AMSTERDAM (AA) - NURAN ERKUL - Türk kadın liderlerin küresel sahnedeki önemli temsilcilerinden birisi olan Pınar Abay, bugün 600 milyar avronun üzerinde mevduat ve 500 milyar avrodan fazla kredi büyüklüğünü yönettiği ING Grubu'nda Avrupa ve ötesine yayılan operasyonlarda üst düzey sorumluluk üstlenen önemli bir isim olarak öne çıkıyor.

Anadolu Ajansının uluslararası kuruluşlara liderlik eden Türk yöneticilerle yaptığı 'Zirvedeki Türkler' başlıklı röportaj serisinin konuğu olan Abay, Ankara'dan küresel finans dünyasına uzanan kariyer yolculuğu, önemli kararları ve bankacılık sektöründeki hızlı dönüşümü anlattı.

Anne ve babası Kayserili olan Abay, 1977'de Ankara'da doğdu. Abay, üniversite dahil eğitim hayatının büyük bölümünü Ankara'da geçirdi. Kalabalık bir aileyle 'paylaşılan, büyük sofralarda' büyüdüğünü söyleyen Abay, 'inanılmaz fedakar bir annesi' olduğunu söyledi.

Abay, annesinin tüm hayatı boyunca kendisini desteklediğini belirterek, 'Annemin fedakarlığının bende çok etkisi oldu. Sürekli bizi bir şeyler yapmaya yönlendirdi. Belki de annem üniversiteye gitmediği ve iş hayatında böyle bir kariyeri olmadığı için kendi kızının bunu en iyi şekilde yapabileceğiyle ilgili çok destekledi. Türkiye'de bu şekilde çok anne var.' dedi.

EY Küresel Bankacılık Risk Yönetimi Araştırması yayımlandı
EY Küresel Bankacılık Risk Yönetimi Araştırması yayımlandı
İçeriği Görüntüle

Ailesinde özellikle kadınlarda mesleki olarak genellikle öğretmenliğin öne çıktığını dile getiren Abay, Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni kazandığında ekonomi alanını bilinçli olarak seçmediğini anlattı.

Abay, şu anki çocuklarda olduğu gibi bilinçli ve yönlendirmeyle bir eğitim hayatı olmadığını ifade ederek, o yılları şöyle aktardı:

'Benim hep bir şeyleri iyi yapmak ve başarmak konusunda bir merakım vardı. O zamanlar da Bilkent'in burslu bölümü yüksek puanlıydı. Tüm üniversitelerin içinde hangi okulun daha yüksek puanlı olduğuna baktım ve ona girmeye çalıştım. O yaşlarda 'ekonomi veya mühendislik okuyayım' gibi bir bilincim yoktu. Geriye dönüp baktığımda her zaman söylediğim, benim ilgim matematik ve fen alanındaydı. Aslında keşke mühendislik okusaymışım, bunu ekonomi kötü bir bilim dalı diye söylemiyorum ama mühendisliğe yatkın bir çocuktum ama kız çocuğu olarak kızların da mühendis olabileceği yaklaşımı benim ortamımda çok yoktu. O sanki erkeklerin okuduğu bir bölüm gibi geliyordu. Bu yüzden, fırsatım oldukça gençlere 'Kızlar da erkekler de tüm bölümleri okuyabilir, kız çocuklarının da bu tip alanlardan çekinmemesi ve daha çok yönlendirilmesi lazım.' diyorum. O zaman bu bölümleri bilsem belki çok daha farklı bir iş hayatım da olabilirdi. Şimdi çocuklarımıza eğitim hayatlarıyla ilgili yönlendirmelere bakıyorum da, benim hayatımda büyük bir yönlendirme hiç olmadı.'

- Harvard'da yüksek lisans sonrası kariyerine New York'ta devam etti

Çalışkan bir öğrenci olduğunu ve 'bugünün işini yarına bırakmama' alışkanlığının iş hayatında da devam ettiğini kaydeden Abay, Bilkent Üniversitesi'nden dereceyle mezun olduktan sonra hocalarının akademiye yönlendirdiğini ancak kendisinin 'Kayseri genlerinin' de etkisiyle ticaretle uğraşma fikrine yakın olduğunu anlattı.

