt Bey görevdeyken bu bakan da yine İçişleri Bakanıydı.

*Bakan Soylu, o dönemde hangi görev ihmallerinde bulunmuş bakalım. 28 Eylül 2017 – 31 Aralık 2018 döneminde Mevlüt bey 30 bin 798 kişiyi işe alıyor. 5 bin 608'inden sabıka kaydı dahi almamışlar.

*5 bin 870 kişinin de adli sicili özelden alınmış. İşe alınanlar arasında bombalı terör saldırısı gerçekleştirenler dahil 5 terörist de var. Mevlüt Uysal'ın işe aldığı 324 kişinin adli sicil kaydı var bakan bey. Mesela işe alınan 2 kişinin cinsel taciz kaydı var.

*5 kişinin terör sabıkası var.6 kişi uyuşturucu kullanmak ve satmaktan sabıkalı. Ölümle tehdit ve yaralama üzerine de 30 sabıkalıyı istihdam etmişler.

*Gelelim can alıcı noktaya. O dönem arşiv araştırması istemek yasak olmadığı halde işe giren 30 bin kişiden, 10 bin 858'i için arşiv araştırması istenmemiş. Bunu ben yapsam, neler olurdu neler?

“12 KİŞİNİN TERÖR KAYDI ÇIKIYOR”

Uysal döneminde arşiv araştırması yapılan 19 binden fazla çalışanın 451'i için suç kaydı geldiğine dikkat çeken İmamoğlu şöyle konuştu:

*Belediye yetkililerine bu suç kaydı İstanbul Valiliği tarafından verilmiş. 12 kişinin terör kaydı çıkıyor.

*8'i FETÖ iltisaklısı, 1 tanesi İBDA-C terör örgütü üyesi, 1 tanesi Ceyşullah terör örgütü üyesi, 1 tanesi PKK ile irtibatlı 1 tanesinin de babası PKK-KCK üyesi. Devletin evrağı böyle diyor. Bu ülkede terör ben İBB Başkanı olunca başlamadığına göre, bu dönemlerde İBB ve iştirak şirketlerine terör ilişkili ve iltisaklı insanların sızmasına neden izin verdiniz?

*Bu dönemde içişleri bakanı olarak, İBB'yi neden mercek altına almadınız? Üstelik arşiv araştırmaları gelmesine rağmen kılınızı dahi kıpırdatmamanız alenen görevi ihmal suçu değil mi? Pandora'nın kutusunu açtın demiştim sana.

Mevlüt Bey ve Sayın İstanbul Valisi Ali Yerlikaya kusuruma bakmasın. Soruşturma tarihlerine sizi kattıkları için bu verileri açıklamak zorunda kaldım. Boşuna bu bakan siyasi arkadaşlarını ve valilerimizi yakacak demedim.

PERSONELİN ADLİ SİCİLİNİ AÇIKLADI

İmamoğlu, Bakan Soylu'nun tüm Türkiye'ye terörist gibi lanse ettiği isimlerin adli sicil kaydını da tek tek açıkladı.

Buna göre  2020 ve 2021'de değişik tarihlerde işe girişi yapılan Veysi Altıntaş, Ahmet Cırtlık, Nuri Çiçek, Mazlum Şimşek'in kamu seçeneğinden alınmış adli sicilinin “temiz-kaydı yok” şeklinde olduğunu söyledi.

“GÖREVİ OT BİÇMEK”

İmamoğlu “İbrahim Doğan 26 şubat 2021'de işe alınmış biri. Ot biçiyor görevi bu. Adli sicili aynı şekilde temiz-kaydı yok. Fark ettik ki babası da İBB'de 2012'de işe girmiş. Ömer Keleş 5 aylık geçici mevsimlik işçi. 5 ay çalışıp ayrılmış bu da ot biçiyor, çapa yapıyordu. Adli sicili temiz-kaydı yok” dedi.

