İSTANBUL (AA) - Medipol Sağlık Grubu, 'Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı' kapsamında 'Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Paneli' gerçekleştirdi.

Gruptan yapılan açıklamaya göre, güncel tedavi yöntemlerinin ele alındığı etkinlikte, kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığına dikkati çekmek amacıyla 5 farklı branş uzmanı bir araya geldi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen ve tarama programlarından akıllı ilaçlara, kapalı cerrahi avantajlarından beslenme alışkanlıklarına kadar birçok detayın ele alındığı panelde, kanserden korunmak için 45 yaşından itibaren düzenli kontrolün zorunluluk olduğu vurgulandı.

Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haksal üstlenirken, Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, kolorektal kanserin tarama yöntemlerinden güncel tedavi yaklaşımlarına kadar birçok başlığı farklı disiplinlerin bakış açısıyla değerlendirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Haksal, kanserden korunmada yaşam tarzının büyük rol oynadığını, özellikle beslenme ve düzenli hareket ile ortalama 1,5-2 litre su tüketiminin, vücut için oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Sedanter yaşamın birçok hastalık için risk oluşturduğunu belirten Haksal, şunları kaydetti:

'Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında bazı durumlarda hastalarda 'stoma' olarak bilinen torba uygulaması gerekebiliyor. Bu durum, özellikle rektum bölgesindeki tümörlerin konumuna göre değişebilir. Çoğu vakada torba geçicidir. Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda hastalar daha az ağrı hisseder, erken ayağa kalkabilir ve günlük yaşamlarına hızlı dönebilir. Açık ameliyatlarda iyileşme süresi daha uzun olurken, kapalı cerrahi sayesinde hastanede kalış süresi de ortalama 5-7 günlere kadar düşebiliyor. Ameliyat sonrasında hastaların erken dönemde yürütülmesi ve beslenmeye kademeli olarak başlanması, iyileşme sürecini olumlu yönde etkiliyor.'

- 'Kolon kanserinde erken tarama önem taşıyor'

Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç de kolon kanserinde taramanın büyük önem taşıdığını ve son yıllarda kolonoskopi tarama yaşının erkene çekildiğini aktardı.

Bilgiç, 'Daha önce 50 yaş üzerindeki bireylere önerilen taramaların artık 45 yaşından itibaren yapılmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Kolonoskopi sırasında polip tespit edilirse, büyüklüğü ve yayılımı incelenir ve buna göre tedavi planı yapılır. Aynı zamanda hastanın bir sonraki tarama zamanını da buna göre belirliyoruz. Hareketsiz yaşam tarzı, liften fakir ve yağdan zengin beslenme, obezite ve aile öyküsü kolon kanseri için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.' değerlendirmesini yaptı.

Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, rektum kanserinde tedavi sürecinin çoğu zaman ameliyat öncesinde planlandığını ve ışın tedavisinin tümörü küçültmek amacıyla uygulandığını kaydetti.

Hastaları öncelikle ayrıntılı şekilde değerlendirdiklerini ve hastalığın evresine göre tedavi planı oluşturduklarını belirten Altonok, şu ifadeleri kullandı:

'Ameliyat öncesinde uyguladığımız radyoterapiyle tümörün boyutunu küçültmeyi hedefliyoruz. Bu sayede cerrahi işlem daha kontrollü ve küçük bir kesiyle gerçekleştirilebiliyor. Tedavi sürecini bilgisayar destekli planlamayla hazırlıyoruz. Hangi bölgenin ışınlanacağı detaylı olarak belirleniyor ve işlem kısa sürede tamamlanıyor. Işın tedavisi yalnızca hedeflenen bölgede etkili oluyor. Bazı yan etkiler görülebilse de bunlar çoğu zaman hastaların tolere edebileceği düzeyde oluyor ve tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarına büyük ölçüde devam edebiliyor.'

- 'Erken evrede tedavi başarısı yükseliyor'

Doç. Dr. Atakan Topçu da kolon kanserinin erken evrede yakalandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ve hastalığın, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını ifade etti.

Tarama yöntemleri sayesinde hastalığın erken evrede tespit edilebildiğine değinen Topçu, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Kolon kanseri erken evrede yakalandığında, yalnızca cerrahi tedaviyle tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalık. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşıyor. Evre 1 hastalarda genellikle kemoterapiye ihtiyaç duyulmaz. Evre 2'de ise bazı hastalarda ek tedavi gerekebilir. Daha ileri evrelerde ise kemoterapi ile hedefe yönelik akıllı ilaçlar tedavi seçenekleri arasına girebilir. Kolorektal kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi yöntemleri, günümüzde daha yönetilebilir hale geldi. Bu nedenle hastaların tedavi sürecini mutlaka hekim kontrolünde yürütmesi gerekiyor.'

Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır ise kanser hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan görüntüleme yöntemlerinin, önemli bilgiler sağlayabildiğine değindi.

PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun genellikle düşük seviyelerde olduğunu aktaran Çakır, özellikle çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, 'Bu tetkiklerde verilen radyasyon dozları oldukça düşük ancak yine de çocuk hastalarda mümkün olduğunca dikkatli davranmak gerekir. Alternatif bir bakım seçeneği varsa, tetkik sırasında çocuğun yanında başka bir yakının bulunması tercih edilebilir. Gebelerde ise radyasyon konusu çok daha hassas bir şekilde değerlendirilmeli. Gerekli durumlarda görüntüleme yöntemleri dikkatle planlanmalı.' ifadelerini kullandı.

Yapı Kredi Faktoring'e Global Banking & Finance Awards 2026'dan iki ödül
Yapı Kredi Faktoring'e Global Banking & Finance Awards 2026'dan iki ödül
İçeriği Görüntüle


Kaynak: AA