ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulamasının bu yıl itibarıyla vakıf üniversiteleri için de geçerli olacağını belirterek, 'Bu kapsamda başta hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık olmak üzere bazı programların kontenjanları vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda azaltılacaktır.' dedi.
Özvar, YÖK Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yükseköğretim Meclisi İstişare Toplantısı'na katıldı.
Yükseköğretim sisteminin Türkiye'nin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerini, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alan olduğuna işaret eden Özvar, bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her kararın çok boyutlu, veriye dayalı ve ileriye dönük bakış açısıyla ele alındığını söyledi.
Kontenjan planlamalarını yaparken titiz ve detaylı bir süreç yürüttüklerini, bu konuda meslek kuruluşlarının, sektör temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine önem verdiklerini vurgulayan Özvar, şunları kaydetti:
'Meslek örgütlerinden gelen geri bildirimler, sahadaki istihdam koşullarını, mesleklerin dönüşüm hızını ve mezunların karşılaştığı gerçek sorunları doğrudan yansıtması bakımından bizim için fevkalade kıymetlidir. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik önem kazanacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temelinde işte bu kapsamlı değerlendirmeler yer almaktadır.'
- Eğitim fakültelerinde kontenjanı en fazla azalan fen bilgisi oldu
Özvar, son yıllarda hem kamu hem de vakıf üniversitelerinde önemli yapısal kararlar aldıklarını, bunlardan ilkinin ikinci öğretim programlarının tamamen kapatılması olduğunu hatırlattı.
Mezunların istihdam imkanlarında giderek daralan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmaya gittiklerini belirten Özvar, şunları ifade etti:
'2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14'ten 843 bin 547'ye düşürülmüştür. Yani toplam 246 bin 467 kontenjan azaltılmıştır. Oransal olarak gerçekleşen düşüş yüzde 23'tür. Bu kontenjanların 107 bin 552'si ikinci öğretim kontenjanlarıdır. 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197'sinin kontenjanları düşürülmüştür. Bu lisans programlarında kontenjan sayısı toplamda 117 bin 606 azalmıştır. En fazla kontenjan düşüşü gerçekleşen lisans programlarının başında öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar yer almaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları 12 bin 15'ten 3 bin 680'e, Tarih kontenjanları 10 bin 658'den 3 bin 646'ya tenkisada gidilmiştir.
Eğitim fakültesi programları arasında, fen bilgisi öğretmenliği kontenjanı 2 bin 864'ten 1219'a düşürülmüş ve kontenjanı en fazla azalan program bu program olmuştur. İlköğretim matematik öğretmenliği kontenjanları 4 bin 18'den 2 bin 698'e, İngilizce öğretmenliği 5 bin 60'tan 3 bin 437'ye, beden eğitimi ve spor öğretmenliği 3 bin 697'den 2 bin 560'a, okul öncesi öğretmenliği 5 bin 152'den 3 bin 476'ya, rehberlik ve psikolojik danışmanlık 5 bin 741'den 3 bin 498'e düşürülmüştür.'
Çocuk gelişimi, felsefe, sosyoloji, tarih ve Türk dili edebiyatı açıköğretim lisans programlarına 'ikinci üniversite' kapsamında kayıt için 35 yaş üzeri olma şartı getirildiğini anımsatan Özvar, eğitim fakültesi programlarında, öğretmenliğe kaynak teşkil eden diğer programların kontenjanlarının belirlenmesinde Milli Eğitim Bakanlığının kamudaki ve özel sektördeki öğretmen planlamasının dikkate alındığını vurguladı.
- Tıp fakültelerinin kontenjanları korundu
YÖK Başkanı Özvar, hukuk fakültesi kontenjanlarında son yıllarda önemli düzenlemelerin hayata geçirildiğini, 2023-2025 yılları arasında devlet ve vakıf üniversitelerinde kontenjanların 15 bin 313'ten 9 bin 821'e düşürüldüğünü belirtti.
Devlet üniversitelerinde hukuk fakültesi kontenjanlarındaki azalmanın 4 bin 955, vakıf üniversitelerinde ise 537 olarak gerçekleştirildiğini aktaran Özvar, hukuk programları kontenjanlarında benzer bir azalmanın bu yıl da vakıf üniversitelerinde uygulanacağını söyledi.