“BÖYLE BİR İSME RASTLAMADIK”

2 örnek daha veren İmamoğlu “Bakan, Abdülmenaf Sevgin diye bir isimden bahsetti. Ona göre o da İBB'deki teröristlerden. Aradık taradık böyle bir çalışan ismine rastlamadık. Özer Doğaner diye bir isim daha verdi. Bunun da adli sicili temiz. Daha da ileri gidelim arşiv araştırması da temiz. Bakın terör iltisaklısı dediği kişinin arşiv araştırması da temiz diyorum.  14 ay önce de askerliği nedeniyle işten ayrılmış” dedi.

“SIKINTI VARSA ADLİ SİCİLDEN GÖREBİLİRİM”

İmamoğlu şöyle konuştu:

*Anayasa Mahkemesi'nin arşiv araştırması istenmesini yasakladığı dönemde, sabıka kayıtlarını kamu seçeneğinden almış ve sicili temiz görünen bu insanları işe almışız. Belediyeler güvenlik ya da istihbarat kuruluşları değildir. Bu insanların sıkıntısı var ise ben sadece adli sicilden görebilirim. Başka veri yok elimde.

*Adli sicilleri de temiz, üstelik kamudan. Biz ne istihbarat notlarını bulabiliriz ne de KHK ile işlerine son verildiğini bilebiliriz.  Şimdi bir hata varsa bu hatanın sahibi ben miyim, yoksa  milli güvenliğe tehdit gördüğü bu isimlerle ilgili gereğini yapmayan, belgelerle görev ihmali yaptığını kanıtladığımız bakan mı?

*Arşiv araştırması dahi temiz olan bir insanın varsa terörle bağı olduğunu nasıl anlamamı bekliyorsun? Zihinlerini mi okuyacağım, belediye başkanının görevleri arasında zihin okuma da mı var?

“İŞTEN ATTIK SUÇSUZ ÇIKTI”

*Mart 2022'de arşiv araştırması geldi ve özetle terör iltisaklısı olduğu belirtiliyordu. Bu kişiyi de işten çıkardık.

*Mecburen yani, yargılaması bitip suçu kesinleşmeyen birine suçlu denebilir mi? Denemez ama bu iktidara göre yargılaması bitmese de suçlu. Bu arkadaşımız ısrarla hakkında herhangi bir suçlama olmadığını dile getirdi.

*Çok ısrar edince bizim insan kaynakları birimi de valiliğe bu kişi için tekrar arşiv araştırması sordu. Kasım 2022'de, yani 8 ay sonra ikinci yanıt geldi. ‘Herhangi bir suç örgütü ile ilişiği bulunmamaktadır' yazıyor. Adamı işten attık. 8 ay önce terörist dediniz 8 ay sonra pardon terörist değilmiş diyorsunuz. Bu nasıl iş?

*İşe geri aldınız mı diye soracak olursanız almadık. Bakana belli olmaz yarın adamı en azılı terörist ilan edebilir. Daha sonra da savcılığa yeni bir rapor daha yollar. İmamoğlu'nun başını yakalım der

“ŞEHİT AİLESİ KORKU İÇİNDE”

Kamuoyunda tartışma yaratan şehit yakını itfaiye eri Muharrem Kılıç ile ilgili de konuşan İmamoğlu, şunları söyledi:

*Şimdi bu aile korku içinde. ‘Evladımızın hayati tehlikesi var' diye arkadaşlarımızı aramışlar. Bir müddet izin vermişler itfaiye erimize. Muharrem kılıç, 6 Nisan 2021'de sınavları da geçerek itfaiyeye girmiş biri. Yine arşiv araştırması yapmanın yasak olduğu dönem.

*Adli sicilini kamu seçeneğinden seçmiş ve temiz. Sabıkasız, devlet öyle diyor. Üstelik şehit kardeşi.  Bu şehit yakını da terörist ilan edildi.

*Biz bunu ifşa edince de bakan yardımcısı olan bir aklı evvel tweet atarak, itfaiye erini terörist ilan etmeye çalıştı. Aslında kendi akılsızlıklarını ifşa ettiler. Sahiden bakanlığın üst yönetim kadrosunda liyakatiyle görev alan biri var mı merak ediyorum.

