ERZURUM (AA) - Dünyada iklim değişikliği ve küresel çevre sorunlarına çözüm bulmak amacıyla mera ve çayır ekosisteminin önemine dikkati çekmek için 8 ülkeyi kapsayan 'İpek Yolu Kervanı' Erzurum'dan yola çıktı.

Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) tarafından görevlendirilen kervanın yolculuğu, Türkiye'den başlayıp Moğolistan'ın başkenti Ulanbator'da son bulacak.

Küresel çevre sorunlarına çözüm bulmak amacıyla 2 yılda bir düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP17) bu yıl ağustos ayında Moğolistan'da gerçekleştirilecek.

Iğdır'da 'Bir Millet İki Devlet' sınıfı törenle açıldı
Iğdır'da 'Bir Millet İki Devlet' sınıfı törenle açıldı
İçeriği Görüntüle

Söz konusu konferansa katılmak için aralarında dünyaca ünlü aktivistlerin de bulunduğu kervan, mera ve çayır ekosistemlerinin önemine dikkati çekmek için Türkiye'den Moğolistan'a uzanan 'İpek Yolu Kervanı' yolculuğu düzenliyor.

Erzurum'da tarihi yerleri ve meraları gezerek yerinde inceleme fırsatı bulan ekip, bugün buradaki gezisini tamamladıktan sonra yarın Malatya'ya doğru yola çıkacak. Ekip, Gaziantep ve Antalya'yı da ziyaret ederek Türkiye ayağını sonlandıracak.

Yolculukta meraların, insan yaşamının ve arazi yönetiminin önemine dikkat çekilmesinin yanı sıra küresel ölçekte eylem çağrısı oluşturulması hedefleniyor.

- 'Erzurum, meralarıyla, doğal yapısıyla bizim için önemli bir çıkış noktası'

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdür Yardımcısı Fatma Toru, gazetecilere, Birleşmiş Milletler'in (BM) çölleşmeyle mücadele sözleşmesi kapsamında üye ülkelerin katıldığı taraflar konferansının 'COP17' adıyla Moğolistan'da yapılacağını söyledi.

Bu konferans öncesinde 'İpek Yolu Kervanı' girişimi başlatıldığını belirten Toru, 'Bu girişimin Türkiye ayağı Erzurum, Malatya, Gaziantep ve Antalya'yı kapsayacak. Sonra Azerbaycan, Rusya, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Çin ve son olarak Moğolistan'da son bulacak.' dedi.

Toru, bu süreçte birçok çalışma yapacaklarını ifade ederek, 'Küresel çevre sorunlarına dikkati çekmek amacıyla sürdürülebilir arazi yönetimi, ekosistem faaliyetleri, meralar, pastoral yaşam biçimleri yani göçer kültürü gibi bunların tamamını görüntüleyecek heyet var. Ayrıca, çevreyle ilgili farkındalıkları olan aktivistler var. Genel Müdürlük olarak BM'nin çölleşmeyle mücadele sözleşmesinin ulusal odak noktası olduğumuz için hem ekibe mihmandarlık hem de onların bir sorunla karşılaşmamaları adına kurum ve kuruluşlarla irtibatlarını sağlıyoruz. Erzurum'dan başladık ve burası bir serhat şehri. Meralarıyla, doğal yapısıyla, hayvancılığıyla, kültürel zenginliğiyle bizim için önemli bir çıkış noktasını oluşturuyor.' diye konuştu.

- 'Mera kültürüne ve bu yaşamlara sahip çıkmak heyecan verici'

UNCCD iyi niyet elçisi Malili oyuncu, şarkıcı ve çevre aktivisti İnna Modja da yolculukta olmaktan heyecan duyduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin bu yolculuğun merkezini oluşturduğunu belirten Modja, şunları kaydetti:

'Bu benim için önemli bir şey ve gerçekten heyecanlandırıyor. Çünkü eski İpek Yolu'nu biliyoruz. Bu rotada olmak ve bunu güncel haliyle tecrübe etmek gerçekten çok önemli. Türkiye, kıtalar üzerine yayılmış bir ülke ve ben de Mali'den geliyorum. Biz de orada göçer bir topluluğuz. Burada olmak bu anlamda benim için çok büyük keyif. İpek Yolu'nun bu güzelliğini görmek, burada yaşayan insanların direncini, yaptığı çalışmaları, ortaya koyduğu çabaları görmek gerçekten çok güzel. Bunları göstererek meraların korunmasına katkıda bulunabilirsek bu çok önemli bir şey olur. Yolculuğumda birçok göçer toplulukla bir araya geleceğiz ve hepsinin farklı özellikleri ve gelenekleri var ama ortak olan da birçok nokta var. Mera kültürüne ve bu yaşamlara sahip çıkmak heyecan verici.'

Modja, gezinin İpek Yolu'nun güzelliğini yansıttığını anlatarak, meraların karşılaştığı en büyük riskin çölleşme olduğunu, iyi niyet elçisi olarak insan faktörüne inandığını sözlerine ekledi.

Heyette bulunan aktivistlerden Yazan Neme ise projenin kendileri için çok önemli olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

'Yol boyunca farklı ülkelere uğrayacağız. Amacımız, meraların önemine, sürdürülebilirliğine dair sorunların ve konuların altını çizmek. Meralar son derece büyük öneme sahip. Dünyanın çok büyük çoğunluğunu kaplıyorlar ve bunun yanında milyonlarca insan meralardan geçiniyor. Gıda güvenliği açısından da son derece büyük öneme sahip. Yol boyunca insanların karşılaştığı problemlerin daha görünür olmasını istiyoruz çünkü belli bir kırılganlık var ve bu kırılganlığın görünür olmasını hedefliyoruz. Bunun için yol boyunca insanlarla konuşacağız ve yerelde insanların yürüttüğü projelere daha iyi bir farkındalık oluşturmak istiyoruz.'

Kaynak: AA