İSTANBUL (AA) - Sunar Mısır, mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek, 100'ün üzerinde ülkeye ihraç ediyor.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, AR-GE Merkezi'ne yatırımlarını artırarak inovasyon çalışmalarını sürdürüyor.
Sunar Mısır, stratejik bir ham madde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek, gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor.
Üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendiren şirket, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor.
Tarımın stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik ham madde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda ham maddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Sunar Mısır, söz konusu ham maddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla AR-GE yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde yenilikçi ürünlere dönüşümüne kadar oluşan değer zincirini yönetiyor.
Mısır, halihazırda birçok ürünün temel ham maddesi olarak birçok sektörde rol oynuyor. Şirketin AR-GE yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor.
Sunar Yatırım AR-GE Merkezi, 2018'de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından, nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor.
Nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor.
Ürünlerini 100'den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, AR-GE gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. Geçen yıl AR-GE ekibine yeni araştırmacılar dahil eden şirket, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağladı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanları da ekibe katarak multidisipliner yapıyı güçlendirdi.
Şirket, aynı dönemde AR-GE harcamalarını iki katına çıkarırken, bütçenin önemli bölümünü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayırdı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yaptığı yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı.
Sunar Mısır'ın AR-GE stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor.
Bu yılki hedefleri doğrultusunda, sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor.
- 'İşlerimizin çok büyük bölümünü mısır oluşturuyor'
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mustafa Nuri Çomu, işlerinin çok büyük bölümünü mısırın oluşturduğunu belirtti.
Mısırın halihazırda yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik ürün olduğunu aktaran Çomu, şunları kaydetti:
'Mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik yenilikçi uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor.' değerlendirmesini yaptı.