Abay önünde örnek de olmadığı için nereden başlayacağını tam bilemediği dönemde üniversitedeki profesör hocalarından birinin yönlendirmesini şöyle anlattı:

'Hiç unutmuyorum, hocalarımdan biri dedi ki 'Bir şirket geliyor kampüse, başarılı çocukları arıyorlar. Sen git onların sunumlarını dinle.' Tamamen tesadüf. McKinsey o zaman Türkiye'de ofis açıyor ve ilk alım olarak 5-6 kişi alacak. O sunumda anlatılanlardan etkilendim ve başvurdum. Çetrefilli bir mülakat sonucunda Türkiye'de o aldıkları küçük grubun içine girdim. Zaten aldıkları herkese o zamanlar birkaç sene çalıştıktan sonra yurt dışına gidip MBA yapma zorunluluğu vardı. Ben iki sene civarı çalıştım ve yüksek lisans için Harvard'ı kazandım.'

Yüksek lisanstan 2003'te mezun olduğu dönemde dünyanın ekonomik olarak çok iyi bir durumda olmadığını kaydeden Abay, New York'ta kalmaya karar vermesinin ardından tekrar McKinsey'nin buradaki ofisine başvurdu ve çalışmaya başladı.

Abay, burada yaklaşık 6 yıl çalıştığı sürede evlendi ve ilk çocuğunu dünyaya getirdi. 'Çocuğunuz olduğunda biraz daha zorlanıyorsunuz, aileniz yanınızda değil. Çocukları bir noktada Türkiye'de mi büyütsek diye de düşünüyordum.' diyen Abay, çalıştığı kurumun İstanbul ofisinden yeniden teklif aldı.

Abay, bu fırsatın kendisine de uyduğunu ve kariyer-özel hayat dengesini daha iyi götürebileceğini de düşünerek New York'tan İstanbul'a döndü.

O dönemler Türkiye ekonomisinin hızlı büyüdüğünü ve çok yabancı yatırımcı olduğunu anlatan Abay, şirketin Türkiye'de bankacılık sektöründeki faaliyetlerini büyütmeye odaklandığını söyledi.

- Doğum izninde ve yaz tatilinde gelen 'beklenmedik telefonlar'

Abay, bu dönemde McKinsey'deki görevi kapsamında Türkiye'de birçok bankayla çalıştığını ve 'tam işleri yoluna oturttuğu' ve ikinci çocuğunun doğum iznindeyken ING'den bir toplantı için telefon aldığını ifade etti.

Bu toplantıdan 7 ay sonra ING Türkiye'nin Genel Müdürü olduğunu aktaran Abay, 'İki çocuğum oldu, işler yoluna oturdu biraz daha sakin gideyim derken 34 yaşında ING Türkiye Genel Müdürü olarak çok daha komplike bir işin başına geçmiş oldum.' dedi.

- Abay'ın devraldığı dönemde ING Türkiye de OYAK Bank'ı satın almıştı

Türkiye'de bankacılık değerlemelerinin yüksek olduğu bu yıllarda Avrupa'nın ekonomik krize girdiğini dile getiren Abay, banka yönetiminin kendisine 'Bu bankayı dijital bir banka yap.' dediğini aktardı.

Abay, o sırada banka bünyesinde dijitale bakan birkaç çalışan olduğunu ancak ING'ye ekonomik olarak yük yaratmadan ING Türkiye'de dijitalleşme sürecini başlattıklarını ifade etti.

Buradaki 9 yıllık genel müdürlük görevinde Türkiye ekonomisi için faydalı alanlar başta olmak üzere, kadın-erkek eşitliği ve kız çocuklarına daha fırsat verilmesini sağlayan sosyal sorumluluk projelerini yaptıklarını anlatan Abay, 'Yıllar içinde o ekipte çalışan arkadaşlarımızın çoğu ING'nin bünyesinde olmak üzere çok iyi kariyerler inşa etti. ING Türkiye'den küresel pozisyonlara gelen birçok Türk var. Ayrıca, Türkiye'deki yönetim ekibimizin sanırım hepsi kadın şu anda.' diye konuştu.