Sağlık programlarında beslenme ve diyetetik programının en fazla kontenjanı düşürülen program olduğunu dile getiren Özvar, bu programın kontenjanının 6 bin 922'den 4 bin 24'e indiğini kaydetti.
Özvar, 2023-2025 yılları arasında eczacılık programında kontenjanın 4 bin 512'den 3 bin 416'ya düştüğünü hatırlatarak, 'Diş Hekimliği programlarında kontenjan 9 bin 127'den 7 bin 81'e düşmüştür ve bu yüzde 22 oranında bir düşüşü temsil etmektedir. DUS ile girilen uzmanlık dallarıyla aynı adı taşıyan yükseklisans ve doktora programlarına öğrenci alımını durdurmuş vaziyetteyiz. DUS ile girilen uzmanlık dallarıyla aynı adı taşıyan programlar dışında diğer lisansüstü programlara ilgili mevzuat doğrultusunda üniversitelerin talebi, YÖK'ün planlaması ile öğrenci alınabilecektir.' dedi.
Fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının kontenjanının 6 bin 761'den 5 bin 826'ya, hemşirelik programlarının kontenjanının ise 18 bin 465'ten 17 bin 36'ya düşürüldüğünü ifade eden Özvar, tıp fakültelerinin kontenjanlarının ise bu dönemde muhafaza edildiğini bildirdi.
- Yapay zeka mühendisliği programının kontenjanı artırıldı
Özvar, 2023-2025 yılları arasında mühendislik fakültelerinin kontenjanlarında da önemli bir azaltmaya gidildiğini anımsattı.
Son iki yılda kurulan veya ivme kazanan programlara ilişkin Özvar, şu bilgileri paylaştı:
'Yapay zeka mühendisliği yüzde 63, siber güvenlik mühendisliği gibi mühendislik programları ile harita mühendisliği yüzde 23, gemi ve deniz teknolojisi mühendisliği yüzde 19, jeoloji mühendisliği yüzde 8, nanoteknoloji mühendisliği yüzde 81, gemi makineleri işletme mühendisliği yüzde 4, otomotiv mühendisliği yüzde 4, uçak mühendisliği yüzde 3, deniz ulaştırma işletme mühendisliği yüzde 9, endüstriyel tasarım mühendisliği yüzde 32, malzeme ve nanoteknoloji mühendisliği yüzde 49, orman endüstrisi mühendisliği yüzde 16, gemi inşaatı ve gemi makineleri mühendisliği yüzde 8, metalurji ve malzeme mühendisliği yüzde 3, su ürünleri mühendisliği yüzde 2 gibi mühendislik programlarında değişen oranlarda kontenjanlar artırılmıştır.'
Özvar, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde yer alan programların kontenjan düzenlemelerinden önemli ölçüde etkilendiğine işaret ederek, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi ve kamu yönetimi, iktisat ve ekonomi, işletme ve maliye programlarının kontenjanlarının düşürüldüğünü söyledi.
2023-2025 yıllarında ilahiyat fakültesi kontenjanlarının 15 bin 795'ten 10 bin 859'a indirildiğini aktaran Özvar, gazetecilik, şehir ve bölge planlama, radyo, televizyon ve sinema, sosyal hizmet, mimarlık, iç mimarlık ve psikoloji programlarının da kontenjanlarının düşürüldüğünü kaydetti.
- 'Açıköğretim kontenjanları 166 bin 203'ten 98 bin 436'ya düşürülmüştür'
YÖK Başkanı Özvar, 2023-2025 döneminde 312 önlisans programından 131'inin kontenjanlarının düşürüldüğünü, bu önlisans programlarında kontenjan sayısının toplam 125 bin 24 azaltıldığını dile getirdi.
Özvar, şunları ifade etti:
'Önümüzdeki dönemde, işgücü piyasasında karşılığı zayıflayan başta olmak üzere, birçok önlisans programının kontenjanları düşürülerek başta uygulamalı programlar olmak üzere yeni mesleklere yönelik programlara kontenjan vermeye devam edeceğiz. Son yıllarda yaptığımız düzenlemelerle açıköğretim kontenjanları da 166 bin 203'ten 98 bin 436'ya düşürülmüştür. 2020 yılında toplam yükseköğretim öğrencileri içinde açıköğretimin oranı yüzde 54 iken, 2025 yılı itibarıyla bu oran yüzde 40'a çekilmiştir. Bu oranın 5 yıl içerisinde yüzde 30'un altına düşürülmesi hedeflenmektedir. Açıköğretimi, yükseköğretim çağındaki gençlerden ziyade yetişkin eğitimi ve hayat boyu öğrenme amacına hizmet edecek şekilde yapılandırmakta olduğumuzu paylaşmayı arzu ederim.'