*Bu sorumu ciddiye alın lütfen. Bakan yardımcısı Mehmet Ersoy, bizi yalancılıkla ve onursuzlukla suçlayıp; ‘Muharrem Kılıç 2014'de PKK'nın kırsal kadrosuna katılırken yakalandı' diyor. Abisi 2 yıl sonra 2016'da PKK saldırısı ile şehit oluyor.

*Süleyman Soylu, 2014'de PKK'lı olduğunu iddia ettiği ailenin evine 2016'da taziyeye gidiyor. Liyakatli bakan yardımcı sonra da ekliyor: ‘2017'de de PKK'nın şehir yapılanması YPS'de yakalanmıştır.' Şu olay dünyanın başka bir yerinde olsa bu adamları sopayla kovalarlar. Yahu 2014'de dağa çıkarken yakaladın.

*2017'de bu kez terör örgütünün şehir yapılanmasında yakaladın. 2021 yılında da bu kişiye kamu kurumlarında çalışabilmesi için sabıka kaydını temiz olarak verdin.. Şehit yakını kartı da verdin. Ayrıcalıklar tanıdın.

*Devletin güvenliğini emanet ettiğimiz kadroya bak, tam Allahlık. 2 kere terör örgütüyle irtibatı nedeniyle yakaladığını iddia ettiğin, 1 kişiye sen nasıl temiz kağıdı veriyorsun onu anlat bana.

*Sonra da siz pırıl pırılsınız, bu İmamoğlu suçlu. Şehit yakını itfaiye erimiz çalışmaya devam edecek. Ama siz gideceksiniz.

“BAKANLIK KUMPAS PLANI YAPTI”

İmamoğlu şunları söyledi:

*Tırnak içinde söylüyorum ‘suç' karşısında dahi, birileri imtiyazlı bizler gibi sıradan vatandaşlar ise suçlu olabiliyor.

*Üstünlerin hukukunu tesis etmenize izin vermeyeceğiz. Hukuk devletine geri döneceğiz geri. Ben de diğer arkadaşlar gibi anamdan İBB Başkanı olarak doğmadım. Kamu kurumların bir işleyiş disiplini var, yazılı kuralları var.

*İBB'nin başına geçince işe alım süreçleri daha önceki dönemler nasıl işlemişse biz de öyle yürütmüşüz. Meydana gelen bir eksiklik varsa o da belediye idaresinden kaynaklı bir durum değildir.

*Çok açık meydana çıkmıştır ki; İçişleri Bakanlığı maharetiyle İBB'ye tuzak kurulmak üzere bir kumpas planı yapılmıştır.

*Bu karanlık plan bugün itibariyle tartışamaya yer olmayacak şekilde, uygulayıcılarına iade edilmiş ve tarafımızca paramparça edilmiştir.

ADALET BAKANI'NA SESLENDİ

İmamoğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a da seslenerek şu ifadeleri kullandı:

*Bekir Bey kendince daha akıllıca davranıyor ve neredeyse hiç sesini çıkarmıyor. Çünkü İçişleri Bakanı o kadar çok yaygara yapıyor ki, Bekir bey de bunu fırsat bilip Süleyman Bey’in toz bulutunda saklanıyor.

*Oysa kabahati, çok büyük. Yok öyle toz bulutunda saklanmak Bekir Bey. Bu ağır yükü, bu büyük günahları nasıl taşıyorsun anlayamıyorum.

*Meğer içinde ne az vicdan biriktirmişsin. İBB Başkanı'nın siyasi yasak istenen davasına bakan hakim, sıra dışı şekilde görevden alınıyor, Adalet Bakanı'ndan çıt yok.

*Davama bakan ilk hakim, bana ceza vermesi için tehdit edildiğini söylüyor, isim veriyor, talimatın merkezini işaret ediyor, HSK benim ifademi alsın diyor. Ama Bozdağ, ölü taklidi yapıyor, yine çıt yok.

