Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun konuyla ilgili açıklaması şöyle: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda görünürlüğünü artırma, statüsünü yükseltme ve siyasi tanınma girişimlerini engellemek için Avrupa Birliği’ni kullandıklarını itiraf eden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, şunu açıklamıştır: ‘Çabalar çerçevesinde, KKTC’nin yükseltilmesi çabalarına dahil olan veya bunlardan etkilenen birçok ülkeyle geniş bir yelpazede ilişkileri bulunan AB’yi siyasi diyalog, ticaret anlaşmaları veya başka bir düzeyde muhatap olarak kullanıyoruz.

Bu ülkelerin AB ile aralarındaki ilişkilere büyük önem veriyorlar, biz de sürekli olarak Türk tarafının harcadığı çabalardan bazılarını AB aracılığıyla engellemeye çalışıyoruz… Aldığımız önleyici tedbirlerin reklamını yapmıyoruz…’ GKRY, AB kozunu açık açık KKTC’nin aleyhine kullandığını itiraf ederken, büyük bir pişkinlikle Kıbrıs konusundaki girişimlerde AB’nin aktif bir rol üstlenmesini talep etmekten de çekinmiyor, utanmıyor.

Biden, telefonla Erdoğan’ı tebrik etti: ‘Görüşmede F-16 satışı gündeme geldi’ Biden, telefonla Erdoğan’ı tebrik etti: ‘Görüşmede F-16 satışı gündeme geldi’

Diğer yandan da AB, devlet olarak tanımadığı KKTC’de, diplomatik dokunulmazlığı olan bir sözde 'destek ofisi' bulunduruyor. Bu ofis de her faaliyetiyle KKTC’nin statüsünü ve temellerini sabote ediyor. AB de bundan utanmıyor. Tanımadığı bir ülkede diplomatik misyon bulundurma tutarsızlığının ve çelişkisinin izahını AB nasıl verebiliyor? Tüm bunlar yaşanırken, KKTC’de bir ‘AB hayranlığı’ ve ‘AB denince akan sular durur’ sevdası almış başını gidiyor… Kişilerin beslenmesi, devletin sabote edilmesi kabul görüyor. KKTC-AB ilişkileri ile AB’nin ülkemizdeki ofisinin diplomatik statüsü masaya yatırılmalıdır.”