Abay, 2020'ye kadar Türkiye'deki süreci yönetmesinin ardından o yaz grubun yönetim kurulundan yine bir telefon aldığını ifade etti.

ING Grubu'nun yaklaşık bir trilyon avroluk bilançosunun yüzde 40'ını oluşturan Belçika ve Hollanda'yı kapsayan Pazar Liderleri Bölgesi Başkanlığı görevi için 2020'de ailesiyle Amsterdam'a taşınan Abay, Kovid-19'un da başladığı döneme denk gelmesi nedeniyle bu görevdeki ilk aylarının oldukça zor geçtiğini anlattı.

Türkiye'den Avrupa'ya geldiğinde alıştığı dijitalleşmenin burada olmadığını ve dijitalleşme sürecini Avrupa'da hızla uygulamaya başladığını söyleyen Abay, 'Türkiye'deki bankacılık sektörü çok dijital. Sadece bankacılık değil, mesela e-devlet gibi bir yapı Avrupa'da birçok yerde yok. Ülke olarak bizim altyapı ve dijitalleşmemiz birçok Avrupa ülkesinin ilerisinde.' ifadelerini kullandı.

Öte yandan Belçika ve Hollanda'nın ana dillerini bile konuşmadığı için de ilk 12-18 aylık döneminde çok zorlandığını anımsayan Abay, buna rağmen konfor alanından çıkmanın gelişim için önemli olduğuna inanıyor.

Abay, Belçika ve Hollanda'yı kapsayan görevinin ardından 2022'de ING Belçika Yönetim Kurulu Başkanı olarak atanarak ING Belçika'nın 150 yıllık tarihindeki ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı oldu ve 2023'e kadar bu görevi sürdürdü.

Halihazırda ING Grubu'nda 10 ülkeden sorumlu ING Grubu Global İcra Kurulu Üyesi ve Global Perakende Bankacılık Başkanı olarak görev yapan Abay, 600 milyar avronun üzerinde mevduat ve 500 milyar avroyu aşkın kredi büyüklüğünü yönetiyor. Abay'ın yönettiği iş kolu ING Grubu karlılığının üçte ikisine karşılık geliyor.

- Kariyerine dokunan mentörler

Abay'ın kariyerine dokunan önemli insanlar da olmuş. Halihazırda BBVA Grup Üst Yöneticisi Onur Genç'in McKinsey'deyken müdürü olduğunu söyleyen Abay, 'Onur Genç ile yıllarca beraber çalıştık, ona hala çok danışırım.' dedi.

Abay, Güler Sabancı'nın kendisi için çok iyi bir mentör olduğunu ve kendisiyle yıllarca çok vakit geçirdiğini belirterek, kariyerinin birçok önemli adımında Sabancı'nın yön gösterdiğini anlattı.

ING Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı John T. McCarthy'nin kendisine halen fikir verdiğini aktaran Abay, Fiba Grubu Kurucusu Hüsnü Özyeğin'in de kariyeri boyunca yön gösteren önemli insanlar arasında yer aldığını söyledi.

- 'Bankacılıkta teknoloji öngörülemez hızda ilerliyor'

Finans ve bankacılık dünyasında yakından gözlemlediği gelişmeleri de değerlendiren Pınar Abay, bankacılık sektöründe teknolojinin öngörülemez bir hızda ilerlediğini ve artık insanla yaptıkları hemen hemen her şeyin botlarla yapılır hale geldiğini dile getirdi.

Abay, banka bünyesinde botlarla işlem yapan ve insan gibi çalışan ajanlar ürettiklerini belirterek, 'Ben bunu bir sene önce hayal bile edemezdim. Bana ilk anlatıldığında 'olamaz herhalde' diye düşünmüştüm ama görüyorum, oluyor.' diye konuştu.

