HER yıl, dünyanın dört bir yanından 700 farklı üretici, tasarımcı, marka ve galerinin bir araya geldiği Londra El Sanatları Haftası’na, Londra Yunus Emre Enstitüsü, Türk gastronomisinin en önemli illerini de derinden etkileyen 6 Şubat depreminin yaralarını sarmak, bu kadim şehirlerin gastronomi geleneğini sürdürmek ve mutfaklarını dünyaya tanıtmak için bu şehirlerin en önde gelen şefleriyle çeşitli atölyeler düzenledi. Yoğun bir taleple gerçekleşen atölyelerden elde edilen gelirin tamamı AFAD’a bağışlandı.

‘ANADOLU’NUN SIFIR ATIK MUTFAĞI
Etkinlik haftası, Anadolu mutfağının baş yıldızlarından biri olan Malatya mutfağı yolculuğu Şef Ali Açıkgül’ün ‘Anadolu’nun Sıfır Atık Mutfağı’ ile başladı. Yaz aylarında balkonda kurutulan sebzelerden, evde artan malzemeleri dönüştürerek yapılan yeni yemeklere, Anadolu mutfağı yüzyıllar boyunca sıfır atık ve sürdürülebilirliğin adı konulmamış merkezlerinden olmuştur. Şef Açıkgül’ün reyhan şerbeti̇, hırınç, kayısı kavurması, tavşanlama tariflerini katılımcılarla buluşturduğu atölyesini, ‘Malatya Mutfağı: Unutulmuş tatlar’ başlıklı ikinci bir sunum takip etti. Unutulmaya yüz tutan leyvaz kavurması, sırın, pekmezli kaygana ve tava helvası gibi tarifleri, Şef Açıkgül’ün coğrafya, Yemek ve çocukluk anıları ile süslediği etkinlikte katılımcılar, ustasından püf noktalarını da öğrendikleri lezzetlerin tadımını da yaptılar.
İLLE DE HATAY MUTFAĞI
Biletleri çıktığı günlerde hızlıca tükenen Hatay Mutfağı etkinliğinde ise ödüllü Şef Özlem Warren, kendi memleketi, dinlerin ve kültürlerin buluşma noktası olarak bilinen Hatay-Antakya mutfağından tepsi kebabı, patatesli bulgurlu köfte ve biberli ekmek yapımını gösterdi. Katılımcılar sadece depremin vurduğu Hatay şehirlerinin yemeklerini tatmakla kalmayıp, Şef Özlem Warren’dan şehre dair çocukluk anılarını ve hikâyelerini yeni yemek kitabının ufak bir tanıtımıyla birlikte dinlediler. Hız kesmeden devam eden Türk mutfağı atölyelerinin ikinci gününde, Şef Servet Kılıç’ın memleketi UNESCO Gastronomi şehri Gaziantep mutfağı katılımcıların ilgi odağı oldu. Gaziantep’in yöresel kahvaltı çeşidi olan ‘olmaç’ ile başlayıp ‘Ali Nazik’ ile tamamlanan atölyeyi, Antep fıstığının baş rolünü oynadığı Gaziantep Tatlıları atölyesi takip etti.

5 FARKLI EBRU ATÖLYESİ
Mutfak etkinliklerinin yanında Üstat Hasan Çelebi’nden icazetli Hattat Gülnaz Mahboob ile geleneksel hat malzemeleriyle, hat sanatını deneyimledikleri iki atölye ve Ebru sanatçısı Dilara Karaağaç ile çocuk ve yetişkin olmak üzere 5 farklı ebru atölyesinin yapıldığı sanat aktiviteleri de katılımcılar tarafından yine ilgi odağı oldu. Katılımcılar, hat sanatının geleneksel malzemeleri ile bu kadim sanatı deneyimlerken, atölye sırasında Hattat Mahboob tarafından katılımcıların kendi baş harfinin Nesih yazı stili ile yazıldığı kolyeleri ile evlerine gittiler. Ebru atölyeleri boyunca ise teknelerinde karanfilden laleye çeşitli çiçekler açtıran katılımcılar, hem bu tarihi sanatı eğlenceli bir biçimde öğrenmiş hem de evlerine kendi yaptıkları şaheserleriyle dönmenin mutluluğunu yaşadılar.

Editör: Mehmet Taisi Guzel