ŞAM (AA) - Suriye'nin İdlib iline bağlı Han Şeyhun ilçesinde, Beşşar Esed rejiminin düzenlediği ve en az 100'de fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan kimyasal saldırının 9. yıl dönümünde, devlet yetkililerinin katılımıyla anma etkinliği gerçekleştirildi.
Han Şeyhun'daki etkinliğe Afet ve Acil Durumlar Bakanı Raid Salih, Cumhurbaşkanlığı Basın Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, İdlib Valisi Muhammed Abdurrahman ile çok sayıda görgü tanığı ve bölge halkı katıldı.
'Unutulmayan hikaye, ölümsüz bir hak' başlığıyla düzenlenen etkinlikte, saldırıda hayatını kaybedenlerin fotoğrafları çocuklar tarafından taşındı.
Saldırının görgü tanıklarından Abdurrahman Halave, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 4 Nisan 2017 sabahı hava saldırısı sesleri duyduklarını ve ilk başta bunun rutin bir bombardıman olduğunu düşündüklerini söyledi.
Halave, boğulma vakalarının artmasıyla saldırının kimyasal olduğunu anladıklarını belirterek, 'O gün 93 kişi hayatını kaybetti, 554 kişi ise etkilenerek hastanelere sevk edildi.' dedi.
İlçelerinde çok sayıda katliam işlendiğini vurgulayan Halave, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, 'Başta hububat siloları olmak üzere birçok noktada katliam yapan sorumluların yargılanmasını ve hesap vermesini istiyoruz.' ifadelerini kullandı.
-'O gün kıyamet günü gibiydi'
Bir diğer görgü tanığı Bessam Tafran da kimyasal saldırı sırasında Rus savaş uçaklarının ilçeyi bombaladığını belirtti.
Tafran, saldırının sorumlularının hala yargılanmamasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, 'O gün kıyamet günü gibiydi.' dedi.
-'Kardeşimi defne hazırlarken ağzından köpük çıkmaya başladı'
Mustafa Berekat ise sabah saat 06.00 civarında hafif bir patlama sesi duyduğunu, küçük kardeşlerinden birinin kimyasal gazdan etkilenerek kalbinin yaklaşık 5 saat durduğunu söyledi.
Berekat, 'Kardeşimi defne hazırlarken ağzından köpük çıkmaya başladı. Allah ona yeniden hayat verdi. Roketin düştüğü yer evimize çok yakındı.' diye konuştu.
Daha önceki saldırılarda fosfor içerikli mühimmat nedeniyle kendisi ve kardeşinin yaralandığını ve Türkiye'de tedavi gördüklerini belirten Berekat, sadece Han Şeyhun saldırısı değil, Suriye genelinde işlenen tüm saldırılar nedeniyle sorumluların yargılanmasını talep etti.
-Han Şeyhun'un kimyasal saldırısı
İdlib'in güneyindeki Han Şeyhun ilçesi, 2014'ten itibaren askeri muhalifler ve rejim karşıtı silahlı grupların kontrolündeydi.
İlçe, 4 Nisan 2017'de Esed rejiminin kimyasal silahlı katliamıyla en az 100 kişiyi öldürmesinin ardından dünya gündemine oturdu.
Bunun üzerine ABD, 7 Nisan'da rejime ait Şayrat Askeri Hava Üssü'nü vurarak rejime sınırlı tepki gösterdi.
Türkiye, Rusya ve İran, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında Han Şeyhun'u da içeren alanı İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi ilan etti.
Ancak tüm bunlar, Han Şeyhun'u Esed rejimi ve destekçilerinin yoğun saldırılarının hedefi olmaktan kurtaramadı.
Birleşmiş Milletler (BM) ile Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (KSYÖ) ortak soruşturma misyonu (JIM), 27 Ekim 2017'de saldırının rejim tarafından düzenlendiğini doğruladı.
Uluslararası hukuk nezdinde savaş suçu işlediği ortaya koyulmuş olsa da katliamın sorumluları, Rusya'nın engellemesi üzerine Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanamadı.