Öte yandan, müşteriyle iletişim kurarken daha önce kullanılan mesajlaşmanın yerini sesli iletişimin almaya başladığını kaydeden Abay, müşteriyle konuşan ses için bot ve insan ayrımı yapmanın mümkün olmadığını anlattı.

Abay, ajanın müşterinin duygu durumunu bile tahmin edip sesini değiştirebildiğini ifade ederek, sektöre yönelik şu öngörülerini paylaştı:

'Bankalar, teknolojinin iş yapış şeklini çok değiştirdiği yer haline geliyor. Bunu yapamayan bankaların başarılı olma şansları yok çünkü bu teknolojiler o kadar büyük verimlilik sağlıyor ki biz şu anda bile bazı konularda geri kaldığımızı hissediyoruz. Geçen yılki yapay zeka çözümlerini tüm ülkelerimizde uyguladık. Örneğin, bir sene geçti ve yeni bir teknoloji çıktı. Kendimize bakıp teknolojimizi yenilememiz lazım diyoruz. Önceden ancak 40 yılda bir ana bankacılık platformu değiştirirdik. Dolayısıyla benim gördüğüm en büyük değişim bu. Ve bu çok büyük bir avantaja dönüştürülebilir ve bu avantajı yakalayabilen bankalar başarılı olacak, yakalayamayanların hepsinin yok olacağını düşünüyorum.'

- 'Türkiye'den globale hizmet ihracatı'

Türkiye'de bankacılık sektörünün dijital altyapısının ise görece yeni ve değişimlere kolay adapte olabilecek durumda olduğunu söyleyen Abay, Türkiye'deki genç işgücünün bu gelişmelere ayak uydurma konusunda önemli bir avantaj sunduğunu dile getirdi.

Abay, Türkiye'nin bu açıdan 'mükemmel bir pazar' olduğuna işaret ederek, 'Biz bunu gördüğümüz için geçtiğimiz senelerde bankadan ayrı bir şirket kurduk, ING Hubs Türkiye adında. Sadece teknoloji üretimi ve veri analitiği için çok sayıda çalışan arkadaşımız var. Bu kişiler ING Türkiye'nin parçası değil, ayrı bir şirket altında. Türkiye'de iyi eğitimli gençleri bulup işe alıyoruz ve onlar bizim global pazarlarımıza hizmet veriyorlar. Onlar için de müthiş bir kariyer fırsatı.' dedi.

Bu yapılanmadan çok memnun olduklarını ifade eden Abay, bu tür yapılanmaların 'beyin göçünü önleyici adımlar' olduğunu aktardı.

Abay, ING Hubs'ta çalışan sayısını bir yıl içinde 300 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini ve sonrasında daha fazla büyüteceklerini açıkladı.

- Gençlere 'çalışmaktan sıkılmamayı öğrenmek' tavsiyesi

Pınar Abay'ın, gençlere tavsiyeleri de var. Bunlardan ilki 'çalışmak'.

Çalışmadan hiçbir şey olmadığını söyleyen Abay, 'Bazen gençlerde şu hissiyata kapılıyorum, bir tıkla bir şeye ulaşabiliyoruz ya, her şey önümüze çok kolay gelecek gibi bir algı olabiliyor. Hiç kimsenin hayatı bir yerlere gelirken çalışmadan olmadı. Her yaşta çalışmak lazım, çalışmaktan sıkılmamayı öğrenmeliyiz. Hayatta bir şeyler yapmak istiyorsak, çalışmamız gerekiyor. Hiçbir genç mesela yazını boş geçirmemeli. Böyle söyleyince çocuklarım bana kızıyor ama bu biraz Kayseri genlerimden de geliyor olabilir. Şans eseri para kazanmak, kariyer yapmak gibi bir şey yok hayatta.' diye konuştu.

Abay'ın ikinci tavsiyesi de 'iyi kalpli insanları etrafında bulundurmak'. Samimi ilişkilere vakit ayırmak gerektiğini dile getiren Abay, 'Çalışmak ve sevgi dolu insanlarla olmak en fazla önerebileceğim iki tavsiyem olur çünkü bunları bazen unutuyoruz gibi geliyor.' diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: AA