İSTANBUL (AA) - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 'Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı' iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma konuşuldu.
İBB Meclisi temmuz ayı ikinci oturumu, Meclis 1. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında, Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.
Mecliste gündem dışı konuşma yapmak için söz alan BBP Grup Başkanvekili Dursun Çağlayan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, 'Ahbap Derneği adına toplanan bağışların zanlıların hesaplarına aktarıldığı' iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmaya değindi.
Haluk Levent'e geçmişte övgüler yağdıranların, ekonomik ve sosyal anlamda destek verenlerin bugün neden sustuğunu soran Çağlayan, şöyle konuştu:
'Bu ahbaplıklara ne oldu? Eğer ortada milletin güvenini sarsan bir tablo varsa, buna destek olanlar, zemin hazırlayanlar da en az onlar kadar vicdani ve hukuki sorumluluk taşımaktadır. Vatandaşın yanlış yönlendirilmesine vesile olanlar, bu sürecin oluşmasına katkı sunanlar da en az Haluk Levent kadar yargı önünde hesap vermelidir. Çünkü siz, milyonlarca hatta milyarlarca liralık bağışın Ahbap Derneği'ne yönlendirilmesine öncülük ettiniz ve milyarlarca borç para Haluk Levent'e veriyorsunuz?'
Ahbap Derneği'ni yıllarca sosyal medya üzerinden sorgusuz sualsiz destekleyen kişilere seslendiğini dile getiren Çağlayan, 'Hiç kimseyi sorgulanamaz, eleştirilemez ve dokunulamaz görmeyin. Hiç kimseye ölçüsüz bir güven duymayın. Bu vebale ortak olmayın.' ifadesini kullandı.
Levent'in geçmişinin bugünkü tabloyu anlamak isteyenler için yeterli olduğunu savunan Çağlayan, şunları söyledi:
'1997 yılında karşılıksız çek nedeniyle hapis cezası yatmış, daha sonra yetmemiş 2010 yılında dolandırıcılık suçundan yeniden hapis cezası yatmıştır. Kendi itirafında 'paraya karşı, borsaya karşı zaaflarının olduğunu' da söylüyor zaten. Bütün bunlar kamuoyunun bildiği yargı süreçleridir. Buradan aldığı tecrübeyle, ekibiyle birlikte organize bir şekilde 2017 yılında Ahbap Derneği'ni kurmuş, çeşitli güven ölçümleme kuruluşları tarafından bu şahıs 6 yıl hep en üst sıralarda gösterilmiş. Buna rağmen şahsın kendi ifadesiyle, 'Bana bu kadar güvenmeyin. Ben sizi geçen yıl satmadım ama bu yıl satabilirim' şeklindeki beyanı ortadadır. Bu beyana rağmen kimse itiraz etmemiş, sorgulamamış, aksine milyonlar ve milyarlar derneğine ve şahsa verilmeye devam etmiş. Şahsın hiçbir ticari itibarı ve hiçbir banka hesabı olmamasına rağmen şahsına gayrimenkul ve milyarlarca nakit borç para verilmiştir.'
Bugün herkesin dönüp kendisine şu soruyu sorması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, 'Bu güven ortamını kim oluşturdu? Bu algıyı kim inşa etti? Milyarlarca liralık bağışın tek bir dernekte ve tek bir şahısta toplanmasına kimler öncülük etti? Ve bugün neden susuyorlar? Milletimizin güveni hiçbir kişinin şahsi itibarı üzerine inşa edilemez. Yardım faaliyetleri şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir olmak zorundadır. Kim olursa olsun, hangi isim olursa olsun, milletin güvenini istismar ettiği iddia edilen herkes hukuk önünde hesap vermeli. Buna zemin hazırlayanlar da kamuoyu önünde sessiz kalmamalıdır, onlar da hesabını vermelidir.' ifadesini kullandı.
Dursun Çağlayan, soruşturmada ismi geçen Esin Önder Çağlayan ile hiçbir akrabalığı bulunmadığını, sadece soy isim benzerliği olduğunu dile getirdi.




