İSTANBUL (AA) - MÜCAHİT ENES SEVİNÇ - İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, bu yılı 17 milyar dolar civarında ihracatla tamamlamayı öngördüklerini belirterek, 'Talep ve beklentilerimiz karşılanırsa 2027'de ihracatta daha yüksek bir performans sergileyerek yeniden 18,5 milyar doların üzerine çıkabiliriz.' dedi.

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye, haziran ayında 24 milyar 940,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün hazirandaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 artarak 1 milyar 376 milyon dolar oldu. Sektör bu dönemde toplam ihracattan yüzde 6,3 pay aldı.

Sektör ocak-haziran döneminde ise 7 milyar 980 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde yüzde 1,6 geriledi.

Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, yılın ikinci yarısı için siparişlerin ivme kazanacağı beklentisiyle ihracattaki artışta iyimser olduklarını dile getirdi.

Paşahan, bu yılı 17 milyar dolar civarında ihracatla tamamlamayı öngördüklerini ifade ederek, 'Talep ve beklentilerimiz karşılanırsa 2027'de ihracatta daha yüksek bir performans sergileyerek yeniden 18,5 milyar doların üzerine çıkabiliriz.' diye konuştu.

Kooperatif kuran kadınlar 'Ahtamara' markasıyla yöresel ürünleri 3 ülkeye pazarlıyor
Kooperatif kuran kadınlar 'Ahtamara' markasıyla yöresel ürünleri 3 ülkeye pazarlıyor
İçeriği Görüntüle

Sektörün, Türkiye'de mücevher ve savunma sanayinin ardından kilogram başına ihracat değeri en yüksek üçüncü sektör konumunda olduğuna dikkati çeken Paşahan, Türkiye'nin kilogram başına ortalama ihracat değerinin 1,5 dolar civarındayken sektörün kilogram başına ortalama ihracat değerinin 18 dolar olduğunu hatırlattı.

Paşahan, gelecek yıl için kilogram başına ihracat değerine ilişkin, 'Markalı ihracatımıza paralel olarak kilogram başına değerde yüzde 10'luk bir artış hedefliyoruz.' dedi.

Hazır giyimin ağırlıklı olarak ihracata odaklanan bir sektör olduğunu ifade eden Paşahan, 2022'de 21,2 milyar dolarla en yüksek yıllık ihracat değerine ulaştıklarını ancak son dönemlerde rekabetçilik sorunları yaşadıklarını anlattı.

Paşahan, bu yılın ilk yarısında yaklaşık 8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, 'Dış ticarette cari fazla veren bir sektörüz. İhracatımızın kesintisiz üç yıldır daralmasına rağmen 2025'te 12 milyar dolardan fazla dış ticaret fazlası verdik. Bir başka ifadeyle geçen yıl ülkemize 12 milyar dolardan fazla net döviz kazandırdık.' diye konuştu.

- 'Satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız'

İHKİB Başkanı Paşahan, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün katma değerli üretimi, istihdamı ve ihracatı ile Türkiye'nin stratejik sektörleri arasında yer aldığını belirterek, 'Nisan 2026 verilerine göre, yaklaşık 35 bin firmamızda 502 bini aşkın çalışanımızla üretim yapıyoruz. Uzun yıllardır Avrupa'nın üçüncü büyük tedarikçisiyiz. Küresel ölçekte ise 6'ncı tedarikçi ülke konumundayız.' ifadelerini kullandı.

Moda endüstrisinde son yıllarda fiyat odaklı rekabette zorlanmakla birlikte kalite, tasarım gücü ve sosyal uygunluk kriterleri ve sürdürülebilirlik konusundaki artılarla Türkiye'nin rakiplerinden ayrıştığını dile getiren Paşahan, şunları kaydetti:

'Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Ucuz işçilik üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyiz. Biz oyunu fiyatla değil, değerle kazanacağız. Satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin adresi olacağız. Hazır giyim markalarımız, 100'ü aşkın ülkede binlerce mağaza ve satış noktası ile müşterileriyle buluşuyor. Bulunduğu ülkede pazar lider olan markalarımız var. Biz Türkiye'nin artık küresel ölçekte moda markası çıkaracak aşamaya geldiğine inanıyoruz. Bu anlayışla İHKİB bünyesinde Markalaşma Komitesi kurduk. Komitemiz, 'Turkish Apparel' algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi, uluslararası pazarlarda agresif tanıtım ve iletişim, global alıcılarla doğrudan temas imkanlarını kullanarak markalarımızı küresel vitrine taşıyacak.'

- 'Yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve dijital dönüşüm adımları rekabet gücümüzü artırıyor'

Paşahan, dünyaca ünlü markaların Türkiye'yi, hız, adaptasyon yeteneği, esnek üretim kabiliyeti, düşük sipariş adetlerine hızla yanıt verebilmesi ve güçlü lojistik altyapısı nedeniyle tercih ettiklerini ifade etti.

Küresel tedarik zincirinde yakından tedarikin (nearshoring) giderek daha fazla önem kazandığını belirten Paşahan, 'Avrupa'ya olan coğrafi yakınlığımız, global markaların stok maliyetlerini ve ürünlerin rafta kalma riskini en aza indiriyor. Ayrıca Türkiye'nin pamuktan bitmiş ürüne tüm aşamalarda entegre tesis yapısı, karmaşık tasarımları hayata geçirebilme kapasitesi ve yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve dijital dönüşüm konularındaki öncü adımları küresel pazardaki rekabet gücümüzü daha da artırıyor.' değerlendirmelerinde bulundu.

Paşahan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre tekstil ve hazır giyim sektöründe 77 AR-GE ve 60 tasarım merkezinin faaliyet gösterdiğini, bunun yanı sıra resmi merkez statüsünde olmasa da kendi tasarım ekipleri ve modelhaneleriyle dünya markalarına her sezon özel koleksiyon ve kalıp çalışması sunan binlerce yetkin üreticinin sektörün temel gücünü oluşturduğunu söyledi.

Dünya markalarının tercihlerine değinen Paşahan, 'Dünya markaları sadece fason dikim yapan atölyeler yerine küresel moda trendlerini analiz edip kendi koleksiyonunu hazırlayan, 3D tasarım gibi güncel teknolojileri kullanan ve bitmiş ürünü tüm süreçleriyle tam paket olarak sunabilen firmalarla çalışmayı tercih ediyor.' diye konuştu.

- '2030'da sektörü çok farklı bir yere taşıyabiliriz'

Paşahan, sektörün rekabetçilik konusunda yaşadığı sorunlar olduğunu, sektörde maliyetlerin düşürülmesi için firmaların, 3 yıl süreyle Türkiye genelindeki hazır giyim yatırımlarının 6'ncı bölge teşviklerinden yararlandırılması gerektiğini belirterek, teşvikli bölgelerde süresi dolan veya dolmak üzere olan teşvik belgeleri için öncelikli ve acil olarak 10 yıl daha süre uzatımı sağlanması gerektiğini söyledi.

SGK primlerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların yapılması ve sağlanan desteklerin artırılmasının da sektör için olumlu olacağını vurgulayan Paşahan, 'Sektör olarak talep ve beklentilerimizin karşılanması durumunda 2027'de hızlı bir toparlanma sağlayabiliriz, 2030'da sektörü çok farklı bir yere taşıyabiliriz.' ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA