İSTANBUL (AA) - İstanbul'da, Afrika Koordinasyon ve Eğitim Merkezi (AKEM) tarafından 'Dün Somali bugün Mali: Türkiye'nin beklenen hamlesi' paneli düzenlendi.

Cerrahpaşa Gevherhan Medresesi'nde düzenlenen ve moderatörlüğünü Doç. Dr. Ayhan Özkan'ın yaptığı panele, İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kavas, Tüm Afrika'nın Dostları Derneği (TADD) Başkan Yardımcısı ve Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serhat Onur ile Türkiye Malili Öğrenciler Derneği Başkanı Harouna İbrahima Traore katıldı.

Kavas, konuşmasında, Mali'deki krizin yalnızca güvenlik sorunu olmadığını, etnik, dini, ekonomik ve uluslararası boyutları olan çok katmanlı bir yapı taşıdığını belirterek ülkedeki istikrarsızlığın dış müdahalelerle daha da derinleştiğini söyledi.

Mali'nin özellikle 2010'lu yıllardan itibaren ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Kavas, bugün ülkede Rusya, Fransa, Çin ve Batılı şirketler arasında ciddi nüfuz mücadelesi yaşandığını dile getirdi.

Kavas, Mali'de özellikle altın, uranyum ve stratejik kaynaklar üzerindeki uluslararası rekabetin ülke içindeki kırılgan yapıyı daha da derinleştirdiğini ve yabancı şirketlerin faaliyetlerine karşı son dönemde yönetimin daha sert tutum aldığını kaydetti.

Mali'deki mevcut çatışma ortamının yalnızca askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini vurgulayan Kavas, dış müdahalelerin taraflar arasındaki güvensizliği artırdığını ifade etti.

Kavas, 'Somali'de nasıl Somalililer eliyle güvenlik ve istikrar konusunda belirli bir aşama sağlandıysa Mali'de de çözümün temel paydaşı Malililer olmalı.' dedi.

Yabancı askeri güçlerin veya dış müdahalelerin Mali'de kalıcı çözüm üretmeyeceğini savunan Kavas, Türkiye'nin tarafları aynı masa etrafında buluşturabilecek arabulucu bir rol üstlenebileceğini belirtti.

Mali'deki toplumsal yapının Somali'den farklı olduğuna işaret eden Kavas, ülkede etnik, dini ve bölgesel fay hatlarının bulunduğunu söyledi.

İzmir'de elektrik panosu ve koltuğa saklanmış uyuşturucu bulundu, 1 şüpheli yakalandı
İzmir'de elektrik panosu ve koltuğa saklanmış uyuşturucu bulundu, 1 şüpheli yakalandı
İçeriği Görüntüle

Sahra'nın en eski topluluklarından biri olarak kabul edilen ve siyaset ve ekonomide önemli roller üstlenen Tuaregler meselesinin Mali'deki temel kırılma alanlarından olduğunu dile getiren Kavas, Tuareglerin birçok Afrika ülkesine yayılan bir topluluk olduğunu ancak bazı ülkelerde merkezi yönetimlerle uyumlu ilişkiler kurulabildiğini dile getirdi.

Kavas, Mali'deki sorunun yalnızca etnik değil, aynı zamanda dış müdahalelerle derinleşen siyasi bir kriz olduğuna dikkati çekerek ülkedeki farklı toplumsal kesimlerin diyalog zemininin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye'nin son dönemde geliştirdiği arabuluculuk kapasitesinin Mali konusunda da kullanılabileceğini belirten Kavas, Etiyopya-Somali ve Rusya-Ukrayna süreçlerinde yürütülen diplomatik girişimlerin Türkiye'nin bu alandaki etkinliğini gösterdiğine dikkati çekti.

Kavas, Türkiye'de Mali'deki tarafları ve bölge ülkelerini bir araya getirecek diplomatik süreçlerin yürütülebileceğini, çözümün yerel aktörleri dışlamayan kapsayıcı bir anlayışla mümkün olabileceğini dile getirdi.

- Türkiye, sivil toplumuyla ve kurumlarıyla birlikte gitmeli'

Op. Dr. Onur da nisan ayında Mali'de bulunduğunu ve halkın mevcut yönetime yönelik olumlu yaklaşımına tanıklık ettiğini anlattı.

Mali'de özellikle altın başta olmak üzere doğal kaynaklar üzerindeki uluslararası rekabetin çatışmaları beslediğini söyleyen Onur, İngiliz, Avustralyalı ve Kanadalı şirketlerin bölgedeki etkisine dikkati çekti.

Onur, Burkina Faso, Nijer ve Mali arasında kurulan Sahel İttifakı'nın bölgede yeni bir işbirliği zemini oluşturduğunu belirterek, bu yapının ilerleyen süreçte genişleyebileceğini ifade etti.

Türkiye'nin Mali'deki etkisinin yalnızca savunma alanıyla sınırlı olmadığını dile getiren Onur, sağlık alanında da ciddi beklentiler bulunduğunu söyledi.

Op. Dr. Serhat Onur, Mali makamlarının Türkiye'den özellikle protez üretimi, sağlık personeli eğitimi ve çocuk kalp hastalıklarının tedavisi gibi alanlarda destek talep ettiğini aktararak 'Türkiye bir yere yalnızca savunma sanayisiyle değil, sağlığıyla, sivil toplumuyla ve kurumlarıyla birlikte gitmeli.' diye konuştu.

Onur, Türkiye'nin Mali ordusuna yönelik askeri eğitim faaliyetleri ile savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin son yıllarda arttığını vurguladı.

Traore de Mali'de son yıllarda güvenlik sorunlarının ciddi şekilde arttığını belirterek uluslararası güçlerin varlığına rağmen terör tehdidinin ülkenin kuzeyinden güneye kadar yayıldığını söyledi.

Traore, 24 Mayıs 2021'de yaşanan ikinci askeri darbenin geniş halk gösterilerinin ardından gerçekleştiğini belirterek Mali halkının mevcut yönetime önemli destek verdiğini ifade etti.

Ülkedeki ayrılıkçı hareketlere de değinen Traore, Tuareglerin Mali toplumunun küçük bir bölümünü oluşturduğunu, buna rağmen bağımsızlık taleplerinin ülke genelinde yeni gerilimler doğurduğunu kaydetti.

Traore Mali'de askeri kapasitenin sınırlı olduğunu belirterek ülkede ciddi bir bilgi kirliliği bulunduğunu ifade etti.

Kaynak: AA