- 'Bu yıl kontenjan azaltımına devam edilecek'
Kontenjanları azaltılan programlardan bir kısmı üniversite adayları tarafından yüksek talep görmeye devam etse de mezun sayıları ile istihdam imkanları arasındaki dengenin mutlaka gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, 'Bu vesileyle 2026 yılında bazı programlarda değişen oranlarda kontenjan azaltımına devam edeceğimizi paylaşmak isterim.' diye konuştu.
Kontenjanlardaki azaltılmanın tek tip ve mekanik kararlar olmadığını, her bir program ve alanın kendi dinamikleri içerisinde değerlendirildiğini, akademik kapasite, mezun profili ve istihdam verilerinin birlikte ele alındığını belirten Özvar, şunları kaydetti:
'Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulaması, 2026 yılından itibaren vakıf üniversitelerimiz için de geçerli olacaktır. Bu kapsamda başta hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık olmak üzere bazı programların kontenjanları vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda azaltılacaktır. Buradaki temel hedefimiz, tüm yükseköğretim sisteminde dengeli, sürdürülebilir ve kalite odaklı bir yapıyı tesis etmektir.'
- 'Güncelliğini kaybetmiş programlar tasfiye edilmeli'
YÖK Başkanı Özvar, kontenjan azaltılmasına ilişkin kararların yalnızca istihdam planlamasına dayanmadığını, bu kararların arkasında öğrencilerin beklentileri, yönelimleri ve gelecek planlamalarının da bulunduğunu bildirdi.
Öğrencilerin yönelimlerini ve beklentilerini dikkate almayan hiçbir programın başarılı olamayacağının altını çizen Özvar, 'Biz, bu talep kısmını fevkalade iyi değerlendirmek zorundayız. Bu açıdan hepimizin üzerine fevkalade önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir. İstihdamla alakası kalmayan programlarda ısrar etmek sadece kaynak israfıdır. Sadece mali kaynak değil, insan kaynağının israfıdır. Biz Yükseköğretim Kurulu olarak buna asla göz yumamayız.' dedi.
Kontenjanlarda azaltılmaya gidilmesine rağmen, yükseköğretime erişim konusundaki hassasiyetin devam ettiğini vurgulayan Özvar, şunları kaydetti:
'Türkiye 'her ilde en az bir üniversite' politikası sayesinde ki Sayın Cumhurbaşkanımızın 24 yıllık iktidarları esnasında bence ülkemize yaptığı en büyük kazanımlardan, gerçekleştirdiği politikalardan bir tanesidir ki, fevkalade olumlu neticeleri bugün artık toplamaya başlamış bulunuyoruz. Ülkemizin gençlerinin yükseköğretime erişiminin önündeki engelleri kaldırmıştır. Bu açıdan Yükseköğretim Kurulu olarak gençlerimizin başarılı olmaları takdirde yükseköğretime erişebilmesi en önemli önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Kontenjanların azaltılması erişimi sınırlayan bir politika değil, aksine, erişilen eğitimin niteliğini artırmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu iki hedefi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görmekte olduğumuzu sizlere ifade etmek isterim.
Bugün 100'ü aşkın devlet veya vakıf üniversitemizde yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik, dijital teknolojiler ve benzeri alanlarda çok sayıda yeni program açılmıştır. Bu programlar, öğrencilerimizden büyük ilgi görmekte ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edilmektedir. Bu tablo gençlerimizin geleceğin mesleklerine ne kadar bilinçli bir şekilde yöneldiğini açıkça göstermektedir. Bu bakımdan vakıf üniversitelerimizden beklentilerimiz bilhassa üniversitelerin bünyesinde yer alan güncelliğini kaybetmiş programları bir an önce tasfiye etmeleri. Bizler onların yerine üç senedir yaptığımız gibi geleceğin mesleğini mezunlarına kazandıracak programları açmaya devam edeceğiz.'
Programda TOBB Türkiye Yükseköğretim Meclisi Başkanı Bekir Okan ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Seyit Ardıç da birer konuşma yaptı.