*Sürgün edilen hakim yerine, HSK'da 2 sıkıntılı dosyası, Demokles'in kılıcı gibi başının üzerinde olan bir hakim davama atanıyor, herkes şaşkın ama siz yine sessizsiniz. Savcı yasada olmayan bir şey talep ediyor, sen bu hukuksuzluğa da sessiz kalıyorsun.

*Bana siyasi yasak verileceğini önceden bilip, Adalet Bakanı olarak AK Parti genel başkanı ve yöneticileriyle toplantıya katıldığın iddiasını yalanlayamıyorsun bile. Yine sessiz yine suskunsun.

*Bir Adalet Bakanında adaletin kırıntısı dahi olmaz mı? Dün partimizin üst düzey yöneticileri bakan beyi ziyaret etti. HSK nezdinde bir girişimde bulunacağız ama benim çok da ümidim yok açıkçası.

“SOKAK SOKAK ANLATACAĞIM”

İmamoğlu konuşmasını şöyle tamamladı:

*Bu beceriksizler büyük bir kaos yarattı. Yüce Türk milleti adına, bu kaotik ortamı sonlandırın. Memleketin tadının kaçmasını önleyin. Sessiz kalan, bu kaosu sükunete erdirmek için çaba göstermeyen herkes de bu vebalin sorumlusu olur.

*Bakanların hatalarını ve öfkeyle alınmış kararları düzeltecek olan siz değerli yargı mensuplarısınız. Adalet mülkün temelidir. Değerli adalet dağıtıcıları, kusura bakmayın da siz de doğruyu eğip bükecekseniz neden o koltuklarda oturuyorsunuz?

*Bu millet size güvenmeye devam etmek istiyor. Takdir sizin. Eğer savcılık, var ise aynı suçu başkalarının da işlediği gerçeğini görmeyip, bize soruşturma açarsa gök kubbeyi başınıza yıkarız. İddia edildiği gibi cumhurbaşkanı ve ortağı parti lideri, pasta keserek, İstanbul'un iradesiyle oynamaya karar vermişse, bu hukuksuzluğa karşı da gök kubbeyi başınıza yıkarız.

*Eğer, bu dediklerim hiç istemesek de gerçekleşirse, devlette aklı selimin yitirildiğini görürsek, ben vatandaş Ekrem İmamoğlu, hiç bir sıfata gerek olmadan, tüm Türkiye'ye sizin bu ayak oyunlarınızı, yargıyı nasıl köleleştirdiğinizi, mahalle mahalle cadde cadde sokak sokak anlatacağım.

*Mersin'de, Adana'da, Ankara'da her yerde anlatacağım. Eğer tarihi bir hata yaparak beni ve yöneticilerimi suçlamaya çalışıp, İstanbulluların kul hakkına çökmeye kalkarsanız, karşınızda bir kavga-çatışma değil milyonlarca insanın vicdanının gücünü göreceksiniz.

*Biz sizin gibi kavgaya dövüşe, kutuplaşmaya ve ayrımcılığa destek vermeyiz. Gök kubbeyi başa yıkmak adalet arayışına çıkmış milyonlarca insanla meydanlarda buluşunca oluyor. Gök kubbe nasıl yıkılıyor biliyor musunuz?

*Bu millet, 6 Mayıs'ta iptal ettiğiniz seçimi 23 Haziran'da 806 bin oyla bize geri verince yıkılıyor. Türkiye geçen yüzyıldan beri çok vesayet girişimi, darbe girişimi, millet iradesini yok sayma girişimi gördü.

*Milletimiz bunların tamamını tarihinin çöplüğüne attı. Bugün de aynısı olacak. Gök kubbenin başınıza nasıl büyük bir gürültü ile çökeceğini merak ediyorsanız, sabırsızlanmayın az kaldı seçim gecesi anlayacaksınız.

*Milyonlarca oy fark yediğinizde anlayacaksınız. Ve fakat, artık çok geç olacak. Sizi o saatten sonra Allah affetsin. (SÖZCÜ)