ANKARA (AA) - FATMA SEVİNÇ ÇETİN - Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi'nde yaşayan ve nesli tehdit altında bulunan kara kaplumbağaları, yürütülen bilimsel çalışma kapsamında uydu vericileriyle uzaydan anlık izleniyor.
Üniversitenin Beytepe Yerleşkesi, geniş yeşil alanları ve korunan doğal yapısıyla çok sayıda hayvan ve bitki türüne ev sahipliği yapıyor.
Bu popülasyonu korumaya çalışan üniversite, yerleşkede yaşamını sürdüren ve nesli tehdit altında bulunan kara kaplumbağalarını bilimsel çalışmalar kapsamında yakından takip ediyor.
Bu doğrultuda, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kürşat Şahin'in danışmanlığı, yüksek lisans öğrencisi Çağatay Bayram'ın tez çalışması ile kaplumbağalar 'markalama' yöntemiyle tek tek kayıt altına alınıyor.
Hayvanlara zarar vermeyecek şekilde yerleştirilen, güneş enerjisiyle çalışan uydu vericileri sayesinde kaplumbağaların gün içindeki hareketleri ve habitat kullanımları düzenli olarak kayıt altına alınıyor.
Elde edilecek verilerle kaplumbağaların hangi alanları ne ölçüde kullandığı, üreme, beslenme ve kış dönemlerindeki tercihleri ortaya konulacak.
Çalışmanın, kaplumbağaların kampüs içindeki yaşam alanlarının planlanması ile nesli tehdit altındaki türlerin korunmasına yönelik bilimsel ve uygulamalı adımlar atılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
- 'Her bulduğumuz kaplumbağayı markalıyoruz'
Doç. Dr. Mehmet Kürşat Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Beytepe Yerleşkesi'nde yürüttükleri çalışmayla insan ile doğa arasındaki etkileşimi anlamayı hedeflediklerini söyledi.
Yerleşkenin hem doğal hem de yarı-kentsel özellikler taşıdığını belirten Şahin, 'Burada hem doğal habitatlarımız var hem de insanla daha fazla etkileşimin olduğu alanlar mevcut. Bu da kaplumbağaların yaşam alanlarını ve davranışlarını incelemek için önemli bir model oluşturuyor.' dedi.
Çalışmanın yüksek lisans öğrencisi Çağatay Bayram'ın tezine de temel oluşturduğunu ifade eden Şahin, sahada markalama yöntemi kullandıklarını anlattı.
Şahin, 'Her bulduğumuz kaplumbağayı markalıyoruz. Böylece aynı hayvanı mı tekrar gözlemledik yoksa yeni bir bireyle mi karşılaştık, bunu ayırt edebiliyoruz. Bu yöntemle popülasyon yoğunluğuna ilişkin veriler elde etmeyi hedefliyoruz.' dedi.
Yerleşkede beklediklerinden daha fazla kaplumbağa gözlemlediklerini dile getiren Şahin, elde edilecek verilerle daha somut değerlendirmelerin yapılabileceğini kaydetti.
Kara kaplumbağalarının Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından 'hassas' kategoride değerlendirildiğini, bu nedenle yürütülen çalışmanın yalnızca yerel değil, küresel ölçekte de önem taşıdığını vurgulayan Şahin, şöyle konuştu:
'Uydu vericileri sayesinde kaplumbağaların hangi alanları ne ölçüde kullandığını, üreme, beslenme ve kış dönemlerindeki davranışlarını takip edebiliyoruz. Elde edeceğimiz verilerle, türün devamlılığı için en kritik halka olan nidasyon (yuvalama) ekolojisini tüm detaylarıyla ortaya koyabileceğiz. Sadece yumurtaların bırakıldığı noktaları değil, toprağın fiziksel yapısından termal uygunluğuna kadar, gelecek nesillerin kaderini belirleyen bu hassas üreme sığınaklarını tespit ederek, yerleşkemizdeki koruma stratejilerimizi bu bilimsel veriler ışığında şekillendireceğiz.'
- 'Gün içerisinde ne kadar mesafe kat ettiklerini izleyebiliyoruz'
Yüksek lisans öğrencisi Çağatay Bayram da geliştirilen sistemle kaplumbağaların telefon üzerinden anlık olarak takip edilebildiğini belirtti.
Uygulamanın sağladığı veri akışına dikkati çeken Bayram, 'Kaplumbağaların bulunduğu alanın sıcaklığını ve kendi vücut sıcaklığını takip edebiliyoruz. Gün içerisinde ne kadar mesafe kat ettiklerini, nerelere gittiklerini ve hangi alanlarda bulunduklarını izleyebiliyoruz.' dedi.
Kullanılan sistemin çevre dostu olduğuna aktaran Bayram, ekipmanların geri dönüştürülmüş materyallerden üretildiğini ve güneş enerjisiyle çalıştığını, bu sayede takip sürecinde çevreci bir yaklaşım benimsendiğini kaydetti.




